Giriş Yap

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 2,311 ile 2,325 arası (toplam 7,418)
  • Yazar
    Yazılar
  • blankFeeLinG
    Katılımcı

    saol :D bendee üsttekiinii yoğun olmayan işi gücü olmayan birine çeviriyorum :D:D:D:D

    yanıtla: BU İSİM NEYİN OLUYOR #74950
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    liseden ark.

    kerem

    yanıtla: Üstteki üyeyi nereye ışınlardın #74949
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    off süper olur :D😀 keşke ışınlayabilsen :D bende senii afrikaya ışınlıyorum :D

    yanıtla: ben ……. dersem.ne dersin? #74948
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    biter ya az kaldı derim :D bitsin ama bencede ya sıktı şu bayraklar minibüsler falan bitsin artık :D

    naber napıyosun desem :D

    blankFeeLinG
    Katılımcı

    ii napıyım burası sohbet yeri değil :D😀 dönelim oyuna :D

    vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuzz kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz…

    yanıtla: tuttu tutmadı oyunu #74925
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    eveeettt :):)

    alttakii birilerini özlemiş…

    yanıtla: tek kelime ile sen:D #74902
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    mutluuuu :D😀

    yanıtla: bi biskrem versem …….. yapar mısın? #74891
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    hayır ısmarlamam :D hatrlama sen fazla ya :D tmm kapıyorum yemek muhabbetini :D

    bi biskrem versemm dizi izlermisin :D

    yanıtla: Son PosT. #74848
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    ii yaptınn :D

    yanıtla: tuttu tutmadı oyunu #74903
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    hayırr bütün gün dışardaydım az önce geldim :D hemde dolu yağmasına rağmen gezdim ya baya maceralı bi gündü :D:D:D

    alttakii çok eğlenmiş :D

    yanıtla: Dilber halanın yeni aşkı #74901
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    seyretmelisin süper ikiliyi yaa :D😀 süperler yani :D

    yanıtla: Dilber halanın yeni aşkı #74875
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    Dilber hala ile Azim koparttı

    Avrupa Yakası dizisi onca yaşanan olumsuzluklara karşın yeni karakterlerle hızından bir şey kesmiyor.

    Avrupa Yakası’naki karakterlere şimdi de Azim eklendi. Binnur Kaya’nın başarıyla canlandırdığı Dilber hala karakterinden sonra Ata Demirer’e verilen ‘Dilber halanın aşığı Azim’ karakteri, dizinin fanatiklerini kopartıyor.

    Televizyon gazetesi dizinin son bölümünde Dilber hala ile Azim arasındaki güldüren diyalogları yazdı.

    Dilber: Beni elaleme malamat ettin.

    Azim: Herifçi oğlu gelmiş kapının önüne ‘Dilber bebeğim bak sana ne getirdim’ diyor. Bizim nişan tabağı…

    Dilber: Ya bi ağnasaydın.

    Azim: Canım zumzuk vurmadık. Azcık yanağına çıbardık yaaa…

    Dilber: Yanağına çıbartmak mevzu değil. Apartmanda eli ufak bit yavşak. Herkeşler duyacak deği yüreğim ağzıma geliyor. Namusum bir şarapçının iki dudağının arasında…

    (Kapı çalar)

    Dilber: Azim, bak hele ben kapıyı azgındıracağım sen böyle geç, bu yannı dıkıl…

    Azim: Allah Allah…

    Dilber: Hayatta günahım kadar sevmediğim maşallah dediği yedi gün yaşayan bir dul kadın benlen mavra yapıyor. Yarene söylerim diyerekten aba altından sopa gösterttiriyor.

    Azim: Kurban olayım ne olacak ya. 30 sene önce Bahattin abine zumzuk vurduğumda heç böyle etmediydin. Kız, cıbır yaşta erken menopoza mı girdin yoksa.

    Dilber: Azim defol get, get Azim Allah’ın cezası. Soykası çıkasıca. Ya bulutsuz günde başına yıldırım düşsün. Defol Azim, defol get…


    Dilber: Azim ben seni kovmadım mıydı?

    Azim: Biliyorsun Dilber, kapıdan kovarsın bacadan girerim.

    Dilber: Azim bak hele heç şakam yok, fırıldaklık etme edebinlen get…

    Azim: Sen benim fırıldaklığımı sevmedin mi? Avara bir tombik işcisiyken bana aşık olmadın mıydı?

    Dilber: Azim köprülerin altından çook sular aktı. O 20 yaşındaki tazecek kız değelim artık. Nerden bakılırsan bakıl 40 varım.

    Azim: 40 mı, oooo bak hele ben senden 5 yaş küçükken bir anda 15 yaş büyük mü oldum?

    Dilber: Azim, tepemin tasını attırma haa…

    Azim: Latife ediyorum güzeller güzeli Dilber. Şöyle bir bakıyorum da maşallah 20 yaşından daha çıbır, daha ele gelir gözüküyorsun.

    Dilber: Azim, ben unumu eleyip elamı duvara asmışım düzenimi kurmuşum. Bu vakitten sonra Bahattin abime Selahattin abime onların uğursuz karılarına, yiğenlerime malamat olamam.

    Azim: Onlar bilmeden gizli gizli sevişirik, ne olacak yaaa…

    Dilber: Azim, bağa bak cinlerim tepeme ağacak şimdi ha… Dutsuz dutsuz konuşma selametlen get.

    Azim: Ama ben sağa ne getirdim.

    Dilber: Ney ki o.

    Azim: Ciğer kebabı, özel yaptırdım, yer misin,

    Dilber: İstemez, sen ye yerken beni hatırlarsın.

    Dilber: Bağa bu yaştan sonra fırıldak adam lazım değil. Uslu, oturaklı bir beyefendi adam lazım kısmetse.

    Azim: Ne demek o kız?

    Dilber: Ben lafımı ortaya korum beğenen alır geder beğenmeyen bırakır kaçar…

    yanıtla: sinema haberleri #74874
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    Bono size elini uzatırken…

    Rock müziğinin genç gruplarından Sakin’in solisti Onur Özdemir, U2 3D filmini önceden izledi ve yazdı.

    Konser videoları, yıllardır şarkıcıların ve grupların bazı özel performanslarını dinleyiciye ulaştırmaya yarıyor. Dinleyiciler de böylece, sevdikleri grubun konser performansına fiziksel olarak olmasa da ekrandan tanıklık etmiş oluyor. Bu yüzden, konser videoları özeldir; biriciktir. Yansıttıkları anı, video sayesinde sonsuzlaştırıp, dinleyiciye o konserin dışarıdan da olsa bir tanığı olabilmesi ihtimalini sunar.

    MİTOLOJİK BİR DURUM

    Bu mevzu bahiste, U2’yu konserlerinde canlı kanlı görenlerimiz tabii ki var; Yunanistan’da ya da başka ülkelerde onları görebilmiş olanlar zaman zaman anılarını anlatır. Ama işte, U2’nun Türkiye’ye gelmesinin mitolojik bir duruma dönüşmesine sebep olan tonlarca şey yüzünden, dünya gözüyle kendilerini İstanbul’da görebileceğimiz şüphe götürür bir hale geldi. Zaten, son üç yıldır kalabalıklaşan ve neredeyse dünya şehirlerine yakın bir duruma yaklaşan konser gündemimizin, ekonomik kriz ve müzik endüstrisinin kendi hataları yüzünden girdiği çıkmaz içinde, düşmesi ve neredeyse eskiye dönmesi yüzünden, pek yakında buralara uğrayacakları da bayağı su götürür. İşte tam bu noktada, U2’nun son bombası U2 3D, U2 sevenlere ilaç gibi gelecek bir proje olmuş.

    Salı günü izleme şansı bulduğum konser filmi (bir konser videosundan çok farklı gerçekten), başka hiçbir şeye benzetemeyeceğiniz bir deneyim sunacak. Ayrıca film, grubun sadece müzikal performansını değil, konserde olsanız dahi erişemeyeceğiniz bir yakınlık ve sıcaklığı sunuyor. U2’nun 2006’daki Vertigo turnesinin son ayağı olan Güney Amerika’da verdiği yedi stadyum konserinden görüntülerle harmanlanan bu prodüksiyon, uzun ve yoğun bir emeğin ürünü.

    BONO ELİNİ SİZE UZATACAK

    Vertigo şarkısı ile açılan konser, bir anda sizi dışarıdan, ekrandan, kendi mekânınızdan konsere tanık olmaktan, konserin içine, hatta göbeğine çekiyor. Bunun çok klişe geldiğini biliyorum, ama izlediğinizde ne dediğimi anlayacaksınız. Birçok kere Bono elini size uzatırken, arada kalan birkaç santimi kapatmak için siz de elinizi ona doğru uzatmayı geçireceksiniz içinizden. Ya da seyircileri serinletmek için atılan su, üstünüze geleceğinden korktuğunuz için, başınızı geriye doğru irkilir gibi çekeceksiniz.

    Tüm bunlar fasa fiso gelebilir birçoğu için, ama filmi izlediğinizde, bir konsere üç boyutlu nasıl dahil olunur, bunu anlayacaksınız. Kurgusal olarak çekimler doğaçlama performanslardan oluşuyor, bu yüzden zorlama hiçbir şey yok. U2 her zamanki gibi çalıyor, söylüyor, söyletiyor, eğlendiriyor. Fakat bazı çekimler üzerinde sonradan yapılan birtakım animasyonlar ya da yazılı mesajlar da, konserin o gerçek-üstü gerçekliğini izleyiciye daha da etkili olarak sunuyor. Birçok noktada, kurulan sahnenin de yorumlanmaya açık olması, filmi yapan ekibe, izleyiciyi koltuğuna çakan bir montajlama olanağı sunmuş.

    Yahweh ile biten film, Bono’nun hayali COEXIST sloganını, hayalden gerçek bir film ile belleklerimize kazıyor. U2 3D gerçekten izlemeye değer, daha önce hiç yaşamadığınız bir deneyim bekliyor, emin olun!

    yanıtla: sinema haberleri #74873
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    Güneşi Gördüm kapalı gişe!

    Güneşi Gördüm 350 kopya ile 750 sinema salonunda vizyona girdi. Film kapalı gişe oynuyor…

    Sinema seyircisinin büyük merakla beklediği Güneşi Gördüm 350 kopya ile 750 sinema salonunda vizyona girdi. Altı ülkede çekilen ve son yıllarda Türkiye’de gösterime giren en iyi yapım olarak gösterilen Güneşi Gördüm vizyona girer girmez seyirciyi sarsmaya başladı. İlk gösterim günü kapalı gişe oynayarak sinemaların önünde uzun kuyruklar oluşmasına neden olan filmin bitiminde salonlardan alkış sesleri yükseliyor. Çocuklara ve umuda adanan Güneşi Gördüm filminin finalinde izleyici, filmi yapan Mahsun Kırmızıgül ve ekibini ayakta alkışlıyor.

    Türkiye’nin en büyükleri arasında yer alan Mars ve AFM sinemalarının yetkilileri bu durum karşısında şaşkınlıklarını dile getiriyor. Sosyal konuları işleyerek, Türkiye’nin sorunlarını film yaparak ilklere imza atan senarist, yönetmen Mahsun Kırmızıgül’ün filmi ilk gün rakamlarına bakıldığında rekor bir seyirciyle buluşacağa benziyor. Türkiye’deki 25 yıllık terör sorununu ele alarak, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı barışın ve umudun önemini vurgulayan filmin dev oyuncu kadrosunun oyunculuğu da sinema seyircisinden tam not aldı.

    yanıtla: sinema haberleri #74872
    blankFeeLinG
    Katılımcı

    Kasabanın güzeli

    Renee Zellweger yeni filminde kasabanın güzelini oynayacak…

    2003 yılında çevirdiği“Cold Mountain – Soğuk Dağ” daki oyunuyla en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ını kucaklayan Renee Zellweger , kendi kuşağının en başarılı oyuncularından birisi olarak kabul ediliyor. Geleneksel tarzda bir romantik komedide oynamayı uzun zamandır kafasına koyduğunu söyleyen Zellweger, bu isteğinin nereden kaynaklandığını şu sözlerle açıklıyor:

    “Carolina eyaletinde ‘Leatherheads’ filminde çalışırken işimin erken bittiği bir gün ‘Music and Lyrics’ adlı filmi seyretmeye gitmiştim. Hugh Grant’ı severim, filmi de çok sevdim. Bana pop kültürümüzün tarihinde önemli yeri olan romantik komedileri çağrıştırdı. Geleneksel romantik komediler bizi güldürürken gerçek hayattan kısa süreliğine de olsa kaçmamıza yardım ederler. Hemen ardından ‘New in Town-Kasabanın Yenisi’nin senaryo taslağı elime geçince kendimi bambaşka dünyalara gitmiş gibi hissettim.”

    Portresini Renee Zellweger’in çizdiği Lucy Hill karakteri, sıfırın altında sıcaklıklarla, küçük kasaba değerleriyle ve ilk görüşte hoşlanmadığı bir erkeğe karşı hissettiği beklenmedik duygularıyla başa çıkmak zorunda kalan dikbaşlı ve materyalist bir işkadınıdır. Geçici görevle gittiği taşrada kendi kişiliğinin daha iyi yanlarını keşfederken yaşamında gerçek ve pozitif değişimler yapmaya kalkışmanın getirdiği zorluklarla yüz yüze gelir.

    Kasabanın Yenisi (New in Town) adlı filmin konusuna baktığımızda Miami’de büyük bir şirkette çalışan Lucy Hill (Renee Zellweger), hırslı ve başarılı bir işkadınıdır. Ayakkabılarını, otomobillerini ve çalıştığı şirketin tepe noktasına doğru tırmanmayı sever. Çalıştığı şirketin Miami’ye çok uzak bir yerdeki üretim tesisini yeniden yapılandırması için teklif alınca bu geçici görevin üzerine balıklama atlar. İşi başardığı takdirde pozisyonunun daha da yükseleceğinin bilincindedir. Ancak Lucy orada, kendi hayatının anlamını keşfedecek ve hiç beklenmedik şekilde, hayallerinin erkeğiyle (Harry Connick Jr) tanışacak, büyük bir dönüşüm yaşayacak; sıradan bir görev gibi görünen herhangi bir kariyer fırsatı gibi başlayan bu görev, yaşamını baştanbaşa değiştiren farklı bir deneyime dönüşecektir.

15 yazı görüntüleniyor - 2,311 ile 2,325 arası (toplam 7,418)