Giriş Yap

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 631 ile 645 arası (toplam 2,740)
  • Yazar
    Yazılar
  • blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    TEKİR İLE MİNİK KUŞ

    Tekir kedi acıkmış,
    Bir ağaca tırmanmış,
    Avını düşünerek,
    Beklemeye başlamış.

    Biraz sonra kuş gelmiş,
    Kediye “cik, cik” demiş,
    Tekir ona acımış,
    Minik kuşu yememiş.

    Ülker ORDU

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    Tarla faresi

    Tarla faresi (Çocuklar için yazıldı ve oğlum erol emre de ezbere biliyor) (Kızım besteledi çocuk şarkısı olarak) (Ayrıca Şairler Birliği ve Şiir gezgini şiir sitesinde yer alıyor.)

    Gözleri minik, minik

    Kulakları dik,dik

    İki ayağı üstüne kalkar

    Minik tarla faresi

    Buğdayları kemirir

    Başakları devirir

    İki ayağı üstüne kalkar

    Minik tarla faresi

    Ne durur, ne yorulur

    Tarlalar ondan sorulur

    İki ayağı üstüne kalkar

    Minik tarla faresi

    Serdar Sayıl

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    SERÇELER

    Bir gün gelir, geçer bu geceler
    Tırtıllar tırmanır yapraklara

    Damla damla sızmaz dudaklara
    Kalbin kaynağından bu heceler

    Alnı işleyerek düşünceler
    Gözyaşı döker zambaklara

    Ve üşüşür olgun başaklara
    Akşamın dallarından serçeler.

    Ahmet Muhip DIRANAS

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    RENGİN

    Beyaz kedim,
    Siyah kedim,
    Sarı kedim,
    Adı “Rengin” olsun dedim.

    Rengin ablamın adıdır;
    O şimdi kızacak bana,
    Fakat öğretmenim söyledi ya?
    Rengin demek renkli demek,

    Bunda ne var gücenecek ?
    Lâkin ablam,
    Rengin ablam.
    Hain ablam.

    Sofra başında dün akşam,
    Astı bana çehresini.
    Belki biraz hakkı vardı,
    Çünkü Rengin onun adı,

    Fakat ne var gücenecek;
    Rengin demek, renkli demek;
    Benim kedim de üç renkli,
    Hem de benekli.

    Beyaz kedim,
    Siyah kedim,
    Sarı kedim,
    Adı “Rengin” olsun dedim.

    Tevfik FİKRET

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    NE GÜZELDİR HAYVANLAR

    Evimizde yaşarlar,
    Elimize bakarlar,
    Türlü işe yararlar,
    Evcilleşmiş hayvanlar.

    Ne güzeldir tavuklar,
    Folluk dolu yumurtalar,
    Hep bal yapar arılar,
    Ne güzel şu hayvanlar.

    Sütlerini içeriz,
    Kimisine bineriz,
    Öküzle çift süreriz,
    Yararlıdır hayvanlar.

    Kılları var, yünü var,
    Süzgün bakar mandalar,
    Kedi, eşek ve atlar,
    Ne güzel şu hayvanlar.

    Arabaya koşarız,
    Uzun yollar aşarız,
    Güçlerine şaşarız,
    Ne güzel şu hayvanlar.

    Ormanları süslerler,
    Gece, gündüz öterler,
    Bize, dostluk ederler,
    Çok tatlıdır, hayvanlar.

    Hasan ŞEN

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    Leylek baba

    Leylek baba (Bir leylek anlatıldı bu şiirde çocuklar için yazıldı)

    Geçen sonbahar gitmiştin

    Bu bahar geri geldin

    Bacalar mekanın

    Hoş geldin leylek baba

    Yaşın erdi kemale

    Canın yaklaştı ecele

    Bacalar mekanın

    Hoş geldin leylek baba

    Uzun, uzun uçarsın

    Kış gelince kaçarsın

    Bacalar mekanın

    Hoş geldin leylek baba

    Yere inip yürürdün

    Yerde yılan sürürdün

    Bacalar mekanın

    Hoş geldin leylek baba

    (Serdar Sayıl-2004)

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    LEYLEK

    Akşam oldu, sen de yuvana döndün
    Ayrı ayrı doyurdun yavrularını.
    Artık rahatsın Hacı Leylek
    İstediğin gibi takırdatabilirsin gagalarını!
    Hep yollarda mı geçecek ömrün ?
    Yazın burda,
    Kışın başka yerdesin..
    Yuvandan ayrılacağın için mi
    Böyle düşüncelisin ?
    Nasıl dayanıyor o uzak yola
    Zayıf vücudun ,
    İnce, uzun bacakların ?
    Söyle hangi memlekette geçirecek
    O güzelim yazı, yavruların ?
    Yalnız biz değiliz seni seven
    Bak, ne kadar üzülüyor gidişine
    Şu çiçekten çiçeğe konan kelebek.
    Baharı erken getir bahçemize
    Olmaz mı Hacı Leylek ?

    Şükrü Enis REGÜ

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    kırlangıç ve küçük kuşlar

    Bir kırlangıç dünyayı geze dolaşa
    Çok şeyler öğrenmiş.
    Atalarımız ne demiş:
    “Bir şeyler kalır çok görenin kafasında.”
    Bizim kırlangıç önceden bilirmiş
    Büyük küçük bütün fırtınaları,
    Gemiciler ondan alırmış haberi.
    Bir gün bir yerde kırlangıç bakmış,
    Tarlasına, sıram sıram
    Kenevir tohumu ekiyor köylünün biri.
    Kırlangıç çağırmış küçük kuşları,
    – Bakın, demiş, sizin kuyunuzu kazıyor bu adam.
    Bana göre hava hoş, çeker giderim burdan,
    Ama korkarım sizin haliniz duman.
    Şu elin savurduğu tohumlar yok mu,
    Başınıza örülen birer çoraptır sizin,
    Her attığı tohum bininizin öksesi,
    Benden size söylemesi.
    Günü gelip kenevir sicim oldu mu
    Seyreyleyin size kurulacak dolapları.
    Ya ölüm, ya zindan gayri sizlere:
    Kiminize kafes, kiminize tencere.
    Onun için gelin, dinleyin beni,
    Yiyin şu tohumların hepsini.
    Yaz günü kırlangıcı kim dinler,
    Küçük kuşlar diledikleri yemi yemişler.
    Kenevir başlamış büyümeye yeşil yeşil.
    Kırlangıç bir kez daha uyarmak istemiş
    Dünyadan habersiz küçük kuşları:
    – Koparın, demiş, bir bir koparın
    Bu kötü tohumdan çıkan yapracıkları.
    Onla büyüdü mü kendinizi yok bilin.
    Kuşlar kırlangıca kızmış,
    – Aman ne şom ağızlısın, demişler.
    Hem sonra kaç bin kuş ister
    Bütün o filizleri yolmak için?
    Kenevir büyüdükçe büyümüş,
    Kırlangıç, kuşları bir kez daha uyarmış:
    – Bakın, demiş, işler kötü,
    Kötü tohum yurdunuzda aldı yürüdü.
    Bugüne dek inanmadınız bana, peki,
    Ama bir gün baktınız ki insanoğlu,
    Buğdayları büyüyedursun tarlada,
    Vakit bulmuş kuş avlamaya şurda burda,
    Kurmuş ağlarını dağda bayırda,
    Siz küçük kuşları avlamak için.
    Ya hiç çıkmayın yuvanızdan,
    Ya da göç edin başka yere:
    Ördek, turna ne yapıyorsa
    Siz de onlar gibi yapın.
    Ama siz küçüksünüz, doğru,
    Geçemezsiniz bizim gibi çölleri, denizleri.
    Size göre iş değil yeni dünyalar aramak.
    Yapabileceğiniz tek şey bence
    Duvar deliklerine saklanmak olacak.
    Kuşçağızlar yorulmuşlar kırlangıcı dinlemekten,
    Başlamışlar cıvıl cıvıl ötüşüp durmaya.
    Tıpkı Troyalılar gibi, zavallı Kassandra
    Başlarına geleceği haber verirken.
    Onlara olan bizimkilere de olmuş.
    Nice kafesler kuşlarla dolmuş.
    Hep böyle kendi bildiğimizi okuruz yalnız
    Bela başımıza gelmedikçe inanmayız.

    LA FONTAINE
    Çeviri: Sabahattin Eyuboğlu

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    kırlangıç

    Nerde beyaz bembeyaz güvercinler,
    Uzak dallarda tarla kuşu çiler
    Penceremde mavileşirdi akşam.
    Ah ümitlerle koşardım izinde
    Geceleri ateşböceklerinin.
    Dönerdi kocaman dairesinde
    Ağaçlar ve gökyüzü çemberimin.
    Bir dert gibi çıkmaz içimden o yer
    Yeşil vadilerde boy boy ardıç.
    Sanırım o iklime doğru gider.
    Şu masmavi semadaki kırlangıç.

    Oktay RİFAT

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    KUŞLARLA

    Kuşlar uçar,
    Ben koşarım;
    Onların kanatları var,
    Benim kanadım kollarım.
    Kuşlar kanadını çırpar,
    Ben de kolumu sallarım…
    Uçun kuşlar, uçun kuşlar;
    Hepinizle yarışım var!

    Uçtu kuşlar,
    Bende koştum;
    Koştum yarı yola kadar;
    Ta önüme bir uçurum
    Çıktı, orda kaldım naçar.
    Yoo, çekemem öyle kurum!
    İsterseniz, haydi tekrar
    Yarışırız…Uçun kuşlar!

    Tevfik FİKRET

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    KUZUM

    Mini mini bir kuzum var,
    Çayırlarda gezer oynar.
    Hep arkamdan koşar, gelir,
    Yaramaz pek neşelidir.

    Yanından ayrılsam biraz,
    Hemen yanık yanık meler.
    Kırdaki otlara doymaz,
    Daha ister neler neler.

    Şeker, arpa, fıstık, üzüm,
    Çok bilmiştir iki gözüm.

    Dr. Ali Rıdvan UNAR

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    keklik

    Uzak durur köyden kentten
    Dağları yurt tutar keklik
    Kayaların tepesinde
    Darbuka gibi öter keklik

    Sürmeler çekmiş gözüne
    Kanmaz avcının sözüne
    Tüylerine kına yakmış
    Düğüne mi gider keklik

    Sekerek yürür bozkırda
    Bir yürür bir durur keklik

    Toplar kanadı altına
    Yavrularını korur keklik

    Ali YÜCE

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    KEDİM

    Ne güzel bir kedisin,
    Mırıl mırıl edersin.
    Gözlerin ateş saçar,
    Seni gören fareler kaçar.

    Kuyruğunu sallarsın,
    Delikleri koklarsın.
    Sen de olmazsan eğer,
    Evlerde hep fare gezer.

    Arife HANCI

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    GÖÇMEN KUŞLAR

    Gittiniz hep dizi dizi,
    Bıraktınız ülkemizi,
    İlkbaharda gene gelin,
    Unutmayın sakın bizi.

    Gelmeden kış, yağmadan kar,
    Gidin, gidin güzel kuşlar,
    Uzak güney illerinde,
    Bol yiyecek, bol güneş var.

    Türkülerle gidersiniz,
    Kim gösterir size yol, iz ?
    Ürkütmez mi kalbinizi,
    Yüce dağlar, coşkun deniz ?

    Gökte olup sıra sıra,
    Kayboldunuz ufuklarda,
    Göçmen kuşlar, güzel kuşlar,
    Yine gelin ilkbaharda!…

    Zeki TUNABOYLU

    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    GÜZEL KELEBEK

    Uçuyorsun renk renk,
    Kanatların rengarenk.
    Yaprakların içinde,
    Uçuşan bir çiçeksin!

    Hergün dahada renklisin,
    Bütün herkez seni tanır.
    Güzel renklerinle,
    Dolaşırsın heryerde!

    Gönderen: zeynep berksöz

15 yazı görüntüleniyor - 631 ile 645 arası (toplam 2,740)