Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı[size=medium]İNSANDA TOXOPLASMOZİS:
Gebelerde Enfeksiyon: AIDS gibi bir hastalık olmaksızın eğer kadın gebe kalmadan önce toxoplazmosis ile herhengi bir şekilde enfekte olmuş ve hastalığı önceden geçirmişse, bu hastalığa bağışıktır.Anneye veya doğacak bebeğe hiç bir zararı olmaz.
Parazitle daha önce hiç karşılaşmamış bir kadın ise; ve gebelik esnasında bu parazitle enfekte olmuş ise; o zaman parazit yavruya geçer. Genelde fötus ölür ve düşük meydana gelir. Ya da fötusda anomaliler gelişir: Canlı doğarsa bebek; buna KONGENİTAL TOXOPLAZMOZİS denir. Annede genelde düşük dışında başka semptom görülmez. Bebekde ise: Deride kırmızı lekeler, döküntüler, beyin su toplaası(hydrocephalus), sarılık, göz bozuklukları( korioretinitis) görülebilir.Canlı doğum oranı düşüktür.Canlı kalırsa da zeka geriliği veya göz bozuklukları ile yaşar.
Amerika da yapılan araştırmada doğurma çağındaki kadınların %30 u serolojik kan testleri sonucu seropozitif bulunmuştur.Yani hastalığı geçirmiş, bağışıklık kazanmışlardır.
Türkiye de kedi ile teması bulunan bir çok insanın da bu hastlığa yakalanıp geçirmiş, böylelikle doğal bağışıklık kazanmış olduğu düşünülmektedir.
Yinede eve yeni kedi alınmadan evvel,eğer gebe kalma ihtimali olan bir bayan varsa; önce bu anne adayına labaratuvarda bu hastalık için test yaptırılmalı, eğer test pozitif çıkarsa, hastalığı geçirmiş ve bağışık olduğu kabul edilir ki bu durumda kedi eve alınabilir.Ancak test negatif çıkarsa;yani anne adayı henüz hayatında hiç enfekte olmamışsa,bağışıklığı da yok demektir; bu durumda veterinerce kadiye de özel kan testi yapılır.Kedinin testi de negatifse eve rahatlıkla alınabilir.Kedi hastalığı taşımıyor demektir.Ancak kedi seropozitifse kedinin eve alınması çok doğru değildir.Tedavi edilmeden alınmamalı.Ve doğum sonrası beklenmeli veteriner hekim ve beşeri hekimce karar verilmelidir.
Diğer normal (gebe olmayan kadın,insan,çocuk vb.) çoğu olayda semptomsuzdur.Enfekte insan enfekte olduğunu bile anlamadan bu hastalığı geçirir ve bağışıklık gelişir. Bazen de hafif geçirir: lenf yumrusu şişer, keyifsiz,bitkin,boğaz ağrısı, depresyon,ateş olabilir. Aylar süren lenf yumrusu şişmesi nadirdir. Geçer.
2-HELMİNTLER: SOLUCANLAR:
Mide barsak kurtları:
a- Kancalı kurtlar: Ancylostoma caninum (köpekde)Uncinaria stenocephala(köpekde)
Ancylostoma tubaeforme (kedide)
b-Askaritler: Yuvarlak solucanlar: Toxocara canis (köpekde)
Toxocara leonina(kedi)
Toxocara cati(kedi)
c.Trichurus vulpis: Kıl kurtları (kedi ve köpekde)
Enfekte gıda veya anne sütü yada sahibinin eli yoluyla kedi yada köpeğin vücuduna giren bu parazitler vücutta 15 gün kadar bir kuluçka dönemi geçirdikten sonra üremeye başlarlar.Bundan sonra da dışka yoluyla yumurta atarlar.
a-Kancalıkurtlar kancaları ile barsak mukozalarını tutunarak kan emdiklerler.Dolayısıyla bu pararazir hayvanda kanlı bir dışkı,kötü koku yaratır. Hayvanda genel bir halsizlik,solgunluk ve zayıflama hali vardır.
b-Askarit: İshal,karın ağrısı,büyümesi gibi şikayetler yaratır. Karın normalden şişkindir.Barsak tıkanması,yırtılması,siniri sisteminde hasar, ve ölüm ile sonuçlanabilir.
c-Kıl kurdu: İshal,kanlı dışkı gibi semptomlarla seyredebilir. Anemi,gelişme geriliği ortaktır.
KORUNMA: Paraziter dışkı muayeneleriyle teşhis edilip veteriner hekimce sağaltılır.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]PARAZITLER
Mide ve barsak sisteminde yaşayan,hayvanın gıdasını paylaşan veya çeşitli semptomlarla hastalık oluşturabilen bir çok parazit mevcuttur.
Genel olarak parazitleri birkaç alt başlıkta toplayabiliriz:
1- PROTOZOALAR: Tek hücrelilerdir:
a- Coccidialar (İsospora canis, isospora felis)b- Criptosporidia
c- Giardia canis (köpekde)
Giardia cati(kedide)d-Toxoplasma gondii
a-Coccidialar: Hiç semptom olmadığı gibi, zayıflık,halsizlik,depresyon, şiddetli ishal, kusma ve sonunda ölüm gibi bulgularla da seyredebilir. İsosporalar genelde ateşsiz hastalıklar oluştursalarda güçsüz,aşısız yavrularda çok risklidirler.Özellikle viral hastalıklarla beraber izlenirlerse ölüm kaçınılmazdır.
b-Criyptospridia: Kedi yavrularında genelde kronik bir ishalle seyreder. Köpek yavrularında ise ani bir ishal başlangıcı olur.Dışkı çok suludur,rengi değişkendir.
c-Giardia cati (KEDİDE): Absorbsiyon bozukluğu vardır. Çok sulu ve kanlı olabilir. Yağlı veya yumuşak bir dışkı da olabilir. Kronikleşebilir.
Giardia canis (KÖPEKDE): İshalle seyreder. Çok kötü kokulu sulu bir ishal vardır.
Korunma: Bu hastalıklar özellikle güçsüz hayvanlarda ölüme sebebiyet verebilir.Bulaşma çiğ et ve gıdalar vasıtasıyla yada kirli çevre ve gıdayla kolayca oluşabilir. Bu nedenle sokakdan alınan hayvanların veterinerce sağaltıma alınması gereklidir. Dışkı muayenesi sonucu etken yumurtalarının görülmesi tanıya yardımcı olur. Hijyene dikkat edilmeli, çiğ gıdalar hayvanlara verilmemelidir.
d- Toxoplasma gondii : İNSANDA TOXOPLASMOZİS HASTALIĞI :
Son konak kedi ve kedigillerdir. Son konakda ergin form vardır. İnce barsak epitelleri ve arakonakda yerleştiği yerlere yerleşir. Dışkı yoluyla yumurtalar atılır.
Ara konak: İNSAN ve Kedi ve kedigiller dahil yaklaşık 300 omurgalı hayvan (memeliler).
Arakonakda yerleştiği yerler ise, sinir hücreleri, karaciğer,akciğer,kalp,iskelet kas hücreleri, yavru zarları..Daha sonra doku hücreleri ,kalp kası, iskelet kası, beyin, akciğer ve diğer dokular…
KLİNİK BELİRTİLER: Arakonak tarafından alınan parazitin taşizoit formu hızla çoğalır ve içinde bulunduğu hücreyi patlatır. Hastalığın şiddeti bu tahribatın derecesiyle ilgilidir.Ağır bir enfeksiyonda beyin,kalp,karaciğer akciğer zarar görebilir.Ateş yükselebilir, lenf yumruları şişer. AKUT TOXOPLASMOZİS adı verilen bu evre bazı insanlarda ve hayvanlarda hiç bir belirti olmadan da geçirilebilmektedir.
Kist evresinde,parazitler kist içinde olduklarından hiç bir zarar vermezler,bu dönemde klinik belirti yoktur. LATENT KRONİK EVRE adını alır. Ancak kronik evrede AIDS (HIV, FIV…)gibi immun sistemi çökertecek ağır bir hastalık olursa arakonaktaki bu kistler açılıp bradizoit form taşizoit forma geçebilir. O zaman kistlerden çıkan parazitler zarar vermeye başlayabilir yeniden.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]KENNEL COUGH: KÖPEKLERDE ENFEKSİYÖZ TRACHEOBRONCHİTİS: ÖKSÜRÜK HASTALIĞI:
Etken parainfluenza virus, Canine adeno virus, Bordetelle bronchiseptica ve Distemper virus lerinin rol aldığı bir hastalık kompleksidir. Her yaşta ,aşısız köpekte görülebilen, alt solunum yollarını tahrib eden viral bulaşıcı bir hastalık olup hava-solunum yoluyla kolayca bulaşabilir.
Belirtiler: Genelliklşe ilk bulgu öksürüktür. Ateş varlığı değişkendir. İştahsızlık ve depresyon sık izlenir. Öksürük egzersizle daha da kötüleşen karakterdedir. Genç köpeklerde hastalık daha şiddetli seyreder.
40-41 derce ateş olabilir. İki burun deliğinden de mukoprulent karakterde akıntı başlayabilir. Öksürük ve depresyon oldukça kesindir.
KORUNMA: Aşılama kesinlikle yapılmalıdır. Hastalığı atlatan hayvana 2 hafta daha ilaç devam edilmelidir.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]ENFEKSİYÖZ CANİNE HEPATİTİS: I.C.H : BULAŞICI HEPATİTİS:
Etken öldürücü özellikte adenovirus tip 1 dir. Çevre ısı ve nemine bağlı olarak haftalarca veya aylarca canlı kalabilir. Genç köpekler hastalığa daha duyarlıdır. 4-7 güngibi bir kuluçka dönemi vardır.
Her yaştaki köpek bu hastalığa yakalanabilir.
Semptomlar: Ani olaylarda 40 dereceye kadar ateş olabilir. Bir hafta kadar sürebilir ateşli faz.
İştahsızlık, kalp frekans artışı, kusma, aşırı susama, ağız mukozasında farklılaşmalar, göz-burun akıntıları, baş,göğüs boyun gibi bölgelerde ödemler, korneada bulanıklıklar,bazen ishal ve konvülsiyonlar, halsizlik, depresyon, bazen bronşitis, hepatik kanamalar sonucu ölüm izlenir.
KORUNMA: Diğer aşılarla kombine hazırlanmış Karma Aşı uygulaması her yıl tekrar edilmelidir.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]CORONAVİRAL ENTERİTİS:
Etken pleomorf bir RNA virus olan Canine corona virustur. Özellikle köpek çifliklerinde yaşayan hayvanlar duyarlıdır, risk altındadır. 1-3 günlük bir kuluçka süresi sonunda hastalık gelişir.
Çok buşacı olup salgınlar halinde seyreder. Dışkı ile yayılan virus, yiyecek yoluyla bulaşır.
Enfekte bir hayvan 2 ay boyunca virusu yayabilmektedir.
Belirtiler: Yüksek ateş(40-41), kusma,iştahsızlık, mukus yada kanlı dışkı duruma göre portakal sarısı veya kanlı görünümde, çok sulu olabilir. Şiddetli ishal ve kusma nedeniyle hayvan şideetle zayıflar ve dehidre olur. Sağaltım yapılsa dahi genç hayvanlarda iyileşme imkansıza yakındır.
KORUNMA: En iyi korunma aşılmadır.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]PARVOVİRAL ENTERİTİS ( KANLI İSHAL):
Etken, parvoviridae ailesinden Canine Parvovirus’ dür. Bir yaşında küçük köpekler bu hastalığa çok duyarlıdır. Çok ani seyreder ve şiddetli şekilde ölümle sonuçlanabilir. Bir yaşından büyük hayvanların iyileşme şansı daha yüksektir. Virus dışkı yoluyla, sindirim veya solunum yoluyla bulaşabilir.
Belirtiler : Kusma, kanlı, sarıdan kahverengiye değişen renklerde kötü kokulu ishal, iştahsızlık, 41 dereceye kadar yüksek ateş, yaşlılarda normal veya düşük ateş, halsizlik, depresyon, bazen öksürük ve kornea ödem gelişebilir. Hastalık ilerledikçe vücut ısıs düşer, şoka girer ve ölüm meydana gelir. 8 haftalıktan küçük yavru köpeklerde ise miyocard enfarktüs meydana gelir ve kalp yetmezliği kısa sürede ölümle sonuçlanır.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]DİSTEMPER (GENÇLİK HASTALIĞI):
3-6 aylık köpeklerden başlayıp 6 yaşından büyük köpeklere kadar her yaştaki aşısız hayvanda izlenebilen, çok bulaşıcı, viral bir hastalıktır. Virus paramyxoviridae ailesine ait olan distemper virusudür. 4 yaşından büyük köpeklerde genelde sinirsel formu izlenir.
10 gün veya aylarca süren bir periyotta görülebilir. Çok farklı formları vardır. Her hasta farklı semptomlar gösterebilir. Evrelerin hepsini ısrayla geçirenlerde gözlenir. Ancak yavrularda çok şiddetli seyreden bu hastalıkta ölüm oranı çok yüksek ve geneldeseyir hızlıdır.Virus genelde hava, nefes yoluyla bulaşır ve enfekte bir köpek aylarca virus yayabilir.Hastalığı atlatan ömür boyu bağışıklık kazanır.Virus güneşte 14 saatte denatüre olur, fenol ve formaldehit solüsyonlarına karşı da hassastır.
Distemper’ın Belirtileri: Virusun vücattaki hastalık yapmadan kaldığı dönem(kuluçka süresi) yaklaşık 14-18 gündür. Yani hastalık belirtileri göstermeden vücutta yaşabilidiği süreye kuluçka süresi denmektedir.
Akut form: Geçici yüksek ateş, burun, göz akıntıları, öksürük, ishal, kusma,iştahsızlık, halsizlik, dehidrasyon,şiddetli zayıflama gibi çok da spesifik olmayan semptomlar gösterebilir.
Sekunder (ikincil) Enfeksiyon Formu: Genelde solunum sistemini etkileyen başka enfeksiyonlar işe karışır. Mukoprulent bir burun -göz akıntısının yanı sıra faranjit,bronşit, tonsillit, pronkopneumoni belirtileri ortaya çıkabilir. Sindirim sistemi de etkilenmişse; ishal, kusma, kilo kaybı ile seyreden gastroenteritis oluşur.Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, ulkus kornea, kulakta otitis çıkabilen belirtilerdendir.
Sinirsel Form: Bacak ve yüz kaslarında istemsiz hareketler başlar. Ağrı duyuyor gibi bağırır.
Duruş ve haraketlerinde anomaliler, dengesizlikler başlar. Aşırı uyarılmalar vardır.Arka bacaklarda sallanmayla başlayan yarım yada tam felçler meydana gelir.
Kronik Ensafalitis: Başı tutamaz, inkoordinasyonlar (dengesizlikler) başlamıştır. Başta titremeler, pelvisde zayıflık, felçler, davranış değişiklikleri, korkular, ani körlük, halsizlik,titremeler, inleme,dönme, aşırı uyarılma, gibi semptomlar haftalar veya aylar sonra bile çıkabilir.
Hard pad disease: Ayak tabanında ve burunda hiperkeratöz denilen kalınlaşma ve üremeler olabilir.
Yaşlı köpeklerde Encephalitis: Denge ve yürüyüş bozulmaları,felçler, kendi etrafında dönme kafa kaslarında tikler, görme bozuklukları, zihinsel bozukluklar, inkoordinasyon, pelvis eklemlerinde zayıflık,depresyon, çift yada tek yönlü kafa sallama vb. semptomlar izlenenebilir.Hastalar sahiplerini tanımayabilir, çevreye karşı ilgisizdir.
KORUNMA: En iyi korunma aşılamadır. Hasta hayvanlar için özel tesler sonunda teşhis konur.
Hastanın aşısız olması önemli bir ayıraçtır.Aşısız hayvanlar mutlak şüphelidir. Sağlıklı görünen hayvan bile Distemper taşıyıcısı olabilir, unutulmamalı, aşısız hayvan alırken dikkatli olunmalıdır.
Aşılamalar bitmeden hiç bir şekilde dış ortamla veya başka köpeklerle temas ettirilmemeli, ya da el vb. araçlarla dışardan virus hayvana bulaştırılmamalıdır.Hijyen kurallarına mahakkak uyulmalıdır.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Brezilyalı oyuncumuz Edu Dracena Milli Takım maçları nedeniyle lige verilen aranın, takımın çok iyi bir hazırlanma dönemi geçirmesine katkıda bulunduğuna dikkat çekerek “Umarım İnter’e yine bir sürpriz yaparız” dedi. Edu Dracena bugün kendi internet sitesinde yaptığı açıklamada “Son lig maçından sonra üç günlük iznimiz vardı. İki farklı arenada mücadele eden bir takım olarak fiziki açıdan çok yorucu haftalar geçirdik. Şimdi bir de buna Türkiye Kupası eklendi. Ayrıca bu süreçte mental ve duygusal olarak da çok yorulmuştuk. O yönüyle, bu arada biraz dinlenme imkânımız oldu. Bu hafta sonundan itibaren, hem Süper Lig’de hem de Şampiyonlar Ligi’nde önemli karşılaşmalara çıkacağız. İnter’le İtalya’da karşılaşacağız. Hatırlanacağı üzere biz onları burada yenmiştik, onlar da bizi orada yenmek isteyeceklerdir. Ancak biz çok iyi hazırlandık. Umarım yine onlara bir sürpriz yapar ve maçtan galip ayrılırız. Zaten bu maçı kazanırsak üst turu da garantilemiş olacak ve İstanbul’a önemli bir galibiyetle dönmüş olacağız.” dedi..
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Profesyonel Futbol A Takımımız, Turkcell Süper Lig’in 13. haftasında Ankaraspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını, Samandıra Kamp Merkezi’nde basına kapalı olarak yaptığı antrenmanla tamamlayarak, kampa girdi.
Teknik Direktörümüz Zico yönetimindeki antrenman 1 saat 15 dakika sürdü. Antrenörlerimizden İrfan Saraloğlu’nun yaptırdığı koşu, ısınma, koordinasyon ve istasyon çalışmalarıyla başlayan antrenman, pas çalışması ve ardından 3 grup halinde yapılan 5’e 2 top kapma çalışmasıyla devam etti. Antrenmanın son bölümünde takımımız, taktik ağırlıklı çift kale maç yaptı. Sakatlıkları süren oyuncularımız Deniz ve Gökhan, antrenmana çıkmayarak tedavilerini tesislerde sürdü. Kezman takımla birlikte çalışmalarını sürdürürken, Serdar takımdan ayrı düz koşu yaptı. Gürhan ise, fizyoterapist eşliğinde takımdan ayrı bir çalışma yaptı. Hazırlıklarını tamamlayan takımımız Samandıra’da kampa girerek maç saatini beklemeye başladı.
Öte yandan takımdaki oyuncuların sağlık durumuyla ilgili bilgiler veren Kulüp Doktorumuz Piyer Arzuman, “Deniz’in belindeki sakrum kemiğinde ödem var. Deniz’in problemi ve tedavisi sürüyor. Gürhan’ın ayak bileğindeki ağrıları geçti ancak, ödem sürüyor. Gürhan’ın 1-2 haftaya daha ihtiyacı var. Serdar, düz koşuları, Kezman ise takımla birlikte çalışmaları sürdürüyor. Gökhan Gönül’ün sağ ayak başparmağının eklem kapsülünde, milli maçta aldığı darbe nedeniyle zedelenme oluşmuş. Gökhan 1-2 gün tedavi gördükten sonra antrenmanlara başlayacak” dedi.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Kulübümüz Başkan Vekili Nihat Özdemir, Türkiye’de Süper Lig’in yanı sıra ikinci lig ve diğer liglerde de iyi futbolcuların bulunduğunu belirterek, bunların iyi tespit edilmesi gerektiğini ifade ederek, bu duruma örnek olarak bu yıl büyük bir çıkış yakalayan oyuncumuz Gökhan Gönül’ü verdi.
Batman’da Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Yusuf Ertekin’e ait bir mağazanın açılış törenine katılan Özdemir, Milli Takımla ilgili açıklamalarda da bulundu. Şu aşamada teknik direktör değişikliğinin Milli Takıma zarar vereceğini belirten Nihat Özdemir, Avrupa Şampiyonası’nda Milli Takımın başında Fatih Terim’in bulunması gerektiğini kaydetti. Nihat Özdemir, “Terim görevinin başında kalmalıdır. Fatih Terim aynı başarıyı Avrupa Şampiyonasında da göstermelidir” dedi. Türkiye Milli Takımı’nın aldığı son başarılı sonuçlarla FIFA’nın dünya sıralamasında 12 basamak yükselerek 16. sıraya yerleştiğini hatırlatan Özdemir, “Bu başarının devam etmesini istiyoruz. Bu hafta Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın Avrupa’da zor maçları olacak. Milli takımımızla yaşadığımız sevinci inşallah bu hafta 3 takımımızın başarısıyla yeniden yaşarız. Her 3 takımımıza da başarılar diliyorum” dedi.
Ligde Galatasaray ve Beşiktaş ile kıyasıya mücadele edeceklerinin altını çizen Özdemir,”Hak eden şampiyon olacak. Eğer Fenerbahçe olarak Süper lLg’deki konsantrasyonumuzu tamamlarsak bu yıl da şampiyon oluruz. Güçlü bir takımız ve bunu başaracak gücümüz var” dedi. Süper lig ve şampiyonlar ligi nedeniyle zor bir döneme girildiğini ifade eden Özdemir, “Zorlu maçlar oynayacağız. Hedefimiz, ligde şampiyonluk, Fortis Kupasını kazanmak ve Avrupa’da başarılı olmaktır” ifadelerini kullandı. Nihat Özdemir, kulüplerin futbolcu transfer ederken dikkatli davranması gerektiğiin de vurgulayarak, “Türkiye’de Süper Ligi’n yanı sıra ikinci ligde de çok iyi futbolcular var. Örneğin biz ikinci ligde oynayan Gökhan Gönül’ü transfer ettik. Gönül’ün performansı ortada. Diğer liglerdeki futbolcuları iyi tespit etmek gerek” dedi.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Atasay Kuyumculuk A.Ş’nin Erenköy Şubesi’nin açılışı, düzenlenen bir törenle yapıldı. Açılış törenine Başkanımız Aziz Yıldırım, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Atasay Kuyumculuk A.Ş.’nin sahibi Cihan Kamer, Profesyonel Futbol A Takımı İdari Menajerimiz Volkan Ballı ile oyuncularımızdan Roberto Carlos katıldı. Mağaza yetkilileri açılaşa gelen Roberto Carlos’a pırlanta küpe ile altın kolye ve bileklik hediye etti.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Profesyonel Futbol A Takımımız, bugün basına kapalı olarak yaptığı antrenmanla, Turkcell Süper Lig’in 13. haftasında Ankaraspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.
Teknik Direktörümüz Zico yönetiminde 1 saat 15 dakika süren antrenman, antrenörlerimizden İrfan Saraloğlu’nun yaptırdığı koşu, koordinasyon, istasyon ve ısınma hareketleriyle başladı. Oyuncularımız daha sonra tek pasa dayalı taktik bir çalışma yaptı. Antrenman, dar alanda yapılan çift kale maçla sona erdi. Milli Takımlardan dönen oyuncularımız ise rejenerasyon antrenmanı yaptı. Serdar saha kenarında tempolu yürüyüş yaparken, Kezman salonda çalıştı. Sakatlıkları bulunan oyuncularım Deniz ve Gürhan, antrenmana katılmayarak tedavilerini sürdürdü. Milli takımlarından henüz dönmeyen oyuncularımız Lugano ve Appiah da antrenmana katılmadı. Takımımız hazırlıklarını, yarın saat 17.00’de Samandıra’da basına kapalı yapacağı antrenmanla sürdürecek.
[/size]
dilaraKatılımcı:icon9:
dilaraKatılımcı[size=medium]söyledğn kelimenin ”L” ile başlaması gerekiyrdu neyse ben devam edeyim:whistling:Lüfer[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]evet doğru valla bayağı genişş:icon6::laugh:
heyy sen alttaki köpeklerden korkuyorsun..??:w00t:
[/size] - YazarYazılar
