Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı[size=medium]Rahatsızlığı nedeniyle tiyatro sahnelerinden 5 yıldır uzak kalan usta tiyatrocu Erol Günaydın, ‘Namussuzum ki, namusluyum’ adlı komedi ile seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Oyunun yönetmenlerinden Abdullah Şahin’in daveti üzerine rolü sevinerek kabul ettiğini belirten Günaydın, “Ben de tiyatroyu çok özlediğim için ‘Hadi ben de oynayayım. Biraz seyircinin huzuruna çıkayım, birazmoralim düzelir, kendime gelirim’ diye kabul ettim” dedi.
Oyunun yönetmenlerinden Abdullah Şahin de, hala provaları süren oyunda bugünlerde herkesin sorguladığı namus kavramını ele alacaklarını belirterek, “Amacımız güldürmek, ama güldürürken de bir mesaj vermek. Biz namuslumuyuz acaba? Namusluyuz diyenler ne kadar namuslu, gerçekten namuslu mu? Namussuz dediklerimiz gerçekten namussuz mu? Herkesin herkesten sakladığı küçük bir namussuzluğu vardır. Bunu anlatan bir komedi” dedi.
Nokta Tiyatrosu, bu sezon ‘Namussuzum ki, namusluyum’ adlı yeni oyunuyla tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.
Abdullah Şahin ile Sümer Tilmaç’ın yönetmenliğini yaptığı ve rol aldığı oyunda, Kamuran Akkor, Ortans Kıvanç, Muhlis Asan, Fulden Akyürek, Furkan Kızılay, Oylum Şahin, Teoman Mermutlu, Esin Gündoğdu, Furkan Kızılay, Songül Ağtaş, Hacer Tülü, Özlem Elmas ve Serkan Uzunerde yer alacak.
Oyun, Kasım ayından itibaren her Salı ve Pazar geceleri Profilo Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]Nobel konseri için Cat Stevens, 28 yıl aradan sonra gitarla sahneye çıktı.
Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Orhan Pamuk, dün akşam İstanbul’a geldi. Havalimanında çiçeklerle karşılanan Pamuk, ‘bu ödülü, tüm Türk edebiyatının birikimi için aldım” dedi.
Barış ödülü törenin yapıldığı Norveç’te ise Nobel rüzgarı dinmedi. Barış Ödülü sahibi Muhammed Yunus’un yoksullukla mücadelesine destek için bir konser düzenlendi.
Konsere dünyaca ünlü müzisyenler ve Hollywood yıldızı aktris Sharon Stone katıldı.
Müslüman olduktan sonra adını Yusuf İslam olarak değiştiren Cat Stevens da, 28 yıl sonra eline gitar alarak sahneye çıktı.
Gecede Rianna, John Legend, Lionel Richie gibi isimler de sahne aldı.[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]Nobel Tıp Ödülü’nün son 15 yılki sahipleri
2005: Barry J. Marshall ve J. Robin Warren (Avustralya)
2004: Richard Axel ve Linda B. Buck’a (ABD)
2003: Paul C. Lauterbur (ABD) ve Peter Mansfield (İngiltere)
2002: Sydney Brenner (İngiltere), John E. Sulston (İngiltere) ve H. Robert
Horvitz (ABD)
2001: Leland H. Hartwell (ABD), R. Timothy (Tim) Hunt (İngiltere) ve Paul M.
Nurse (İngiltere)
2000: Arvid Carlsson (İsveç), Paul Greengard ve Eric Kandel (ABD)
1999: Guenter Blobel (Almanya ve ABD vatandaşı)
1998: Robert F. Furchgott, Louis J. Ignarro ve Ferid Murad (ABD)
1997: Stanley B. Prusiner (ABD)
1996: Peter C. Doherty (Avustralya), Rolf M. Zinkernagel (İsviçre)
1995: Christiane Nuesslein-Volhard (Almanya) Edward B. Lewis ve Eric P.
Wieschaus (ABD)
1994: Alfred G. Gilman ve Martin Rodbell (ABD)
1993: Richard J. Roberts ve Phillip A. Sharp (İngiltere)
1992: Edmond H. Fischer (ABD ve İsviçre vatandaşı) Edwin G. Krebs (ABD)
1991: Erwin Neher ve Bert Sakmann (Almanya)[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]‘Harika bir sürpriz’
ABD’ye göçen İtalyan asıllı 70 yaşındaki Mario R. Capecchi, Associated Press ajansına telefonla yaptığı açıklamada, Nobel komitesinin kendisini sabah 03. 00’te aradığını, o sırada derin bir uykuda olduğunu anlattı.
Ödül haberini “Harika bir sürpriz” olarak nitelendiren Capecchi, karşısındaki sesin ciddiyetinden ilk tepkisini bu olayın gerçek olduğu şeklinde özetledi.
Smithies de, bir araştırma üzerinde 20 yıldan fazla çalışmanın ardından, bu düzeyde kabul edilmiş olmaya dikkati çekti ve memnuniyetini dile getirdi.
Ödüller sahiplerine 10 Aralık’ta verilecek.
2006 Nobel Tıp Ödülü ise ABD’li Andrew Z. Fire ve Craig Mello’ya verilmişti.
Fire ve Mello’nun 2006 Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen çalışmaları, bilim adamlarının kanser gibi çeşitli hastalıklar için yeni tedavi yöntemleri bulmalarına yardımcı olacak.
2005 Nobel Tıp Ödülü’ne ise stresin değil bakterilerin ülsere neden olduğu keşfiyle Avustralyalı Barry J. Marshall ve Robin Warren layık görülmüştü.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]2007 Nobel Tıp Ödülü’ne kök hücre üzerindeki çalışmalarından dolayı Oliver Smithies, Mario Capecchi ve Martin Evans layık görüldü.
Ödülün sahibini belirleyen komite tarafından yapılan açıklamada, Capecchi, Smithies ve Evans’ın, embriyonik kök hücreye dair çığır açan buluşları ve DNA’nın yeniden bir araya getirilmesine ilişkin çalışmaları neticesinde ödüle layık görüldükleri belirtildi.
Açıklamada, farenin gen haritasından faydalanan ve ilkel hayvanlarda bulunan bir geni tekrar inşa eden 70 yaşındaki Capecchi’nin, doğuştan gelen hastalıkların nedeninin ortaya çıkarılmasında çok büyük bir adım attığına dikkat çekildi.
Komitenin açıklamasında, 66 yaşındaki Evans’ın, hastalıkların tedavisinde fare genlerinden yararlanarak yaptığı çalışma ve 82 yaşındaki Smithies’in, kistik fibroz, cooley anemisi ve hipertansiyon gibi birçok hastalığın tedavisi için fareler üzerindeki gen çalışmalarının önemine değinildi.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Son 10 yılın ödülleri
2006: John C. Mather (ABD), George F. Smoot (ABD)
2005: Roy J. Glauber (ABD), John L. Hall (ABD), Theodor Haensch (Almanya)
2004: David J. Gross (ABD), H. David Politzer (ABD), Frank Wilczek (ABD)
2003: Alexei Abrikosov (Rusya-ABD), Vitaly Ginzburg (Rusya), Anthony Leggett (İngiltere-ABD)
2002: Raymond Davis (ABD), Masatoshi Koshiba (Japonya), Riccardo Giacconi (ABD)
2001: Eric Cornell (ABD), Wolfgang Ketterle (Almanya), Carl Wieman (ABD)
2000: Zhores I. Alferov (Rusya), Herbert Kroemer (ABD-Almanya), Jack S. Kilby (ABD)
1999: Gerardus ‘t Hooft (Hollanda), Martinus Veltman (Hollanda)
1998: Robert B. Laughlin (ABD), Horst L. Stoermer (Almanya), Daniel C. Tsui (ABD)
1997: Steven Chu (ABD), Claude Cohen-Tannoudji (Fransa), William D. Phillips (ABD)
1996: David M. Lee (ABD), Douglas D. Osheroff (ABD), Robert C. Richardson (ABD)[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]2007 Nobel Fizik Ödülü’ne Fransız Albert Fert ve Alman Peter Grünberg, ‘dev manyetik direnç’le (GMR) ilgili çalışmaları nedeniyle layık görüldü.
Nobel komitesinin açıklamasında, bilimadamlarına, bilgisayarın sabit disklerine kayıtlı bilgilerin okunması tekniğinde devrim yaptıkları için bu ödülün verileceği belirtildi.
Açıklamada, araştırmacıların çalışmalarını ayrı olarak yürüttükleri kaydedildi.
Fert ve Grünberg’in keşfettiği GMR teknolojisinin enformasyon ve iletişim alanına büyük etkisi oldu.
Özellikle günümüzde tüm sabit disklerde kullanılan okuyucu kafaların yapımına imkan veren bu teknolojiyle sabit disklerin kapasitesi de artırıldı.
Ödüle layık görülen bilim adamlarından Fransız Albert Fert (69) 1995’ten beri Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi ve Fransız Thales Grubu’nun kurduğu birliğin bilim müdürü görevini üstleniyor.
68 yaşındaki Peter Grünberg de Almanya’da Forschungszentrum Jülich Enstitüsü’nde profesörlük yapıyor.
Evrenin başlangıcına ışık tutan çalışma
2006 Nobel Fizik Ödülü’ne, evrenin başlangıcına ışık tutan çalışmaları dolayısıyla Amerikalı bilimadamları John C. Mather ve George F. Smoot layık görülmüştü.
ABD’li bilimadamları, evrenin doğuşu, galaksi ve yıldızların oluşumunu anlamaya olanak tanıyan ‘kara madde ve kozmik arka plan radyasyonun açısal farklılıklarını (anizotropi)’ keşfetmelerinden dolayı bu yılki Nobel Fizik Ödülü’nün sahipleri olmuştu.ABD’li bilim adamlarının evrenin oluşumuna ilişkin geriye bakışa ve galaksiler ile yıldızları anlamaya yardım ettiği belirtilen çalışmaları, Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) 1989’da fırlattığı COBE uydusunun yardımıyla yapılan ölçümlere dayanıyor.
Uydudan elde edilen veriler, evrenin oluşumuna yönelik Büyük Patlama (Bing Bang) teorisine ek katkılar sağlıyor.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Nobel Kimya Ödülü’nün 1995’ten bu yanaki sahipleri:
2006: Roger D. Kornberg (ABD)
2005: Yves Chauvin (Fransa), Robert H. Grubbs ve Richard R. Schrock (ABD)
2004: Aaron Ciechanover (İsrail), Avram Hershko (İsrail), Irwin Rose (ABD)
2003: Peter Agre (ABD), Roderick MacKinnon (ABD)
2002: John Fenn (ABD), Koichi Tanaka (Japonya) ve Kurt Wuethrich (İsviçre)
2001: William Knowles (ABD), Ryoji Noyori (Japonya), Barry Sharpless (ABD)
2000: Alan Heeger (ABD), Alan MacDiarmid (ABD), Hideki Şirakava (Japonya)
1999: Ahmed Zevail (Mısır/ABD)
1998: Walter Kohn (ABD), John A. Pople (İngiltere),
1997: Paul D. Boyer (ABD), John E. Walker (İngiltere), Jens C. Skou
(Danimarka)
1996: Robert F. Curl (ABD), Sir Harold W. Kroto (İngiltere), Richard E.
Smalley (ABD)
1995: Paul Crutzen (Hollanda), Mario Molina (ABD), Sherwood Rowland (ABD)[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]2007 Nobel Kimya Ödülü’nü Almanya’dan Gerhard Ertl kazandı.
Ertl’e bu ödülün, katı yüzeylerdeki kimyasal süreç konusundaki çalışmaları nedeniyle verildiği belirtildi.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, Ertl’ün çalışmasının, otomobillerdeki katalizörlerin nasıl çalıştığını, yakıt hücrelerinin işleyişi ve demirin neden paslandığının anlaşılmasına yardım ettiği belirtildi.
Ertl’ün araştırmasının modern yüzey kimyasının temellerini attığı, kendisinin zor bir araştırma alanında güvenilir sonuçların nasıl elde edilebileceğini gösterdiği belirtildi.
Ertl’ün bulgularının hem akademik çalışmalarda, hem de sanayinin gelişiminde kullanıldığı kaydedildi.
10 Ekim 1936 Stuttgart doğumlu Ertl’e ödül 71’inci doğumgününde gelmiş
oldu.Ertl, ödülü aldığını öğrendikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu, birine verebileceğiniz en iyi doğum günü hediyesi” dedi.
10 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 1.8 YTL) değerindeki ödül, 10 Aralık’ta
Stockholm’de düzenlenecek törenle verilecek.Nobel Kimya Ödülü’nü 2006’da ise Stanford Üniversitesi’nden ABD’li Roger D. Kornberg kazanmıştı.
Kornberg’in araştırması, genlerin içindeki bilginin, hücrelerin protein üreten parçalarına nasıl kopyalandığı ve aktarıldığına (transkripsiyon) ışık tutuyor.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Nobel Edebiyat ödülünü 1982’den bu yana kazananlar:
2006: Orhan Pamuk (Türkiye)
2005: Harold Pinter (İngiltere)
2004: Elfriede Jelinek (Avusturya)
2003: John Maxwell Coetzee (Güney Afrika)
2002: İmre Kertesz (Macaristan)
2001: V.S. Naipaul (İngiltere)
2000: Gao Şingcian (Çin)
1999: Günter Grass (Almanya)
1998: Jose Saramago (Portekiz)
1997: Dario Fo (İtalya)
1996: Wislawa Szymborska (Polonya)
1995: Seamus Heaney (İrlanda)
1994: Kenzaburo Oe (Japonya)
1993: Toni Morrison (ABD)
1992: Derek Walcott (St. Lucia)
1991: Nadine Gordimer (Güney Afrika)
1990: Octavio Paz (Meksika)
1989: Camilo Jose Cela (İspanya)
1988: Necib Mahfuz (Mısır)
1987: Joseph Brodsky (ABD)
1986: Wole Soyinka (Nijerya)
1985: Claude Simon (Fransa)
1984: Jaroslav Seifert (Çekoslovakya)
1983: William Golding (İngiltere)
1982: Gabriel Garcia Marquez (Kolombiya)[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan kadınlar:
İngiliz yazar Doris Lessing, Nobel Edebiyat Ödülünün bu yılki sahibi olarak, bu ödüle ulaşan 11’inci kadın yazar oldu.
Doris Lessing’den önce Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan kadın yazarlar, ülkeleri ve ödüllerin veriliş yılları şöyle:
Elfriede Jelinek, Avusturya, 2004
Wislawa Szymborska, Polonya, 1996
Toni Morrison, ABD, 1993
Nadine Gordimer, Güney Afrika, 1991
Nelly Sachs, İsveç, 1966 (ödülünü İsrailli Yosef Agnon ile paylaştı)
Gabriela Mistral, Şili, 1945
Pearl Buck, ABD, 1938
Sigrid Undset, Norveç, 1928
Grazia Deledda, İtalya, 1926
Selma Lagerlof, İsveç, 1909[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Doris Lessing: “Floş royal yaptım”
Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan İngiliz yazar Doris Lessing, bu ödülle birlikte “floş royal” yaptığını söyledi. Avrupa’daki tüm ödülleri kazandığını hatırlatan Lessing, “Hepsini kazanmaktan sevinçliyim, tümünü… Bu, floş royal” dedi.
Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan şimdiye dek en yaşlı yazar da olan Lessing, haber basına açıklanmadan önce durumdan haberdar değildi. Lessing, ödülü adı açıklandıktan yaklaşık 2 saat sonra öğrendi.
Lessing’in ajanı Jonathan Clowes, Nobel komitesinin açıklamasından hemen sonra basına Lessing’in henüz haberi duymadığını, dışarda alışveriş yaptığını, ancak bunun çok sevindirici ve hak edilmiş bir ödül olduğunu söyledi.
Kadın hareletinin ozanı…
22 Ekim 1919 yılında ailesinin yaşadığı İran’da dünyaya gelen Lessing, şu anda Zimbabwe olarak bilinen Güney Rodezya’da büyüdü.
Rodezya’da okula başlayan ve formel eğitimi 14 yaşında sona eren Lessing, santral memurluğu, hemşirelik, gazetecilik gibi çeşitli işler yaptı.
Beyaz bir kadın ile zenci uşağı arasındaki ilişkiyi anlatan “Türkü Söylüyor Otlar” adlı romanını 1950’de yayımlayan Lessing için, kadın hareketi açısından önem taşıyan 1962’deki “Altın Defter” adlı eseri ise dönüm noktası oldu.
Yazarın diğer önemli kitapları arasında “Terörist”, “Siyah Madonna”, “Beşinci Çocuk”, “Cehenneme İniş”, “Mara ile Dann” bulunuyor.
Kadın, ırkçılık, aile, toplum, çevre gibi birçok konuyu içeren roman, kısa öykü ve denemeleriyle İngiltere’nin savaş sonrası en önemli yazarlarından biri olan Lessing’in, Güney Afrika’ya yönelik eleştirileri nedeniyle uzun yıllar bu ülkeye girişi yasaklandı.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]“Yaşamın Kıyısında”ya Almanya’da ödül
Yönetmenliğini Fatih Akın’ın yaptığı ve Almanya adına Oscar ödülüne aday gösterilen ”Auf der anderen Seite” (Yaşamın Kıyısında) adlı film, Kuzey Almanya Film Ödülü’ne de layık görüldü.
Kuzey Almanya Film Ödülü, 3 Kasım’da Lübeck kentinde düzenlenecek
törenle sahiplerine verilecek.102 filmin katıldığı yarışmada 12 film dereceye girdi.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Roger Moore’un da artık yıldızı var

James Bond filmlerinin aktörü Roger Moore, Hollywood’un Şöhretler Kaldırımı’nda yıldızı olan ünlüler arasına katıldı.Moore’un, Hollywood Bulvarı’ndaki evinin önündeki kaldırıma yıldızının konulması nedeniyle yapılan küçük törene, ünlü aktörün ailesi ve arkadaşları katıldı.
69 yaşındaki Moore, artık Bond filmlerinden emekli olduğunu ve kızların gençleri tercih ettiğini belirtti.
Toplam 7 Bond filminde 12 yıl boyunca oynayan Moore, birçok televizyon ve sinema filminde de yer almıştı.
Moore, ayrıca İngiliz hükümeti tarafından BM Çocuk Fonu UNICEF için yaptığı çalışmalar nedeniyle şövalye unvanına layık görülmüştü.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Yazar Elif Şafak, Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı etkinlikleri çerçevesinde Frankfurt Edebiyat Evi’nde okurlarıyla buluştu.
Kadın ve edebiyat üzerine bir konuşma yapan yazar, İngilizce yayımlanan bir öykü kitabından da bazı bölümleri okurken, Batı’nın Müslüman kadın yazarlara tek tip bakış açısıyla baktığını söyledi.
Elif Şafak, kendilerinden sürekli Müslüman kadınların ne kadar ezildiğini anlatan hikayeler beklendiğini belirterek, şöyle dedi:
“Oysa Batı ve Doğulu kadınlar da aynı sorunları farklı boyutlarda yaşıyorlar. Biz yazarlar, herhangi bir kimliğe hapsedilemeyiz. Bugün Türk kadınını anlatırsam yarın bir Batılı kadını anlatabilirim. Edebiyatta bağımsızlık korunmalı.”
Türkiye’nin 2008 yılında fuarda konuk ülke olmasının önemine dikkati çeken Şafak, “Türkiye, Avrupa’ya bir adım mesafede olmasına ve çok sayıda Türkün Avrupa’da yaşamasına rağmen, edebiyatı ve kültürü söz konusu olduğunda, Avrupa tarafından çok büyük bir ilgisizlikle karşılaşıyor” yorumunu getirdi.[/size]
- YazarYazılar
