Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
Mahmut BABURKatılımcıESKİ İNGİLİZ MASTİFF

Kökeni: Avrupa’ya, Fenikeliler tarafından getirilen, Tibet mastiffinden türetilmiştir. Kısa süre içinde Büyük Britanya’nın yertisi olmuş ve büyük değer kazanmıştır.Tanımı: Mastiff, cüsseli, canlı ve sağlam yapılı bir köpektir. Asgari yükseklik: erkeklerde 75 cm., dişilerde 70 cm. Ağırlık: 79-86 kg. Büyük, ağır, dörtköşe bir başı, oldukça gelişmiş, biraz da sarkık dudakları vardır. Gözler: küçük, koyu ela Kulaklar: başın biraz üst kısmında, etli ve düşük. Kuyruk’ bacakların orta kısmına kadar uzanır. Tüyleri kısa ve kalındır. Renk: altın sarısı, açık kahverengi, gümüş ve kaplan. On sekizinci yüzyılda şu sözlerle belirleniyordu: “Bir mastiffin karşısında köpek, bir arslanın karşısındaki kediye benzer”
Kişiliği: Dikkatli köpek yetiştiriciler geçmişten gelen vahşi özelliklerini gidermişlerdir. Günümüzde, dengeli ve nazik bir hayvandır. Özellikle çocuklarla arası iyidir. Eğitilirse, suçlulara olağanüstü bir kavgacılıkla saldırır.
Kullanımı: Geçmişte gösterilerde kullanılan, özellikle kana susamış bir savaş köpeği idi. Daha sonra, sürüleri ve ıssız yerlerdeki fabrikaları korumak için kullanıldı. Günümüzde, insana eşlik etmenin yanı sıra. hala bekci köpeği ve muhafız olarak kullanılmaktadır.
Mahmut BABURKatılımcıMALTESE

Kökeni: Geçmişi çok eskilere uzanan bu köpek, Grek filozofu Theophrastus tarafından “Melita” cinsi olarak tanımlanmıştır. Melita, Malta’nın arkaik ismidir. İtalya’da minyatür spaniel ve poodle kanı eklenerek geliştirilmiştir.Tanımı: Yükseklik: erkeklerde 21-25 cm., dişilerde 20-23 cm. Ağırlık: 3-4 kg. Yüzü baş uzunluğunun üçte biri kadar olmalıdır. Siyah burnu, açık burun delikleri vardır. Gözler: iri, koyu sarı. Kulaklar: sarkık, uzun tüylerle kaplı. Kuyruk: tüylü, sırta doğru düşük. En önemli karakteristiği tüylerinin güzelliğidir. Tüyler parlak olmalıdır. Tüy uzunluğu 22 cm. kadardır ve yere kadar uzanır. Rengi saf beyazdır, fildişi de olabilir. Her gün taranmalıdır.
Kişiliği: Zeki. oyuncu, efendisine bağlı. Yabancı sesler duyduğu zaman dikkat kesilir.
Kullanımı: İnsana eşlik eden klasik bir köpektir. Zarif ve sevimlidir. On sekiz yaşına kadar yaşayabilir. Nemden korunmalıdır. Not:Tüylerinin güzelliğini korumak için bahar ve güz aylarında yağmurdan korunmalıdır.
Mahmut BABURKatılımcıLABRADOR RETRIEVER

Kökeni: Newfoundland’ın yerlisi olan bu cins 1800 yılında Labrador’dan gelen İngiliz gemileriyle Büyük Britanya’ya getirildi.Tanımı: Kısa, sağlam bir köpektir. Yüksekliği 55-47 cm., ağırlığı 24-36 kg. Dişiler 54-56 cm. yüksekliğindedir. Sağlam, uzunca bir başı, kalın bir burnu vardır. Makas çenelidir. Gözler: kestane ya da ela, bakışları anlamlı. Boyun: güçlü. Kuyruğu: orta uzunlukta, kısa ve kalın bir tüy tabakasıyla (samur kuyruk) kaplı. Bacaklar: kemikli ve sağlam yapılı. Tüyler: sık, sert, dalgasız. Su geçirmeyen ikinci bir tüy tabakası vardır. Renkler: siyah, sarı, karaciğer kırmızısı daima tek renk. Bazen yeni doğmuş siyah yavruların arasında bir tane sarı yavru olabilir.
Kişiliği: Canlı, duygulu, sevimli.
Kullanımı: Koku alma duyusu mükemmeldir. Efendisiyle uyum içinde çalışmayı bilir. Bataklık ve sulu arazilerde avı getirme konusunda mükemmeldir. Suya dalma alışkanlığını yüzyıllarca sürdürmüş, ağlarını toplayan balıkçılara yardımcı olmuştur. Soylu, sağlıklı vedayanıklı bir köpektir.
Mahmut BABURKatılımcıKUVASZ

Kökeni: Bazı yazarlar Kuvasz’ın Hunlar’dan bu yana bilindiğini iddia ederler. Bazıları da bu köpeğin1200 yılında Moğollar Macaristan’a kaçararken Türk sürgünlere ve onların sürülerine eşlik eden bir çoban köpeği olduğunu öne sürerler. İsmi Türkçe “koruyucu” anlamına gelir. (Kavas sözcüğünden türemiş olmalı Ç.N) Kuvasz on beşinci yüzyılda en muhteşem dönemini yaşadı. Kral Matyas, insanlara değil sadece kendi Kuvasz köpeklerine güvendiğini iddia ediyordu. Kral’ın ölümü üzerine Kuvasz bütün Ortaçağ dönemi boyunca sürecek olan asli görevine, çobanlığa geri döndü.Tanımı: Kuvasz sağlam yapılı, bedeni orantılı bir köpektir. Yükseklik: 75 cm. Ağıriık: 50 kg. Biçimli, çok güzel bir başı, öne doğru incelen ve yüzüne soylu bir ifade veren burnu vardır. Gözler: badem biçiminde, koyu kahverengi. Kulaklar: sarkık. Kuyruğu düşüktür; heyecanlandığı zaman dikleşir. Tüyleri: beyaz ya da fildişi. Baş ve ayaklarındaki tüyler kısa, gövde ve bacak tüyleri ise dalgalı olup 10-15 cm. zunluğundadır. Kişiliği: Cesur, itaatkar ve nazik.
Kullanımı: Yetenekli bir çobandır ve sürüyü kurtlara karşı savunur. Güzel ve nazik olduğu için günümüzde insan dostu olarak da değeriendirilmektedir.
ağı düşünülür. Bununla birlikte, av mevsimi sona erdikten sonra kendisine belirli bir hareket alanının sağlanması halinde her koşula uyum sağlayabilir.
29 Ağustos 2008: 06:39 yanıtla: zaman makinası icat edildi nereye (hangi yıla) hangi sebeple gidioruz #51399
Mahmut BABURKatılımcıabi sende ii hayal kurdun haa:D ben şu okulu bitirdiğim tarihe yani geleceğe gitmek isterdim
Mahmut BABURKatılımcışeytan diyoki boşuna bekleme bu kız seni aramaz
Mahmut BABURKatılımcıkimyon
Mahmut BABURKatılımcıaman noktayı sağlam koy
Mahmut BABURKatılımcı:@:@:S
Mahmut BABURKatılımcıremove
Mahmut BABURKatılımcısüpersin abi emeğine sağlık
Mahmut BABURKatılımcıbende
Mahmut BABURKatılımcıBeni kurşuna dizeceksin demiş olabilirmi eğer kurşuna dizerse doğruyu söylemiş olacak asılması gerekecek eğer asarsa yalan söylemiş olacak kurşunlaması gerekirr
Mahmut BABURKatılımcıpaylaşım için saol abi ben daha ii anlaşılması için resmini ekliyorum

Mahmut BABURKatılımcıTürkiye’de koyun yetiştiriciliği
Dünyanın diğer memleketlerinde koyun yetiştiriciliğini incelerken açıkça belirttiğimiz gibi doğa koşulları ve ekonomik koşullar uygun olduğu takdirde batan küçük bir ülkede bile geniş ölçüde koyunculuk yapılabilmektedir. Bu bakımdan Türkiye’yi ele alacak olursak, ilk bakışta koyunculuğa uygun bir ortam görürüz. Ancak üzülerek açıklamak gerekir ki gerçekte yurdumuzda koyunculuk için uygun bir ortam var olmaktan daha çok kötü olan bakım ve besleme koşulları diğer büyükbaş hayvanlardan çok koyunculuğa şans tanımaktadır. Koyunlarımızın büyük çoğunluğu küçük yapılı düşük verimli otlak ve yetersiz yemleme koşulları altında diğer büyükbaş ve yüksek verimli hayvanlar yetiştirmek güç olduğundan kanaatkar ve dayanıklı yerli koyunların yetiştirilmesi garantili bir üretim kolu olmaktadır. Koyun sayısı bakımından dünya ülkeleri arasında yurdumuz onuncu sırayı almaktadır. Fakat bir koyundan elde edilen et ve yapağı verimi dikkate alınırsa koyunculuğumuzun hiç de iyi durumda olmadığı görülür. Son yıllarda koyun sayısında anma olmuştur. Ancak bu anma koyunculuğumuzun gelişmesi anlamına gelmez. Çünkü koyunculuğun gelişmesi sadece baş sayısının artmasıyla değil, bir koyundan elde edilen gelir miktarıyla ölçülür. Uygun koşullar için verimli ve değerli koyunların yetiştirilmesi arzulanan durumdur.Koyunculuk için uygun koşullar ve koyunculuğun özellikleri şöyle sıralanabilir:
1. Kurak iklim koşulları altında zayıf gelişme gösteren otlaklar koyunlar için iyi bir ortam oluştururlar. Daha doğrusu diğer hayvanlar için yetersiz olan bu gibi koşullarda başarı ile koyun yetiştirilmesi olasıdır.
2. Köpekler de dahi olmak üzere, koyunlar vahşi hayvanların saldırılarına uğrar ve zaman zaman büyük zarar verirler. Bu bakımdan tam güven sağlanmayan yerlerde koyunculuk güç yürür ve yeterince kazançlı olmaz.
3. Hastalık ve yaralanma halinde koyunlar diğer çiftlik hayvanlarına oranla daha az dayanıklılık gösterirler.
4. Koyun gütmek her insan için çekici bir meslek değildir. Bu bakımdan bilgili ve deneyimli çoban bulmak her zaman kolay olmamaktadır. Ancak başarılı bir koyunculuk için iyi bir bakıcı deneyimli çoban ilk koşuldur.
5. Koyunlar birçok asalaklara karşı duyarlıdırlar.
6. Suni lifler yapağı ile büyük ölçüde rekabet halindedir.
7. Son yıllarda büyük şehirlerde yağsız dana eti daha çok aranmakta ve koyun etine karşı ilgili azalmaktadır. Ancak ince kuyruklu koyunlardan elde edilen kuzuların eline karşı ilgi devam etmektedir.Çizelge 1. Türkiye’ nin çeşitli bölgelerinde km2’ye düşen koyun sayısı
Tarım bölgeleri Km2 ‘ye düşen koyun sayısı
Orta Kuzey 47.11
Ege 41.66
Marmara 45.25
Akdeniz 27.96
Kuzey Doğu 86,08
Güney Doğu 72.63
Karadeniz 30.79
Orta Doğu 46.15
Orta Güney 68.81 - YazarYazılar
