blank
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Yazar
    Yazılar
  • #18235

    Selam gençler…

    Size bu konu bölümünde death metal müzik türünden bahsedeceğim…

    Daha sonra death metal gruplarından örnekler verip onların biyografilerini ve çoğunuzun bilmediği ıvır zıvır yani “trivia” şeylerden bahsedeceğim…

    Güzel vakit geçirmeniz dileğiyle…

    MOSH![hr]
    Death metal, 1980’lerin sonunda thrash metal’in teknik yetkinliğini ve bir punk alttürevi olan hardcore’un dolaysızlığını sentezleyen grupların önderlik ettiği bir metal altjanrıdır. Death Metal tınısını belirleyen ve onu diğer Metal alttürevlerinden ayıran başlıca öğeler brutal vokal, distorsiyon doygunu elektro gitar, yapısökümcü tabir edilebilecek bir kompozisyon tarzı, sürat ve nihilist/dışavurumcu imgelem ve aynı doğrultudaki metinsel içeriktir.

    Brutal vokal, diğer Metal türlerinde ve popüler müziğin genelinde doğalcı biçimiyle kullanılan vokalin, enstrümantan enformasyonun distorsiyonuna paralel bir şekilde, performans veya kayıt sırasında dışsal bir müdahale olmaksızın, vokalist tarafından distorte edilmesiyle elde edilen, konvansiyonel vokalin ifade yelpazesini tek bir kalıp içinde hayata geçirmeye çalışan vokalizasyon türüne Metal icracıları ve dinleyicileri tarafından verilen isimdir.

    Death Metal’in arkaik örnekleri arasında, Speed Metal ile karıştırılan Thrash Metal tarzına yakın bir çizgide müzik yapan Death Strike’ın 1985 tarihli “Fuckin’ Death” albümü sayılabilir. Ancak türün ilk yapılaşmış örneği,Chuck Schuldiner önderliğindeki Death imzasını taşıyan “Scream Bloody Gore” albümüdür. 1980’li yılların ortalarında belirişini takiben 90’lı yılların sonlarına kadar oldukça üretken bir janr olan Death Metal kanonunun en önemli örneklerinin altında Possessed, Obituary, Morbid Angel, Cannibal Corpse, Deicide, Autopsy, Carcass, Atheist, Napalm Death gibi öncü toplulukların isimleri vardır.

    Bir altkültürel enerji olarak 90’lı yılların başlarında Grunge akımının ve temsil ettiği değerlerin denge ağırlığını teşkil eden Death Metal, 90ların sonlarında, Metal anajanrından doğan alttürevlerin, cross-over’ların ve farklı janrların gramerlerini Metal’e sentezleyen yenilikçi yaklaşımların karşısında ortodoks damarını bütünüyle yer altına çekmiş ve doğası doğrultusunda, popülerliğin süzgecinden geçmiş diğer Metal janrlarının aksine, ifade tarzını daha da sertleştirmiştir. Ne var ki Metal arenasında dinleyiciler ve gruplar arasında yoğunlukla tartışılan ticaret – etik ikiliği ekseninde, Death Metal de, geniş kitlelere ulaştığı 90’lı yılların ortalarında piyasalaşmakla suçlanmıştır.

    Death Metal’in doğuşundan bugününe Türkiye’de gelmiş gelmiş en önemli temsilcileri arasında Deathroom, Suicide, Asafated, Cenotaph, False In Truth ve Hecatomb sayılabilir.[hr]
    DEATH METAL DİSİPLİNİ

    Death Metal tınısı tok, distorsiyon doygunu gitar tonlarına, brutal vokallere yaslanır. Bunların yanısıra dışavurumcu, kinik, nihilist bir tavrı yansıtan veya gore gibi şok öğeleri üzerinde duran şarkı sözleri ve görseller Death Metal alamet-i farikası sayılır. Death Metal gitar jargonu çalış tekniği açısından Thrash Metal’in doygunlaştırdığı ‘palm mute’ (gitar tellerinin avuç kenarı ile kapatılarak sesin boğulması) tekniği ve strumming (vuruş) çeşitliliğiyle biçimlenen, kompozisyonel yönelim açısından ise yüksek tempolu, fragmanlı veya nakarat yapılı parçalar üreten, vokal dışavurumun belirginleştiren bir anlayışla yapılanır. Death Metal gruplarının bir bölümü [Deicide, Suffocation] melodizmi dışlayarak keskin bir ritmofoniyi sahiplenir. Bu ritmofoni ağırlıklı yaklaşım, bir Death Metal altjanrı sayılan ancak bu janrla aynı yıllarda şekillenen Grindcore’un da merkezinde yer alır. Davulda yüksek hızlarda twin, ride ve trampet üçlüsü kullanılmaktadır. Ataklar tuşeli ve çok hızlıdır. Ziller yoğun olarak kullanılmaktadır. Davul setlerinde 3 alto ve 2 floor tom tercih edilmektedir.

    Yeni Akım İsveç Death Metal’i (NWOSDM) adı verilen İsveç okulu ise İngiliz Klasik Metalinin melodizmini Death Metal’in yoğunluğuyla birleştirir. Bu türün örnekleri olarak Dark Tranquillity, In Flames, Soilwork verilebilir.

    2000’li yıllarla birlikte yükselen Metalcore türü Death Metal’in sofistike enerjisini yumuşatarak benzer bir dışavurumcu teknik lügatı sahiplenmiştir.[hr]
    CANNIBAL CORPSE BİYOGRAFİ

    [attachment=1323]

    Cannibal Corpse 1988’de New York’ta kuruldu. Death Metal’in bünyesinde var olan grind tadındaki şarkılarıyla dikkatleri çektiler. Vokalde Chris Barnes Gitarlarda Bob Rusay , Jack Owen Bassta Alex Webster ve davulda Paul Mazurkiewicz’den oluşmaktaydı kadro. 1989’da 5 şarkılık bir demo oluşturdular, bunun ardından Metal Blade ile anlaşan grup Eaten Back To life albümünü 1990’da çıkarttı. Sırasıyla Butchened At Birth, Tomb Of The Mutilated isimli albümleri çıkaran grup 1993’deki EP’leri Hammer Smashed Face ile ünlendi. Bu EP de ayrıca Black Sabbathin Zero The Hero isimli şarkısı da yer almaktaydı, 94 de The Bledding Albumu çalışmaları sırasında Bob Rusay gruptan ayrıldı ve yerine Rob Barret geçti. 1995’de grubun çizgisinden hoşlanmayan Chris Barnes gruptan ayrılıp Six Feet Under’a katıldı. Yerine George Fisher geldi. Grup ilk gunden beri gidişat bakımından sürdürdüğü grind core havasını, orijinal death sounduna bırakmıştı. Şarkı sözleri genelde çok kompleks şeyler olmasa da ölüm ve yaşam arasındaki ikilem psikolojik sorunlar ve birçok muhafazakâr kesimi rahatsız edecek şeylerdi. Vokalin vahşi sesi de grubun önemli özelliklerinden birisidir.

    Kısaca bu bilgilerden bahsettikten sonra size Cannibal Corpse hakkında çoğunuzun bilmediği birkaç şeyden bahsedeceğim;

    Cannibal Corpse grubu bildiğiniz üzere hızlı tarzda müzik yapmaktadır.Chris Barnes yani kurulduğu zamanki ilk vokali söylediklerinin bu hızlı müzik türü yüzünden anlaşılmadığını söylüyor ve artık yaptıkları müzikten tat almadığını belirtiyordu.Gruptan asıl ayrılma nedeni budur ki grupla küslükleri bulunmamaktadır.Ara sıra bir araya gelip çaldıklarını söylerler zaten röportajlarında.Chris Barnes bu gruptan ayrılıp eski death metal sound’una sahip bir grup kurdu:Six Feet Under!Six Feet Under daha yavaş ve sert ritmlerden oluşan,sözleri daha psikopat olan şarkılar yapmaktadır.

    Cannibal Corpse grubunun gitaristi Pat O’Brien,çaldığı komplike gitar riffleri ile tanınır.Şarkılarını coverlamak zordur.Gruba daha sert ve yeni bir nefes kazandırmıştır.

    Cannibal Corpse dinleyicileri hala şu konuda uzlaşamamışlar ve ayrılığa düşmüşlerdir:

    Grup acaba Chris Barnes zamanında mı iyiydi yoksa George Fisher (corpsegrinder) zamanında mı iyi oldu?

    Bana sorarsanız şöyle bir cevap vermeyi yeğlerim:Chris Barnes’ın şarkı sözleri daha vahşi ve gaza getirici idi.Sesi de daha güzeldi.Fakat George Fisher’ın sesi daha güçlüdür,bu nedenle şarkılara oldukça sertlik kazandırmaktadır.Bunun dışında George Fisher zamanında gruba katılan Pat O’Brien ın katkısıyla da müzik iyice sertleşmiştir ve death metal fanlarını etkilemiştir.

    Şu anda bile köklü Cannibal Corpse dinleyicileri eski günlerini aramaktadır ve George Fisher’dan nefret etmektedirler.

    Bence bu durum doğru değil.Genel olarak kıyaslanırsa George Fisher zamanında Grup daha müzikal,profesyonel ve güçlü bir sounda kavuşmuştur.Yani şimdiki durumu daha iyi bence.

    Sağlıcakla kalın…

    Bir sonra ki konuğumuz Six Feet Under olacak,konuyu dağıtmamak açısından.Hoşçakalın…[hr]
    Cannibal Corpse hakkında ilginç bir bilgi daha:

    Zamanında Barbara Bush bir basin toplantisinda “cocuklarimiza boyle igrenc muzikleri yasaklamaliyiz” diye bir aciklama yapmisti elinde “butchered at birth” kasedi varken. ertesi hafta icinde kaset abd’de 1 milyon adet satarak rekor kirdi.

    Cannibal Corpse’un Dinlenmesi Gereken Şarkılarından Bazıları:Hammer Smashed Face(Jim Carrey’in Hayvan Dedektifi filminde sahnede şarkılarını söylediği grup:)),Pulverized,Cyanide Assasin,Frantic Disembowelment,Unleashed Bloodthirsty,Stripped Raped and Strangled…

    #50487

    ARABESK İN METAL OUT

    #50529

    METAL IN OTHER MUSICAL THINGS OUT dedikten sonra Six Feet Under Grubunun tanıtımına geçelim…

    –SIX FEET UNDER–[attachment=1327]

    1995’te kurulan Six Feet Under aslında Cannibal Corpse vokali Chris Barnes, Obituary gitaristi Allen West, Death’ten Terry Butler ve baterist Greg Gall’ın yan projeleri olarak ortaya çıktı. Chris’in Cannibal Corpse’da ayrılması grubun evrimini tamamlamasını hızlandırarak en iyi death metal grupları arasına girmesini sağladı. Hızlı riff kombinasyonları, korku öğeleriyle bezenmiş şarkı sözleri SFU’ı en iyi veya en korkutucu death metal grubu haline getirdi.

    1998’de Massacre gitaristi Steve Swanson, Allen West’in yerine gruba katıldı. Gruba katılması bir dönüm noktasıdır. 1999 senesinde ‘Maximum Violence’ albümünün çıkmasıyla metal dünyasının gözü bir anda SUF’a döndü.. Danzig’le çıkılan tur ise ‘Maximum Violence’ albümünün ve grubun şöhretini biraz daha arttırdı..

    Six Feet Under muhtemelen metal dünyasının çıkardığı en iyi gruplardan biri ve grubun dördüncü albümü ‘True Carnage’ metal müziğin göreceği en sıra dışı albüm.. Chris Barnes’ın süper vokali ve gırtlağından kustuğu öfke kesinlikle piyasaya yönelik ve bazı grupların dikkatini çekmek için değil..

    ‘True Carnage’ aynı zamanda ‘One Bullet Left’ şarkısında Body Count’tan Ice –T, ‘Cop Killer’da Crisis’ten Karyn Crisis’in katkılarından oluşuyor. Aynı zamanda George Romero’nun ‘Day of the Dead’indeki insan yiyen zombilerle iyi bir uyum yakalayan ‘The Day The Dead Walked’ videosu sansürsüz bir şekilde CD’de bulunuyor. Albüm kapağı ise dünyaca ünlü dövme ustası Paul Booth tarafından yapıldı..

    Ülke : Amerika
    Tür : Death
    Firma : Metal Blade Records
    Elemanlar :
    Vokal: Chris Barnes
    Bas Gitar: Terry Butler
    Gitar: Steve Swanson
    Bateri: Greg Gall

    Notlar:

    -Grup son albumunu de 2008 de çıkarmıştır,Commandment!
    -Grubun müzik tarzı eski death metal ruhuna sahip,o tınıları barındıran yapıdadır.Death metal seven herkes SFU sever…
    -Chris Barnes sıkı bir marihuana tutkunudur.Bir bağımlı keştir.Bu özelliğinden nefret etmekteyim.Sesini buna borçlu olduğunu söylemektedir.
    -Six feet under under grubu Smoke On The Water şarkısını coverladıktan sonra bu şarkının hayranları şarkıdan nefret etmişler ve birdaha da dinlemeyeceklerini söylemişlerdir.Çünkü şarkı çok sertleşmiş,farklı bir kişiliğe bürünmüştür.

    Six Feet Under Dinlenmesi Gereken Şarkıları:Dead and Buried,Ghost of Undead,Confused,Jailbreak,Torture Killer,Nonexistence,TNT,Human Target,Holocaust…
    [hr]
    Bir sonraki konuğumuz eski death metal grubu olan Hatebreed olacak…Sağlıcakla kalın…

    #50611

    Tekrar merhaba metal tutkunları…

    Şimdi size tanıtacağım grup Hatebreed…Hatebreed eski bir death metal grubu olduğundan ve grubun vokali Jamey Jasta’nın metal dünyasına kazandırdıklarından ötürü şimdi tarzını değiştirmiş olsa da Hatebreed’i tanıtmayı bir borç bilirim…

    –HATEBREED–[attachment=1328]

    Hatebreed, Bridgeport ve New Haven, Connecticut ‘dan bir metalcore grubudur. Grup çalışmalarına 1995 de başlamış olup sert müzik sitilleri, hayranlarının desteği ve sahne performanslarıyla çok kısa süre içersinde kendi tarzının en iyi gruplarından biri oldu. 1996 yılında yayınladıkları ilk EP leri Under The Knife çok olumlu tepkiler aldı ve bunu takip eden yıl içersinde hayranları tarafından 90’ların en iyi metalcore albümlerinden biri olarak kabul edilen Satisfaction is the Death of Desire albümünü Victory Records’ dan çıkarttılar. Yoğun ve uzun süreli tur takvimleri grubu hardcore ve metalcore tarzının sınırları dışına taşıdı, Slayer ve Slipknot gibi metal gruplarıyla yapılan ulusal turneler onları pek çok hardcore tarzı dışındaki metal müzik hayranlarının dikkatine sundu. Bu etkiler grubun sonraki iki albümü, 2002 yılında çıkan Perseverance ve özellikle 2003 yılında piyasaya sürülen The Rise of Brutality albümlerinde görülmektedir.

    Vokal Jamey Jasta, MTV2 televizyon programı Headbanger’s Ball’ un evsahipliğini yapmanın yanısıra Stillborn Records da çalışmalarına devam etmektedir.

    Grubun yeni albümü Supremacy 2006 Ağustos ayında Roadrunner Records ‘dan çıkacak.

    Grup Üyeleri
    Jamey Jasta – Vokal
    Sean Martin – Gitar
    Frank Novinec – Gitar
    Chris Beattie – Bas Gitar
    Matt Byrne – Davul

    Notlar:

    -Grubun bir konserinde MOSH PIT adı verilen alanda dinleyicileri kapışırken bir tanesi 24 yaşında hayata veda etmiştir.Mosh Pit denilen alan konserde fanların birbirlerine Pogo yaptıkları,birbirlerine çarptıkları,müziğin tadını çıkardıklarına inandıkları alandır.

    Dinlenmesi gereken şarkılarını kendi zevkime göre yazıyorum:Destroy Everything,Supremacy of Self,This is Now,I Will Be Heard(Hepiniz bu şarkıyı biliyorsunuz aslında),Smash Your Enemies,Another Day Another Vendetta…

    #52593

    Sevgili metal müzik tutkunları,sıradaki konuğumuz Sepultura!

    1984 yılında Brezilya’nın Belo Horizonte şehrinde kurulan ve Portekizce’de “mezarlık” anlamına gelen Sepultura vokal ve gitarda Max Cavalera, gitarda Jairo T, bas gitarda Paulo Jnr. ve bateride Igor Cavalera’dan oluşan kadrosuyla 1985’te yine Brezilya’lı bir grup olan Overdose ile “Bestial Davastation” isimli bir albüm yaptı. Fakat önemli bir başarı elde edemedi.

    1986 yılında çıkardığı “Morbid Visions” isimli çalışmasıyla hatırı sayılır bir başarı yakaladı ve 1987’de “Schizophrenia” albümünü çıkardı. Bu arada gitara Andreas Kisser geçti ve grup daha sert, süratli ve saldırgan bir çizgiye oturdu.

    1989 yılında çıkardıkları “Beneath The Remains” ile ismini nihayet bütün dünyaya duyurmayı başardı ve zirveye doğru tırmanmaya başladı. 1991 yılında “Arise”, 1993’te “Chaos A.D.” ve 1996 yılında çıkardıkları “Roots” ile de çıkışını durmadan sürdürdü. Ancak vokal Max Cavalera 1997’de gruptan ayrıldı.Max Cavalera’nın gruptan ayrılması üzerine yerine Derrick Leon Green geldi ve bugüne kadar Derrick’le devam edilmekte.Bir diğer değişiklik ise Cavalera kardeşlerden 2.sinin yani Igor Cavalera’nın gruptan ayrılmasıdır bu da 12.06.2006 tarinde Avrupa turnesinden önce yaptığı açıklamayla gerçekleşmiştir ve yerine Jean Dolabella getiriliştir.

    Slayer ve Venom gibi grupların yoğun etkisiyle yola çıkan Sepultura, giderek kendine özgü bir çizgi yakalamayı başardı ve Death metal, Black metal, Thrash metal ve Speed metal karışımı orijinal bir tarz elde etti. 90 kuşağı grupları arasında en sevilen gruplardan biri oldu.

    Boş durmayı sevmeyen grup 1999 yılında Against’i, 2001’de Nation’ı ,2003’te Roorback’i ve son olarak da 2006’da Dante XXI albümü piyasaya sürüldü.

    Dip Not: Max Cavalera benim en sevdiğim ve saygı duyduğum müzisyendir…(Yener DOĞAN)

    #52594

    Bu muhterem Max Cavalera…

    Çocuğu öldüğü zaman diğer metal müzik grupları Max Cavalera’nın acısını paylaşmış ve çocuğunun anısına bir şarkı yapmışlardır…Metal dünyasında en çok sevilen insanlardandır…

6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.