- Bu konu 79 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 18 yıl 3 ay önce
dilara tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Kasım 2007: 18:13 #44541
dilara
Katılımcı[size=medium]
Takım kaptanımız Alex de Souza, Brezilya’dan sonra en çok sempati duyduğu takımın Türk Milli Takımı olduğunu, burada çok sayıda arkadaşı olduğunu, Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası’nı gitmesini yürekten desteklediğini söyledi. Uzun yıllardan beri Türkiye’de olduğu için kendisini Türk kültür ve hayatına alıştığını belirten Alex, Ankaraspor maçından itibaren takımdaki yerini alacağını da bildirdi.Profesyonel Futbol A Takımımızın kaptanı Alex de Souza antrenman sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı…
Alex, milli takım ile ilgili bir soruya, “Şu anda durum biraz karışık gibi görünüyor. Gerek Türkiye gerekse Norveç ikincilik için savaşıyorlar. Türkiye adına da zor bir maç olacak. Umarım Türk mili Takımı Norveç’te iyi bir sonuç alır. Buradan alınacak iyi bir sonuç, hem Türk futbolunun gelişimi açısından, hem de şans bulan oyuncular açısından olumlu olacaktır. Umuyorum ki Türkiye bu maçtan kendisi için en iyi skoru alır” yanıtını verdi.Takımımızın ikinci kaptanı Semih’in Milli Takım’a gitmesi ile ilgili olarak düşünceleri sorulan Alex de Souza, “Bundan daha haklı bir karar olamazdı bence. Fatih Terim, milli takım hakkında kararları verir, kesinlikle ve kesinlikle yurt dışı ve içini takıp eder. Bunun sonucunda da en uygun oyuncuları alır. Semih’in oynadığı maçlara baktığımızda takımda hemen hemen her maçta gol attığını görüyoruz. Fakat şu anda önemli olan kimin oynayacağı değil, Milli Takımın başarısıdır. Kim oynarsa oynasın Türk Milli Takımı’nın başarılı bir sonuç alması gerekiyor” yanıtını verdi.
Milli Takım’da Brezilya ekolü oluşup oluşmadığı konusunda ise Alex, “Bu noktada Türk Milli Takımı’nın biraz daha uzun süreli düşünmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu futbolcuların Türkiye vatandaşlığına geçip seçilme şansları varsa ve yararlı olacakları düşünülüyorsa böyle bir şeye sıcak bakılabilir, neden olmasın. Fakat planlar yapılırken, bence kesinlikle, sadece Avrupa Şampiyonası için değil, milli takımlar bazında ileriye yönelik planlar yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yabancı oyuncuların yer almasının olumlu olacağı düşünülüyorsa da neden olmasın” diye konuştu.
Alex, kendisinin de Türk Milli Takımından oynama şansı olsaydı nasıl davranacağı yolundaki bir soruyu ise, “Eğer benim Brezilya Milli Takımı’nda oynama olasılığım uzak olsaydı, şansım olmasaydı, böyle bir teklifle bana gelince düşünürdüm ve kabul ederdim. Aurelio örneğini verebiliriz. Her baktığında Brezilya Milli Takımı’nı kendisine biraz daha uzak görüyordu. Böyle bir teklif geldiğinde de düşünmedi. Benim için de aynısı olurdu” yanıtını verdi.
Alex Brezilya’dan sonra en sempati duyduğu takımın Türk Milli Takımı olduğunu çünkü burada çok sayıda arkadaşı olduğunu söyledi. Alex sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası’na katılmasını yürekten destekliyorum. Oraya katılırsa oradaki başarısını da destekleyeceğim. Afrika’da yapılacak Dünya Kupası’na gitmesini de sonuna kadar destekleyeceğim. Yarın öbür gün ülkeme döndüğümde ben hala Türk Milli Takımını ve Fenerbahçe’yi takip ediyor olacağım. Burada 4 yılım geçti ve bu yıllar içinde Türk Milletini takdir etmesini biliyorum. Çünkü bunu hak eden insanlara sahip bir ülke” dedi.
Alex, uzun yıllardır burada olduğu için artık kendisini Türk olarak görüp görmediği ile ilgili bir soruya, “Çok fazla kendimi yabancı görmüyorum. Küçük dil problemleri olsa da, uzun süren beraberliğimiz sürensince Türk halkına, buradaki kültüre ve hayata alıştım. Böyle olunca da insan kendisini yabancı olarak görmüyor” yanıtını verdi.
Brezilyalı oyuncumuz sakatlığı ile ilgili olarak, “Aslında benim durumuma tam bir sakatlık diyemeyiz sadece çalışırken hissettiğim bir ağrı var. Milli takım arası olunca, ben de hocamıza gittim, bu ağrıların geçmesi için rahat bir şekilde devam etmem için tedaviye başladık. Ondan sonra ben Ankaraspor maçından itibaren takımdaki yerimi alacağım” açıklamasını yaptı.
Takımımızın son iki sezondur çok az sayıda penaltı attığı bunun yanı sıra rakiplerimizin bizden daha fazla penaltı atması ile ilgili soruya Alex, “Hakem kararları hakkında yorum yapmak bana düşmez. Elbette ki son olaylar bizim için şanssız oldu. Edu’nun gördüğü kartlar vardı. Bunları tartışmaya bile gerek görmüyorum. Aynı şekilde Ümit Karan’a Denizlispor maçında verilen bir penaltı vardı. Normalde hakemlerin devam ettirdiği bir pozisyon, o maçta penaltı verildi. hakemlerin nasıl karar vermesi gerektiğini söylemiyoruz. Sadece bunların olmaması gerektiğini söylüyoruz. Bunlara baktığımız zamanda açıkçası üzülüyoruz ama benim yorum yapmam doğru olmaz. Yönetimimizi ilgilendiren bir konu. Bu konuda çalışan insanlar ve yöneticilerimiz bunlar hakkında en iyi şekilde yorum yapabilirler. Son maçta Edu’nun göğsüne çarpmasına rağmen verilen bir kart var. Bu yorumları yapacak kişiler federasyondaki çalışan kişiler ve bizim yöneticilerimiz” diye konuştu.
Futbolcuların hakemleri aldatmaya yönelik hareketleri konusunda neler düşündüğü ile ilgili soruya Alex, “Hakem o anda kararı vermişse o karar vardır ve dönülmez. Bu tip tepkiler doğru bulmuyorum. Bu kararlar hakkında içime sindiremediğim şeyler var. Bazen bir oyuncu rakibine 5-6 faul yapıyor ve uyarı almıyor. Faul yapılan oyuncu bir itiraz yaptığında kart görüyor. Benim içime sindiremediğim, hoşuma gitmeyen nokta bu” diye konuştu.
Şampiyonlar Ligi’ndeki beklentilerini ise Alex, “Benim rüyam, final oynamak ama Barcelona’ya karşı olur, Milan’a karşı ya da herhangi bir takım karşısında olur. Hiç fark etmez benim için açıkçası yeter ki final oynayalım” diye konuştu.
Galatasaray ile oynayacağımız karşılaşmanın yaklaşması ve bu maçın Roberto Carlos için bir ilk olması ile ilgili soruya Alex, “O maça daha çok var. Galatasaray maçında alacağımız 3 puan Ankaraspor maçında alacağımız 3 puanla aynı. Bunları o maç geldiğinde konuşuruz. Elbetteki Galatasaray’a karşı yaptığımız bütün maçlar büyüktür. Anlamı büyüktür. İnsanlar için hissettirdikleri büyüktür. Tarih daha fazla yaklaştıkça konuşabiliriz” diye konuştu.
[/size]17 Kasım 2007: 16:46 #44618dilara
Katılımcı[size=medium]“Fenerbahçe’nin başarısı takım içindeki dostluktan kaynaklanıyor”:bravo:
Oyuncularımızdan Yasin Çakmak antrenman sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yasin, milli maç dolayısıyla verilen arayı iyi değerlendirdiklerini söyledi ve ekledi: “Verilen arayı en iyi şekilde değerlendiriyoruz. Fizik kondisyona dayalı idmanlar yapıp eksiklerimizi kapatıyoruz.”
Yasin, bugün milli takımımızın Norveç ile yapacağı karşılaşmanın büyük bir önemi olduğunu söyledi. Yasin sözlerine şöyle devam etti: “Bugün Türkiye için büyük bir gün. İnanıyorum ki alınlarının akıyla bugünkü maçtan galibiyetle ayrılacaktır. İnşallah milli takımımız kazanır ve bu mutluluğu bize yaşatır.”
Fenerbahçe’de çok mutlu olduğunu söyleyen Yasin, “Taraftarın karşısına ilk Antep maçında çıktığımda heyecan vardı. Burada fazla zorluk çekmedim. Beni beklediğimden de daha iyi karşıladılar. İyi bir ekip olduk. Bu ekibin içinde olmaktan gayet mutluyum” diye konuştu. Yasin milli takımda forma giymek isteyip istemediği konusunda ise şunları söyledi: “Her futbolcunun olduğu gibi benim de milli takım için beklentim oluyor. Benim buna yorum yapmam doğru olmaz. Fatih hocanın kararıdır. Buna saygı duymak zorundayız.”
Yasin ligin 15. haftasında oynanacak Galatasaray maçı ile ilgili olarak, “Galatasaray ile yapacağımız karşılaşma önemli bir maç. Bu taraftarın karşısında oynamak güzel bir duygu. O maçta da aynı seyirci olacaktır. Nihayetinde o maçtan da galip ayrılacağımızı ve taraftarımızın yüzünü güldüreceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.
Oyuncumuz Galatasaray’ın 15. haftada oynanacak karşılaşmaya namağlup gelmesi halinde neler hissedeceği ile ilgili bir soruya Yasin, “Tabii ki ilk galibiyeti almak bizim için sevindirici olur. Fenerbahçe’nin Türkiye’de en ciddi rakibi Galatasaray’dır. Namağlup olsalar, Kadıköy’de yenmemiz gerçekten bizim için mutluluk olur” yanıtını verdi.
Takımımızın Şampiyonlar Ligi’ndeki durumunu da değerlendiren Yasin, “İlk maçtan beri söylüyorum bu gruptan çıkacağımıza inanıyordum. Büyük bir avantaja sahibiz. Son iki maçı da en iyi şekilde değerlendirip, kazanıp grup lideri olarak çıkabilmek mutluluk verici. En üst noktaya kadar gideceğimize inanıyorum. İnşallah Şampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe bu yıl çok iyi işler başaracaktır” diye konuştu.
Yasin, futbolunu ve kendisine örnek aldığı oyuncuların kim olduğu şeklindeki soruya, “Hiçbir futbolcu dört dörtlük değildir. Benim de eksiklerim vardır. Bunu hocam daha iyi bilir. Maçlardan sonra hocalarıma eksilerimi artılarımı sorup ona göre çalışıyorum. Ben Fenerbahçe’de kalmak istiyorum, Fenerbahçemiz için sonuna kadar elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum. Büyük başarılara imza atmak istiyorum. Fenerbahçeli Yasin olmak ve öyle kalmak istiyorum. Fenerbahçe’de ortam çok iyi. Burada çok müthiş bir arkadaşlık var. Yabancısıyla, yerlisiyle, hocalarımızla herkes ağabey kardeş gibi burada. Bunun sonucunda başarı sahada geliyor. Kayserispor maçında olduğu gibi mağlubiyet alsak da gerçekten iyi yoldayız. Son oynadığımız 4-5 maça bakarsanız iyi işler yaptığımız anlaşılacaktır. Bu da arkadaşlıktan, birlik beraberlikten kaynaklanıyor. Bu durum var olduğu müddetçe Fenerbahçe çok iyi yerlere gelecektir” yanıtını verdi.
[/size]23 Kasım 2007: 18:52 #32691dilara
Katılımcı[size=medium]Atasay Kuyumculuk A.Ş’nin Erenköy Şubesi’nin açılışı, düzenlenen bir törenle yapıldı. Açılış törenine Başkanımız Aziz Yıldırım, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Atasay Kuyumculuk A.Ş.’nin sahibi Cihan Kamer, Profesyonel Futbol A Takımı İdari Menajerimiz Volkan Ballı ile oyuncularımızdan Roberto Carlos katıldı. Mağaza yetkilileri açılaşa gelen Roberto Carlos’a pırlanta küpe ile altın kolye ve bileklik hediye etti.
[/size]23 Kasım 2007: 18:53 #32692dilara
Katılımcı[size=medium]Kulübümüz Başkan Vekili Nihat Özdemir, Türkiye’de Süper Lig’in yanı sıra ikinci lig ve diğer liglerde de iyi futbolcuların bulunduğunu belirterek, bunların iyi tespit edilmesi gerektiğini ifade ederek, bu duruma örnek olarak bu yıl büyük bir çıkış yakalayan oyuncumuz Gökhan Gönül’ü verdi.
Batman’da Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Yusuf Ertekin’e ait bir mağazanın açılış törenine katılan Özdemir, Milli Takımla ilgili açıklamalarda da bulundu. Şu aşamada teknik direktör değişikliğinin Milli Takıma zarar vereceğini belirten Nihat Özdemir, Avrupa Şampiyonası’nda Milli Takımın başında Fatih Terim’in bulunması gerektiğini kaydetti. Nihat Özdemir, “Terim görevinin başında kalmalıdır. Fatih Terim aynı başarıyı Avrupa Şampiyonasında da göstermelidir” dedi. Türkiye Milli Takımı’nın aldığı son başarılı sonuçlarla FIFA’nın dünya sıralamasında 12 basamak yükselerek 16. sıraya yerleştiğini hatırlatan Özdemir, “Bu başarının devam etmesini istiyoruz. Bu hafta Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın Avrupa’da zor maçları olacak. Milli takımımızla yaşadığımız sevinci inşallah bu hafta 3 takımımızın başarısıyla yeniden yaşarız. Her 3 takımımıza da başarılar diliyorum” dedi.
Ligde Galatasaray ve Beşiktaş ile kıyasıya mücadele edeceklerinin altını çizen Özdemir,”Hak eden şampiyon olacak. Eğer Fenerbahçe olarak Süper lLg’deki konsantrasyonumuzu tamamlarsak bu yıl da şampiyon oluruz. Güçlü bir takımız ve bunu başaracak gücümüz var” dedi. Süper lig ve şampiyonlar ligi nedeniyle zor bir döneme girildiğini ifade eden Özdemir, “Zorlu maçlar oynayacağız. Hedefimiz, ligde şampiyonluk, Fortis Kupasını kazanmak ve Avrupa’da başarılı olmaktır” ifadelerini kullandı. Nihat Özdemir, kulüplerin futbolcu transfer ederken dikkatli davranması gerektiğiin de vurgulayarak, “Türkiye’de Süper Ligi’n yanı sıra ikinci ligde de çok iyi futbolcular var. Örneğin biz ikinci ligde oynayan Gökhan Gönül’ü transfer ettik. Gönül’ün performansı ortada. Diğer liglerdeki futbolcuları iyi tespit etmek gerek” dedi.
[/size]18 Aralık 2007: 17:56 #46089dilara
Katılımcı[size=medium]Asbaşkanlarımızdan Murat Özaydınlı, Gençlerbirliği maçındaki hakem kararlarını eleştirerek, Orta hakem Yunus Yıldırım’ın 2 penaltıyı vermediğini söyledi. Murat Özaydınlı, Fenerbahçe lehine penaltı verilmesinden korkulduğunu, Fenerbahçe’nin penaltı fakiri haline geldiğini ifade etti.
Gençlerbirliği maçı sonrası FB TV’ye açıklamalar yapan Murat Özaydınlı, “Çok kritik bir maçtı. Galatasaray ve CSKA maçlarından sonra, futbolcularda bir adrenalin boşalması yaşandı. Gençlerbirliği’nin de şiddetle 3 puana ihtiyacı vardı. Saha zemini fevkalade kötüydü. Bülent Korkmaz’ın nasıl top oynattığını bildiğimiz için, sakatlıklar yaşanmasından korkuyorduk. İçeriye bakmadım. Sakatlık var mı? Bilmiyorum. Hakemler aleyhine konuşmak istemiyoruz. Yunus Yıldırım da beğendiğimiz bir hakem. Ancak hakem 2 penaltıyı nasıl görmedi. Bunu anlayamadım. Televizyondan seyredilip, ‘Evet penaltıymış’ denmesine de karşıyım. Pozisyon o anda görülüp, verilmeli. Niye Fenerbahçe lehine penaltı verilmesinden korkuluyor? Şu takıma çalınıyor da bizim takıma niye çalınmıyor diye demogoji yapmak da istemiyorum. Penaltı fakiri halline geldik. Hakem daha fazla kart göstermeliydi. Maçın son 5 dakikasında gösterdiği kartları, ilk 5 dakikada gösterseydi, çok temiz bir maç olurdu. Trabzon maçını da alırız, ancak ilk yarıyı lider değil, ikinci sırada bitiririz” diye konuştu..
[/size]18 Aralık 2007: 17:57 #46035dilara
Katılımcı[size=medium]Başkanvekilimiz Nihat Özdemir, üstü kapalı bir şekilde eleştirilerde bulunarak, Fenerbahçe’nin, futbol oynamasına müsaade edildiği takdirde, her maçı alabilecek güçte olduğunu söyledi.
Gençlerbirliği maçı sonrası FB TV’ye açıklamalar yapan Nihat Özdemir, maçın zorluğuna dikkat çekerek “Gençlerbirliği’nin de şiddetle puana ihtiyacı vardı. Saha zemini çok kötüydü. İkinci yarıda 15 dakika oynadığımız oyunla maçı aldık” dedi. Fenerbahçe’nin yıldızlarla dolu, çok güçlü bir kadrosunun olduğunu söyleyen Nihat Özdemir, “Oynamamıza müsaade edilirse, her maçı alırız. Üstü kapalı olarak söylüyorum ama, isteyen istediği gibi anlasın. Yeter ki bu takıma futbol oynatsınlar. Bunun örneklerini gördük” dedi. Ankara deplasmanından alınan 3 puanı “Altın” olarak niteleyen Özdemir, defansımızın göbeğindeki Edu ve Lugano’nun cezalı duruma düşmesini de “Handikap” olarak değerlendirerek, “Ancak hocamız hafta içinde gerekli tedbirleri alır” dedi. Nihat Özdemir, ilk yarının son haftasında Trabzonspor’u da yenerek, devreyi lider kapatacağımızı sözlerine ekledi..[/size]18 Aralık 2007: 17:58 #46096dilara
Katılımcı[size=large]Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başkanımız Aziz Yıldırım ve Yönetim Kurulu üyelerimizi, Çankaya Köşkü’nde kabul etti. Kabul töreninde Başkanımız Aziz Yıldırım, İkinci Başkanımız Nihat Özdemir ve Asbaşkanlarımızdan Ali Koç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çeşitli hediyeler verdi.
Başkanımız Aziz Yıldırım liderliğinde İkinci Başkanımız Nihat Özdemir, Asbaşkanlarımız Mahmut Uslu, Şekip Mosturoğlu, Ali Koç, Tahir Perek, Nihat Özbağı, Mithat Yenigün ve Serhat Çeçen, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Hakan Dinçay, Ali Yıldırım, Ömer Temelli, Ünal Uzun ve İdari İşler Koordinatörümüz Serkan Acar, bugün Çankaya Köşkü’ne çıkarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü makamında ziyaret etti. Oldukça sıcak bir ortamda geçen ziyarette; Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ilk ambleminin yer aldığı bir tabak ve ziyaret anısına bir plaket, İkinci Başkanımız Nihat Özdemir Roberto Carlos forması , Asbaşkanlarımızdan Ali Koç da tüm takım oyuncularımızın imzaladığı 100. yıl forması hediye etti.[/size]21 Aralık 2007: 14:32 #46171dilara
Katılımcı[size=medium]Takımımızın ikinci kaptanı Semih Şentürk, Fenerbahçe’den bir yere ayrılmayı düşünmediğini belirterek, “Bu kulübün oyuncusuyum ve bundan da çok memnunum. Bugün önüme koysunlar, boş mukaveleye imza atarım” dedi.
Resmi internet sitemize açıklamalar yapan Semih Şentürk, “9 sezondur Fenerbahçe’deyim. Biraz başarılı olunca, hemen beni bir yerlere göndermeye çalışıyorlar. Benim gideceğim tek yer, aklımdaki tek takım yine Fenerbahçe’dir. Ben bu kulübün oyuncusuyum ve bundan da çok memnunum. Bugün önüme koysunlar, boş mukaveleye imza atarım” dedi.
Fenerbahçe gibi büyük bir takımda kadroda zaman zaman değişiklikler olabileceğini belirten Semih Şentürk, “Fenerbahçe gibi büyük takımlarda bir çok kaliteli oyuncu bir arada bulunur. Sahaya çıkan kadrolar zaman zaman değişebilir. Yarın hoca, yeniden benim yerime Kezman’ı oynatabilir ya da ikimize birden şans verebilir. Her türlü değişiklik olabilir. Bunlar teknik ekibin bileceği işlerdir. Önemli olan Fenerbahçe’nin başarısıdır” dedi.
Basının sadece attığı gollerle ilgilendiğini söyleyen Semih bu durumdan da yakınarak, “Basınımız sadece skorlarla ve attığım gollerle ilgilenmek yerine, benim oyunculuğuma katkıda bulunabilecek yorumlar yapsa daha iyi olur. Çünkü ben sadece gol atarak değil, oyunculuğumla da bu takıma katkı yaptığımı düşünüyorum. Hala, her antrenmanda Zico’dan olsun, Carlos’tan olsun, Alex’ten olsun bir şeyler öğreniyorum. Onlar ve onlar gibiler burada olduğu sürece de öğrenmeye devam edeceğim” dedi.
Kendisine yakıştırılan ‘Nöbetçi Golcü’, ‘Fırsatçı Golcü’ gibi nitelendirmelerden sıkıldığını ifade eden Semih Şentürk, “Bana artık ‘Nöbetçi Golcü’, ‘Fırsatçı Golcü’ diye söylenmesinden sıkıldım. Ben sadece Fenerbahçe’nin forvet oyuncularından birisiyim. Ben Fenerbahçe’nin kadrosundaki oyunculardan biriyim. Ne nöbetçiyim, ne de fırsatçıyım” dedi.
Yaşıyla ilgili yanlış anlaşılmalar olduğunu da söyleyen Semih Şentürk, “Gençlerbirliği maçı sonrası ’30 yaşıma gelince bile beni yine ‘Genç Semih’ olarak anacaklar’ demiştim. Bu benim için çok güzel bir şey. Ancak, bu söylemim bile yanlış anlaşılmış. Şimdi bu sözümden yola çıkarak, benim yaşım 29 gibi algılandı. Oysa ben 1983 doğumluyum ve 29 değil, 24 yaşındayım” dedi.
Fenerbahçe’de kalıcı olmak istediğini yineleyen Semih Şentürk, “Fenerbahçe’de kalmayı düşünüyor ve istiyorum. Burada kalıcı olmak sadece gol atmaktan geçmiyor. Fenerbahçe’de kalıcı olmanın, her zaman hazır durumda olmak, her durumda takıma katkı sağlayabilecek kapasitede olmak, kendini yenilemek, büyük düşünmek gibi kriterleri var ve ben bunları biliyorum” diye konuştu.
[/size]2 Ocak 2008: 18:01 #46417dilara
Katılımcı[size=medium]Oyuncumuz Can Arat bir süre önce yayına başlayan kendi internet sitesinde Brezilyalı ouyuncumuz Roberto Carlos ile yaptığı bir ropörtaja yer verdi. http://www.canarat.com adresinde yayın yapan internet sitesinde Carlos’la aynı takımda olmanın kendisini heyecanlandırdığını ifade eden oyuncumuz kendi internet sitesinde Carlos’un İstanbul’daki yaşamı ve Türkiye ile ilgili düşüncelerine yer verdi. Kendisi hakkında Roberto Carlos’tan bir yorumu da sitesine ekleyen Can Arat’ın Roberto Carlos’tan “Allah sana oynadığın mevki için gerekli herşeyi vermiş. Sadece biraz sabıra ve sakin olmaya ihtiyacın var” dediği ve Can Arat’a gerek teknik anlamda gerekse taktik anlamda katkıda bulunduğunu anlatmış. Röportajın ayrıntıları için siteyi ziyaret etmeniz yeterli.
[/size]2 Ocak 2008: 18:05 #46419dilara
Katılımcı[size=medium]Profesyonel Futbol Takımımızın Kaptanı Alex, UEFA’nın resmi internet sitesinde yapılan puanlandırmaya göre Şampiyonlar Ligi’nde forma giyen en iyi beş oyuncudan biri oldu.
Brezilyalı oyuncumuz, UEFA’nın resmi internet sitesinde oynanan “Fantasy Football” adlı sanal oyunda en çok puan toplayan 5. oyuncu oldu. Oynadığı 6 maçta 34 puan alan Alex’i geçmeyi başaran isimler ise 43 puan toplayan Manchester United’lı Cristiano Ronaldo, 40 puanlı Liverpool kaptanı Steven Gerrard, 38 puan alan Milan orta sahasının dinamosu Pirlo ve Olimpiakos’un sürpriz ismi 36 puanlı Stoltidis. Alex ise, Arsenal’in orta sahasının beyni Fabregas, Liverpool’lu Benayoun ve Real Madrid’in golcü futbolcusu Nistelrooy ile birlikte 34 puan toplayıp en değerli 5. oyuncu olmayı başardı. Alex böylece Ronaldinho, Kaka, Messi, Robinho gibi dünya yıldızlarını geride bırakmayı başardı. Öte yandan aynı puanlamaya göre Roberto Carlos Şampiyonlar Ligi’nde forma giyen en iyi 8. defans oyuncusu olurken, kalecimiz Volkan Demirel de en iyi kaleciler arasında 7. sırada bulunuyor.
[/size]2 Ocak 2008: 18:06 #46420dilara
Katılımcı[size=large]
Oyuncularımızdan Ali Bilgin FBTV’ye Fenerbahçemizin ikinci yarı kampını ve 2007 yılını değerlendirerek, 2008’den beklentilerini açıkladı. Ali Bilgin, zor ama başarılı bir sezon geçireceklerine inandığını söyledi.Ali Bilgin şunları söyledi: “Kampın ilk idmanını yaptık. Gayet iyi ve hırslı geçti. Şu anda Antalya’ya göre soğuk bir hava var burada. Ancak bunun nedeni Ocak ayında olmamız da olabilir. Ancak hava ne sıcak ne de soğuk olduğu ve zemin de biraz kaygan olduğu için bir futbolcunun çalışmasına elverişli durumda. Takımın şu andaki başarısı herkesin birbiriyle iyi anlaşmasından ve kaliteli oyunculardan oluşmasından kaynaklanıyor. Devre arasının az olması sayesinde futboldan pek uzak kalmayacağız. Bu sayede konsantrasyon kaybı da kondisyon kaybı da en alt seviyede oluyor. 2007 yılında benim için en unutulmaz olaylar başta Fenerbahçe’ye transfer olmam. Ayrıca Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkmamızı da unutamam. 2008 yılından beklentilerime gelince başta sağlık ve huzur istiyorum. Sonrasında ise Fenerbahçe’nin en iyi yerlere gelmesini diliyorum. Zor bir sezon olacak ama başarılı olacağımıza inanıyorum.”
[/size]2 Ocak 2008: 18:08 #46422dilara
Katılımcı[size=medium]
Takımımızın İkinci Kaptanı Semih Şentürk, yıllardır Fenerbahçe forması giydiğini, sözleşmesinin bitmesine 6 ay olduğunu ve gönlünün Fenerbahçe’de kalmaktan yana olduğunu söyledi. Anlaşmak için küçük pürüzler dışında sorun kalmadığını belirten Semih Şentürk, “Fenerbahçe’de kalıcı olabilmek için çok sabrettim. Burada oynamaya devam etmek istiyorum” dedi.Semih Şentürk, sabah idmanı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Semih, takım olarak Turkcell Süper Ligi’ne kötü başladığımızı ancak devamında bu olumsuzlukları aştığımızı söyledi ve ekledi: “2007-2008 sezonuna kötü başladık. Ligde istediğimiz sonuçları alamadık ancak daha sonra toparlandık. Takımımıza yeni katılan arkadaşlarımız uyumu çabuk sağladılar ve takım olarak toparlanmayı başardık. Bir ara liderle aramızdaki puan farkı 7-8 puana ulaştı ancak şu anda ligin lideri ile aynı puana sahibiz.”
Semih, sezon başından bu yana yakaladığı çıkış ile ilgili bir soruya, “Ben yıllardır Fenerbahçe forması giyiyorum. Sıramın gelmesini hep bekledim. Yıllarca önemli futbolcuların ardında bekledim. Şimdi forma şansı yakaladım. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Şu anda Kezman beni bekliyor. Hocamız kime şans verirse o karşılaşmalarda forma giyiyor. Ben bu performansımı sergilemeyi sürdürdüğüm sürece forma şansı bulabilirim” yanıtını verdi.
Semih sözleşmesinin bitimine az bir süre kaldığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi: “Sözleşmemin tamamlanmasına 6 ay var. Benim gönlüm Fenerbahçe’den yana. Bunu menajerime de söyledim. Zaten şu an için küçük pürüzler dışında sorun kalmadı. Fenerbahçe’de kalıcı olabilmek için çok sabrettim. Burada oynamaya devam etmek istiyorum. 9 yıldır bu kulübün ekmeğini yiyorum ve Fenerbahçe bence Türkiye’nin en büyük takımı. A Milli Takıma da Fenerbahçe’de forma giydiğim sırada yükseldim. Bu nedenle Fenerbahçe’nin benim için önemi büyük.”
İlk yarıda sergilediği performansı ikinci yarıda da sürdürmek istediğini söyleyen Semih, açıklamalarına şöyle devam etti: “İlk yarıda olduğu gibi ikinci yarıda da gol atmak ve attırmak istiyorum. 20 gole kadar çıkmak en büyük hedefim. Alex’le oynamak benim için çok kolay. Herkes bunun zor olduğunu söylüyor ama bence değil. Çünkü onun nerede hangi hareketi yapacağını biliyorum.Benim için onunla oynamak büyük zevk.”
Semih Sevilla maçı ile ilgili olarak ise şunları söyledi: “Sevilla ile ilk maçı kendi stadımızda oynamak bence çok önemli. Seyircimizin önünde oynayacağımız ilk maçta taraftarımızın desteği ile gol yemeden galip gelmek çok önemli. Başarılı olacağımıza inanıyorum.”
[/size]5 Ocak 2008: 10:41 #46482dilara
Katılımcı[size=medium]Oyuncularımızdan İlhan Parlak, Antalya kampında her şeyin mükemmel olduğunu ve Kayseri’de kötü hava şartları nedeniyle kendilerini zorlu bir maçın beklediğini söyledi. Ligin ikinci yarısında daha fazla forma şansı bulmayı beklediğini belirten İlhan Parlak, “İnşallah, ikinci yarı o muhteşem seyirci önünde daha fazla forma şansı bululurum ve goller atarım” dedi.
FB TV’ye açıklamalar yapan İlhan Parlak ilk olarak Antalya kampını değerlendirerek, “Kampın kısa olması nedeniyle ilk başlarda yoğun bir tempo vardı. Şimdi tempo biraz düştü. Kampta iyi bir ortam var. Hava şartları iyi. Her şey mükemmel” dedi. Hava şartları nedeniyle, Kayserispor ile yapacağımız maçın zorluğuna dikkat çeken İlhan Parlak, “İlk yarıdaki hedeflerimize ulaştık. Şampiyonlar Ligi’nde bir üst tura çıktık. Türkiye Ligi’nde istediğimiz yerdeyiz. Şimdi Türkiye Kupası’nda ikinci maçımızı, benim de eski takımım olan Kayserispor’a karşı oynayacağız. Kayseri’de hava şartları açısından çok zor bir maç bizi bekliyor. Benim ailem ve arkadaşlarım Kayseri’de. Onlarla görüşüyorum. Orada hava kar yağışlı ve sıcaklık -8, -10 derece. Bir de gece maçı oynayacağız. Keşke gündüz maçı olsaydı. İnşallah bizim için iyi olur” dedi. Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibimiz Sevilla’yı da değerlendiren İlhan Parlak, “Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıktığımız için çok mutluyum. Inter, PSV ve CSKA karşısında kendi evimizde sergilediğimiz oyunların aynısını Sevilla karşısında da sergileyebilirsek, başarılı olacağımıza inanıyorum” dedi. Daha fazla forma şansı bulmayı beklediğini belirten İlhan Parlak, “İnşallah, ikinci yarı o muhteşem seyirci önünde daha fazla forma şansı bulurum ve goller atarım. Çünkü taraftar, stat, o ambians, her şey çok mükemmel” dedi.
[/size]5 Ocak 2008: 10:41 #46483dilara
Katılımcı[size=medium]Oyuncularımızdan, Deniz Barış, sağ ayağındaki sorun nedeniyle, yarın Antalya kampından ayrılarak İstanbul’a dönecek. Deniz Barış, çalışmalarına Samandıra Kamp Merkezi’nde devam edecek. Kulüp Doktorumuz Piyer Arzuman’ın verdiği bilgiye göre, sağ ayağında, aşil tendonunda sorun bulunan Deniz Barış, yarın Antalya’dan İstanbul’a dönecek. Pazar gün MR’ı çekilecek olan Deniz Barış, çalışmalarını 7 Ocak Pazartesi gününden itibaren Samandıra Kamp Merkezi’nde sürdürecek. Deniz Barış Samandıra’da ağırlık ve kuvvetlendirme çalışmaları yapacak.
[/size]5 Ocak 2008: 10:42 #46484dilara
Katılımcı[size=medium]
Uzun süredir sakatlık sürecinde bulunan kalecimiz Serdar Kulbilge, Antalya kampında Fatih Demirkol’un sunduğu “Kamp Günlüğü” programına katıldı. Sakatlık döneminin bir futbolcuyu bir hayli zorladığına dikkat çeken kalecimiz, sabırlı olmasını bildiğini, çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü ve artık kendini çok hissettiğini dile getirdi. Kalesine ve taraftarlarımıza kavuşmak için gün saydığını da söyleyen Kulbilge, kendisine destek veren herkese de teşekkürlerini sundu.Kamp Günlüğü programında Fatih Demirkol’un sorularını yanıtlayan kalecimiz şöyle konuştu:
“Yaklaşık 4,5 aydır sahalardan uzaktayım. Murat Hoca ile birlikte yoğun bir tempoda burada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kamp benim için gerçekten çok önemli. Kamp sonuna kadar devamlı çift antrenmanla çalışacağız. Sürekli olarak egzersizlerimi yapıyorum. Günde 12 saat çalışıyorum. Hocamla birlikte kendimi kale içinde çok daha iyi bir pozisyona getirecek çalışmalarımızı aksatmadan sürdürüyoruz. Kamp bitiminde ayağımın son durumunu ölçecek bir teste tabi tutulacağım. Ömer hocamızın, doktorumuzun verdiği rapor doğrultusunda çalışmalarımızı İstanbul’da sürdüreceğiz. Şu an ayağım baya rahatlamış durumda. Tüm hareketleri yapabilecek seviyeye geldim.2007 yılı içerisinde kulübümüz, 100. yılında hedeflediği tüm başarılara ulaştı diyebilirim. Sezon başında benim için talihsiz bir sakatlık söz konusu oldu. Çok zor bir dönemdi benim için. İçinde bulunduğum durumu, sakatlık psikolojisini sadece ben anlayabilirim. Bu süreç sabırlı olmayı gerektirdi. Takımdan ayrı çalışıyor olmak da çok zordu. Hocamız Zico’nun, tüm teknik ekibin ve takım arkadaşlarımın desteğini yüreğimde hissettim. Onlar da beni bir an evvel sahada görmek istedikleri için destek ve motivasyonları eksik etmediler. Gerçekten sahaya dönmem için çok az bir zamanın kaldığını hissediyorum ve çok özledim, çok heyecanlanıyorum. Maçlardan önce diğer kaleci arkadaşlarımızla birlikte rakip takımı izliyoruz. Murat Hoca bizi bu konuda çok iyi eğitiyor. Maç sonrasında da yine tesislerde toplanıp yaptığımız hataları, artılarımızı, eksilerimizi yine konuşuyoruz. Yaptığımız olumlu işlerden veya yapamadıklarımızdan oturup ders çıkartıyoruz. Bu nedenle bu program bizim kendimi geliştirmemiz açısından çok önemli.Ameliyatım 8 Ekim’deydi. Bayrama denk gelmişti. Buna rağmen sağ olsun eşim beni kırmadı ve ameliyatımdan sonraki çok önemli olan 15 günde tesislerde istirahat ettim. Orada kalmayı ben tercih ettim. Çünkü küçüklüğümden beri böyle bir disiplin anlayışım var. Takımdan ayrı kalmak istemedim. Bayramı da Samandıra’da geçirdim. Benim sakatlığım gerçekten üzüntü verici ancak bu dönemde eşimin de inanılmaz bir desteği oldu.Takım olarak hedeflere teker teker odaklanıyoruz. Şu anda önümüzde Kayseri maçı var. Önemli ve zorlu geçecek bir kupa karşılaşması. Takım arkadaşlarımın güzel bir galibiyet alıp Antalya’ya geri döneceklerine şüphem yok. Gruplardan çıktık ve rakibimiz Sevilla. Bir üst tura çıkan taraf biz olmak istiyoruz. Gücümüzü ve neler yapabileceğimizi tüm Avrupa gördü. Zor bir maraton olacak. Rakip takımlar transferlerini yaptı, onlar da güçlerine güç kattılar. İlk yarıdaki performansımızı ikinci yarıya da yansıtıp mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum. İnşallah Sevilla karşısında ben de oynayacağım. Benim ilk Avrupa tecrübem Anderlecht oldu. Şampiyonlar Ligi’nde hiç maçım yok. Sevilla maçında bu nedenle yerimde olmak isterim. Bunu çok hayal ettim ve istiyorum.Bence Fenerbahçe’nin farkı başımızdaki hocamız. Zico, Fenerbahçe’yi takım olarak çok farklı bir atmosfere soktu. Herkes birbirine saygılı, güveniyor ve birbirini çok seviyor. Bu aile ortamını bozmadığımız sürece ve çalıştığımız iyi sonuçları getireceğimizi düşünüyorum. Benim prensibim budur: Çalışırsan başarırsın. Her futbolcunun hayali milli takımıyla birlikte Avrupa kadrosunda yer almaktır. Avrupa şampiyonasından önce de iyi bir çıkışım vardı. Bu çıkışımı da Fatih Hocam gördü. İnşallah ben de sakatlığımı atlattıktan sonra sahalara dönerek bu kadroya yer bulmak istiyorum. İnönü Stadı’nda rakibimizi yenişimiz ve Anderlecht maçı benim unutamadığım maçlar arasında yer alıyor. Ali Sami Yen’deki Galatasaray karşılaşması da şampiyonluğun iyice tadını çıkarıldığı nitelikte bir maç olmuştu. Sahayı ve taraftarlarımızı gerçekten çok özledim. Sakatlığım süresince Volkan çok iyi maçlar çıkardı. O oynarken ben ona destek veriyorum. O da keza aynı şekilde… Ayrıca Mert ve Volkan Babacan var. Hepimiz kenetlenmiş bir şekilde Fenerbahçe’nin başarısı için kalemizi koruyoruz. 2. yarı sahaya çıkarak taraftarlarımıza kavuşacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Kendimi çok iyi hissediyorum. Bıraksalar şu an da çıkıp oynarım ama sağlık heyetimizle birlikte tam anlamıyla zamanımın dolmasını bekliyorum. Ama çok az bir zaman kaldı. Bence Sivas maçıyla sahaya dönebilirim.”
[/size] -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
