Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı

dilaraKatılımcı
[size=medium]04 – Stephen Appiah
Forma İsmi: Appiah
Şube: Futbol
Mevki: Defansif ortasaha
Doğum tarihi: 24.12.1980
Doğum yeri: Accra – Ghana
Boy: 1,78
Kilo: 7724 Aralık 1980 Accra, Gana doğumlu Stephen Appiah 1.78 m boyunda ve 77 kilo. 2005-2006 sezonunda 22 Temmuz 2005 tarihinde İtalya’nın Juventus takımından Fenerbahçe’ye 1 yılı opsiyonlu 5 yıllık sözleşme yapılarak transfer edildi. Bonservis bedeli olarak 8 milyon avro ödendi. Appiah’a da 4 yıl süresince toplam 8 milyon avro ödenecek.
Defansif orta saha mevkiinde oynamaktadır.
Fenerbahçe’deki ilk resmi maçı, 5 Ağustos 2005 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe, Türkiye süper lig maçıdır.[/size]
dilaraKatılımcı

dilaraKatılımcı[size=small]aramıza hoş geldin özgür..[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]R.Carlos: ”Bu gruptan lider çıkarız”
Oyuncularımızdan Roberto Carlos, bir Yunan kanalına yaptığı değerlendirmede, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde grubunda lider olarak bir üst tura çıkacağını söyledi.
Samandıra’ya gelerek oyuncumuzla bir röpartaj yapan Yunanistan’ın Super Sport kanalına konuşan Roberto Carlos, Türkiye’de bulunmaktan ve Fenerbahçe’ye transfer olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Roberto Carlos, “Büyük bir kulüpten, büyük bir kulübe transfer oldum. Türk halkı bana çok ilgi gösteriyor. Bu ilgiden çok memnunum. Futbolu burada bırakmak istiyorum” diye konuştu. Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki şansını da değerlendiren Carlos, “Şampiyonlar Ligi’nde çok iyi bir performans gösteriyoruz. Bu gruptan lider olarak çıkarız. Çünkü gruptaki hiçbir takım bizden bu performansı beklemiyordu. Şimdi onların işleri daha zor. Ben Şampiyonlar Ligi’nde 108 maç oynadım. Biz ekip olarak iyi bir yoldayız diyebilirim” dedi.
Türkiye’deki futbolu değerlendiren Carlos, dışarıda Türkiye’ye göre topun oyunda kalma süresinin daha yüksek olduğunu savunarak, “Türkiye’de sert bir futbol oynanıyor” değerlendirmesinde bulundu. 34 yaşında olduğunu hatırlatan R.Carlos, “34 yaşında olmama rağmen, hala Brezilyalılardan bir şeyler öğreniyorum. Çünkü Brezilyalıların topla arası çok iyidir” dedi.
Fenerbahçe’ye transfer olmadan önce Yunanistan’dan da teklif aldığını da açıklayan Roberto Carlos, “Olympiakos’tan Rivaldo aracılığıyla transfer teklifi aldım. Ama daha önceden Fenerbahçe’ye söz verdiğim için Türkiye’yi ve Fenerbahçe’yi tercih ettim” dedi.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]SEZER’İ DE UNUTMADI
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Türkiye’nin 10. Cumhurbaşkanı Ahmet necdet Sezer’i de unutmadı. Esad, Sezer’i Ankara Gölbaşı’ndaki villasında ziyaret edecek. Sezer, Cumhurbaşkanlığı döneminde Şam’a yaptığı resmi ziyaret sırasında halk tarafından büyük coşkuyla karşılanmıştı.
AYNI SAATTE FIRST LADY DE YEMEK VERECEK
Gül, Çankaya Köşkü’nde çalışma yemeği verirken, aynı saatte Hayrünnisa Gül de, Dışişleri Konutu’nda Esma Esad’ı öğle yemeğinde ağırlayacak. Bu yemeğe Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile kadın haklarıyla ilgili çalışmalar yürüten bazı kuruluşların temsilcileri de katılacak.
YOĞUN GÜNDEM
Beşar Esad’ın Ankara ziyaretinde, kuzey Irak’tan kaynaklanan PKK terörü, Kürdistan bölgesel Başkanı Mesud Barzani’nin bağımsız bir Kürdistan kurma arayışları, Ortadoğu sorunu, İsrail-Suriye gerginliği, Suriye-ABD ilişkileri başta olmak üzere bölgesel ve ikili ilişkiler ele alınacak. Türkiye tarafı, KKTC ile Suriye arasında tarifeli feribot seferlerinin önünü açması nedeniyle Esad’a teşekkür edecek. Temaslarda iki ülke arasında turizmi daha da teşvik etmek için yapılacak çalışmalar da görüşülecek. Bugün 110 kişilik bir heyetle Ankara’ya gelecek olan Beşar Esad’ın perşembe sabahı İstanbul’a geçmesi ve cuma günü Türkiye’den ayrılması bekleniyor.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]UZUN SÜRMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany, Türk Telekom’un çalışanlarına piyasa fiyatının üstünde iyi bir ücret ödediğini kaydederek “Grevin uzun sürmeyeceğini düşünüyoruz. Nihayetinde uzlaşıya varılacağını veya hakemle sonuca ulaşacağımızı düşünüyoruz” dedi.
Doany, gece sonuçlanan görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamada, sendika ile görüşmelerin tamamlandığını fakat uzlaşmaya varılamadığını kaydetti. Son iki haftada grevin olmayacağı konusunda açıklama yaptıklarını belirten Doany, bunu gerçekleştiremedikleri için üzgün olduğunu söyledi. Doayn, “Türk Telekom, çalışanlarına iyi ücret ödüyor. Bu ücret piyasa fiyatının üstünde. Bu nedenle sendikaya verilen ücret adildir” diye konuştu.
Doany, maaş konusunda hayal kırıklığı yaşadıklarını kaydederek 26 bin sendikalı çalışandan 5-6 binine maaş düzenlemesi teklif ettiklerini fakat bu konularda mutabakata varılamadığını ifade etti. Grevin uzun sürmeyeceğini düşündüklerini kaydeden Doany, ayrıca grevin çok büyük engel oluşturmayacağını belirtti.
Türk Telekom’dan yapılan açıklamada da, hizmetin kesintisiz devam etmesi ve grevin muhtemel olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için gerekenin yapılacağını duyuruldu.
Açıklamada, toplu sözleşmeye tabi çalışanların piyasa ortalamalarının yüzde 59 üzerinde ücret aldığına, buna rağmen şartların zorlanarak ilk yıl için yüzde 10, ikinci yılında ise birinci ve ikinci altı ayda yine yüzde 4’er ücret artışı içeren teklifte bulunulduğuna dikkat çekildi.
“Haber-İş Sendikası Yönetimi, önemli iyileştirmeler içeren son paketimizi de reddetmiştir” denilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Çalışanlarımız yasal haklarına ve kararlarına saygı duyuyoruz. Kamuoyunun önemle üzerinde durduğu konunun grev durumunda yaşanabilecek aksaklıklar olduğunun bilincindeyiz. Özellikle kamu sağlığı ve güvenliği konularında şirketimiz üzerine düşen hassas görevi yerine getirebilmek için elinden geleni yapmaktadır. Hizmetlerimizin kesintisiz bir şekilde devam etmesi ve grevin muhtemel olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için de gereken yapılacaktır.”[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]SENDİKA NE DİYOR?
Türkiye Haber-İş Genel Başkanı Ali Akcan, Türk Telekom yönetiminin çalışanların haklı taleplerini görmezden geldiğini ve işçiye tarihinde bir ilki yaşatarak, greve zorladığını söyledi. Akcan, Türk Telekom yönetiminin ilke bazında Sendika taleplerini haklı görmelerine karşın, çözüm önerilerini kabul etmek yerine üst yönetimin verdiği kararla yetinmelerini beklediklerini belirtti.
Yönetimin toplu sözleşme sürecini tıkayarak işçileri grev aşamamasına getirdiğini ifade eden Akcan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sendikalı işçilerle aynı kıdem ve unvana sahip bulunan ve birçok yerde de yan yana çalışan işçilere işverenin kendiliğinden verdiği ücreti sendikalı işçilere vermekte direnmesinin hangi haklı gerekçeyle izah edebileceğini anlamış değiliz. Nitekim Türk Telekom yetkilileri de bu durumu izah etmekte zorlandıkları için taleplerimizi haklı görmekteler, ancak ücretler arasında kendilerinin oluşturduğu bu dengesizliğin faturasını işçilerimize ve sendikamıza ödetmeye kalkmaktalar. Bizden böylesine onur kırıcı bir yaklaşıma destek vermemizi ve anlayış göstermemizi kimse bekleyemez.”
Ali Akcan, gelinen noktayı “sözün bittiği eylemin başladığı” yer olarak tanımlayarak, grevi son çare olarak gördüklerini, ancak haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Akcan, “Yönetim adil davranmak isteniyorsa yabancı sermayeye işçimizi ezdirmesin” dedi.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]YÖNETMEN SOPHİE MARCEAU
44. Altın Portakal Film Festivali, Fransız Sineması’nın en ünlü divalarından, ilk gençlik çağından bu yana beyazperdeyle iç içe olan Sophie Marceau’yu yönetmen kimliğiyle, son filmi “ La Disparue de Deauville” ile birlikte konuk edecek. Oyunculuk kariyerine 14 yaşında Claude Pinoteau’nun yönettiği “La Boum” ile başlayan ve 3 yıl sonra “En İyi Ümit Veren Kadın Oyuncu” César’ını kazanan Marceau, kariyerinin çok erken safhalarında Jean Paul Belmondo, Gérard Depardieu ve Catherine Deneuve gibi isimlerle birlikte rol almış ve kısa sürede genç bir yıldızdan Fransız sinemasının yeni divası olmaya giden yolu tamamlamıştı.
1995’te, “Cesur Yürek” ile birlikte ilk kez İngilizce bir filmde rol alan Marceau, 2002 yılında “Bana Aşktan Söz Et” filmiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturmuş ve aynı yıl Montreal Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ödülünü almıştı. Festival kapsamında gösterilecek olan Marceau’nun yönetmenlik koltuğuna oturduğu ikinci filmi “La Disparue de Deauville” 2007 yapımı. Filmin başrollerini Christopher Lambert ile paylaşan Fransız aktris, bu yapımda, Hitchcock tarzı bir bilmeceyle kara film geleneğine özgü öğelerini harmanlayarak baş döndürücü bir gerilim öyküsü kurguluyor.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]KUSTURICA’DA ANTALYA’DA
Cannes Film Festivali’nde “Altın Palmiye”yi iki kez kazanan sayılı yönetmenlerden biri olan Emir Kusturica, 1981 tarihli ilk filmiyle Venedik’te Altın Aslan, ikinci filmi “Babam İş Gezisindeyken”le de Cannes’daki ilk “Altın Palmiye” ödülünü kazanmıştı. Filmlerinde çok kereler kültürlerine ve yaşam tarzlarına yer verdiği çingenelerin öyküsünü, dünya çapında övgü toplayan 1988 tarihli “Çingeneler Zamanı” ile beyaz perdeye taşıyan Kusturica, 1993 yılında ABD’de yaptığı ilk filmi “Arizona Dream”de ise Johnny Depp ve Faye Dunaway gibi yıldızlarla çalışmıştı.
Kusturica, Cannes’da ikinci “Altın Palmiyesi”si kazandıran 1995 yapımı “Yeraltı”nda ise, İkinci Dünya Savaşı’ndan 1990’lardaki iç çekişmelere kadar geçen sürede Yugoslavya tarihini fantastik bir öykü üzerinden aktarmıştı. Ünlü yönetmen, 44. Altın Portakal Film Festivali’nde gösterilecek son filmi “Söz Ver Bana”da ise, Sırbistan taşrasından çerçevelediği, yarı fantastik, yarı gerçek ama eğlenceyi ıskalamayan özgün bir öyküyle seyirci karşısına çıkacak.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]COPPOL’YA ONUR ÖDÜLÜ
TÜRSAK ve seçkin Amerikan filmlerinin Türkiye dağıtımını üstlenen Pinema Filmcilik’in sahibi Pamir Demirtaş’ın işbirliğiyle 3’üncü Avrasya Film Festivali’nin konuğu olarak ilk kez Türkiye’deki bir festivale katılacak olan Francıs Ford Coppola, festivalde Mirca Eliade’nin romanından uyarladığı “Youth Without Youth”un Türkiye ilk gösterimine katılacak ve Festival Onursal Başkanı Menderes Türel ile Festival Başkanı Engin Yiğitgil’in elinden Altın Portakal Onur Ödülü’nü alacak.
Avrupa sinemasının yetiştirdiği en yaratıcı auteurlerden, “Büyülü Gerçekçilik” akımının sinemadaki öncü temsilcisi, karnavalesk üslubu, renkli karakterleri, zengin kompozisyonları, özgün öyküleri ve yaşamın düşsel, şölensi yanına yaptığı vurguyla Balkanlar’ın kültürel zenginliğini beyaz perdeye taşıyan ve Türkiye’de hatırı sayılır bir izleyici kitlesine sahip olan Emir Kusturica, ‘Onur Konuğu’ olarak katılacağı Film Festivali’nde, festival seyircisini hem en son filmi “Söz Ver Bana”nın yönetmeni, hem de özel grubu “Emir Kusturica & No Smoking Orchestra”nın gitaristi olarak selamlayacak.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Sophie Marceau da Altın Portakal’da
Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV)’ın işbirliğiyle, 19-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 44’üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl da dünyaca ünlü yıldızların ve sinema dünyasına damgasını vuran usta yönetmenlerin buluşma noktası olacak.
Festival’in dünyaya açılan yüzü 3’üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali, “Onur Konuğu” usta yönetmen Francıs Ford Coppola’yla birlikte, ’Büyülü Gerçekçilik’ akımının beyazperdedeki öncü temsilcisi ünlü yönetmen Emir Kusturica ve Fransız Sineması’nın güzel yıldızı, 2007 yılında yönetmen olarak ikinci filmine imza atan Sophie Marceau’yu içeren bir yıldızlar topluluğunu ağırlamaya hazırlanıyor.[/size]
dilaraKatılımcı[size=large]İŞTE O KONUŞMALARDAN…
Ürolojiden aldım raporu
Deda: Abi, izne çıkmadan benim rapor işini halletsek ya…
Öksüz: Ne raporu lan?
C.D.: Demiştim ya gitmeden önce kamp. Kamptayken rapor lazım diye.
T.Ö.: İyi de şimdi mi aranır Cem, Allah aşkına.
C.D.: Ama sen dedin ya 27’sinde ara diye.
T.Ö.: Bugün ayın kaçı?
C.D.: 27’si.
T.Ö.: Adamı sinir ediyosun. Bu saatte arıyorsun olacak şey mi?
C.D.: Ya tamam boş ver ya. Tamam tamam kusura bakma, başkasından hallederim.
T.Ö.: Arama kimseyi, hallettim.
C.D.: Nereyi hallettin?
T.Ö.: Aldım raporunu. Sana kalırsa ooooooo…
C.D.: Anasını satayım. Alacağımıza, arayacağımıza pişman ettin beni zaten.
T.Ö.: Tamam ben senin raporunu ürolojiden aldım. Tamam.
C.D.: Tamam hı, sağ ol abi. İyi bakalım, valla yusuf yusuf attırdın.[/size]
dilaraKatılımcı[size=x-large]Babası için de istiyor
Yine Öksüz ile yapılan bir başka görüşmede de Deda, eski hakem olan babası Sadık Deda için de bir rapor almak istiyor. 60 yaşını dolduran babasının maçlarda gözlemcilik görevi üstlenebilmesi için TFF’nin “Seyahat engeli yoktur” raporu istediğini belirten Deda’ya bu raporu nereden alabileceğini soruyor.
Doktora gerek olmadığını belirten Öksüz, Deda’dan raporda nelerin yazılı olması gerektiğini öğrenmesini istiyor. Deda, babasına ait kimlik bilgilerini veriyor. Bunun üzerine Öksüz, “Gerek yok doktora, kaşesi olacak değil mi? Ben yazıveririm o zaman” diyor. Bunun üzerine Deda da “Ooooo mis tamam” yanıtını veriyor. Dedalar hakkında dava açılabileceği belirtildi.[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]Lapseki, İntepe ve Tevfikiye’de çocuklar coşacak
Festival geçen sene olduğu gibi bu yıl da festival coşkusunu İstanbul dışına taşıyor. Bu yıl 29 Ekim – 6 Kasım tarihleri arasında Çanakkale’ye bağlı Lapseki, İntepe ve Tevfikiye’ye taşınacak olan festival, bölgenin çocuklarını sinemanın büyüsüne ortak edecek.
Festival, http://www.cocuksepeti.com, Sodexho, Hürriyet Gazetesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beykent Üniversitesi, Gode Reklam, Ünite İletişim, Kök Yayıncılık, Çoluk Çocuk Dergisi nin destekleri ve Cinecity Sinemaları’nın ev sahipliğiyle gerçekleşiyor.[/size]
- YazarYazılar
