blank
  1. Anasayfa
  2. Ders Notları
  3. Bilimsel Araştırmalar, Makaleler
  4. Güç Doğum Yapan İneklerde Doğum Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerler
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27614

    Güç Doğum Yapan İneklerde Doğum Öncesi ve Sonrası Hematolojik Değerler

    Murat YÜKSEL, Hamit YILDIZ, Nevzat SAAT, Halil ŞİMŞEK
    1Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Anabilim Dalı, Elazığ, TÜRKİYE
    2Bingöl Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Bingöl, TÜRKİYE

    Özet
    Bu çalışmada, güç doğum yapan ineklerde, güç doğuma müdahale öncesi ve bir hafta sonrasında alınan kan örneklerinden elde edilen hematolojik değerlerlerdeki değişikliklerin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın materyalini, yaşları 3-8 arasında değişen, 27 adet EsmerxSimental melezi hayvan oluşturdu. Alınan kanlardan alyuvar, akyuvar, hemoglobin, hematokrit, ortalama alyuvar hacmi, ortalama alyuvar hemoglobin, ortalama alyuvar hemoglobin derişim değerleri, nötrofil, eozinofil, bazofil, lenfosit ve monosit değerleri belirlendi. Bu değerler istatistiksel yöntemle değerlendirildi ve güç doğum öncesi ve sonrası değerler arasındaki farklılıklar belirlendi. Alyuvar, ortalama alyuvar hemoglobin ve lenfosit değerlerinde güç doğum sonrası artışlar gözlenirken; akyuvar, hemoglobin, hematokrit, ortalama alyuvar hacmi ve monosit değerlerinin güç doğum sonrası düştüğü görülmüştür. Sonuç olarak, ineklerde güç doğuma bağlı olarak kan tablosunda bazı değişikliklerin olabileceği kanısına varıldı.

    İnekler normal olarak herhangi bir yardım almadan doğum yapabilirler. Ancak bazı hayvanlarda, anne ve yavrudan kaynaklanan bir takım sebeplere bağlı oarak güç doğumlar şekillenebilir. Güç doğum, anne ve yavrunun hayatını tehlikeye atan stresli bir süreçtir. Hayvanlarda bu stresli süreç, kanın biyokimyası ve hematolojik parametrelerinde bazı değişikliklere sebep olmaktadır. Güç doğum yapan ineklerde, retensiyo sekundinarum, metritis, buzağılama aralığının uzaması ve süt veriminde azalmalar görülür. Fizyolojik olarak, hematolojik değerlerde değişikliğe sebep olan faktörlerin başında hayvanın ırkı, cinsiyeti, mevsim, iklim, beslenme, gebelik, doğum ve yaş gelmektedir1,2.

    Bazı araştırıcılar, torsiyo uteri3, prolapsus uteri ve prolapsus vaginalı4 ineklerde kontrol grubuna göre kan parametrelerinde bazı değişiklikler olduğunu ifade etmektedirler.

    İneklerde gebelik sırasında, akyuvar sayısında artış, alyuvar sayısında ise azalmanın olduğu ve bu azalmanın doğum sonrası bir kaç hafta süre ile devam ettiği gözlemlenmiştir5. Gebe ineklerde, doğum öncesi hemoglobin (Hb) miktarı ve alyuvar sayısının yüksek, akyuvar sayısının ise düşük olduğu, en yüksek akyuvar sayısına doğum esnasında rastlandığı bildirilmektedir6-8. Yapılan başka bir çalışmada, doğumda Hb miktarının arttığı ve doğumdan sonra azaldığı, ortalama alyuvar hacmi (OAH), ortalama alyuvar hemoglobin (OAHb) ve ortalama alyuvar hemoglobin derişimi (OAHbD) değerlerinin gebelik ve doğumda önemli derecede etkilenmediği belirtilmektedir9. Total kan lökosit, lenfosit ve nötrofil sayılarının doğumdan önce ve doğum anında azaldığı ve doğum sonrası 20. günde tedrici bir şekilde arttığı10-12, kan lenfosit sayılarının doğumdan önce ve doğum esnasında azaldığı, doğum sonrası 2 hafta süresince yüksek seviyelere geri döndüğü ifade edilmektedir. Nazifi ve ark.13 gebe ineklerde Hb, Hematokrit (Ht) değerleri, lökosit ve eritrosit sayılarının doğum sonrası dönemde bulunan hayvanlara göre yüksek olduğunu tespit etmişlerdir.

    Bu çalışmada, güç doğum yapan ineklerde, güç doğuma müdahale öncesi ve bir hafta sonrasında alınan kan örneklerinden elde edilen hematolojik değerlerlerdeki değişikliklerin araştırılması amaçlanmıştır.

    Materyal ve Metot
    Çalışmanın materyalini, Eylül 2007 ve Ekim 2008 tarihleri arasında, Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Doğum ve Jinekoloji Kliniğine güç doğum şikayeti ile getirilen, yaşları 3-8 arasında değişen, 27 adet EsmerxSimental melezi hayvan oluşturdu.

    Çalışmada birden fazla doğum yapmış olan ve benzer bakım-beslenme şartlarını taşıyan hayvanlar kullanıldı. Kan örnekleri, jinekolojik muayene yapılan hayvanlarda, güç doğuma müdahale etmeden önce ve doğum sonrası 7. günde, EDTA içeren vakumlu tüplere (Vacutainer®), 5 ml hacminde alındı. Toplanan kan örnekleri birkaç saat içinde laboratuvara getirilerek çalışmaya başlandı. Alınan kan örneklerinde, alyuvar sayımı için; kan Hayem eriyiği ile 200 kez sulandırılarak, akyuvar sayımı ise; Türk eriyiği ile 10 kez sulandırılarak Thoma lamında yapıldı14,15. Hematokrit değer, mikrohematokrit yöntemi ile14,15, Hemoglobin miktarı, Cyanmethemoglobin metodu ile16 spektrofotometrik olarak tespit edildi. Kan smearları Giemsa’nın boyasıyla boyandı ve değişik alanlarda 200 lökosit sayılarak farklı lökosit oranı hesaplandı ve % olarak ifade edildi. Wintrobe alyuvar endeksi değerleri ise; OAH, OAHb ve OAHbD değerleri alyuvar sayısı, Ht değer ve Hb miktarlarından hesaplanarak belirlendi14-17.

    Yapılan çalışmada güç doğum öncesi ve sonrası farklılığın değerlendirilmesinde Paired-samples t-testi kullanıldı18. Tüm değerler ortalama standart sapma olarak ifade edildi. İstatistiksel analiz SPSS paket programı (SPSS 12.0, Chicago, IL; 2003) kullanılarak bilgisayarda yapıldı.

    Bulgular
    Güç doğum görülen hayvanlarda, doğuma yardım girişimleri 25-30 dakika süre içinde tamamlandı. Tüm hayvanlara ayakta müdahale edildi ve doğum sonrası herhangi bir komplikasyon şekillenmedi. Sezaryen operasyonu ve fötotomi ile doğumu gerçekleştirilen hayvanlar çalışmaya dahil edilmedi.

    İneklerde, güç doğuma müdahaleden önce alınan kan örneklerinde, OAHb ve lenfosit oranlarının doğum sonrası değerlere göre önemli oranda düşük (p<0,001) olduğu belirlendi (Tablo 1). Yine güç doğum öncesi kan Hb, Ht, OAH, lökosit ve monosit değerlerinin, doğum sonrasına göre daha yüksek (p<0,001) olduğu tespit edildi. Buna karşın, güç doğum öncesi ve sonrası, OAHbD ve nötrofil, eozinofil ve bazofil değerlerinin değişmediği saptandı (p>0,05) (Tablo 1).

    Tartışma
    Güç doğum olayının stresli bir süreç olduğu ve bu sürecin de anne ve yavrunun hayatını tehlikeye attığı bildirilmektedir19. Goff ve ark.20 ineklerde plazma glukokortikoid değerlerinin doğum anında 4 kat arttığını ifade etmektedirler. Güç doğumdan etkilenen buffalolarda, doğum sırasında, yüksek derece kas aktivitesi, stres ve ağrıdan dolayı plazma kortizol düzeyi artar. Ayrıca doğum esnasında yapılan yardım işlemleri de plazma kortizol düzeyini artırır21. İneklerde, güç doğum öncesi ve sonrası alınan kan örneklerinde, hematolojik parametrelerin oranlarının araştırmacıların çalışmalarında tespit ettikleri fizyolojik sınırlar içinde olduğu belirlendi22.

    Gebe ineklerde doğum öncesi yapılan araştırmalarda eritrosit sayısının gebelik ilerledikçe arttığı23 ve doğum öncesi ve doğum sırasındaki değerlerin laktasyondaki hayvanlara göre yüksek olduğu vurgulanmaktadır6,7,9. Prabhakaran ve ark.24 eritrosit sayısının güç doğum yapan buffalolarda, normal doğum yapan buffalolara göre yüksek olduğunu ancak bu farkın istatistiksel olarak önemli olmadığı belirtilmektedir. Nazifi ve ark.13 gebe hayvanlarda, eritrosit sayısı değerlerinin post partum dönemde bulunanlara göre belirgin derecede yüksek olmasını gebelik stresi ve adrenal bezden glukokortikoid salınmasına bağlı olabileceğini ileri sürmektedirler. Amer ve ark.3, torsiyo uteri şekillenen hayvanlarda torsio öncesi (6.78 x106/µl ) ve sonrası (7.30 x106/µl) kan alyuvar sayısının doğumdan 24 saat sonraki değerlere (7.92 x106/µl ) göre düşük olduğunu ve azalmanın doğum sırasındaki kan kaybı ve eritropoesis üzerine olumsuz etkileri bulunan östrojen hormonunun yüksek olmasından kaynaklanabileceğini belirtilmektedir. Yapılan diğer çalışmalarda prolapsus vagina ve prolapsus uteri oluşan mandalarda4 ve retensiyo sekundinarum şekillenen ineklerde25 kan eritrosit değerlerinin kontrol grubundan farklı olmadığı bildirilmektedir. Sunulan çalışmada güç doğum öncesi eritrosit sayısının doğumdan bir hafta sonrasına göre anlamlı bir şekilde düşük olduğu tespit edildi. Çalışmadan elde edilen bu sonucun normal doğum öncesi ve sonrası karşılaştırmayı ifade eden araştırıcıların6,9,13,23 bulguları ile benzer olmadığı, ancak, torsio uterili hayvanlarda farklılık olduğunu belirten Amer ve ark.3 sonuçları ile benzer olduğunu söyleyebiliriz. Bu farklılığın, değişik ırklarda çalışılmış olunması ve hayvanın içinde bulunduğu çevre ve fizyolojik durumlardan kaynaklanabileceği; güç doğum öncesi alyuvar sayısındaki düşüşün, eritropoesis üzerine inhibitor etkisi olan östrojen düzeyinin yükselmesinden kaynaklanabileceği düşünülmektedir.

    Conner26 ve Quiroz ve ark.27 gebelik döneminin lökosit sayısı üzerine dikkate değer bir etkisinin olmadığını ve buzağılama sonrasında lökosit sayısında bir değişikliğin olmadığını iddia etmektedirler. Buna karşın, bazı çalışmalar doğum yaklaştıkça lökosit sayısında bir artış olduğunu, doğum sonrası 9. saatte pik yaptığını ve doğum sonrası normal seviyeye döndüğünü göstermektedir28,29. İneklerde yapılan bir çalışmada ise, doğumdan 10 gün önce, doğumda ve doğum sonrası alınan kan örneklerinde total lökosit sayısı en yüksek olarak doğum anında bulunmuş ve doğumdan 3 gün sonra düştüğü görülmüştür8. Doğum sonrasında lökosit sayılarında görülen düşüşün, asıl olarak lenfositlerin sayısında bir azalmadan dolayı meydana geldiği bildirilmiştir30.

    Prabhakaran ve ark.24 güç doğum yapan mandalarda lökosit sayısının, normal doğum yapanlara göre istatistiksel olarak yüksek olduğunu belirtilmektedirler. Abort yapan hayvanlarla ilgili yapılan bir çalışmada aborttan önce 8.3×103/mm3 olarak bulunan lökosit sayısının yavru atımından sonra 7.0×103/mm3 değerine düştüğü görülmüştür31. Amer ve ark.3, torsiyo uteri şekillenen hayvanlarda torsio uteri öncesi (13.10 x103/µl) ve sonrası (10.41 x103/µl) akyuvar sayısının doğumdan 24 saat sonraki (9.39 x103/µl) değerlere göre yüksek olduğunu bildirmektedirler. Yapılan bir çalışmada prolapsus uteri ve vaginalı mandalarda (12.82×103/µl) akyuvar sayısının kontrol (6.63×103/µl) grubuna göre yüksek olduğu4, buna karşın retensiyo sekundinarum oluşan ve oluşmayan ineklerde25 lökosit sayıları arasında fark olmadığı bildirilmektedir. Araştırıcılar3,4, prolapsus uteri, prolapsus vagina ve torsio uterili hayvanlarda lökosit artışını, stres nedeniyle cortisol düzeyinin yükselmesine bağlamakdadırlar. Yapılan çalışmada, güç doğum öncesi ve sonrası akyuvar değerleriyle ilgili bulguların, bazı araştırıcıların3,4,8,13,24,28,29,31 sonuçları ile benzer olduğu gözlenirken, diğerlerinden25-27 farklı olduğu belirlendi. Güç doğum öncesi akyuvar artışı, kas aktivitesi, stres ve ağrıdan dolayı adrenal bezler tarafından salgılanan yüksek kortizol düzeyinden kaynaklanabilir.

    Ahmed ve ark.4, prolapsus vagina ve prolapsus uteri şekillenen hayvanlarda, kontrol grubuna göre Ht ve Hb değerlerinin düşük olduğu bildirmektedir. Hematokrit değerdeki düşüşün muhtemel nedenini stresin sonucu olarak antidiüretik hormonun salgılanmasına bağlarken, Hb değerlerindeki düşüşün vücut sıvılarının kaybı veya eritrositlerin sayılarının değişmemesi ancak büyüklüklerinin azalmasından kaynaklanabileceğini ileri sürmektedirler. Doğum öncesi dönemdeki hayvanlarda Ht değerin laktasyondaki hayvanlara göre yüksek olduğu vurgulanmaktadır6,7. Nazifi ve ark.13 yaptıkları çalışmada gebe hayvanların Ht değerinin, doğum sonrası dönemde bulunan hayvanlardan önemli derecede yüksek olduğunu tespit etmişlerdir. Aynı araştırmacılar gebe hayvanlarda Hb miktarı parametrelerinin post partum dönemde bulunanlardan belirgin derecede yüksek olduğunu bildirmişler ve bu değişimlerin de muhtemelen gebelik stresi ve adrenal bezden glukokortikoid salınmasından kaynaklanabileceğini ileri sürmektedirler. Prabhakaran ve ark.24 ortalama Ht değerlerinin güç doğum yapan buffalolarda, normal doğum yapan buffalolara göre yüksek olduğunu ancak bu farkın istatistiksel olarak önemli olmadığını ifade etmektedir. Bazı araştırmacılar ise doğum öncesi ve sonrası Ht3,25,26 ve Hb3 değerlerinin değişmediğini ifade etmektedir. Sunulan çalışmadan elde edilen Ht değerlerinin Issi ve Gül’ün22 belirttiği değerler arasında olduğu gözlendi. Hemoglobin miktarının ise Issi ve Gül’ün22 bildirdiği sınırlar içerisinde olduğu tespit edilirken; diğer araştırmacıların7,32 bildirdiği değerlerden farklı olarak bulundu. Hemoglobin ve Ht değerleri bulguları Nazifi ve ark.13 bulgularıyla benzerlik gösterirken, diğer araştırmacıların3,24,25,26 bulgularıyla farklılık göstermektedir. Sunulan çalışmadan elde edilen Ht, Hb değerlerindeki değişikliklerin kanın gebeliğin sonlarına doğru sulanması olayından33 ve hayvanın doğum anında fazla sıvı kaybetmesinden kaynaklanabileceği düşünülmektedir34. Doğum anında yüksek olan Hb değerinin doğum stresinden kaynalanabileceği35 ve doğumdan sonra düşük olmasının ise meme dokularının süt sentezi için oksijene, dolayısıyla da Hb’e daha fazla ihtiyaç duymasından7,36 kaynaklanabileceği söylenebilir.

    Doğum yaklaştıkça nötrofil oranının arttığı belirtilmektedir. Bu durum plazma östrojen miktarının kademeli olarak arttığı ve progesteron seviyesinin de azaldığı doğumdan önceki son 2 haftaya rastlar37. Bu durumun ayrıca diğer nötrofil fonksiyonlarının progesteron tarafından baskılanmasından dolayı da olabileceği ifade edilmektedir38. Conner26 gebelik döneminin eozinofil miktarı üzerine dikkate değer bir etkisinin olmadığını iddia etmektedir. Yapılan bir çalışmada doğum esnasında lenfopeni ve eozinopeninin şekillendiği ve doğum sonrası 2. haftada bu değerlerin bazal seviyeye döndüğü bildirilmiştir39. Saad ve ark.12 kan lenfosit sayısının doğumdan önce ve doğum anında azaldığını doğum sonrası 2. hafta boyunca yüksek seviyelere geri döndüğünü belirlemişlerdir. Yapılan bir çalışmada40 keçilerde doğum anında nötrofil değerlerinin doğum sonrası 2. haftaya göre düşük olduğu; lenfosit ve eozinofil değerlerinin yüksek olduğu; bazofil ve monosit değerleri arasındaki farkın ise önemsiz olduğu ifade edilmektedir. Yapılan başka bir çalışmada25, Nötrofil, Monosit, Lenfosit ve Eozinofil değerlerinin doğumdan önce ve sonra farklı olmadığı, diğer bir çalışmada3 ise doğum öncesi ve 24 saat sonrası nötrofil, monosit ve eozinofil değerleri arasında fark olmadığı ancak doğumdan hemen sonra alınan kan numunelerinde monosit ve eozinofil değerlerinin düşük, nötrofil değerlerinin ise yüksek olduğu bildirilmektedir. Sunulan çalışmada, doğum anında, doğum sonrası döneme göre lenfosit oranı düşüklüğü bazı bilim adamlarının12,39 bulgularıyla benzerlik gösterirken, diğerleriyle3,25,30,40 farklılık arzetmektedir. Nötrofil, eozinofil ve monosit bulguları Mohamed ve ark.40 bildirdiği bulgularla farklılığa sahipken; bazofil bulgularının benzerliğe sahip olduğu tespit edildi. Doğum anında lökogramdaki değişikliklerin olası nedenleri arasında doğuma yaklaştıkça ve doğum anında östrojen miktarı ve kortizol seviyelerinin artması41 sayılabilir. Bunun yanısıra hayvanın doğum esnasında stres altında olması da diğer bir neden olabilir3.

    Sonuç olarak sunulan çalışmada, ineklerde güç doğum esnasında ve 1 hafta sonrasında kan eritrogram ve lökogram tablosunda birtakım değişikliklerin şekillendiği tespit edildi. Bu değişikliklerin de doğum stresi, laktasyon stresi ve doğum esnasında kaybedilen sıvılardan kaynaklanabileceği düşünülmektedir.

    Kaynaklar

    1) Akar Y, Gazioglu A. Relationship between vitamin A and β-carotene levels during the postpartum period and fertility parameters in cows with and without retained placenta. Bull Vet Inst Pul 2006; 50: 93-96.

    2) Berry DP, Lee JM, Macdonald KA, Roche JR. Body condition score and body weight effects on dystocia and stillbirths and consequent effects on postcalving performance. J Dairy Sci 2007; 90: 4201-4211.

    3) Amer HA, Hashem MA, Badr A. Uterine twisting during pregnancy in buffaloes: Relationship between clinical findings and biochemical indices. JABS 2008; 2(2): 31-39.

    4) Ahmed S, Ahmad I, Lodhi LA, Ahmad N, Samad HA. Clinical, haematological and serum macro mineral contents in buffaloes with genital prolapse. Pakistan Vet J 2005; 25(4):167-170.

    5) Jain NC. Essentials of veterinary hematology. Philadelphia: Lea and Febiger, 1993.

    6) Daghash HA, El-All TSA, Abdel ATS. Variation in haemogram picture,alkaline reserve and serum proteins in lactating and nonlactating friesian cows. Proceeding of the Third Scientific Congress 1995, I: 178-184.

    7) El-nouty FD, Hassan GA, Salem MH. Effect of season and level of production on haematological values in Holstein cows. Indian J Anim Sci 1986; 56(3): 346-350.

    8) Klinkon K, Zadnik T. White blood cell picture during around partum period in black and white dairy cows. Slov Vet Res 1997; 34(2): 169-176.

    9) Kilinkon M, Nemec M. Erythrocyte count infriesian dairy cows at parturient period. Veterinars ke Novice 1998; 24(2): 47-50.

    10) Hussain AM, Danial CW. Phagocytosis by uterine fluid and blood neutrophils and hematological changes in postpartum cows following normal and abnormal parturition. Theriogenology 1992; 37: 1253-1267.

    11) Guidry AJ, Paape MJ, Pearson RE. Effects of parturition and lactation on blood and milk cell concentrations, corticosteroids, and neutrophil phagocytosis in the cow. Am J Vet Res 1976; 37: 1195-1200.

    12) Saad AM, Concha C, Astrom G. Alterations in neutrophil phagocytosis and lymphocyte blastogenesis in dairy cows around parturition. J Vet Med B 1989; 36: 337-345.

    13) Nazifi S, Ahmadi MR, Gheisari HR. Hematological changes of dairy cows in postpartum period and early pregnancy. Comp Clin Pathol 2008; 17: 157-163.

    14) Schalm OW. Veterinary Hematology. 2nd Edition, Philadelphia: Lea and Febiger, 1971.

    15) Konuk T. Pratik Fizyoloji I. Ankara: Ankara Üniv. Vet. Fak. Yay. No. 341, Ankara Üniversitesi Basımevi 1975.

    16) Cannan RK. Hemoglobin (as cyanmethemoglobin) in blood. Clin Chem 1958; 4: 246-251.

    17) Yıldız H, Şimşek H. İneklerde Östrüs Siklusunun Farklı Dönemleri Boyunca Bazı Hematolojik Değerler. Turk J Vet Anim Sci 2003; 27: 1305-1309.

    18) SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows©, 1993.

    19) Bellows RA, Lammoglia MA. Effects of severity of dystocia on cold tolerance and serum concentrations of glucose and cortisol in neonatal beef calves. Theriogenology 2000; 53: 803-813.

    20) Goff JP, Kehrli ME Jr, Horst RL. Periparturient hypocalcemia in cows: Prevention using intramuscular parathyroid hormone. J Dairy Sci 1989; 72: 1182-1187.

    21) Sathya A, Prabhakar S, Sangha SPS, Ghuman SPS. Vitamin E and selenium supplementation reduces plasma cortisole and oxidative stres in dystocia-affected buffaloes. Vet Res Commun 2007; 31: 809-818.

    22) Issi M, Gül Y. Sığırların bazı enfeksiyöz hastalıklarında serum vitamin C düzeyleri üzerine araştırmalar. FÜ Sağlık Bil Dergisi 2001; 5(1): 113-120.

    23) Jain NC. Schalm’s veterinary hematology. Philadelphia: Lea and Febiger, 1986.

    24) Prabhakaran S, Naidu KS, Naidu KV, Makkena S. Changes in haematological and bio-chemical constituents in buffaloes suffering from dystocia. Indian Vet J 2006; 83(12): 174-178.

    25) Farzaneh N, Mohri M, Jafari AM, Honarmand K, Mirshokraei P. Peripartal serum biochemical, haematological and hormonal changes associated with retained placenta in dairy cows. Comp Clin Pathol 2006; 15: 27-30.

    26) Conner GH. Effect of pregnancy and age on hemograms of Holstein–Friesian cattle in a herd with no evidence of leukemia. Am J Vet Res 1967; 28:1303.

    27) Quiroz-Rocha FG, LeBlanch SJ, Duffield TF, Wood D, Leslie KE, Jacobs RM. Reference limits for biochemical and hematological analytes of dairy cows one week before an done week after parturition. Can Vet J 2009; 50(4): 383-388.

    28) Kehrli ME, Nonnecke BJ, Roth JA. Alterations in bovine neutrophil function during the periparturient period. Am J Vet Res 1989; 50: 207-214.

    29) Lee EK, Kehrli ME. Expression of adhesion molecules on neutrophils of periparturient cows and neonatal calves. Am J Vet Res 1998; 59: 37-43

    30) Moberg R. The white blood picture in sexually mature female cattle with special reference to sexual conditions: A clinical experimental study. Thesis, Sweden: Kungliga Veterinarhogskolan, Stockholm, 1955.

    31) Cengiz F. Abort yapan inekte kan değerlerinin incelenmesi. J Fac Vet Med 2001; 20: 127-132.

    32) Ghergarru S, Rowlands GJ, Dancelescu N, Moldovan NA. A Comparative study of metabolic profiles obtained in dairy herds in Romania. Br Vet J 1984; 140: 600-608.

    33) Yılmaz B. Blood and Blood circulatory. 2nd Edition, Ankara: Feryal Matbaacılık, 2000.

    34) Ahmad I, Gohar A, Ahmad N, Ahmad M. Haematological profile in cyclic, non cyclic and endometritic Cross-Bred cattle. Int J Agri Biol 2003; 5(3): 332-334.

    35) Kumar B, Pachauri SP. Haematological profile of crossbred dairy cattle to monitor herd health status at medium elevation in Central Himalayas. Res Vet Sci 2000; 69: 141-145.

    36) El-Sherif MMA, Assad F. Changes in some blood constituents of Barki ewes during pregnancy and lactation under semi arid conditions. Small Rum Res 2001; 40: 269-277.

    37) Ahmadi MR, Kafi M, Ghodrat M. Crystallization and the number of neutrophils increase in the cervical mucus as parturition approaches in dairy cows. Comp Clin Pathol 2005; 14: 72-75.

    38) Roth JA, Kaeberle ML, Appell LB, Nachreiner RF. Association of increased oestradiol and progesterone blood values with altered bovine polymorphonuclear leukocyte function. Am J Vet Res 1983; 44: 247-253.

    39) Anosa VO, Ogbogu DA. The effect of parturition on the blood picture of sheep. Res Vet Sci 1979; 26: 380-382.

    40) Mohamed EA, Abdel-Maksoud HA. Changes in some hematological and biochemical parameters during prepartum and postpartum periods in female Baladi goats. Small Rum Res 1999; 34: 77-85.

    41) Awodu OA, Enosolease ME, Ubaru AG, Famodu AA. Leucocyte count in pregnant Nigerian woman with sickle cell trait. Afr J Reprod Health 2002; 6(3): 112-116.

    Pdf halinde:
    http://veteriner.fusabil.org/pdf/pdf_FUSABIL_769.pdf

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.