Giriş Yap

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 2,491 ile 2,505 arası (toplam 4,844)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: Kurban Bayramınız Mübarek olsun #46158
    blankdilara
    Katılımcı

    111gq0.gif

    [size=small]Kurban Bayramınız kutlu olsun!

    11wm2.jpg
    [/size]

    yanıtla: merhaba arkadaslar ben sezen #46157
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]:flowers:aramıza hoşgeldin sezen[/size]

    yanıtla: 3. HAFTANIN SORUSU #46133
    blankdilara
    Katılımcı

    bazılarını salladım arkadaşlar yanlış olabilirler..
    1.kaplan
    2.jaguar
    3.çita
    4.vaşak
    5.snt.bernard
    6.qolden retriever
    7.kıvırcık koyunu
    8.boxer
    9.ingiliz setter
    10.pappilon

    yanıtla: KUDUZ (AYIN KONUSU) #46132
    blankdilara
    Katılımcı

    48209192xp8.gif

    11528618of7.jpg

    yanıtla: KUDUZ (AYIN KONUSU) #46131
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Kuduz – Rabies HDCV Aşısı
    Normal olarak herkese yapılan aşılardan değildir. Gerekli hallerde yapılmaktadır. Şüpheli hayvan ısırık ve tırmalamalarından sonra yapılmaktadır. Eskiden kullanılan formu artık uygulamadan kaldırılmıştır. Koyun beyninde pasajlar yapılarak elde edilen aşının yan etkileri fazla idi. Bu gün için insan hücre kültürlerinde üretilen aşılar kullanılmaktadır. Bunlar diğer aşılar gibi adale içi iğne ile uygulanır. Gerekli olan durum ile ilgili iki çeşit program vardır.

    Şüpheli hayvan kontrol altında: 10 gün süren gözlem süresince 0, 3, 7. Günlerde yapılır ve eğer hayvan bu sürenin sonunda canlı ve kudurmamışsa aşılama kesilir.
    Şüpheli hayvan kayıp veya kuduz olduğu kesinse: Bu durumda 0, 3, 7, 14, 30 ve 90. günlerde toplam 6 doz aşı yapılır. Gerçi bir de 3 ayın sonunda bir 7. Doz yapılabilirse de bu risk altında olanlar (Veteriner gibi) dışındakilere önerilmez.
    Günlük yaşamda kedi, köpek, fare ısırıkları ve tırmalamaları ile sık olarak karşılaşılır. Burada dikkat edilmesi gereken konu bunun hangi şartlar altında ve hayvanın durumudur. Hayvan aşılı, ev dışına çıkmayan türde, oynarken, önünden yemeğine uzanıldığında, yavrularına yaklaşıldığında gibi durumlarda ise olasılık çok azdır. Fakat bu herhangi bir hekime sorulduğunda kimse risk altına girmek istemiyeceği için aşılama olasılık çok düşük olsa bile aşılama önerilir. Ben şimdiye kadar şüpheli hayvan beyninin tetkik için laboratuara gönderildiğinde kuduz çıkmadığını hiç görmedim. Nedense benim karşıma çıkan tüm tetkik sonuçlarına göre itlaf edilen hayvanların hepsi kuduz olmuşlardı. Ülkemizde kuduz tanısı konan insanlara rastlanmaktadır. Bunlar bazı yıllarda 1-2 vaka ile sınırlıdır.
    Aşının lokal yan etkileri dışında genel etkileri pek yoktur. Çok nadir ansefalit yaptığı bildirilmiştir. Benim bildiğim yayınlanmış birkaç vaka olduğudur.
    [/size]

    yanıtla: KUDUZ (AYIN KONUSU) #46130
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]KUDUZ ÜZERİNE ÇALIŞMALAR

    1760 Yılında Mead ve Morgani adlı doktorlar, ilk olarak kuduzun tüm klinik tespitlerini yaparak bir tasvir çizdiler.
    1770 Van Stvitten, ilk olarak kuduzun insandaki paralitik özelliklerini tespit etti.
    1804 Zinke, bir kuduz köpeğin salyasını sağlam bir köpeğin yarasına sürerek 9 gün sonra kuduzun meydana geldiğini tespit etti.
    1879 Galtier tavşanların juduza karşı çok duyarlı olduğunu tespit etti. Bundan sonraki kuduz araştırmalarında tavşanlar kullanılmaya başlandı.
    1881 Galtier, kuduz bir hayvanın salyasını bir koçun kanına enjekte etti. Sonuçta koç kuduz olmadı; koçun kuduza karşı bağışıklık kazandığı ortaya çıktı, ancak köpek salyası çok miktarda olmadığı ve steril olmadığından aşı için yeterli olmadı.
    1882 Pasteur ve çalışma arkadaşları, Chamberlin ve Roux kuduz virüsünün en çok merkezi sinir sisteminde saf olarak bulunduğunu tespit ettiler.
    1883 Pasteur, Kopenhag’daki tıp kongresinde kuduzla ilgili deneylerini ve bağışıklık teorisini açıkladı.
    1885 Pasteur, ilk olarak bir insan üzerinde kuduz aşısını denedi. Ondört yerinden ısırılmış bir kişiyi aşıladı. Pasteur doktor olmadığından aşıları Grancher adlı bir doktor yaptı. İki ay sonra ısırılmasının üzerinden altı gün geçmiş bir çoban çocuk aşılandı, aşı aradan gecen uzun süreye rağmen başarıya ulaştı.
    1886 Bir yıl içinde aşıyla tedavi görenlerin sayısı 2490’a ulaştı. Bu arada ısırıldıktan 34 gün sonra tedaviye getirilen bir kız çocuğu tedaviye rağmen öldü. Yine aynı yıl tedaviye getirilen 19 hastadan 3’ü öldü ve bu olay Pausteur’a karşı olanların sayısını arttırdı.
    1887 Napoli, Varşova, Samara, Buenos Aires, İstanbul, Harkov, Pauda, Palermo, Moskova, Vilnada, Tiflis’te Pasteur’un yönetiminde kuduz aşısı üretim merkezleri açıldı.
    1903 Dr. Negri, beyin hücrelerinde toplanan cisimcikleri buldu ve kendi adını verdi.
    1962 Kuduz virüsü ilk kez görüntülendi.
    [/size]

    yanıtla: KUDUZ (AYIN KONUSU) #46129
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Kuduz Veya Kuduz Şüpheli Bir Hayvan Tarafından Isırılan Bir İnsanda Yapılması Gerekenler

    Şüpheli bir hayvan tarafından ısırılan kişinin yarası sabunlu ya da deterjanlı su ile bolca yıkanmalıdır. Çok basit gibi görülen bu uygulamanın özellikle yüzeysel yaralarda riski % 90 oranında azalttığı saptanmıştır. Yaraya bir antiseptik ( %40-70 lik alkol, iyodin v.b ) uygulanmalıdır

    Isırık yarasının beyine yakınlığı virusun beyine ulaşması açısından önemlidir. Yara bölgesi beyine yakın ise en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Diğer bölge ısırıklarında bu süre 0-36 saat en fazla 72 saat olmalıdır.

    Sağlıklı bir görünümü olan köpek, kedi veya diğer bir evcil hayvan insanı ısırdığında, o hayvan hemen yakalanmalı ve 10 gün boyunca gözlem altında tutulmalıdır.Bu süre içinde hayvanda kuduz görülmezse, Korkulacak bir şey yok demektir.

    Kuduz şüphesi olan hayvan yakalanıp gözlem tında tutulamıyorsa veya yapılan testler pozitif çıkarsa kısa süre içinde tedaviye başlanmalıdır.

    Kuduz serumu gerektiren vakalarda sabunla yıkadıktan sonra yara içine ve etrafına hesaplanan dozda immunglobulin yada serumun enjekte edilebilen en fazla miktarı (hatta mümkünse tümü) enjekte edilmelidir. Eğer ısırık çok büyükse ve yaraya dikiş atmak zorunlu ise yara dudakları etrafına mutlaka kuduz serumu ve immunglobulini uygulanarak dikiş atılmalıdır.

    Temas sonrası uygulamada yara bakımı ve kuduz serumu uygulamasından sonra aşılamaya geçilmelidir. Aşılamada mutlaka bağışıklama gücü yüksek, uygulaması kolay ve en önemlisi nörolojik yan etkileri olmayan hücre kültürü aşıları kullanılmalıdır. Ülkemizde hücre kültürü aşısı olarak HDCV(Human Diploid Cell Vaccine) ve VERO (Verorab) bulunmaktadır. Her iki aşının da bağışıklama gücü ve yan etki açısından hiçbir farkı yoktur. Üretimlerinde aynı aşı suşu kullanıldığı için birbirlerinin yerine kullanılabilirler ya da zorunlu hallerde aşılamaya birisi ile başlayıp diğeri ile devam edilebilir.

    Kuduz aşısı 0., 3., 7., 14., ve 28 günlerde 5 doz olmak üzere intramuskuler yoldan ve mutlaka deltoid adaleden bebeklerde ise uyluğun anterolateral kısmından yapılmalıdır. Aşılama şemasına uygun olarak yapılan aşılama ile % 100 oranında başarı sağlanmaktadır. Bu aşılar ile şimdiye kadar aşılama ve acil müdahale şemasına uygun olarak sürdürülen tedavilerde hayatını kaybeden kuduz olgusuna rastlanmamıştır. Her iki tip aşının uygulanmasında çok nadir olarak aşı yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik, ateş gibi bilinen aşı yan etkileri görülebilir.

    Bulaşma Öncesi Aşılama Yapılabilir mi?

    Bulaşma öncesi aşılamanın önerildiği risk altındaki kişiler şunlardır; veteriner hekimler, enfeksiyon hastalıkları ile ilgili laboratuar personeli, kuduz vakalarına bakmakla görevli özel bölümlerde ve kornea nakli yapılan bölümlerde çalışan hastane personeli, kuduza hassas evcil hayvanlar ile devamlı teması olanlar.

    Bulaşma öncesi aşılama uygulaması için 0., 7., 28. günlerde toplam üç doz aşı uygulanması yeterlidir.Kullanılacak aşıların mutlaka hücre kültürü aşıları olması (HDCV ve Verorab) gerekmektedir.

    Bu uygulama, virusla temas halinde kuduz serumu uygulanması gereksinimini ortadan kaldırmakta ve uygulanacak aşı sayısını azaltmaktadır. Temas öncesi şemaya göre aşılanmış bir kişiye virüsle temas olasılığı halinde 0. ve 3. günlerde uygulanacak 2 doz rapel aşı yeterli olacaktır.

    Korunmak için Bunlara Dikkat Edin
    Evcil hayvanlar kontrol altında tutulmalı.Özellikle geceleri serbest bırakmamaya çalışın.
    Evde beslediğiniz hayvanların kuduz aşılarını zamanında yaptırın.
    Tanımadığınız hayvanlara yaklaşmayın ve oynamayın.
    Hasta gibi görünen hayvanlara yardım etmek için dokunmayın.
    Ölü hayvanlara yaklaşmayın ve dokunmayın.
    [/size]

    yanıtla: KUDUZ (AYIN KONUSU) #46128
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Kuduz Hastalığının Bulaşma Şekli?

    Kuduza yakalanmış bir memeli hayvanın (özellikle köpek) ısırması ve yaralaması ile,
    Kuduz hayvanın salyasının sıyrık veya çatlak deriye, göz ağız veya buruna temas etmesiyle,
    Kuduz hayvanın salyası ile bulaşık eşyanın (tasma, yular, dizgin vb.) yaralı deri ile temas etmesi ile,
    Kuduz hayvan tarafından tırnaklanarak meydana gelen yaralanmalar ile, (hayvanın tırnağı kendi salyası ile bulaşıktır.)
    Kuduz hayvanın eti ve sütünün çiğ olarak yenmesi ile,
    Kuduza yakalanmış bir insan ile yakın temasta bulunulması ile bulaşabilir.

    Virus, vücuda girdiği yerde bulunan sinirler yoluyla beyine gider, yerleşir ve orada çoğalır. Virusun vücuda girmesi ile hastalığın ortaya çıkması arasındaki süreye Kuluçka Dönemi denir. Genel olarak kuluçka süresi insanlarda 2-8 haftadır Hayvanların virusu bulaştırıcılık süresi de değişkenlik göstermektedir. Kedi ve köpekler klinik semptomların başlamasından 3 ile 10 gün öncesine kadar virusu bulaştırabilirler.

    İnsanlarda Klinik Bulgular

    Kuluçka süresi, ısırık yerinin beyine yakınlığı, ısırığın şiddeti, ısırık yerinin sinir uçlarından zenginliği ve vücuda giren virus miktarı ile ilgilidir. Beyine yakın, özellikle kafadan ve ağır ısırılmalarda kuluçka süresi kısalırken kol ve bacaklardan ve hafif ısırıklarda uzamaktadır.Bu süre 5 günle 1 yıl arasında değişir genellikle 20-60 gündür.Virüs alındıktan sonra eğer gerekli tedavi zamanında yapılmasa hastalık belirtileri 2 safha olarak görülür:

    İnsanlarda başlangıç olarak iştahsızlık, kırgınlık, yorgunluk, ateş görülür.Isırık bölgesinde ağrı ve duyu kaybı görülür ki kuduza özgü ilk belirti budur. Daha sonra huzursuzluk, aşırı korku hali, saldırganlık, uykusuzluk, psikiyatrik bozukluklar ve depresyon ve bunlara eşlik eden öksürük, boğaz ağrısı, titreme, karın ağrısı, bulantı-kusma, görülebilir.

    Nörolojik bulgular olarak Hiperaktivite, oryantasyon bozukluğu, hayal görmeler, sara krizleri, tuhaf davranışlar, ense sertliği, hızlı ve sık nefes alıp verme, salya artımı ve felçler daha sonra ortaya çıkar.

    Hiperaktivite atakları karakteristik olarak 1-5 dakika süreyle ve aralıklı olarak görsel ve işitsel bir uyarı sonucu meydana gelmekte ve kendisini saldırganlık, kendi kendine ve etrafındakilere vurma, koşma, ısırma şeklinde göstermektedir.Hastaların yaklaşık olarak yarısı ataklar döneminde su içmek istemekte ve su içme teşebbüsü sırasında boğaz kaslarının kasılması nedeniyle kişide tıkanma, boğulma hissi ortaya çıkmaktadır ve hastalarda hidrofobi (sudan korkma) gelişmektedir. Ataklar arasındaki dönemde hasta genellikle kendindedir ve bilinci yerindedir.

    Nörolojik belirtilerin gelişmesinden 7 gün sonra koma hali gelişir ve sonunda hasta yaşamını kaybeder.
    [/size]

    yanıtla: KUDUZ (AYIN KONUSU) #46126
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Kuduz; hasta hayvanın ısırması sonucu, enfekte tükürüğün bütünlüğü bozulmuş deri yada mukozalara teması yoluyla bulaşan ve akut beyin iltihabı sonucu ölümle biten bir virus hastalığıdır.

    Kuduz Hangi Hayvanlardan Bulaşır?
    Kuduz; çakal, kurt, tilki, kokarca, sırtlan, ayı, yarasa gibi doğadaki tüm vahşi memeliler ve eğer aşılanmamışlarsa köpek, kedi, inek, eşek gibi evcil memeli hayvanlar arasında varlığını sürdürür. Bu hayvanlar tarafından ısırılan insanlara bulaşarak hastalık oluşturur. Sanıldığının aksine sincap, sıçan, fare, hamster gibi kemirgen hayvanlar ve tavşanlar taşıyıcı değildir ve bu hayvanlar tarafından ısırılma bir risk oluşturmaz.

    Kuş, yılan, balık, kaplumbağa, kertenkele ve böceklerde asla kuduz virüsu bulunmaz. Yarasa hariç bütün hayvanlar enfeksiyonun sonucu olarak ölürler. Kan emici yarasalarda virüs tükürük bezlerine yerleşir ve onları hasta etmez fakat diğer hayvanlara ve insanlara bulaştırabilir.

    Kuduz Olan Hayvan Nasıl Anlaşılır?

    Hastalığın gidişatına göre üç farklı safhası vardır: prodromal başlangıç dönemi, saldırgan dönem ve felç dönemi. Hastalık belirtileri ortaya çıktıktan 3-7 gün sonra hayvan ölür.
    Başlangıç dönemi 2-3 gün sürer. Davranış bozuklukları olur ve beden ısısı artar. Hayvan ısırık bölgesini yavaş yavaş ısırmaya ve tırmalamaya başlar.

    Saldırgan dönem 2-4 gün sürer. Kuduz kedi ve köpek başlarda ürkek ve korkak olur, yabancı cisimlere karşı ilgisi artar. Alışık olmadığı gıdaları yeme isteği olur.İştah azalır buna karşın su içme isteğinde belirgin bir artış görülür.Hasta hayvan sık sık idrar yapar, yara yerini kaşır. Gözlerde irileşme ve kızarıklık olur. Hasta hayvanlar loş yerlere saklanmayı sever. Kediler dolap ve kanepe altlarına saklanır.. Bilinç giderek kaybolur ve hırçınlaşarak her şeye karşı olur. Sahibinin emirlerini dinlemez. Her önüne gelen canlıyı bu arada sahibini de ısırır. Köpekler evi terk ederek bir daha geri dönmez. Ağızda bol salya akar. Maksatsız havlama ve miyavlama dikkati çeker. Normalde köpeklerden çok korkan kediler, kuduz hastalığında çekinmeden köpeklere saldırırlar. Tilkilerde korkmadan meskun mahallere gelerek buradaki kedi, köpek ve diğer canlılara saldırarak ısırırlar.

    Felç dönemi 2-4 gün sürer. Hastalık ilerledikçe öncelikle ısırılan organdan başlayan ve daha sonra tüm vücutta felçler meydana gelir.Havlaması değişir ve salyası belirgin olarak artar. Hayvan rahat hareket edemez,dengesini kaybeder, zig-zag çizerek yürür ve daha sonra yere düşer. Tam felç gelişmesinden sonraki 1-2 gün içerisinde hayvan ölür.Klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavisi yoktur.
    Kuduza yakalanmış hayvanlar 1 hafta içinde mutlaka ölürler.
    [/size]

    yanıtla: merhaba adım pınar #46125
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=x-small]:flowers:aramıza hoşgeldin pınar[/size]

    yanıtla: ..:: turkcell süper lig’de bu hafta ::.. #46097
    blankdilara
    Katılımcı

    Profesyonel Futbol A Takımımız, Turkcell Süper Lig’in 17. haftasında Trabzonspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına, 1 günlük iznin ardından, bugün Samandıra Kamp Merkezi’nde yaptığı antrenmanla başladı.
    Teknik Direktörümüz Zico yönetiminde üst sahada gerçekleştirilen antrenman 1 saat 20 dakika sürdü. Antrenörlerimizden İrfan Saraloğlu’nun yaptırdığı koşu, ısınma ve koordinasyon hareketlerinden sonra, oyuncularımız iki takım halinde havadan el topu oynadı. Bu oyunda kural, topu yere düşürmeden, havadan, elle kalelere gol atmak olarak belirlendi. Bu çalışmadan sonra oyuncularımız yine iki takım halinde maç yaptı. Buradaki kural da gol vuruşunun mutlak suretle havadan olması, yerden yapılan vuruşlarla kazanılan gollerin geçersiz sayılması olarak belirlendi. Son bölümde ise, oyuncularımız aynı takımlarla serbest çift kale maç yaparak antrenmanı tamamladı. Serbest çift kale maçta kalecilerimizden Volkan Demirel, ortada oyuncu olarak görev aldı ve attığı birbirinden şık gollerle arkadaşlarından alkış aldı. Çift kale maç esnasında sol ayağında ağrı hisseden Gökhan Gönül, çalışmayı yarım bıraktı. Bir süredir takımla birlikte antrenmanlara devam eden Gürhan, antrenman sonrası sahada kalarak bir müddet daha özel olarak çalıştı. Sakatlığı süren oyuncularımızdan Deniz ve Serdar alt sahada takımdan ayrı olarak bir çalışma gerçekleştirirken, Tümer ve Appiah ise antrenmana çıkmadı. Takımımız, yarın saat 17.00’de Samandıra Kamp Merkezi’nde yapacağı antrenmanla Trabzonspor maçının hazırlıklarını sürdürecek.

    yanıtla: futbolcularımızdan haberler #46096
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=large]Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başkanımız Aziz Yıldırım ve Yönetim Kurulu üyelerimizi, Çankaya Köşkü’nde kabul etti. Kabul töreninde Başkanımız Aziz Yıldırım, İkinci Başkanımız Nihat Özdemir ve Asbaşkanlarımızdan Ali Koç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çeşitli hediyeler verdi.
    Başkanımız Aziz Yıldırım liderliğinde İkinci Başkanımız Nihat Özdemir, Asbaşkanlarımız Mahmut Uslu, Şekip Mosturoğlu, Ali Koç, Tahir Perek, Nihat Özbağı, Mithat Yenigün ve Serhat Çeçen, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Hakan Dinçay, Ali Yıldırım, Ömer Temelli, Ünal Uzun ve İdari İşler Koordinatörümüz Serkan Acar, bugün Çankaya Köşkü’ne çıkarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü makamında ziyaret etti. Oldukça sıcak bir ortamda geçen ziyarette; Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ilk ambleminin yer aldığı bir tabak ve ziyaret anısına bir plaket, İkinci Başkanımız Nihat Özdemir Roberto Carlos forması , Asbaşkanlarımızdan Ali Koç da tüm takım oyuncularımızın imzaladığı 100. yıl forması hediye etti.
    [/size]

    yanıtla: futbolcularımızdan haberler #46035
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Başkanvekilimiz Nihat Özdemir, üstü kapalı bir şekilde eleştirilerde bulunarak, Fenerbahçe’nin, futbol oynamasına müsaade edildiği takdirde, her maçı alabilecek güçte olduğunu söyledi.
    Gençlerbirliği maçı sonrası FB TV’ye açıklamalar yapan Nihat Özdemir, maçın zorluğuna dikkat çekerek “Gençlerbirliği’nin de şiddetle puana ihtiyacı vardı. Saha zemini çok kötüydü. İkinci yarıda 15 dakika oynadığımız oyunla maçı aldık” dedi. Fenerbahçe’nin yıldızlarla dolu, çok güçlü bir kadrosunun olduğunu söyleyen Nihat Özdemir, “Oynamamıza müsaade edilirse, her maçı alırız. Üstü kapalı olarak söylüyorum ama, isteyen istediği gibi anlasın. Yeter ki bu takıma futbol oynatsınlar. Bunun örneklerini gördük” dedi. Ankara deplasmanından alınan 3 puanı “Altın” olarak niteleyen Özdemir, defansımızın göbeğindeki Edu ve Lugano’nun cezalı duruma düşmesini de “Handikap” olarak değerlendirerek, “Ancak hocamız hafta içinde gerekli tedbirleri alır” dedi. Nihat Özdemir, ilk yarının son haftasında Trabzonspor’u da yenerek, devreyi lider kapatacağımızı sözlerine ekledi..
    [/size]

    yanıtla: futbolcularımızdan haberler #46089
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Asbaşkanlarımızdan Murat Özaydınlı, Gençlerbirliği maçındaki hakem kararlarını eleştirerek, Orta hakem Yunus Yıldırım’ın 2 penaltıyı vermediğini söyledi. Murat Özaydınlı, Fenerbahçe lehine penaltı verilmesinden korkulduğunu, Fenerbahçe’nin penaltı fakiri haline geldiğini ifade etti.
    Gençlerbirliği maçı sonrası FB TV’ye açıklamalar yapan Murat Özaydınlı, “Çok kritik bir maçtı. Galatasaray ve CSKA maçlarından sonra, futbolcularda bir adrenalin boşalması yaşandı. Gençlerbirliği’nin de şiddetle 3 puana ihtiyacı vardı. Saha zemini fevkalade kötüydü. Bülent Korkmaz’ın nasıl top oynattığını bildiğimiz için, sakatlıklar yaşanmasından korkuyorduk. İçeriye bakmadım. Sakatlık var mı? Bilmiyorum. Hakemler aleyhine konuşmak istemiyoruz. Yunus Yıldırım da beğendiğimiz bir hakem. Ancak hakem 2 penaltıyı nasıl görmedi. Bunu anlayamadım. Televizyondan seyredilip, ‘Evet penaltıymış’ denmesine de karşıyım. Pozisyon o anda görülüp, verilmeli. Niye Fenerbahçe lehine penaltı verilmesinden korkuluyor? Şu takıma çalınıyor da bizim takıma niye çalınmıyor diye demogoji yapmak da istemiyorum. Penaltı fakiri halline geldik. Hakem daha fazla kart göstermeliydi. Maçın son 5 dakikasında gösterdiği kartları, ilk 5 dakikada gösterseydi, çok temiz bir maç olurdu. Trabzon maçını da alırız, ancak ilk yarıyı lider değil, ikinci sırada bitiririz” diye konuştu..
    [/size]

    yanıtla: SON HARFTEN KELİME SÖYLE #46091
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=small]analbuminemi..[/size]

15 yazı görüntüleniyor - 2,491 ile 2,505 arası (toplam 4,844)