Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı[size=medium] 63 ülkeden sadece 5 finalist kategoride yer alabilecek
Tüm Sinema HaberleriOscar Akademi Ödülleri’nin ‘en iyi yabancı film’ dalında yarışmak için 63 ülke aday oldu.
Töreni düzenleyenler tarafından yapılan açıklamada, bu yıl ilk kez İrlanda ve Azerbaycan’ın da birer filmle aday olduğu belirtildi.
Geçtiğimiz yıl bu dalda 61 ülkenin aday olduğu belirtilen açıklamada, bu yıl aralarında İtalyan yönetmen Giuseppe Tornatore, Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda’nın da yer aldığı önemli yönetmenlerin filmlerinin de aday
olduğu vurgulandı.Aday olan ülkeler arasında, Arjantin, Venezuela, Porto Riko, Mısır, Irak, İran, Lübnan ve İsrail de bulunuyor.
63 ülkeden sadece 5 finalist kategoride yer alabilecek.
Bu yıl gerçekleşen 79’uncu Oscar Akademi Ödülleri töreninde en iyi film ödülüne ‘The Departed’, en iyi yönetmen ödülüne de Martin Scorsese layık görüldü.
En iyi kadın oyuncu ödülü ‘Queen’ filmindeki rolüyle Helen Mirren’e verilirken, en iyi erkek oyuncu ödülünü ‘The Last King Of Scotland’da oynayan Forest Whitaker aldı.
‘Dreamgirls’deki rolüyle Jennifer Hudson en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü kucaklarken, Alan Arkin de en iyi yardımcı aktör kategorisinde ‘Little Miss Sunshine’daki rolüyle ödüle hak kazandı.[/size]
dilaraKatılımcı[size=x-small]Bu yıl 44’ncüsü düzenlenecek olan Altın Portakal Film Festivali, Jacqueline Bisset’yi ağırlayacak.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen ve bu yıl 19-28 Ekim’de gerçekleştirilecek olan festival, dünyaca ünlü yıldızların ve sinema dünyasına damgasını vuran usta yönetmenlerin buluşma noktası olacak.
Festival kapsamında bu yıl üçüncü kez düzenlenecek olan Uluslararası Avrasya Film Festivali, 1973’te ‘Le Ceremonie’ filmindeki oyunculuk başarısıyla Cezar ödülüne aday gösterilen ünlü kadın oyuncu Jacqueline Bisset’yi ağırlayacak.
Bugüne kadar John Huston, François Truffaut, George Cukor ve Roman Polanski gibi dünyaca ünlü yönetmenlerle çalışan ve Anthony Quinn, Linda Hamilton, Paul Newman, Leelee Sobieski, Armand Assante ve Candice Bergen gibi tanınmış oyuncularla aynı filmlerde rol alan Bisset, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bu yılki onur konuklarından biri olacak.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Avrupa Konseyi, Abdullah Oğuz’un yönettiği, Zülfü Livaneli’nin romanından uyarlanan, Türk-Yunan ortak yapımı ‘Mutluluk’ adlı filme insan hakları ödülü verdi.
Avrupa Konseyi’nin daime delegeler komitesindeki yedi büyükelçiden oluşan jüri, Eurimages’dan destek alan filmi, oy birliğiyle insan hakları ödülüne layık gördü.
Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Eurimages, Amerikan Hollywood sinemasının rekabetine karşı Avrupalı ortak yapım filmlere maddi destek sağlıyor.
Töre, aşk, kaçış ve farklı hayatların buluştuğu bir yolculuğu anlatan filmde Talat Bulut, Özgü Namal ve Murat Han başrolleri paylaşıyor.
Film, Meryem’in baygın halde, bir göl kenarında bulunmasıyla başlıyor.
Ailesi kızlarının bir namussuzluk yaptığını düşünerek töre gereği öldürülmesine karar veriyor. Öldürme görevi ise yakın akraba Cemal’e düşüyor. Çıktıkları ölüm yolculuğunda, Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör İrfan Kurudal’la kesişiyor.
Bu karşılaşma üçünün de kaderlerini değiştirecek bir yolculuğun başlangıcı oluyor..[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]İngilizlerin saygın ‘Man Booker Prize’ adlı edebiyat ödülünün bu yılki sahibi, ‘The Gathering’ adlı eseriyle İrlandalı yazar Anne Enright oldu.
Ödülü üç yıl içinde kazanan ikinci İrlandalı yazar olan Enright, dün akşam Londra’da düzenlenen törenle, ödülle birlikte verilen 50 bin sterlinin (yaklaşık 123 bin YTL) de sahibi oldu.
‘The Gathering’, 45 yaşındaki yazarın dördüncü romanı.
İngiliz, İrlandalı ve eski İngiliz sömürgeleri İngiliz Uluslar Topluluğu’ndan (Commonwealth) yazarlara verilen Man Booker ödülü, 1969 yılından buı yana dağıtılıyor.
Ödülü daha önce kazananlar arasında Salman Rüşdü, Iris Murdoch ve Margaret Atwood gibi yazarlar bulunuyor.
Ödül, 2005 yılından bu yana, ‘Man Booker International Prize’ adıyla uluslararası alanda da veriliyor.
‘Man Booker International’ı bu yıl Nijeryalı Chinua Achebe kazanmıştı.[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]‘2006 Milliyet Haldun Taner Öykü Ödülü’ne, Sibel Türker’in ‘Ağula-Kaç Hayat Gizliyoruz Kendimizde, Kaç Hayatı Susuyoruz’ adlı öykü kitabı layık görüldü.
Doğan Hızlan başkanlığında, Yavuz Ekinci yazmanlığında, Doç. Dr. Füsun Akatlı, Prof.Dr. Nüket Esen, Semih Gümüş, Prof. Dr. Şara Sayın, Prof. Dr. Tahsin Yücel ve Demet Taner’den oluşan seçici kurul, Sibel Türker’in kitabını,”öykücülüğümüzün yeni kuşağının ulaştığı düzeyi başarıyla örneklediği,dili ve anlatım biçimiyle olgun bir öykü toplamı olduğu” gerekçesiyle ödüle değer buldu.
Sibel Türker’e ödülü, 23 Ekim Salı günü Tepebaşı’ndaki Pera Müzesi’nde yapılacak törenle verilecek.
1968 yılında Ankara’da dünyaya gelen Sibel Türker, Ankara Üniversitesi’ni bitirdi.
Şiirleri ‘Sombahar’ dergisinde, denemeleri Radikal 2 ve Milliyet Sanat’ta, öyküleri ise Hayalet Gemi, Adam Öykü, İmge Öyküler ve Hece Öykü’de yayımlanan Türker, ilk öykü kitabı Öykü Sersemi ile 2005 Yunus Nadi Ödülü’nü kazandı.
İlk romanı ‘Şair Öldü’, 2006’da Doğan Kitap tarafından yayımlandı.[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]İki yıl önce yakalandığı göğüs kanserini yenen Avustralyalı pop şarkıcısı Kylie Minogue, yeni albümü ve sahnelere dönüşünü anlatan ‘White Diamond’ adlı filmle tekrar hayranlarının karşısında olacak.
‘White Diamond’ (Beyaz Elmas) adlı film, Minogue’un hastalığı sonrası çıktığı turnede sahne arkasında yaşadıklarına ve şarkıcıyla yapılan özel röportajlara yer veriyor.
Minogue, filmi izleyenlerin kendinin de diğer insanlar gibi sıradan olduğunu göreceklerini söyledi.
Minogue, “Filmde, benim de diğerleri gibi olduğumu görecekler. Bu sadece işin gönünen yüzü. Sahne ışıkları insanın gözlerini kamaştırıyor ama sizi deniyor da. Birlikte çalıştığım insanlar da benim için çok önemli. Bunu da sık sık dile getirmişimdir zaten. Herkes bu işlerin çok kolay olduğunu sanıyor. Ama aslında sahne arkasında hummalı bir çalışma oluyor hep…” dedi.
Kylie Minogue’un yeni albümü de yolda. ‘X’ adlı albümden ilk video klip de hazır.
‘2 Hearts’ adlı parçaya çekilen klipte Minogue, Marilyn Monroe’ya benzemesiyle dikkat çekiyor.
Minogue’un müzik dünyasına dönüşü hayranlarını da heyecanlandırıyor.
Şarkıcının yeni albümü de 26 Kasım’da çıkacak.[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]‘Everything Under The Sun’ adını verdikleri albümlerinin yayınlanmasından sonra isimleri modern caz dünyasında çok konuşulan projelerden biri olan ‘Nostalgia 77’ de 18 Ekim Perşembe günü Babylon’da sahne alacak.
Festivalde yer alacak önemli gruplardan biri de Butch Morris yönetimindeki ‘Nublu Orchestra’ olacak. Norah Jones, Kudu, Wax Poetic ve Brazilian Girls gibi isimleri keşfeden modern zamanların efsane kulübü Nublu’nun orkestrası, New York’un yenilikçi profesyonel müzisyenlerini bir araya getirerek, dinleyicisini dansa sürükleyen sıcak ve keyifli müziğiyle eşsiz bir konser sunacak.
Japonya’nın ünlü caz topluluklarından Soil&Pimp Sessions, Fransız ünlü kontrbas virtüözü ve besteci Renaud Garcia-Fons & Arcoluz, Grammy adayı Mississippi’den ünlü piyanist ve vokalist Mose Allison, caz dünyasının
ünlü üç ustası Terje Rypdal, Palle Mikkelborg, Helen Davies ile Moscow Art Trio da festivale renk katacak.Selen Gülün Trio ise 18 Ekim Perşembe günü Q Jazz Bar’da sevenlerinin karşısına çıkacak. Çağdaş müzikten caza uzanan geniş bir yelpazede eser veren bir besteci ve piyanist olan Gülün, sürpriz bir repertuvar ile caz sevenlerle buluşacak.
Kerem Görsev, İlhan Erşahin, Selen Gülün, Ayhan Sicimoğlu & The LatinAllstars’ın yanı sıra Murat Öztürk, Gevende, DANdadaDAN, Sarp Maden Quartet, Dinamik, Song Dreaming 2, DJ Yakuza, Kaiser & Semih Duo gibi
sanatçı ve gruplar da festivalde sahneye çıkacak.Akbank Sanat Merkezinin seminer ve workshoplarla destekleyeceğifestivalin konserlerine, Aya İrini, Cemal Reşit Rey Konser Salonu,Babylon, Q Jazz by les Ottomans, garajistanbul, Kemer Golf&Country Clup,İzmir-Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi, Ankara Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu ve Akbank Sanat ev sahipliği yapacak.[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]Clint Eastwood, başrollerinde Angelina Jolie ile John Malkovich’in oynayacağı 1920’lerde Los Angeles’taki geçen bir hikayenin anlatıldığı bir dram çekecek.
Hollywood Reporter’daki habere göre, ‘The Changeling’ adlı filmin konusu, oğlu kaybolan bir kadının yaşadıklarını konu alıyor.
Daha önce de Eastwood ile çalışan Malkovich ise filmde bir din adamını canlandıracak.
Geçtiğimiz ay, TV Predictions’ın dördüncü kez açıkladığı listeye göre, bugünkü televizyon yayınlarının 5 kat daha fazla yüksek çözünürlükte izlenebilmesini sağlayan ve mükemmeliğin yanısıra kusurları da acımasızca gösteren HD (high definition)televizyonlarda en güzel görünen ünlü, başarılı aktris Angelina Jolie oldu.[/size]
dilaraKatılımcı[size=x-small]aramıza hoşgeldin..:happy:[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Şampiyonlar Ligi ve önümüzdeki PSV maçı için görüşleriniz nelerdir?
Fenerbahçe bildiğiniz gibi Şampiyonlar Ligine dördüncü torbadan girdi. Bunu hak etmiyordu. Baktığınız zaman çok iyi oynuyoruz ve grubumuzda lideriz. Gruptan çıkmak tek amacımız ve bunun için her şeyi yapıyoruz. Takımlar arasında farklar olduğunu görebilirsiniz ama sahanın içine girdiğiniz zaman her şey değişebilir. Fenerbahçe’ye baktığınız zaman çok iyi futbol oynuyor ve hiçbir rakibinden aşağı kalacak bir durumu yok.
İşin en zor kısmı gruplar kısmıdır. 4 tane takım var ve ilk 2’si çıkabiliyor. Gruptan çıktıktan sonra durum değişiyor. Dışarıda ve içeride yaptığınız iki maç sonrasında ilerliyorsunuz. Bu da birçok faktöre bağlı. Kadronuzda eksikler olabilir ya da takım olarak iyi bir formda olabilirsiniz, o yüzden grup sonrası maçların durumu çok farklı. Gruplardan çıkmak en zorlu ve en önemli kısım. Şampiyonlar Ligi istatistiklerine baktığınız zaman grup maçlarında kendi evinde puan alan takımlar gruptan çıktıktan sonra daha başarılı olabiliyorlar. Fenerbahçe’nin kendi evindeki başarısına baktığınız zaman kendimizi şanslı görüyoruz.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Volkan’ı nasıl buldunuz?
Özellikle iki futbolcumuzun da çok iyi oynadıklarını düşünüyorum. Volkan ve Aurelio 90 dakika boyunca ellerinden gelince yaptılar. Oyunlarını çok beğendim. Tümer’de maça girdiği dakikadan itibaren etkin bir oyun oynadı. Tümer’i sakatlık sonrasında bu şekilde iyi görmek beni sevindirdi. Oyunda çok etkili oldu.
Volkan’ın milli takımda sakatlanmasından korkuyor musunuz?
Ben ilk başta futbolcularımızın oynadıkları maçtan hakkıyla çıkmalarını istiyorum. Oynadığınız zaman sakatlık da olabiliyor. Volkan, bu kaleyi tırnakları ile kazıyarak kazandı. Volkan çok çalıştı. Özellikle Murat hoca ile çok fazla çalıştı. Sakatlığın ne zaman olacağı belli olmaz.
Fenerbahçe’de ilk 11de yer almayan oyuncuların bile oynamaya hazır olduğunu görüyoruz. Siz bunu nasıl açıklıyorsunuz?
Sadece oynayan futbolcularımız değil, oynamayan futbolcularımıza da özen ve dikkat göstermemiz gerekiyor. Özellikle Fenerbahçe’ye gelen bir futbolcunun önemli bir oyuncu, kaliteli bir futbolcu olduğunu bilmesi ve sürekli olarak çalışması gerekiyor. Oynanıp oynanamaması önemli değil, Fenerbahçe’de yer alan futbolcuların her zaman çok çalışarak hazır olması gerekiyor.
Milli futbolcularımız moralsiz döndüler. Siz kendileri ile ne görüştünüz?
Onlara baktığımda mutsuz olduklarını gördüm. Böyle önemli bir maçın sonrasında oyuncularımızın mutsuz olmaları doğaldır. Özellikle Aurelio çok üzgündü. Onları yalnız bırakmak ve dinlenmelerini sağlamak lazım.
Özellikle bu üç oyuncumuz da oyunda çok iyi bir mücadele ortaya koydular. Bu yüzden görevlerini tam yapmış olduklarını bilmeleri ve bununla gurur duymaları gerekir.
Takım Konyaspor maçına hazır mı?
Konyaspor maçına hazırız. İyi çalıştık. Milli takıma giden oyuncularımız vardı ama iyi çalıştık. Takımımızın şu andaki durumu iyi ve Konyaspor maçına hazırız.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Şampiyonlar Ligi’nde avantajlıyız”
Teknik Direktörümüz Zico, antrenman sonrasında FBTV canlı yayınında arkadaşımız Fatih’in sorularını yanıtladı.
Milli takımın Yunanistan maçını ve bundan sonrası ile ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Özellikle Türkiye, Malta ve Moldovo maçlarında kaybedilen puanları arıyor diyebiliriz. Eğer ki bu maçlardan başarılı sonuç alınabilseydi, Türkiye şu anda başka maçların sonuçlarına bağlı kalmazdı. Yunanistan maçındaki sonuç beni de şaşırttı. Böyle bir sonucu hiç birimiz beklemiyorduk.
Türkiye’nin, içindeki heyecanı kaybetmemesi gerekiyor. Türkiye Milli Takımına ve Norveç Milli Takımına baktığınız zaman, Norveç maçının kazanılamayacağını söyleyemezsiniz. Türk Milli Takımı bu maçı kazanabilecek kalitede bir takımdır. Hiçbir şey bitmiş değildir.
Dünkü maça baktığımızda ise benim dikkatimi çeken iki nokta var. Türk Milli Takımına baktığımızda, sürekli hava topu ile hücum yapmaya çalıştığını görüyoruz. Yalnız, Yunan Milli Takımının da uzun boylu ve tecrübeli oyunculardan oluştuğunu görüyoruz. Bu da Türkiye’nin ataklarındaki başarısını zorluyordu. Bir diğer önemli nokta ise Türk Milli Takımının yaptığı çizgi defans uygulaması idi. Rakip takım bu taktikten faydalandı ve yakaladığı fırsatı değerlendirdi. Bence maçın üzerindeki iki önemli nokta buydu.
Özellikle futbolda unutmamamız gereken, maçın 90 dakika olduğudur. Maçın ilerleyen bölümlerinde gerekli değişiklikleri yaparak oyunun sonucunu değiştirme şansınız vardır. Ancak Türkiye’ye baktığımızda bir an önce golü bulmak ve rahatlamak amacı vardı. Türkiye gol bulamadığı için stresi arttı, Yunanistan’da gol yemediği için güveni arttı. Bu da maçın böyle bir sonuçla bitmesine neden oldu..[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]
Takımızın bu akşam bir buçuk saat süren antrenman ile çalışmalarına devem etti.
Koşu koordinasyon ve istasyon çalışmalarının ardından kontrol pasa dayalı taktik çalışması yapan oyuncularımız çift kale maç ile idmanı tamamladılar.
Antrenmana oyuncumuz Lugano dışında bütün milli futbolcularımız katılırken, adalesinde hafif bir sakatlığı bulunan Kezman, fizyoterapist eşliğinde takımdan ayrı olarak çalıştı.
Takımımız yarın akşam saat 17:00’de basına kapalı olarak gerçekleştireceği antrenman ile kampa girecek.[/size]
dilaraKatılımcı[size=x-small]aramıza hoşgeldin mehmet:flowers:[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]kim yaptıysa gerçekten süper olmuş resimler:bravo:[/size]
- YazarYazılar
