blank
  1. Anasayfa
  2. Hayvanlar Alemi
  3. Veteriner Hekimlere Sorun
  4. Koyun - Keçi
  5. Toplum yaşamında ve ekonomide koyun yetiştirmenin yeri
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #17444

    İnsan yaşamı ve koyunculuk
    Tarihin derinliklerine inildiği zaman, yaşama savaşı verilen ortamlarda çok eski yıllardan beri insanla hayvanın, yan yana ve karşı karşıya olduğu görülür. Önceleri ormanlarda vahşi hayvanları avlayarak geçinen, etleri ile karnını doyuran derilerinden giysiler yapan insanlar, daha sonraki dönemlerde bu hayvanları eli altında ve çevresinde bulundurarak yararlanmayı düşündüler. Asırlar boyu yada binlerce yıllık çok uzun dönemlerde yabani hayvanların evcil duruma getirilmesi için sabırla ve inatla insanların çalıştıklarını ve sonunda bunu başardıklarını görüyoruz. Evcilleştirme ve evcil hayvan elde etme, insan oğlunun başarılarla dolu tarih sahifelerinden biri, belki de en parlak ve insanlık yararına olanıdır. Bugünün insanı, teknik olanaklar sayesinde makineleşmiş ve hızlı bir hayat temposu kazanmıştır. Az zamanda çok iş yapmak ve insan gücünden verimli şekilde yararlanmak yirminci yüzyılın başlıca karakteridir. Böylece çağımızın insanı yeni evcil hayvan elde edecek kadar zamana, sabır ve tahammüle sahip değildir. Eğer durum böyle olmasaydı. bugün bile yeni evcil hayvanlar elde etme olanağı bulunabilirdi. Atalarımız evcilleştirme olayını başarmak için inat ve sabırla çok uzun yıllar çalışmışlardır.

    Koyun insanın ilk evcilleştirdiği hayvanlardan biridir. Yabani hayattan uzaklaşıp evcil hayvan halinde insan eli altına giren koyun üzerinde uzun yıllar çalışan insan, büyük değişiklikler meydana getirdi. Belli verim yönlerinde koyunları seçime (seleksiyon) tabi tutarak ve bu işe uzun yıllar devam ederek birbirinden farklı koyun tipleri meydana getirildi. Bu farklı koyun tipleri, belli yaşama koşullarında uzun zamanlar yetiştirilerek ve sürekle seçilerek özelliklerini yavrularına geçirebilir koyun ırkları haline geldiler. Bugün dünya yüzünde iki yüzden fazla koyun ırkı vardır ve hergün yenilerini meydana getirmek üzere sayısız projeler dikkatle yürütülmektedir. Günün ekonomik gereksinmelerine göre bir koyun üzerinde arzulanan özellikleri toplayabilmek çabası sürekli olarak yeni tiplerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

    Göçebe hayatı yaşayan ilk insan topluluklarından bugün kadar, koyunlar daima insanın yanı başında bulunmuşlardır. Yabansal koyunu ormanlardan avlanmak suretiyle etinden karnını doyuran, derisini sırtına elbise diye geçirip yağmur ve soğuktan kendini koruyan insan, evcilleştirme olayından sonra bu değerli hayvanı kendi eli altında üretmeye başladı. Gerektiğinde tanrılara kurban etmek ve kesip yemek üzere insan meskenleri civarında koyun sürüleri bulunduruldu. Daha sonraları süt ve yapağı verimlerinden de yararlanmak suretiyle koyunlar çok verim yönlü ve ekonomik yarar sağlayan hayvanlar haline geldi. Milattan yaklaşık 4000 yıl önce Babillilerin koyun yününden kumaşlar dokuduklarına dair tarihi vesikalar ele geçmiştir. İsviçre göl beldeleri kalıntılarından da yünlü dokuma artıklarına rastlanmıştır. Bu bilgilerin koyunun çok eski olan tarihini ortaya koymaktadır.

    Bakım ve beslemesinin kolay olması ve insanlara çok taraflı yararlar sağlaması ile koyun. diğer hayvanlara nazaran fazla çoğalarak dünyanın hemen bütün ülkelerine yayılma şansına sahip olmuştur. Az yeme kanaat eden. çokkere otlak ile yetinen. hastalıklara ve soğuğa dayanıklı hayvanlar olarak koyunlar az masrafla garantili üretim sağlama bakımından daima insanların ilgisini çekmiştir. Özellikle tarımı fazla gelişmemiş, bakım ve yemleme koşulları geri olan ülkelerde küçük işletmelerin ve aile işletmelerinin en güvenilir kaynağı olarak koyunculuk ön planda gelir. Özellikle yağışı az bölgelerde zayıf otlaklarda en kolay yetiştirilen hayvan koyundur. Herkesçe bilinen bir Türk Atasözü “Buğdayla koyun gerisi oyun” bu durumu çok güzel açıklamaktadır.

    Binlerce yıldan beri sütü, eti, yünü ve derisi ile insanların en önemli gereksinimlerini karşılayan koyunlar, yirminci asır insanlarının hayatında da büyük rol oynamaktadır. Koyun eti dünyanın birçok bölgelerinde sevilen ve aranan etlerden biri olarak kabul edilir. Koyun sütünden en değerli ve yüksek fiyatla satılan yiyecek maddeleri elde edilir. Dokuma endüstrisinde kullanılan en önemli ham madde yündür. Yünlülerin kendine has özellikleri nedeniyle birçok yapay dokumalara karşın yünlü kumaşlarla değerlerini ve üstünlüklerini koruyabilmektedirler. Özellikle orduların harp gücünü arttırma bakımından soğuktan koruyucu yünlü maddelerin önemi büyüktür. Kuzu postlarından elde edilen iç ve dış. kürkler dünya ticaretinde büyük bir yer tutarlar. Koyun gübresi ile tarlaları gübreleme, tarımda önemli konulardan biridir. Bağırsağından boynuzuna kadar koyunun her şeyinden yararlanılır. Koyun yetiştiriciliği hemen tüm dünya ülkelerine yayılmış bulunmakta ve kimi yerlerde en başta gelen bir üretim kolu olarak dikkati çekmektedir. Gelecekte de koyun yetiştiriciliğinin bugünkü değer ve önemini kaybetmeyeceği söylenebilir. Hatta bugün geniş ölçüde koyun yetiştiren ve yapağı elde eden memleketlere egemen olma bakımından büyük devletler arasında bir yarışma vardır. Kimi memleketlerde koyunculuğun hızla geliştiği kimilerinde de gerileme olduğu bilinen bir gerçektir. Hiç şüphesiz bunun kimi nedenleri vardır. Tarım ekonomisi, teknik ve doğa koşulları sayılmalıdır. Belli koşullarda özellikle entansifleşen tarım içinde koyundan daha karlı hayvanlar yetiştirildiği takdirde koyunculuktan vazgeçileceği kolayca açıklanabilir. Daha değerli ve yüksek gelir sağlayan ürünlerin yetiştirilebileceği topraklar üzerinde koyun sürüleri dolaştırmak elbette ki savunulacak bir görüş değildir.

    #51316

    Tarımsal üretim içinde koyunculuğun yeri
    Yurdumuzda ülke ekonomisi bölümleri içinde en önemli yer tarımındır. Nüfusumuzun en az % 55’i köy ve kasabalarda yaşar ve çeşitli tarımsal üretimle uğraşır. Halkın beslenmesinde olduğu kadar iç ve dış ticarette ve özellikle döviz sağlamada tarımsal üretimin yeri ve önemi çok büyüktür. Yurdumuzda küçük orta ve büyük olmak üzere hemen her tip tarım işletmesinde hayvancılık göze çarpar. Dünyanın çeşitli ülkelerinde tarımsal üretim içinde hayvancılıkta koyunun yeri ve önemi az ya da çok değişiklik gösterir. Doğal ve ekonomik etmenler bu bakımdan önemli rol oynar. Genel olarak hayvancılık tarım işletmesi içinde yer alır ve en önemli üretim kollarından birim oluşturur. Hayvancılığı tarım işletmesinin dışında düşünmek olası değildir. Bu nedenledir ki gelişmiş ülkelerde, tarımın bir kolu olan hayvancılık da gelişmiş durumdadır.

    Hayvancılık kolu içinde çeşitli hayvan yetiştiriciliği söz konusudur. Bunlardan bir tanesi de koyunculuktur. Genel olarak girişim ve gerçekleştirilmesi kolay olduğu için hemen her yerde koyunculuğa rastlanır. Ancak otlakları geniş kurak iklim koşullarına sahip bölgelerde koyunculuk daha geniş ölçüde yer alır. Avrupa ve Amerika’da düzenli tarım işletmeleri içinde koyunculuk önemli bir hayvansal üretim koludur. Sürüler genel olarak çiftlik yapısına bağlıdırlar. Bunun yanında sadece koyunculuk yapan geniş işletmeler ve çok büyük sürüler de vardır.

    Türkiye’de küçük ölçekte yapılan hayvancılık genellikle küçük işletme ve aile işletmesi içinde yürütülür. Kimi bölgelerimizde büyük sürüler halinde yapılan koyunculuk ve hele göçer koyunculuk. tarım işletmesinden kopmuş. ayrılmış gibidir. Böylece görülüyor ki. koyun yetiştiriciliğinde çeşitli işletme biçimleri vardır. Gerek yabancı ülkelerde ve gerekse yurdumuzda bunların örneklerine rastlamaktayız.

    Tarımsal üretim içinde başarılı bir koyunculuk yürütmek için kimi koşullar vardır. Gerek doğa koşulları ve gerekse ekonomik koşullar koyunculuk için uygun ise, başarıya ulaşmak artık yetiştiricinin maddi gücüne ve teknik yeteneğine bağlı kalmaktadır. Başarılı ve karlı bir koyunculuk için yetiştiricide aranan özellikler şunlardır:

    Hayvanları sevmek: Hayvanlara içten bir sevgi ile bağlanan onların ızdırap çekmesinden nefret eden insan ideal bir yetiştirici olabilir. Bu durumun ortaya çıkması için hayvanla ilgilenmek gereklidir. Uzun zaman koyunla uğraşmak onlarla beraber bulunmak bu sevginin doğmasını sağlar.

    Dikkatli olmak ve her şeyi incelemek: Hayvanların hastalık ve rahatsızlıklarını dışarıdan dikkatle incelemek suretiyle farketmek olasıdır. Yetiştirici ve çoban sürüsünü sık sık gözden geçirmeli ağıla dönerken otlarken tek tek hayvanların durumunu incelemelidir. Böyle hareket edilirse sürüdeki hayvanların her hali önceden anlaşılmış ve önlem alınmış olur.

    Hayvanlara bakmayı özel zevklerin üzerinde tutmak: Her ne kadar bir koyun yetiştiricisinin kendi sağlığını ve hayatını hayvanlar için feda etmesi gerekmezse de, hayvanlara kendisini vermesi, kimi zevk ve eğlencelerinden uzaklaşıp sürüsü ile ilgilenmesi gereklidir. İyi bir yetiştiricinin uzun süre tatil yapması, çiftliğinden uzaklaşması olası değildir.

    Sabırlı olmak: Koyun. sabırlı insan ister. Sabırsız ve aceleci yetiştirici ve çoban elinde koyunlar çok ızdırap çeker. Çünkü yaratılış bakımından koyunlar ağır hareket eden, fazla atak olmayan varlıklardır. Otlakta koyunların yürüyüşünü, ağır temposunu çobanın sadece izlemesi gerekir. Seri hareketlerden daima sakınmalıdır.

    Güneş doğarken kalkmayı sevmek: Koyunlar doğal karakterleri nedeniyle erken kalkan ve sabah serinliğinde otlamayı seven hayvanlardır. Güneşin kızgın olduğu saatlerde koyunların otlatılması doğru değildir. Aslında böyle sıcak ve fazla güneşli saatlerde koyun meraya çıkarılsa bile fazla otlama arzusu göstermez, gölgelik ve serin yerlere kaçmaya çalışırlar. Güneş doğmadan sabahın ilk serin saatlerinde otlağa çıkan koyunlar büyük bir zevkle otlar ve karnını doyururlar. Bu nedenle yetiştirici ve çoban güneş doğarken yataktan kalkmayı zevk edinmelidir. Buna alışmayan insan iyi bir koyuncu olamaz.

    Yapmadan önce iyi incelemek ve düşünmek: Koyunculukta başarılı olma ve kazanmaya aday iyi bir yetiştirici gözü kapalı ve yalnız duygularına kapılarak bu işe sürüklenmemelidir. “Bir arkadaş da bunu yapıyor” yada “bu iş benim hoşuma gidiyor” gibi duygularla koyunculuğa başlamak çok kere üzücü sonuçlar verir. Öncelikle doğa ve arazi varlığı bakımından, sonra ekonomik koşullar bakımından konu dikkatlice incelendikten sonra karar verilmelidir.

    İkinci olarak koyunculukta çeşitli yetiştirme tipleri vardır. Her koyunculuk biçiminin kendisine özgü özelliklerini bilmek ve kendi koşullarımıza hangisinin uygun geleceğini incelemek zorundayız. İyi bir yetiştirici önce düşünür inceler ondan sonra harekete geçer.

    Teknik bilgi: Başarıyı etkileyen en önemli konuların biriside teknik bilgidir. Babadan, dededen kalma görenek ve yollarla koyunculuğu sürdürmek büyük kayıplara yol açar. Bilimin en son buluşlarını ve teknik olanaklarını kullanarak daha verimli ve daha kazançlı bir koyunculuk yapmak gerekir. Kendini iyi yetiştiren ve gereği şekilde hareket eden koyuncu bu mesleğe devam edebilir ve ailece bu iş aksatılmadan yürütülebilir. Koyun yetiştiricisi, okuyan inceleyen ve bu konuda yetişmiş uzmanları arayıp bulan tiple olmalı ve bu düşüncelere inanmalıdır.

    Tarım işletmesinin koyun yetiştiriciliğini yapısına alması hem işletmenin kara gitmesi ve hem de bu üretim kolunun gelişmesi için çok önemli bir konudur. Özellikle orta büyüklükte çiftlik sürüleri diye adlandırılan koyunculuk tarım işletmesine kazanç sağlama başka ürünlerin fena olduğu yıllarda yetiştiricinin maddi sıkıntısını hafifletme bakımından çok önemlidir. Diğer tarımsal üretim kollarından arta kalan kaba yemleri kıymetlendirme ve işletmenin ekime uygun gelmeyen arızalı, zayıf topraklı otlak karakterindeki alanlarını değerlendirme ve işletme topraklarını gübreleme bakımından koyunculuk dikkatle üzerinde durulacak bir konudur. Özellikle koyun gübresinin çok kuvvetli olması nedeniyle kimi Avrupa ülkelerinde sade bu yönden koyunculuk değer kazanmaktadır.

    İri yapıtı et tipi koyunlar yada süt verimi başta gelen süt tipi koyunlar yetiştirildiğinde tarım işletmesi ile koyun yetiştiriciliği daha çok bir birine bağlanır. Bu gibi durumlarda geniş yem bitkileri tarımı, gübreleme, nöbetleme. koyun ürünlerini işleme gibi yeni konular ortaya çıkar ve tarım işletmesi entansif bir karakter almaya başlar. Bunun dışında sadece otlağa dayanan, az verimli geniş sürü koyunluğu ekstansif bir karakter gösterir. Türkiye’de koyunculuk genel olarak tarımsal üretim içinde ekstansif bir kol durumundadır. Bunun sonucu olarak koyunlarımızın canlı ağırlıkları çok az ve her türlü verimleri düşüktür. Bu tip yerle koyunlar memleketimizde entansif tanım içinde koyunculuk örneklerine son yıllarda yavaş yavaş tanık olmaktayız. Daha az arazi üzerinde daha az sayıda koyun yetiştiren ve buna karşılık çok gelir elde eden işletmeler son yıllarda belirgin şekilde artmaktadır.

    #51317

    Ülke ekonomisinde koyunculuğun yeri
    Tüm dünya ülkelerinde ve Türkiye’de koyun ve koyun ürünleri ekonomik bakımdan büyük değer taşırlar. Her şeyden önce insan beslenmesi bakımından bu konu başta gelir. Kuzu eti, sevilen, aranan ve yüksek fiyatla satılan değerli bir maddedir. Koyun sütü, yoğurt ve peynir yapımı bakımından çok değerli ve her zaman alıcısı bulunan bir üründür. Koyun sütü, daima inek sütünün iki katı yüksek bir fiyatla satılır. Koyun sütünden yapılan beyaz peynir ve diğer tip peynirler en değerli besin maddeleridir. Bunların ticareti ile uğraşanlar hiçbir zaman ziyan etmez ve anormal fiyat düşüklüğü prohtemi ile karşılaşmazlar. Fransa’da koyun sütünden iki yüz çeşit peynir imal edilmekte ve konu ekonomik bakımdan büyük bir değer taşımaktadır. Türkiye’de koyunların süt verimleri düşük olmasına karşın. köylü işletmesinin ekonomik yapısında koyun sütü önemli bir dayanaktır. Turfanda kuzuculuk ve süt üretimi Türkiye’de ve birçok Akdeniz ülkelerinde küçük tarım işletmelerinin en önemli gelir kaynağıdır.

    Giyim bakımından yapağı çok önemli bir hammaddedir. Saklanması kolay alıcısı hazır ve fiyatı yeterli olan yapağı, garantili bir ticaret maddesidir. Giyimden başka yatak yorgan halı ve kilim imalatında geniş ölçüde yapağı kullanılır ve yapağının ekonomik hayatta geniş bir yeri vardır. Gerek iç ticarette ve gerekse dış ticarette bu konular daima memleket ölçüsünde bir önem taşır. Türkiye yapağıyı hem satan ve hem de alan bir memleket olarak biraz garip bir durumdadır. Ülke ekonomisinde koyunculuk söz konusu olduğunda bu sorunlar ve özellikle bir örnek yapağı gereksinimi herkesin dikkatini çeker.

    Koyunlardan elde edilen kürk, barsak vb. gibi diğer maddeler de çeşitli endüstri bakımından ayrı bir önem ve değere sahiptir. Üstün kaliteli dış kürkler kadar, düşük kaliteli iç kürkler de ekonomik bir değer taşır.

    Saf yünden yapılan kumaşlar ve her çeşit dokumalar üstün kaliteli olup fiyatları yüksektir. Bunca sentetik dokumaların yaygınlaşmasına rağmen yünlü giyim maddeleri üstünlüğünü korumaktadır. Özellikle giyimde rahatlık ve sağlık yönünden yönden yapılmış mamul maddeler tercih edilir.

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.