Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı[size=medium]
Teknik Direktörümüz Zico, CSKA maçının camia ve taraftar için çok çok önemli bir maç olduğunu söyleyerek, kararlılık ve azimle bu maçta mücadele edeceklerini söyledi. Futbolda, hiçbir maçın oynanmadan kazanılmayacağını vurgulayan Zico, CSKA’nın hiçbir iddiasının kalmamasının kaybetmek için maça çıkacakları anlamını taşmadığını söyledi. Zico, “Biz rakibi ciddiye alıyoruz ve saygı duyuyoruz. Ciddiyet olmazsa, kötü sonuçla karşılaşabilirsiniz” dedi.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu Basın Toplantı Odası’nda oyuncularımızdan Volkan Demirel ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen Zico, maçın taşıdığı anlama dikkat çekti. Zico,”CSKA maçı bizim için çok çok önemli bir maç. Şampiyonlar Ligi’nde kendi evimizde oynayacağımız bu maçtan kesinlikle galibiyetle ayrılmalıyız. Bu maçın taraftar, camia açısından ne tür bir anlamı olduğunu biliyoruz. Tüm isteğimizle, kararlığımızla, azmimizle sahada mücadele edeceğiz. İsteğimiz, yarın taraftarımıza mutluluk yaşatmak” dedi.CSKA’nın profesyonel bir takım olduğunun altını çizen Zico, “Futbolda, özellikle de Şampiyonlar Ligi’nde bir maç öncesinden kazandık diyemezsiniz. CSKA elenmiş olabilir. Ama bu durum onların iddiasız ve kaybetmek için maça çıkacakları anlamını taşımaz. Hiçbir şekilde iddiaları kalmadı diye kaybedecekler demek doğru değil. Çünkü onlar profesyoneller. Profesyoneller de her maçı kazanmak için oynar” diye konuştu.
İşin ciddiyetinde olduklarını belirten Zico, “Futbol her türlü sonuca açık. Rakibi ciddiye almaz, saygı göstermezseniz kötü bir sonuç alabilirsiniz. Biz rakibi ciddiye alıyoruz ve saygı duyuyoruz. Ciddiyet olmazsa, kötü sonuçla karşılaşabilirsiniz. Ama biz iyimseriz ve ciddiyet içindeyiz” dedi
Bu maçın kendi kariyeri açısından taşıdığı değer hakkındaki bir soruyu ise Zico, “Ben bu maça kendi açımdan değil, Fenerbahçe açısından düşünüyorum. Ben Fenerbahçe’nin profesyoneliyim. Bizim bireysel olarak yaptıklarımız, ekibin başarısı içindir. O nedenle yarın Fenerbahçe taraftarının mutluluğu benim için her şeyden önemlidir” diye yanıtladı.
Zico, sözleşmesiyle ilgili olarak ise “Şu anda önümüzde maçlar ve zaman var. Kontratım sezon sonuna kadar. Burada olmaktan mutluyum. Sezon sonu oturur konuşuruz. Şu anda erken” diye konuştu.
CSKA’nın eksikleri hakkında, “Futbolcuların kişisel olaylarını konuşmayacağım. Bu CSKA takımını ilgilendirir” diyen Zico, kendisinin çalışma tarzını ise, “Ben futbolculara güven veriyorum. O güvenin karşılığını alamadığım zaman, Brezilya’da bir söz vardır destenin dışında kalan bir kağıt oluyor. Ama şu ana kadar Türkiye’de böyle bir durumla karşılaşmadım” diyerek açıkladı.
Appiah, Deniz ve Tümer’in sakatlıkları nedeniyle yarınki maçın kadrosunda bulunmayacağını söyleyen Zico, bu akşam Porto ile gruptan çıkma mücadelesi yapacak Beşiktaş’a da gönülden başarı dilediğini, Beşiktaş’ın alacağı başarılı bir sonucun Türk futbolu için de önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Oyuncularımızdan Volkan Demirel de maçın önemini takım olarak bildiklerini belirterek, “Aldığımız taktik ve tekniği sahaya yansıtarak tur atlayacağız. Bu camia ve bu ülke bir üst turu hak ediyor. Umarım yarın başaracağız” dedi.[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]
Kulübümüz yönetim kurulu üyeleri, UEFA delegeleri ve CSKA Moskova kulübü yöneticileriyle akşam yemeğinde bir araya geldiler.
Faruk Ilgaz Tesisleri’ndeki yemeğe, Kulübümüz Genel Sekreteri Vedat Olcay, asbaşkanlarımız, Mahmut Uslu, Neşet Yalçın ve Tahir Perek ile dış ilişkiler sorumlusu Turgut Acar’ın yanı sıra UEFA delegesi Mark Blackburn, UEFA müsabaka direktörü Gıuseppe Rizzello, UEFA medya sorumlusu Mamuka Kvaratskhelia, CSKA Kulübü’nden Roman Babayev, ticari sorumlu Dimitri Zarupyan, medya sorumlusu Sergie Alemov katıldılar.
Yemeğin ardından bir konuşma yapan Asbaşkanlarımızdan Neşet Yalçın, CSKA Moskova Kulübü’nü İstanbul’da ağırlamaktan son derece mutlu olduklarını söylerken, “Şampiyonlar Ligi gruptaki son maçımız ve dostluk içerisinde geçmesini diliyoruz. İyi futbol ile kazanan tarafın da Fenerbahçe olmasını istiyoruz.”
Konuşmalardan sonra Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi ve CSKA Moskova yetkilileri birbirleri için hazırladıkları hediyeleri takdim ettiler.
[/size]
dilaraKatılımcıFenerbahçemizin, yarın Avrupa Şampiyonlar Ligi (G) Grubu’nda karşılaşacağı CSKA Moskova’da, teknik direktör Valeri Gazzaev, gruptan çıkacak ikinci takımın Fenerbahçemiz olacağını söyledi.
Rus ekibinin teknik direktörü, ”Gruptan çıkacak ikinci takım kim olur?” biçimindeki soruya, ”Tabii ki Fenerbahçe. Çünkü PSV Eindhoven yenilecek” diye yanıt verdi.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gazzaev, takımının hedefinin kalmamış olmasının, profesyonel olarak motivasyonunun kalmadığı anlamına gelmediğini vurguladı.
Sakat ve cezalı oyuncular nedeniyle gençlerden kurulu bir kadroyla sahaya çıkacaklarını, genç oyuncuların da kendini kanıtlamaları gerektiğini ifade eden Gazzaev, şunları kaydetti:
”Takımın hedefinin kalmamış olması, profesyonel motivasyonunun kalmadığı anlamına gelmez. Yarınki maç ne de olsa bir Avrupa Şampiyonlar Ligi maçı. Ağırlıklı olarak daha önce ilk 11’de yer bulamayan gençlerin, çok şey kanıtlamaları gerekecek. Bunun için, profesyonel anlamda hedefli bir maç olacak. Fenerbahçe açısından da üstün derecede hedefe yönelik maç olacak. İyi konsantre olup, iyi hazırlanmışlardır. Çok iyi bir maç olacağını sanıyorum. Kuşkusuz her genç oyuncu yarın en üstün becerisini sahada ortaya koyacaktır.”
Gazzaev, ilk 11’inin nasıl olacağı sorusuna, ”Biz, ilk 11’i 10 gündür çalıştırıyoruz. 11’imiz hazır” yanıtını verdi.
Fenerbahçemiz ile yapacakları maç için Yunanistan’da hazırlanmalarının, Türkiye’de spor kamuoyunda tartışıldığı ifade edilerek yöneltilen soruya Gazzaev’in yanıtı şöyle oldu:
”Biz bu maça hazırlanırken Türkiye’deki yorumları dikkate alamadık. Hazırlığımızı yaparken başka unsurları dikkate aldık. Rusya’da lig bitti. Bizim Moskova’daki hava durumlarımız da uygun olmadığı için İstanbul’a en yakın hava koşullarını araştırdık. Bunu da Yunanistan’da bulduk. Bu da profesyonelce hazırlandığımızın bir kanıtıdır.” Kadroda olmayan ve haklarında transfer dedikoduları yapılan Vagner Love ve Jo’nun, bu nedenle mi yoksa sakatlık nedeniyle mi getirilmediği sorusu üzerine Gazzaev, tüm dedikoduların asılsız olduğunu söyledi.
Gazzaev, şöyle konuştu: ”Adı üzerinde, dedikodu. Gazetecilerin işi de bundan bir sansasyon yaratmak. Gerçeklere gelince, yalnızca Love ve Jo değil, sakat ve kart cezaları olan oyuncularımız var. Basının yazdığı dedikodular gerçek dışıdır. Love’a sezon sonu yaptığımız testlerde, hazır olmadığını gördük. Yoğun bir sezon geçirdi. Hazırlıksız, bu nedenle oynayamaz. Sezona daha iyi hazırlanması için kendisine zaman tanıdık. Jo ve Carvalho sakatlandılar. Dudu ve Rahimiç, son maçta gördükleri kartlarla cezalı oldular. Vasili Berezutski sakat ve Krasiç de milli takımda sakatlık yaşadı. Bu oyuncular da sakatlıktan dolayı doktor raporuyla oynayamaz. Tüm dedikodular asılsızdır.”
Yarın kadroda kaç oyuncu olacağı sorusuna Gazzaev, ”Gerektiği gibi 11 futbolcu, 3 yedek oyuncu ve 1 de yedek kaleci olacak” sözleriyle, 15 kişi olacağı yanıtını verdi.
Toplantıda bulunan CSKA Moskova Kalecisi Igor Akinfeev ise takımının son yıllardaki maçlarını yalnızca taraftarları için değil tüm Rusya için oynadığını belirterek, ”Son yıllarda en çok ülke puanı kazandıran takım zaten CSKA. Bu puanları sürekli Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde kazanıyor. Buna karşın biz, yarın öncelikle kendi taraftarlarımıza galibiyet armağan etmek için oynayacağız. Tabii ki 3 puan istiyoruz ve buna da taraftarlarımıza armağan etmek istiyoruz” diye konuştu.CSKA takımı basın toplantısı sonrası stadımızda bir idman yaptı
dilaraKatılımcı[size=small]huyum kurusun birisinin hatasını görünce hemen yüzüne söyleyiveririm..:whistling::whistling:[/size]
dilaraKatılımcıbaytar_e wrote:bende=)[size=small]emin misin:icon6:[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]:flowers:aramıza hoşgeldin halil..[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]dün akşam:flowers:
heyy alttaki en son ne zaman kendin için birşey yaptın??[/size]
dilaraKatılımcı:bravo:
dilaraKatılımcı[size=small]şeytan diyor ki kafayı yedin ders çalışmktn şu okulu birascık boşla :icon6:
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Önümüzdeki hafta tiyatro sahnelerinin en dikkat çekici oyunu ”Hisseli Harikalar Kumpanyası”.
Türkiye’nin en çok izlenen müzikallerinden “Hisseli Harikalar Kumpanyası”, 8 aralıkta Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da izleyiciyle buluşacak.
Haldun Dormen’in yazıp yönettiği müzikalin, şarkı sözleri ÇiğdemTalu’ya, besteleri Melih Kibar’a ait.Ali Poyrazoğlu’ndan “Tak Tak Takıntı”
“Tak Tak Takıntı” adlı oyun, 8 aralıkta Caddebostan Kültür Merkezinde sahnelenecek. Ali Poyrazoğlu’nun yönettiği ve rol aldığı iki bölümlük güldürünün diğer oyuncuları arasında Bülent Kayabaş, Özdemir Çiftçioğlu, Suzan Aksoy, Berrak Kuş, Eser Ali ve Oylum Karakaş yer alıyor.
“Soytarısoy”
Bizim Tiyatro’nun 26. yıldır sahnelediği “Soytarısoy” adlı oyun, 8 aralıkta Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Zafer Diper’in oyunlaştırıp yönettiği oyun, bir sirkte geçiyor. Oyunda, zor durumda olan sirkin halkın ilgisini sağlamak amacıyla açlık gösterisi gerçekleştirmesi ve sirkin en kademeli soytarısı Soytarısoy’un açlık süresi ile ilgili bahis düzenlemesi sonucu yaşanan ilginç olaylar anlatılıyor.
Tiyatro-Z’de “4 bölü 4”
“4 bölü 4” adlı oyun, 9 Aralık pazar günü Tiyatro-Z’de sergilenecek. Cem Kenar’ın yazıp yönettiği oyun, izleyiciyi bir kadının iç dünyasında yolculuğa çıkarıyor.
Kadıköy’de “Köşk”
9 Aralık pazar günü, “Köşk” adlı oyun, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerin karşısında olacak.
Dünyada izlenme rekorları kıran”Lost” dizisinin senaristlerinden Craig Wright’ın yazdığı, zaman, varoluş ve aşk üzerine görkemli bir tiyatro şöleni olarak nitelendirilen oyunda, Peter’in yıllar önce beklenmedik bir hamileliğin ilişkilerini bitirmesinin ardından, gerilerde bıraktığı eski aşkı Kari’yi yeniden kazanma hayalleriyle lise mezuniyetlerinin 20. yılı kutlamalarına gitmesi ve bunun üzerine gelişen olaylar anlatılıyor.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Türkiye’de de kısa süre önce gösterime giren ”Altın Pusula” adlı film, ABD ve İngiltere’de Katolik grupların fantastik senaryoyu din karşıtı ve ateizm yanlısı olmakla suçlayınca tartışma yarattı.
Ateist olduğunu açıklayan İngiliz yazar Philip Pullman’ın kitap üçlemesinden sinemaya uyarlanan yapım, çekilmeden önce de dine, özellikle Katolik inancına doğrudan saldırı olarak yorumlanmıştı.
Fantezi dünyasını yöneten “Magisterium” tarafından kaçırılan okul arkadaşını arayan ve Dakota Blue Richards tarafından canlandırılan başkahraman Lyra’nın maceralarının anlatıldığı filmle ilgili olarak, dini gruplar, küçük izleyicilerin “Magisterium” ile Katolik Kilisesi arasında benzerlik kurabileceğini düşünüyor.
Karakterlerin her birine, aslında içlerindeki ruhu yansıtmak isteyen ve konuşan hayvanlar olarak tasvir edilen cinlerin eşlik ettiği filmde, “Magisterium” üyelerinin cinlerinin en korkunç hayvanlardan oluşması da Hristiyan gruplarının eleştiri ve boykotuna yol açıyor.
Pullman’ın üçlemesinin ilk kitabı 1995’de yayımlandıktan sonra İngiltere ve ABD’de 15 milyondan fazla satarak büyük bir başarı yakalamıştı.
Pullman daha önce Time dergisine yaptığı açıklamada, film ve kitaplarının din karşıtı olduğu iddialarını reddederek, bu tartışmalara katılmayacağını söylemişti.
Ancak Dini ve Ruhani Haklar için Katolik Birliği gibi gruplar, Pullman’la aynı görüşte olmadıklarını açıklayarak, filmin, “Pullman’ın kitaplarının daha da sulandırılmış hali” ve filmin ve kitaplarının “Hristiyanlık karşıtı ve ateizm yanlısı” olduğunu ileri sürüyorlar.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]Clive Staples Lewis’in aynı adlı fantastik çocuk romanından uyarlanan ”Narnia Günlükleri”nin ikinci bölümü ”Prens Kaspiyan”, dünya sinemaları ile aynı anda Türkiye’de de 6 Haziran 2008’de vizyona girecek.
180 milyon dolara mal olan ve dünya sinemalarında 744 milyon 783 bin dolar hasılat elde eden Oscar Ödüllü “Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap”ın devamı olan “The Chronicles Of Narnia: Prince Caspian / Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan”, ilk 2 bölümü Cannes Film Festivali Büyük Ödülü Altın Palmiye’ye aday gösterilen “Shrek” filmlerinin ve “Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap”ın yaratıcısı Oscar Ödüllü yönetmen Andrew Adamson’ın imzasını taşıyor.
Senaryosu, ilk filmin de senaryosunu yazan Emmy Ödüllü senaryo yazım ortakları Chris Markus ve Stephen McFeely tarafından yazılan filmde, Oscar Ödüllü yapımcılar Mark Johnson ve Philip Steuer ile yine işbirliği yaptı.
Filmin prodüksiyon tasarımlarını “Babe”, “Peter Pan” ve “The Quiet American”daki çalışmasıyla adını duyuran Roger Ford, kostüm tasarımlarını “Shrek” ve “Shrek 2” ile ünlenen Isis Mussenden, kurgusunu “Shrek” ve “Shrek 2″den tanınan Sim Evan-Jones, görüntü yönetmenliğini “Independence Day”, “Stargate” ve “Because of Winn-Dixie” ile ünlenen Karl Walter Lindenlaub üstlendi.
Pevensey kardeşler geri dönüyor
Walt Disney Pictures ve Walden Media’nın birlikte sunduğu ikinci ve üçüncü “Narnia” filmlerinin başkarakterleri Pevensey kardeşleri, ilk filmde olduğu gibi William Moseley (Peter), Georgie Henley (Lucy), Skandar Keynes (Edmund), Anna Popplewell (Susan) canlandıracak.
“Prens Kaspiyan” karakterini “The History Boys” adlı filmdeki rolüyle adını duyuran 25 yaşındaki Ben Barnes oynadı. Cesur ve güçlü Aslan karakterinin İngilizce seslendirmesini ise yine Liam Neeson yaptı.
Ölümsüz fanteziler ülkesi Narnia’da yaşanan yepyeni maceraların beyazperdeye yansıyacağı filmin konusu kısaca şöyle:
“Narnia’nın büyülü dünyasında zaman bizim dünyamızdan daha hızlı akmaktadır. Bu nedenle tren istasyonundan hareket eden Pevensey kardeşler (Peter, Susan, Edmund ve Lucy) kendilerini bir sonraki durak olan Büyücü Kral Miraz’ın hüküm sürdüğü adada bulurlar.
Şeytani ruhlu bu acımasız kralı devirebilmek ve Narnia’nın eski güzel günlerini geri getirebilmek için adanın genç prensi Caspian ile güçlü Aslan’la ittifakyaparlar.”
Serinin ikinci bölümü “Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan”, 6 Haziran 2008’de vizyona girecek, üçüncü bölümü “The Chronicles of Narnia: The Voyage of The Dawn Treader”in ise dünya sinemalarında 2010 yılında vizyona girmesi planlanıyor
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Safa Önal’ın jübile filmi ”Hicran Sokağı” filmi 14 Aralık’ta vizyona girecek.
2005 yılında filme çekilen 395 senaryosuyla Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Safa Önal’ın son filmi “Hicran Sokağı”, bu hafta sonu seyirci ile buluşacak.
Önal’ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği filmin görüntü yönetmenliğini Çetin Tunca ve Mahmut Yumuşak yaptı.
Müzikleri Cahit Berkay ve Gökhan Kırdar imzası taşıyan filmin yapımcılığını da Safa Önal ve Attila Gökbörü üstlendi.
Filmde, Ahu Türkpençe, Arda Esen, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Cüneyt Arkın, Selda Alkor, Selma Güneri, Müjdat Gezen, Ayla Algan, Rutkay Aziz, Haldun Dormen, Bülent Kayabaş, Pelin Batu, Umut Sezgin, Tanju Gürsü, Engin Çağlar, Nilüfer Aydan, Nurhan Nur, Süleyman Turan, Yusuf Sezgin, Ezel Akay ve Özlem Savaş, Yüksel Aksu, Yeliz Doğramacılar, Gülsen Tuncer, Sezer Sezin, Kemal İnci, Ali Tutal, Prof. Dr. Orhan Kural, Alp Derilgen, Kerem Atabeyoğlu ve Göksu Duman rol aldı.
İstanbul Boğaziçi’ndeki bir semtte yaşayan orta halli insanların hikayesinin anlatıldığı filmde, annesi ile babası ayrılınca yetimhanede büyüyen tamirci Arif ile sevdiği üniversiteli ve varlıklı bir ailenin kızı Leyla’nın yaşadıkları konu ediliyor.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]Yönetmenliğini Ömer Vargı’nın yaptığı ”Kabadayı” filmi 14 aralık cuma günü vizyona girecek.
Filmin galası, İstinye Park Alışveriş Merkezi AFM sinemalarında gerçekleştirildi.
Galaya filmin başrol oyuncuları Şener Şen, Kenan İmirzalioğlu, Aslı Tandoğan, Rasim Öztekin’in de aralarında bulunduğu oyuncular katıldı.
Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İmirzalioğlu, filmdeki”Kabadayı” karakterinden bahsederek, “Kendi mahallesinde adalet duygusunu ortaya koyan, mağdurun yanında olan ve bunları mafya ve organize şekilde yapmayan, karşı çıktığı şeylerin karşısında tek başına duran bir kişilik kabadayı. Filmimizde de son kabadayının hikayesi gibi bir durum var” dedi.
İmirzalioğlu, “Bundan önce oynadığım karakterler iyi adamlardı. Kötü işler yapıyorlardı ama iyi adamlardı. Burada canlandırdığım “Devran” adlı karakter biraz daha keskin bir adam.
Kendi aşkı veya profesyonel işhayatı için her şeyi önünden kaldırabilecek tarzda cevval ve gaddar bir adam. O yüzden diğer rollerden biraz farklı bir karakter” diye konuştu.
Şener Şen de, “Biz çok güzel bir ekiple sevdiğimiz bir film yaptık. İnşallah herkes beğenir” dedi.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Arı Filmi (Bee Movie)
Yönetmen: Steve Hickner, Simon J. Smith
Oyuncular: Cem Yılmaz, Aysun Topar
Senaryo: Spike Feresten, Barry Marder, Andy Robin
Müzik: Rupert Gregson Williams
Gör.Yönetmeni: Alex Mcdowell
Tür: Animasyon, Komedi
Barry B. Benson (Cem Yılmaz), üniversite mezunu genç bir arıdır. Ancak yaşadığı arı kovanına dönünce onu bekleyen tek kariyer seçeneğinin bal yapmak olduğunu görünce hayal kırıklığına uğrar. Kovandan çıkıp New York’a yolculuk yaptığı bir günde ölümün eşiğine gelen Barry’nin hayatını Vanessa (Aysun Topar) adlı bir çiçekçi kadın kurtarır. İkisi arasında sağlam dostluğa dayalı bir ilişki gelişirken genç arı Barry, arıların ürettiği ballara insanların zorbalıkla el koyduğunu ve sonra da afiyetle yediğini keşfeder. Bunun üzerine insanlara karşı dava açmaya karar verir. Ancak Barry’nin bu girişimi sonucunda insanlarla arılar arasında şiddetli bir çatışma başlayacak, genç arımız bu meydan savaşının tam ortasında kalacaktır..
[/size] - YazarYazılar
