1. Anasayfa
  2. Hayvanlar Alemi
  3. Sağlık - Bakım - Beslenme
  4. Sağım Ekipmanın Uygun Şekilde Kullanılması ve Bakımı
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25936
    avatar of alper unalper un
    Katılımcı

    * Sağım başlıkları meme başına, memenin sağım için hazırlanmasına başlanıldıktan 1.5 dakika sonra takılmış olmalıdır. Çünkü sütün bırakılma işlemi veya memenin uyarılması oksitosin salınımından sonraki 3-5 dakika içinde en üst seviyededir. Sekiz dakika sonra oksitosinin etkisi biter.
    * Sisteme hava girmesi engellenmeli veya minimuma indirilmelidir. Özellikle sağım pençesindeki boşluğa hava girmesi önlenmelidir. Sisteme giren hava vakum dalgalanmalarına ve makine tarafından oluşturulan enfeksiyona neden olur.
    * Yoğun vakum dalgalanmalarına engel olunmalı;
    Örneğin aynı anda 6 inek sağılıyorsa veya 6 ünite varsa vakum pompasındaki kapasite minimum 52 cfm olmalıdır. Rezerve vakum miktarı pompa kapasitesinin fonksiyonuna, pompa performansına, düzenli çalışmaya ve sistemdeki kaçak derecesine göre ayarlanır. Kapasite 75 litreden az olmamalıdır.
    * Sağım başlıkları sağım bitene kadar izlenmelidir. Sağımın sonuna doğru kayma/sisteme hava girmesi, hem vakum dalgalanmalarına hem de meme başının zarar görmesi neden olur.
    * Sağım başlıklarındaki vakum seviyesi tavsiye edilen 13 inc/Hg (33 cm/Hg) basıncından ancak 2 cm/Hg aşağı veya yukarı olmalıdır.
    * Süt toplama borularının çapı 2.5 cm’den az olanlar tercih edilmelidir.
    * Pulzasyon sayısı ve oranlarında anormallik olmamalıdır
    * Pulzasyon siklusu zaman ile ölçülür ve bir sağım-bir dinlenme(masaj) fazının tamamlanması için geçen zamandır. Hava sağım başlığının metal kısmı ile lastik kılıfı arasına verildiğinde, lastik kılıf (emzik) meme başına kollabe olur. Kollabe olan lastik kılıf memeye sadece masaj yapar. Buna dinlenme veya masaj fazı denilir. Bu faz esnasında memeden süt akımı olmaz. Pulzatör açıldığında metal ve lastik kılıf arasındaki boşluk sistemdeki vakuma maruz kalır. Bu emziğin her iki tarafında da eşit oranda basınç oluşturarak lastik kılıfın açılmasına neden olur. Böylece ineğin meme ucu da sağım vakumuna maruz kalır. Bu vakum, ineğin memesi çerisindeki sütün indirilmesine ilişkin internal basınç ile birlikte meme başı kanalından sütün dışarı akmasına neden olur. Pulzasyonun bu fazı ise sağım fazı olarak adlandırılır.
    * Pulzasyon siklusu 4 dönemden (faz) oluşur.
    A Faz : Açılma dönemi / vakumun arttığı-yükseldiği fazı
    B Faz : Açık faz / maksimum vakum fazı
    C Faz : Kapanma dönemi / vakumun düştüğü faz
    D Faz : Kapalı dönem / minimum vakum fazı
    A ve C fazının kısa olması meme başı ucunun veya etrafının ödemi, D-fazın uzaması, meme başı ucunun veya etrafının sertleşmesine neden olur
    * Pulzasyon sayısı (pulsation rate); bir dakikada pulzatör tarafından tamamlanan siklus (bir sağım-bir dinlenme) sayısıdır. Bu sayı dakikada 45 ile 60 arasında olur. Dakikada 50 ideal olanıdır.
    * Pulzasyon oranı (pulsation ratio) ise her bir siklustaki sağım ve dinlenme fazı sürelerinin zaman olarak uzunluğunun karşılaştırılması şeklinde tanımlanabilir. Genelde bu oran 60:40’dır. Yani her bir siklus için harcanan zamanın % 60’ı sağım fazı için, % 40’ı da dinlenme fazı için harcanıyor demektir. Pulzasyon oranının geniş olması örneğin 75:25 gibi, memenin daha hızlı sağılmasını sağlarken memede yoğun stres oluşturur.
    *Bazı sağım makineleri 4 meme başına da aynı anda pulzasyon uygular. İki ön, iki arka veya sağ/sol memeler şeklinde çalışan makineler de (alternatifli) bulunmaktadır. Alternatifli pulzasyonun bazı avantajları vardır. Pençe içerisine farklı miktarda süt girişi ve çıkışı olur. Bu, meme başında vakum dalgalanmaları ile sonuçlanan, pençedeki süt taşmasını minimize eder. Ayrıca iki ön iki arka şeklinde çalışan alternatifli makinelerde, arka memeler için daha geniş pulzasyon oranı sağlar. Pulzasyon oranı 1/1 den daha fazla olan makineler 4 meme başında da aynı anda sağım pulzasyon fazına girer. 1960′lara kadar pulzasyon oranı 1:1′de çalışan makineler yapılırken son yıllarda 2:1 veya 2.5:1 pulzasyon oranında çalışan makineler yapılmaktadır. Pulzasyon oranı fazla/geniş olan makinelerde süt akımı daha hızlıdır. Çünkü meme başı her bir pulzasyon siklusu sırasında daha fazla süre sağım fazına maruz kalır. Elektromanyetik pulzatörler çevre ısısından etkilenmezler. Pneumatik (havalı) pulzatörler çevre ısısı ve sistem vakumundan etkilenirler. Bu yüzden alternatifli çalışan makinelerde elektomanyetik pulzatörler tercih edilir.
    * Sağım başlığındaki astarların uzunluğu minimum 14 cm olmalıdır. Kısa astarlar yeterince masaj yapılmasını engellediğinden meme başı ucunda kongestiona neden olurlar.
    * Başlıkları memeye takılmadan önce sütün indirilmesi için yeterli uyarım yapılmalıdır;
    Sağımcının, buzağının, sağım ekipmanının hayvan tarafından görülmesi ile,
    Bunların çıkardığı seslerin hayvan tarafından işitilmesi ile,
    Memenin yıkanıp-kurulanması ile,
    Strip-cup ile,
    Ve nihayet sağım öncesi konsantre yem verilmesi ile uyarım yapılabilir.
    * Uyarım yapıldıktan 1.5 dakika sonra (2 dakika içerisinde) sağım işlemi başlatılmalıdır. Çünkü oksitosin hormonunun etkisi 3-5 dakika içinde zirveye çıkar ve 8 dakika içerisinde son bulur.
    Memede süt bittikten sonra sağım sürdürülmemelidir. Ayrı sağım ünitesi bulunmayan ve hayvanların yerinde sağıldığı bağlı ve borulu sistemlerde bir kişi en fazla üç üniteyi kontrol etmelidir. Böylece ineğin hazırlanması ve makinenin uygun şekilde takılması için yeterli zamana sahip olunabilir.
    * Sağım başlıkları uygun şekilde çıkarılmalıdır. Pençeden süt akımı kesildiğinde önce memeye masaj uygulanıp reziduel süt alınmalı, bunu takiben vakum salınmalı veya kapatılmalı, sonra başlıklar yavaş ve yumuşak hareketle çekilip meme başında irritasyon oluşturmayacak şekilde çıkarılmalıdır. Reziduel süt, stripping yapılarak alınmamalıdır. Stripping, sağım esnasında pençeden süt akımı kesildikten sonra, sağım başlıklarının bağlı olduğu pençeyi yumuşak bir şekilde aşağı doğru çekerek memedeki son kalan sütü almak şeklinde tanımlanmaktadır. Reziduel sütün, stripping yapılarak alınmaması gerektiğini savunanlar vardır. Sadece memelere masaj uygulayarak reziduel süt alınabilir.
    * Reziduel süt inek başına ortalama 300 ml olmalıdır. Eğer inek başına ortalama 500 ml’den fazla ise sağım makinesında problem vardır. İnek tam olarak sağılamıyorsa veya memede süt kalıyor ise subklinik bir enfeksiyon klinik forma dönüşür. Reziduel süt miktarı, makine ile sağım bittikden hemen sonra elle yapılan sağım ile de değerlendirilebilir. Bir meme lobunda kalan süt miktarı ölçülerek veya her bir meme başına uygulanan sağım hareketi ile meme başlarında kalan sütün meme başı deliğinden çıkış miktarı (tazyiki) ile de değerlendirilebilir. Örneğin, sol arka memede daha fazla süt kaldığı gözlenmiş ise, meme lobları arasında pençe ağırlık dağılımının düzensiz olduğunu akla getirir. Sağımın tam olarak yapılamamasının en yaygın nedenleri, astarların kalitesiz tipte veya kötü durumda olmaları, kısa süt boruları ile pençe girişi arasında uyumsuzluk (pençeye giriş yerinde kısmi kapanma oluşur), başlığın çok hafif olması, başlığın giriş deliğinin çok uzun/çok kısa/eğri/düzensiz olması nedeniyle memeye tam olarak tutunamaması ve vakum seviyesinin çok yüksek olması sayılabilir.

    * Kötü sağım hijyeni ve sağım ekipmanının kirliliği sütün enfekte olmasında en önemli kaynaktır. Bu nedenle her sağımdan sonra ekipman temizlenip dezenfekte edilmelidir. Süt taşları, protein, yağ gibi depozite olabilen oluşumlar engellenmelidir. Korozyonlar, sertleşmeler ve düzleşmeler kontrol edilmelidir.
    *Sağım ekipmanın temizliği ve sanitize edilmesi termal, kimyasal ve fiziksel (mekanik) işlemlerin kombinasyonu ile gerçekleştirilir. Bu işlemler, temizliği sağlayabilecek ısıyı, kimyasal konsantrasyonu, yeterli teması ve mekanik etki ve hareketi dengeli olarak uygulamak şeklinde açıklanabilir. Temizleme solusyonu sağım sisteminin tüm bölümlerine yeterince ulaşmıyorsa veya yüzey ile yeterince veya hiç temas sağlanmıyor ise termal ve kimyasal işlem ve dolayısıyla temizlik gerçekleşmemiş demektir.
    *Mekanik temizleme işlemi en az maliyetli olanıdır. Çünkü su en ucuz temizleyicidir. Bu hususta sistemi dizayn eden firmanın becerisine güvenmek gerekir. Sağım sistemlerinin çok kompleks bir yapı kazanmaları sebebiyle, sağım ünitesinin tüm parçalarına ulaşabilen bir mekanik temizleme işlemi de giderek kompleks bir yapı arz etmektedir. Mekanik temizleme manuel temizlik (her parçayı veya bölümü elle yıkama), sistemde tazyikli su dolaştırmak ve basınçlı hava uygulanması şeklinde gerçekleştirilir.
    * Termal ve kimyasal işlemler
    *Küçük sürülerde (30 baştan aşağı) sağım makinesi veya ekipmanı genelde elle yıkanır. Suya deterjan veya dezenfektan katılarak sağım ve süt depolama malzemelerinin bir kısmı veya tümü her sağımdan sonra yıkanır.
    *Küçük ve orta kapasiteli (30-500 baş) sürülerde otomatik yıkama kullanılır. Bu sistemde temizleyici olarak kullanılan kimyasal madde, uygun miktarda su ile uygun ısıda otomatik olarak karıştırılır ve bu solüsyon tüm sistem içerisinde dolaştırılır.
    *Büyük kapasiteli işletmelerde (1000 baş veya daha fazla), kimyasalı su ile karıştırmak ve sübapları çalıştırarak sistemde dolaştırmak için bir görevli bulundurulabilir.
    *Yıkama için gerçekleştirilen kimyasal işlemde dünya genelinde farklı kombinasyonlar kullanılmaktadır. ABD’de en yaygın veya rutin olarak kullanılan yöntem; ön yıkama, alkali deterjanla yıkama, asitli su ile durulama (kullanılan suyun sertliğine bağlı olarak) ve tekrar sağım öncesi sanitasyon ( ön yıkama). Hollanda’da bu 3 aşamadan oluşmaktadır; ön yıkama, alkali deterjan ve sanitasyonun kombine edilmesi ve bunu takiben durulama. Yeni Zelenda’da en pratik bulunan ve yaygın kullanılan usul ise asit katılmış kaynar su ile yıkama ve soğuk su ile durulama şeklindedir. Bu yöntem periyodik olarak asit yerine alkali deterjan ile alternatifli kullanılmaktadır. Klasik Danimarka usulü; ön yıkama, alkali deterjanla yıkama, soğuk suyla durulama, asitli suyla yıkama ve nihayet sağım öncesi saf suyla yıkama/durulama şeklindedir.
    Hangi yıkama yönteminin uygulanacağı konusunda her ülkenin düzenlemeleri, alışkanlıkları, suyu ısıtmada kullanılan enerjinin nispi maliyeti, kimyasalın maliyeti ve bulunabilirliliği ve nihayet işlemin etkinliği veya yararına göre tercih yapılmaktadır.
    Özetlemek gerekirse; her sağımdan sonra ekipman önce ön yıkama, sonra alkali deterjanla yıkama daha sonrada asitli su ile durulama işlemine tabi tutulmalıdır. Her sağımdan önce ise sanitasyon yapılmalıdır.
    Ön Yıkama : Her sağımdan sonra tüm sistem ılık suyla yıkanır. Ön yıkama suyu tekrar sistemden geçirilmez. Suyun ısısı 35-43 °C arasında olmalıdır. Bu ısıdan aşağı olursa sistemde süt bulaşıkları kalır. 70 °C’den fazla olursa proteinler denatüre olarak sistemde birikir.
    Şu unutulmamalıdır ki su en ucuz temizleyicidir. Her sağımdan sonra ön yıkama ile sistemdeki süt kalıntıları % 70 oranında alınmış olur. Bilindiği gibi kalıntılar bakterilerin üremeleri için uygun ortamdır. Bu sebeple organik materyali uzaklaştırmak için (yağ, protein) bu yıkama suyuna alkali deterjan katılır. Ön yıkama ile daha pahalı yıkama yöntemlerine başvurmağa gerek kalmayabilir.
    Yıkama : Ön yıkamayı takiben sistemin klorlanmış alkali deterjanlı su ile yıkanmasıdır. Klorit protein ve fosfatların erimesine neden olur. Deterjan süt yağı ve proteinler gibi organik kirleri uzaklaştırır. Deterjanın temizleme etkinliği suyun setliğinin azaltılması ve ısısının yükseltilmesi ile artırılabilir. Deterjan konsantrasyonu demir ve sülfür bakterileri kadar diğer elementlerin de bulunacağı göz önünde tutularak ayarlanır. Suyun ısısı 43-77 °C arasında olmalıdır. Düşük ısıda yıkama özel kimyasal temizleyicileri gerektirir. Bu tür formulasyonlar da bulunmaktadır.
    Durulama : Süt ve sudan gelen mineral kalıntılarının uzaklaştırılması için sistem asitli su ile durulanmalıdır. Klorit sistemin lastik aksamının ömrünü kısaltır. Bu nedenle klorit kalıntılarının da uzaklaştırılması gerekir. Asitli suyla durulama sıklığı temizlik için kullanılan suyun kalitesine bağlıdır. Durulama sıcak veya soğuk suyla yapılabilir. Genelde 35-43 °C ısıdaki asitli su kullanılır. Üç-beş dakikalık durulama klorit kalıntılarının uzaklaştırılması için yeterlidir. Sıcak su kullanılması hortumların çok hızlı kuruması ve ardından mineral film bırakmasına neden olur.
    Ancak bazı bölgelerde asitli kaynatılmış su durulama amacıyla kullanılmaktadır. Asit-deterjan solusyonu 100 °C’ye ulaştırılır ve sistemden sadece bir kez geçirilir (dolaştırılmaz). Amaç tüm yüzeylere 77 °C’ce asitli suyun 2 dakika temas etmesi sağlanıp alkali deterjanla yapılan işin termal olarak gerçekleştirilmesidir. Suyun ısıtılması ve söz konusu ısıya dayanıklı özel sağım sistemi gerektirir.
    Sanitasyon : Sanitasyon her sağımdan hemen önce veya bir saat evveli bir süre içerisinde tüm sistemin 35-43°C ısıdaki suyla yıkanmasıdır. Yaygın olmamakla birlikte bu işlem klorlu su ile yapılmaktadır. Amaç, temizleme işleminden sonra hala sistemde kalmış bakterilerin öldürülmesini sağlamaktır. Ancak her kimyasal işlemden sonra tekrar suyla durulamak gerektiğinden genelde mekanik olarak uzaklaştırma amaçlı su tercih edilmektedir.
    *Sağım Ekipmanın bakımı aşağıdaki düzen içerisinde yapılmalıdır.
    Her sağımdan önce genel vakum, sağım vakumu, delik ve yırtıklar için kılıflar, pulzatör, pençedeki ve başlıktaki hava girişleri kontrol edilmelidir. Kısacası her gün hava tüpleri ve sistem kontrol edilmelidir.
    Her hafta veya her 50 saatlik çalışma sonrası (bu her pazartesi olabilir), vakum ayar düğmeleri, pulzatör filtresi, nem deposu temizlenmeli, vakum pompasının kayışları, pompadaki yağ rezervi kontrol edilmeli. Özellikle vakumu kapatıp sistemi çalıştırarak kontrol etmelidir.
    Her ayın ilk pazartesi (veya 250 saatlik çalışma sonunda), pulzatör ve vakum pulzasyon hattı temizlenmeli, vakum pompasının lastikleri eskime veya gerilme yönünden kontrol edilmeli, camları silinmeli, ekipmanın yağı ve filtresi kontrol edilerek vakum pompası tankının filtresi ve gerekiyorsa yağ değiştirilmelidir.
    Her 6 ayda bir sistem baştan-aşağı teknik kontrolden geçirilmelidir (özellikle lastik aksam). Vakum pompasındaki hava kaçağı, ünite çalışırken (ineklere takmadan) hava akımı ve rezervi, pulzasyon sayısı, fonksiyonu ve oranı, vakum seviyesi ve elektrik voltajı ölçülerek kontrolleri yapılmalıdır.
    Kılıfların tabii lastikten imal edilmiş olanları 500-700, sentetik lastikten yapılmış olanları 1. 000-1. 200 sağımda, silikondan imal edilmiş olanları ise 5.000-10.000 sağımdan sonra değiştirilmelidir.
    Çoğu üretici firma lastik kılıfların 2000-2500 inek sağımından sonra değiştirilmesini tavsiye eder. Kaç günde değiştirileceğinin hesaplanması aşağıdaki formülle kolayca hesaplanabilir;Gün sayısı = 2.500 x ünite sayısı / sürü büyüklüğü x günlük sağım sayısı
    Örneğin 2×6’dan 12 ünitenin bulunduğu süt ineği işletmesinde, 120 baş laktasyonda olan ineğin günde 2 kez sağıldığını varsayarak lastiklerin değiştirme gününüzü hesaplayalım; Gün sayısı= 2.500 x 12/120 x 2= 125 günde değiştirilmelidir.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.