Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı
dilaraKatılımcı
dilaraKatılımcı
dilaraKatılımcı[size=medium]

Çöken hücreler, embriyonun iç yüzeyini örterler bunlara endoderm, dışta kalan hücre tabakasına da ektoderm denir. Hücrelerin ilk farklılaşması gastrula devresinde olur.
Sünger ve sölenterelerdeki gelişme gastrula safhasında kalır. Bu nedenle mezodermden gelişen yapılar yoktur.
Gelişmekte olan embriyoda bir doku diğer bir dokunun belli yönde farklılaşmasını etkiler. Bu olaya “embriyonik indüksiyon” denir. Spemann semender embriyosu ile yaptığı deneyler sonucunda; sinir sisteminin gelişebilmesi için sırt mezoderminin ektoderm tabakasını uyarması gerektiğini göstermiştir. Doku ve organların bir kısmı embriyonik indüksiyonla oluşabilir. Örneğin insanda göz çukurunun, göz merceğinin, karaciğerin ve böbrek kanalının oluşması embriyonik indüksiyonla olmaktadır.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]III. GELİŞME ve BÜYÜME
Döllenmiş yumurtadan ergin bir ferdin meydana gelmesi ile sonuçlanan olaylara gelişme denir. Zigotun çok hücreli organizmaya gelişmesi, hücre bölünmesi, büyüme ve farklılaşma olayları ile birlikte yürür.
Hücre bölünmesi, zigot teşekkülünden kısa bir süre sonra başlar. Bu bölünme mitozdur ve bütün hayat boyunca devam eder.
Büyüme, canlı organizmayı oluşturan madde miktarı ve hücre sayısındaki artıştır.
Farklılaşma, bölünme başlangıcında tek çeşit olan hücreler, belirli bir görev yapmak üzere farklı hücre gruplarına ayrılırlar. Böylece bir tek hücreden, çeşitli görevler yapmak üzere özelleşmiş, birbirinden farklı hücreler meydana gelir.
Gelişmenin Temel Olayları
Gelişmenin ilk devrelerinde zigotta görülen çok hızlı mitoz bölünmelere, blastula isimli embriyonun oluşmasına “segmantasyon” denir. Zigottan mitoz bölünmelerle meydana gelen her hücreye blastomer denir.
a. Morula Evresi : Döllenmiş yumurtanın segmantasyonla küçük hücreler kümesine dönüştüğü evredir.
b. Blastula Evresi : İlk segmantasyonlarla hücre sayısı arttıkça, bu hücre kitlesinin içinde bir boşluk meydana gelir. Hücreler tek tabaka oluşturacak şekilde bu boşluğun çevresine çekilirler. Blastula boşluğu adı verilen bu boşluk özel bir sıvı ile doludur (birinci karın boşluğu). Dıştan bir sıralı hücre tabakası ile çevrili ve içi sıvı dolu bu embriyo safhasına blastula denir.
c. Gastrula Evresi : Blastula teşekkülünden kısa bir süre sonra çevresel hücre küre hareketi ile hücre tabakasının bir bölümü embriyonun alt ucundan içe doğru çökmeye başlar. Hücre göçü ile birlikte iki veya üç tabakalı embriyonun oluşturduğu bu safhaya gastrulasyon, bu safhadaki embriyoya da gastrula denir.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]B. DİŞİ ÜREME SİSTEMİ
İnsanda dişi üreme sistemi; yumurtalıklar (ovaryum), yumurta kanalı (fallopi tüpü), döl yatağı (rahim = uterus) ve vagina’dan meydana gelir.
Yumurtalıklarda mayoz bölünmeyle oluşan yumurtalar, yumurta kanalında döllenir. Döllenen yumurta rahime gelerek, burada duvara tutunur ve gelişimini devam ettirir.

Üreme olayları hipofiz ve ovaryumlardan salgılanan hormonlarla denetlenir.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]II. İNSANDA ÜREME SİSTEMİ
A. ERKEK ÜREME SİSTEMİ
İnsanda erkek üreme sistemi; testisler, epididimis, sperm kanalı, üretra ve yardımcı bezlerden meydana gelir.
Erkek üreme hücresi olan spermlerin oluştuğu yerlerdir. Testisler doğumdan kısa bir süre önce vücut yüzeyinden dışa doğru meydana gelen bir kese içine geçerler.

Testisler, hem spermleri oluşturur, hemde hormon salgılayarak gametleri olgunlaştırır.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]C. OMURGALILARDA ÜREME SİSTEMLERİ
Omurgalılarda üreme sistemi ile boşaltım sistemi içiçe girmiş olup, ikisine birden “ürogenital sistem” denir. Omurgalılardan balık ve kurbağalarda, dış döllenme ve dış gelişme görülür. Su ortamına bırakılan yumurtalar, aynı ortama bırakılan spermler tarafından döllenir. Yeni oluşan hücreler (zigot) su ortamında gelişir.
Kuş ve sürüngenlerde iç döllenme sonucu oluşan yumurtalar, dış ortama bırakılır. Yavru, gelişimini ana canlının dışında yumurta içinde tamamlar. Bu nedenle yumurtalarda bol besin maddesi (vitellus) bulunur.
Memelilerin hepsinde iç döllenme görülür. Gagalı memeliler yumurtlayarak çoğalır. Yumurtadan çıkan yavru anne sütüyle beslenir. Keseli memelilerde embriyo tam gelişmemiş olarak doğar ve gelişimini ana canlının kesesinde tamamlar.
Plasentalı memelilerde ise, yavru doğana kadar ana canlının vücudunda beslenir. Bütün memeliler yavrularını sütle beslerler.
Omurgalılarda Embriyonik Yapılar
Omurgalılarda döllenmeden sonra embriyoyu koruyan ve besleyen zarlar gelişir.

a. Amnion zarı : Embriyo vücudununu dışa doğru kıvrılıp embriyoyu saracak şekilde üstten birleşmesiyle oluşur. Embriyo ve bu zarın arası amnion sıvısıyla doludur. Embriyo ve zar tarafından salgılanan bu sıvı; embriyoyu sarsıntılardan ve ısı farklılıklarından korur.
b. Allantoyis kesesi: Sindirim borusundan meydana gelir. Embriyonun artık maddelerinin toplandığı yerdir. Özellikle embriyonik gelişimini yumurta içinde yapan sürüngen ve kuşlarda iyi gelişmiştir.
c. Koryon zarı: Diger örtüleri ve embriyoyu dıştan saran koruyucu zardır. Solunum organı olarak görev yapar. Geniş yüzeyi ile O2 ve CO2 alışverişini sağlar.
d. Vitellüs Kesesi: Embriyoya besin sağlayan yapıdır. Bütün omurgalılarda vardır. Kuş ve sürüngenlerde çok büyük, balık ve kurbağalarda normal büyüklükte plasentalı memelilerde ise çok küçüktür.
e. Yumurta kabuğu: Sürüngen, kuş ve böceklerde yumurtayı dışardan saran cansız bir yapıdır. Yumurtayı sıcak, soğuk, ve mekanik etkilerden korur. Gaz difüzyonunu engellemez.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]2. Döllenme ve Çeşitleri
Sperm ve yumurtanın sıvı bir ortamda birleşerek, tek çekirdekli bir hücreyi oluşturmalarına döllenme denir. Bu diploid hücreye zigot denir.
a. Dış döllenme: Döllenme ortamı sudur. Balıklarda, kurbağalarda, semenderlerde, birçok omurgasız hayvanda ve bazı su bitkilerinde görülür.
Dış döllenme yapan canlı türlerinde çok sayıda gamet bırakma, gametleri aynı zamanda aynı yere bırakabilme ve bunun için tenha yerler bulma gibi adaptasyonlar geliştirilerek, bu döllenmenin olumsuzluklarına rağmen neslin devamı sağlanmaktadır.
b. İç Döllenme : Döllenme ortamı dişi canlının yumurta kanalı ya da döl yatağıdır. Daha çok karada yaşayan canlılarda (böcekler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler) görülür.
Gametler çiftleşmeyle biraraya getirilir. Yumurta sayısı dış döllenmeye göre çok azdır. Ancak sperm sayısı yine çoktur. Çünkü ana vücudundaki yumurtaya kadar ulaşması gereken spermlerdir. Döllenmeden sonra embriyo gelişimi böcek, sürüngen ve kuşlarda dış ortamda olur. Memelilerde ise hem döllenme hem de gelişme vücut içinde yapılır.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]b. Yumurta Oluşumu (Oogenez) : Yumurta dişi üreme hücresi olup, “ovum” adını alır.
Dişi üreme organı olan ovaryumlardaki diploid eşey ana hücrelerinin (Oogonyum) mayozla bölünmesinden meydana gelir. Bir Oogonyumdan ancak bir yumurta oluşur. Diğer üç hücre daha küçük olup, döllenme özelliğine sahip değillerdir. Bunlara kutup hücreleri denir. Parçalanarak atılırlar.

Yumurtalar spermlere göre daha büyük olup, az sayıda oluşturulurlar.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]. OMURGALI HAYVANLARDA ÜREME
Omurgalıların hepsi ayrı eşeyli olup, üreme sistemleri oldukça gelişmiştir. Gamet yapıları bakımından oogamiye örnektir.
1. Gametlerin Oluşumu (Gametogenez)
Omurgalılarda gametler, üreme organlarındaki diploid (2n) eşey ana hücrelerinin mayozla bölünmesinden meydana gelir. Eşey organlarına gonad, eşey ana hücrelerine de gametogonyum denir.
a. Sperm Oluşumu (Spermatogenez) : Sperm, erkek gamet olup, erkek üreme organlarındaki (testisler) eşey ana hücrelerinin (spermatogonyum) mayozla bölünmesinden meydana gelir. Her spermatogonyumdan 4 adet sperm meydana gelir.

Hücrenin baş kısmındaki akrozom spermin yumurta zarını eriterek, sperm çekirdeğinin yumurtaya girmesini sağlar.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Eşeyli üreme: Kalıtsal olarak farklı iki hücrenin yada çekirdeklerinin birleşerek yeni bir bireyi meydana getirdikleri üreme şeklidir. Çoğunlukla gelişmiş canlılara özgü olan bu üreme şeklinde, anne ve baba diye tanımlanan iki farklı ata vardır. Ata bireylerin mayoz bölünme yoluyla gamet oluşturmalarından sonra döllenme ile oluşan birey ana veya babaya tam olarak benzemez. Gametlerin oluşumu sırasında meydana gelen mutasyonlar ve farklı iki gen dizilimine sahip hücrenin birleşmesinden oluşan yeni varyasyon yavrularda çeşitliliğe yol açar.
İzogami: Şekil ve yapı bakımından birbirine benzer aynı büyüklükteki gametlerin birleşmesiyle oluşan eşeyli üreme çeşididir. morfolojik benzerlik gösteren gametlerin taşıdıkları genlerde fizyolojik farlılıklar bulunur. Alg çeşitlerinden sporogyra, ulothrix ve chlamydomanas izogami ile ürerler.
Heterogami: Farklı özelliklerdeki dişi ve erkek gametlerle yapılan üreme şeklidir. Bazı alg türlerinde olduğu gibi gametler arasındaki farklılık çok az ise anizogami, yada insan ve diğer omurgalı hayvanlarda olduğu gibi gametler farklı morfolojik ve fizyolojik yapılara sahip ise oogami olarak adlandırılır. Oogami’de yumurta büyük, hareketsiz ve bol sitoplazmalı olmasına rağmen sperm oldukça küçük ve hareketlidir.
Konjugasyon: Kavuşma anlamına gelen konjugasyon da aslında gamet oluşturulmaz. Bakteri, paramesyum ve bazı su yosunlarında görülen konjugasyon da yan yana gelen canlılar birbirlerine gen aktarımında bulunurlar. Canlıların gen diziliminde değişiklik dolayısı ile de çeşitlilik oluştuğu için eşeyli üreme olarak kabul edilir.
Partenogenez: Arılar, çalı çekirgeleri, karıncalar gibi eklem bacaklılarda görülen partenogenetik üremede yumurta bazen döllenme olmaksızın gelişerek yeni bir birey meydana getirir. Oluşan birey erkektir ve haploid sayıda kromozom taşır. Normal üreme süreçlerinde dişiler mayozla yumurtayı oluştururken erkekler mitoz benzeri bir bölünme ile sperm oluşturur. Döllenme sonucu oluşan bireyler ise hep dişidir. Arılarda oluşan dişiler bal özü ile beslenirse kraliçe, çiçek tozu (polen) ile beslenirse işçi arı olur.
Hermafroditizm: Canlılarda normalde üreme organlarında sadece birisi bulunur. Dolayısı ile de tek çeşit gamet üretir. Fakat salyangoz gibi bazı hayvanlarla çiçekli bitkilerin çoğu her iki üreme organına da sahiptir ve hem yumurta hem de sperm üretebilirler. Böyle canlılara hermafrodit (erselik, çift cinsiyetli) denir. Erselik canlılar normalde kendi kendilerini döllemez. Bir populasyon içerisinde bireylerin bir kısmı erkek bir kısmı ise dişi rolünü üstlenir. Sonraki üreme döneminde rollerini değişebilirler..[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Hayvanlarda Üreme:
Spermatogenez: Erkek canlının sperm ana hücrelerinden mayoz bölünme ile sperm hücresi üretilmesine spermatogenez adı verilir.Oogenez: Dişi canlının yumurta ana hücrelerinden mayoz bölünme ile yumurta hücresi üretilmesine oogenez adı verilir.
Döllenme: Yumurta hücresinin çekirdeği ile sperm hücresinin çekirdeğinin birleşerek zigot oluşturmasına döllenme denir. Döllenme iç ve dış döllenme olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.
Dış Döllenme: Sperm ve yumurta hücrelerinin, erkek ve dişi vücudu dışında birleşmesi olayına dış döllenme denir. Dış döllenme olayında çok sayıda sperm ve yumurta hücresi oluşturulur, çünkü bu döllenme şekli genelde su gibi serbest ortamlarda gerçekleşir ve bu tür ortamlarda sperm ve yumurta hücresinin birbirini bulması çok zordur. Ayrıca ortama bırakılan üreme hücrelerinin diğer canlılar tarafından yenme ihtimalinin yüksek olması da üretilen üreme hücresinin çok olmasının diğer bir nedenidir.
İç Döllenme: Sperm ve yumurta hücrelerinin dişi vücudunda birleşmesi olayına iç döllenme denir. İç döllenmede döllenme olayı bir canlının içinde gerçekleştiği için üreme hücreleri dış ortamın zararlı etkilerinden korunmuş olur. Ayrıca canlı içinde üreme hücrelerinin birleşme oranı yüksek olduğu için üretilen üreme hücresi sayısı da dış döllemedekine göre oldukça azdır.
Canlıların soylarını devam ettirmek amacıyla kendilerine benzer yeni bireyler meydana getirmesine üreme denir. Üreme işlevi canlının gelişmişliğine bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Fakat bütün canlılarda genel hatlarıyla incelendiğinde eşeyli ve eşeysiz üreme olmak üzere iki tip üreme görülür.
Eşeysiz üreme: Bir canlının kendi başına yeni bir birey meydana getirmesidir. Oluşan bireyler ata bireyin tıpatıp aynısıdır. Yavru gamet oluşturma gibi bir süreç olmaksızın oluştuğu için ata bireyin genetik özelliklerinin aynısına sahiptir. Çeşitlenme olmadığı için değişen çevre şartlarına uyumda güçlük çekilir. Bölünme, tomurcuklanma, sporlanma ve vejetatif üreme gibi çeşitleri vardır.
Bölünme: Genelde monera (bakteri, mavi-yeşil algler) ile protista (amip, öglena vs.) aleminde görülen üreme çeşididir. Bu alemlerin üyesi olan tek hücreli canlılar mitoz benzeri bir bölünme gerçekleştirerek iki yeni yavru oluştururlar. Bölünme bakterilerde olduğu gibi enine, öglenada olduğu gibi boyuna yada amipte olduğu gibi herhangi bir doğrultuda olabilir.
Tomurcuklanma: Bira mayası gibi bazı protistalarda ve mantarlarda görülen üreme çeşididir. Üreme gerçekleşirken birey hücre çekirdeğini eşler. Eşlenen çekirdeğin bir parçası ana hücrede kalırken diğeri hücre zarında oluşan çıkıntı şeklindeki yapıya geçer. Tomurcuk denilen bu yapı gelişerek yeni bireyi meydana getirir. Oluşan yavru bazen ana bireye yapışık olarak kalır yada ayrılarak bağımsız olarak yaşayabilir.
Sporlanma: sporogoni de denilen bu üreme çeşidi monera, protista ve mantarlar aleminin bazı üyelerinin yanı sıra kara yosunları ve eğrelti otları gibi bazı bitki türlerinde de görülür. Tıpkı tomurcuk oluşumuna benzeyen spor oluşumu farklı olarak daha sağlam bir zarla çevrilidir. Sıcak, soğuk, kuraklık gibi olumsuz şartlardan etkilenmeyen bu yapılar uygun ortam oluştuğunda gelişerek yeni bireyi meydan getirir. –50 oC dereceye dayanabilen spor hücreleri çok uzun süre gelişmeden bekleyebilir. Kara yosunları ve eğrelti otların da oluşturulan sporlar haploid kromozom taşırlar ve gametofit olarak adlandırılır. Gametofitlerin üreme organlarında üreme hücreleri oluşturulur. Üreme hücrelerinin döllenmesiyle de tekrar diploid bitki meydana gelir.
Vejetatif üreme: bazı canlılarda görülen vejetatif üreme; yeterli büyüklükteki gelişmeye uygun parçaların eksiklerini tamamlayarak yeni bir birey meydana getirmesidir. Deniz yıldızının kopan kolunun tamamlanması ve kolun da gelişerek yeni bir denizyıldızını meydana getirdiği gibi bir rejenerasyon, kavak ve söğüt gibi bitkilerde bir dal parçasının toprağa dikilerek gelişmesinde olduğu gibi çelikle üreme, çilek bitkisinde toprağın üzerinde gövdenin bir bölümünden kökün ve sonrasında yeni bir çilek bitkisinin oluşmasında olduğu gibi sürünücü gövde ile üreme, patates bitkisinin yumruları üzerindeki gözlerin gelişerek yeni patates bitkisini oluşturduğu gözle üreme gibi çeşitleri sayılabilir.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Bitkilerde Üreme
Çiçeksiz Bitkilerde Üreme: Çiçeksiz bitkilerde gerçekleşen üreme şekli metagenez (döl almaşı) üremedir.Çiçekli Bitkilerde Üreme: Çiçekli bitkilerin üreme organı çiçektir. Bazı çiçeklerde erkek ve dişi üreme organı bir arada bulunur bu tür çiçeklere “tam çiçek” denir. Bazı çiçeklerde ise yalnızca bir üreme organı vardır, bu çiçeklere ise “eksik çiçek” adı verilir.
Çiçeğin Yapısı: Çiçekler cezbedici renklerdeki taç yaprakları sayesinde böceklerin ilgisini çekerek tozlaşmanın gerçekleşmesini sağlarlar.
Erkek Üreme Hücresi Oluşumu: Erkek üreme hücreleri (polenler) başçıkta bulunan polen keseleri içindeki ana polen hücrelerinin mayoz bölünme geçirmesi sonucunda oluşurlar.
Dişi Üreme Hücresi Oluşumu: Dişi üreme hücreleri (yumurtalar) yumurtalıkta bulunan yumurta ana hücresinin mayoz ve mitoz bölünme geçirmesi ile oluşur.
Tozlaşma Ve Döllenme: Çiçek polenlerinin erkek organ başçığından, dişi organ tepeciğine taşınarak yumurta hücresini döllemesine tozlaşma denir.
Endosperm: Embriyoyu çimlenene kadar besleyen besin dokusuna endosperm denir. Bitki türüne göre nişasta, Protein ve yağ gibi Maddeler içerir.
Kabuk: Embriyonun çimlenme yeteneğini kaybetmeden uzun süre kalabilmesi için, embriyoyu olumsuz çevre şartlarına karşı koruma görevini üstlenen kısma kabuk adı verilir.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Eşeyli Üreme: Aynı türden eşeyi farklı iki canlının üreme hücrelerinin birleşerek zigot oluşturması şeklinde gerçekleşen üreme çeşidine eşeyli üreme adı verilir. Bu üreme çeşidinde oluşan birey hem anneden hem de babadan kalıtsal özellikler aldığından oluşan yeni bireyin kalıtsal özellikleri çeşitlilik sağlayabilir.
Eşeyli Üreme Çeşitleri:İzogami: Boyut ve şekil bakımından eşit olan iki gametin birleşmesi sonucu oluşan eşeyli üreme çeşidine izogami denir. Tatlı su alglerinde görülen üreme çeşidi izogamidir.
Anizogami: Bu eşeyli üreme şeklinde yumurta hücresi de sperm hücreside kamçılıdır fakat yumurta hücresi sperm hücresinden büyüktür. Bazı alg ve mantarlarda görülür.
Oogami: İnsan ve diğer kompleks yapılı canlılarda görülen bu eşeyli üreme şeklinde yumurta hücresi büyük, hareketsiz ve kamçısız, sperm hücresi küçük ve kamçılıdır.
Konjugasyon: Yan yana gelen iki canlı arasında geçici bir stoplazmik köprü kurulur ve kurulan stoplazma köprüsü üzerinden DNA geçişi sağlanır. Bu eşeyli üreme şekli bakterilerde ve terliksi hayvanlarda görülür.
Partenogenez: Canlının dişi üreme hücresinde dölleme olmadan mitoz bölünme ile yeni bir bireyin oluşmasına partenogenez üreme denir. Bu üreme çeşidinde yumurta n krmozomlu ise oluşan yeni birey de n kromozomludur. Bu üreme şekli arılarda, su pirelerinde, karıncalarda ve bazı kelebeklerde görülür.
Hermafroditizm: Bazı canlılar erkek ve dişi üreme organına aynı anda sahiptir. Bu tür canlılara “hermafrodit canlılar” denir. Hermafrodit canlıların bazılarında dişi ve erkek üreme hücreleri aynı anda oluşabilir bu canlılar kendini dölleme yeteneğine sahiptir. Bazı hermafrodit canlılarda ise erkek ve dişi üreme hücreleri farklı zamanlarda gelişir bu canlılar kendisini eşleyemez, üremek için başka bir canlıya ihtiyaç duyarlar. Toprak solucanı ve istiridye gibi canlılar hermafrodittir.
Metagenez: Bazı canlılarda eşeysiz üreme ile eşeyli üreme artarda gerçekleşir. Bu üreme şekline metagenez üreme denir. Metagenez üreme çiçeksiz bitkilerde ve sıtma mikrobunda gerçekleşir.[/size]
- YazarYazılar
