blank
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #19166

    Berilyum ve Kanser

    Berilyum adlı maden, tavşanlarda çok kötü kemik kanserlerine yol açıyor. Bu, araştırmacı olarak ilk çalışmaya başladığım sıralarda, floresan lamba üretiminde çalışan işçilerde görülen ölümler üzerine eğilen bazı bilim insanları tarafından bulunmuştu, işçilerin akciğerleri, lamba tüplerinde kullanılan bazı malzemelerin etkisiyle bozuluyordu. Araştırmacılar berilyum içeren fosforlu malzemeyi hayvanlara verdiler ve birkaç ay sonra kemik kanserleri görüldü. Kanserler hızla büyüdü, bedenin diğer kısımlarına yayıldı ve hayvanların bir iki hafta içinde ölmelerine neden oldu. Berilyum insanlarda hiçbir zaman kansere yol açmaz, ama akciğerlere zarar verir. Zaten artık floresan lamba yapımında da kullanılmıyor.

    .[hr]
    Araştırıcılar, strese maruz bırakılmış farelerde immun cevapları zayıflatan bir adrenal gland hormonu olan kortikosteron seviyesinin anormal bir şekilde yükseldiğini göstermişlerdir Yine strese maruz bırakılmış bu hayvanlarda beyaz kan hücrelerinde düşme ve önemli immünolojik bir organ olan timus bezinden doku kaybı tesbit edilmiştir. Strese maruz kalan hayvanlarda, kansere sebeb olan virüs enjeksiyonuyla oluşturulan kanserler de hızla büyür ve erkenden hayvanın ölümüne sebeb olur. Bunun tersine, özel yerlerde çevre streslerinden uzak tutulan hayvanlarda spontan akciğer tümörleri, normal ev hayvanlarından daha az gelişir. Hayvanlar, tümör virüsü enjeksiyonundan önce strese maruz bırakılırlarsa tümör büyümesi engellenir; stres virüs enjeksiyonundan sonra olursa kanser süratle büyür. Stres uzadığında, tümör küçük kalır ve hayvanlar herhangi bir strese maruz kalmayan hayvanlardan önce ölmezler. Dr.Darrel hayvanları stresin zararlı etkilerine karşı koruma imkanlarını araştırmaktadır. Bir tabii steroid hormon olan ve adrenal glanddan salgılanan DHBA (Dihidroepiaıidrosteron) bir ümit olarak görülmektedir. Eğer böyle koruyucu toksik olmayan maddeler bulunursa ameliyat öncesi ve kanser tedavisi sırasında olduğu gibi stresli zamanlarda kişilere verilebilir. Bu durum, immun cevapta beynin ilgisi ve ilaç vererek oto immun hastalıkları kontrol eden muhtemel nontoksik bir yol bulunabileceğini düşündürmektedir. Yapılan bir çalışmada insan sistemik lupus eritamotozusunu (SLE)taklit eden bir fare otoimmun hastalığında immünosupressan ilaçla birlikte etkisiz bir madde olan sakkarin de verilmiştir. Daha sonra bu hayvanların immun sistemleri sadece sakkarin verilerek suprese edilmiştir ve sakkarine şartlandırılmış hayvanlarda bu hastalık daha az aktif geçmiş ve ölüm hızları daha da azalmıştır. Bu da bize minumum toksik ilaçlar kullanılarak immun sisteme etki edilebileceğini göstermektedir.. Dr.Marvin ve arkadaşları, beyin ve immun cevaplar arasındaki direkt ilişkiyi göstermişler ve kobaylarda beyinde. temel düzenleyici olan hiptalamusu harap ederek immunolojik reaktiviteyi ortadan kaldırabilmişlerdir. Bu hayvanlar allerjik ataklara karşı da çok daha az cevap vermişlerdir.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.