Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı[size=medium]Günümüz Beddualari
Silikonun patlaya insallah
Hem fikir, hem zikir suçlusu olasan.
Ne yersen ye asit yapa agzinda, bir “falim” çiklet bulamayasan.
Kaplama alani disinda kalasan.
Aldigin dolarlar sahte çiıka.
Susurluk Skandali’na adın karisa.
Bir decoder olamayasin.
Güçlü Türk olamayan, persil adam olasin
Medyalara gelesin insallah Talk showlara, reality showlara çikasan imajin sarsila.
Tam otomatik çamasir makinen kireçlene, bir gram Calgonit bulamayasan.
Siyaset Meydani’na çikamayasin.
“Maraba Televole” diyesin, Sabah sekerleri’ne çikasin Reha Muhtara’a konuk olasan. Yeryüzünde tashih hatasi gibi dolasasin.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]EKONOMİK BEDDUALAR
Repo’da açığa düşesen, faiz sana zarar yaza.
IMKB 100 endeksin 1600 direncini kıramaya.
Uygun kur bulmaya, pozisyon açigina düşesen
Reuters’in arizalana, rate’leri izleyemeyesen.
Paran araci kurumda kala, iç edile; Dövize endeksli kredi alasan.
“zede”lenesen Merkez Bankasi para piyasalarina müdahale ede.
O sirada sen de orada olasan Halden anlamayan Bireysel Danisman’a denk düsesen
Sabah seansinda endeks hizla düse sen panik olup kagit çikasan, ikinci seansta endeks kendini toplaya ama is isten geçmis ola.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]MODERN BEDDUALAR
Mouse’un kirila.
Tik tıklayamayasan .
Hatlarin kopa da hiç bir yere baglanamayasan.
Disk’lerin “crash” ola.
File’larina virüs bulasa.
Networklerden atılasan.
Database’in patlaya.
Security key’lerin desifre ola.
Back-uplarin bozulsun da geçmişe dönemeyesen.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]1)Ayni sirkete ait iki otobüs yolda karsilasti, söferler ellerini birakip selamlastilar 52 kisi öldü. (MUGLA)
2)Odun kesmek için agaca çikan adam Nasreddin Hoca fikrasinda ki gibi oturdugu dali kesince dalla birlikte yere çakildi. Hastahanede öldü.(ANTALYA)
3)Bir anne yagmur girmemesi için bacayi tikadi duman çikamayinca evin içine karbonmonoksit gazi doldu.Anne ve bir oglu öldü, 3 yavru komada.(ISTANBUL)
4)Asabi çoban ot yemeyen koyunu tüfegin dipçigiyle dövmeye basladi. Tüfek ates aldi çoban öldü.(BITLIS)
5)Otlayan iki koyun evin önündeki kumu dagitti. Koyunlarin sahibi aile ile kumun sahibi aile birbirine girdi.5 kisi öldü.
6)Duvari yikip iki odayi tek oda yapmak isteyen adam isi abartti. Duvar için kazma yerine dinamit kullandi. Mahalleyi havaya uçurdu, yaralandi.(LÜLEBURGAZ)
7)Saskin köylü 3 katli evin terasinda buzagi beslemeye basladi. Buzagi bir süre sonra 250 kiloluk dev bir inek oldu. Inegi vinçle indirdiler.( ISTANBUL)
8)Kurban Bayraminda beraber deve kesmeyi planliyan 2 aile arasinda çikan tartisma sonucu jandarmanin aldigi karara göre deve 2 ye bölündü.(AGRI)
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]–Dogu Anadolu’da sanayi neden gelismemistir?
–Dogu Anadolu cok daglik maglik bir yerdir. Oralar daglik maglik oldugu icin ulasim oraya gidemiyor. Ulasim gitmeyince fabrika kurulamiyor. Fabrika dagin tepesinde olmaz. Dagi yok etmek gerekir. Bu da para ister. Ulkemiz fukara karsilayamaz. Zaten dagi yok etmek icin dinamit konulsa teroristler onlari calip cirpip goturur. Bu yuzden oraya endustri gitmemis.
Mustafa/Ortaokul-1–Istanbul’un onemi nedir?
–Istanbul onemli bir sehirdir. Topragi altindandir. Koyden goc
edenler Istanbula is,as bulmak icin giderler. Ve zengin olup koylerine geri donerler. Bagzilari ev parasi icin bagzilari ise baslik parasi icin…Ama bunlar hepsi eskidendi. Simdi bir tek ev parasi ve cocuklarin okuma parasi icin geliyorlar. Simdiki zamanda baslik parasi yoktur,kacan kacana,seven sevene.
Koyden Istanbula gelen hemseriler coktur. Ayricana Istanbulda cok cok urun yetisir. Bunlarin bazilari domates,salatalik,lahmacun, ve kivircik maruldur. Istanbul ayrica Asya ile Avrupa arasinda bir yol gecen hani koprusu gibidir. Her bir kimse bu kopruden gecer. Istanbul
onemli olmasaydi nufusu onbes milyon olur muydu hic?
Derya/Ortaokul-2–Ermeni(Dogu) sorununu aciklayiniz.
–Osmanli Devleti altinda yasayip ekmek yiyen Ermeniler kendi kendilerini kiskirtmalari sonucu dogu anadoluda hosnutsuzluklara basladilar. Mustafa Ataturk pasa dusmanla basedebilmek icin Kamil Karabekiri Ermeni uzerine dogrulttu. Ermeni yenilip baris istedi. Boylelikle en iyi sonuc osmaninin oldu
Pinar/Ortaokul-3— Erzincan’daki depremzedeler icin neler yapmaliyiz?
— Oraya gidip,depremzedelere yardim etmeliyiz,hal hatirlarini sormaliyiz. Depremzedelerin sobalarini yakmaliyiz,yorganlarini ustlerine ortmeliyiz. Acikanlara corba filan icirmeliyiz.
Melek/Ilkokul-5–Cevre kirliligi canlilari nasil etkiler?
–Cevre kirliliginden,dunyadaki insanlarin 100/90’ni sakat 100/10’u olmus. Cevre kirliligi insanlara sakincalidir.
Melek/Ortaokul-1GUNES BALCIKLA SIVANMAZ
Gunes isinlari degdigi yeri kurutur ve col haline getirir. Gunesi cahmurla sivarsak bu delilik olur. Gunes balcikla sivanmaz diyorum. Gunes bunca uzaktan dunyamizi etkiliyorsa dunyadan cahmur alip sivamaya gittigimizde gunese yetismeden cahmur kuruyp toprak olur. ve bizde oluruz. Eger gunes cahmurla sivansaydi cahmur kurur eski halini alirdi,yani kururdu diyorum.
Sinan/Lise-1SAKLA SAMANI GELIR ZAMANI
Bir Arkadasimiz bir sey isterse vermeyiz, ama bir kalem veya silgi isteriz. O da bize vermez. Komsunun oglu veya kizini okula savacak kitabi yoksa komsununda varsa vermeli, zamani gelince o da ona verir. Turkiye Irak’a odunc silah vermezse Turkiye’de bir savasa girdiginde Irak’in aklina sipadanak gelir ve Turkiyeye yardim eder. Ornegin Spor kulupleri Trabzonspor Fenerden odunc para vermesi lazim,vermese bile Fenerin Trabzonspora isi duser. Zamani geldiginde Trabzonda Fenere vermez. Buyuk Turk gencleri birbirine bir ev kiralar,zamani gelince o evi veren buyuk Turk gencinin alin terini,emegini eline koymalidir.Bir ailenin inegi hastalanmis veteniren aramaya koyulur. Diger komsunun evinde telefon vardir. Telefonu acmaya izin vermez inek orada olur. Aradan yillar gecer o telefonu acmaya izin vermeyen komsununun oglu hastalanir. Aha iste simdi zamani geldi. Onun evindeki telefonu bozuldu. Onun evinde telefon var ve telefon acmaya gidemez. Ya iste saklasaydin samani gelirdi simdi zamani
SAKLA SAMANI GELIR ZAMANI
Koyde samani dograyip samanliga koyarlar. Sonra bir iki yil sonra o samani agirbasli hayvanlarimiza yediririz ve onlarda bize gereken urunleri verirler. Sakladigimiz samani hirsizlar yahut teroristler calip cirpip goturmezse en sonunda bir vakit zamani gelir.
Ilyas/Ortaokul-1OZGURLUK
Ademinoglu insaninin ozgurlugu vardir. Bir yeni dogmus bebegin bile kendine has ozgurlukleri vardir. Aglamasi, acikmasi konusmadan yapabilme istek ve ozgurlugu ve bicim bicim haklari vardir. Bunlar basit konulardaki ozgurluklerdir. Bence insan baska hic bir canliya benzemez. Insan bir ineje,bir kediye benzemez. Insan konusabilir, inekse moler. Insan dort ayak ustunde yuruyemez. Fakat kediler yurur. Demekki insan dunyanin en onemli elemanidir. Zaten ozgurluk olmazsa, haklar olmazsa Istanbul Sudi Arabistandan farksiz olur. Mesela Sudi Arabistanda yerden jeton aldin suc, hop kellen gitti.
Yildiz/Ortaokul-2AYAGINI YORGANINA GORE UZAT
Ayagini yorganina gore uzatirmisin. Ayagini cekyata gore uzat. Yani ayagini belirli bir yere kadar uzat. Ayagini yorgana gore uzatmazsan ayagin acikta kalir ve olursun Kendine dikkat ol.Biz kendimize dikkat olmazsak oluruz, usutup gume gideriz. Nineler kendilerine dikat etmezseler olurler. Dedelerde bakimsizliktan olurler veya acsizliktan da olurler. Babaannelerde yasliliklarindan olurler.Veya kalpten de gider hic haberleri olmaz.yasli babalar kalpten bakimsizliktan,kansizliktan olebilirler. Yeni dogmus bebeklerde mamasizliktan oluyorlar. Bir gelin yeni evlenmis gelin eve gelmis. Ana ve baba sevincinden olmus. Simdi oniki,onuc,ondort yaslarinda kalpten gidenler oluyor.
Melek/Ortaokul-1SAKLA SAMANI GELIR ZAMANI
Yani bir seyi saklayinca zamani eninde sonunda gelecektir. Saman hayvanlarin yemeyidir. Cimenlerin kurumasiyla cimenler sararir,saman olusur. Samanlar da bazi yerlere satilmaya gider ve ordan hayvanlarini alan insanlar samanlarini kiloyla alirlar ve bitince yine alirlar. Koylerde cok cimenler vardir. Onlarin kurumasiyla saman olusur ve oradan imalat yerlerine gider. Gun gectikce onlar satilir. Kurban bayrami gelince hayvanlar kesilir ve etleri afiyetle yenir. Bazi hayvanlar disi ise onlarin yavrulari olur. Disi hayvanlar yavrularini emzirirler ve disi hayvanlar ac kaldiysa ona saman verirler. Hayvani varsa onu tarlaya getirir,onu gezdirir,tozdurur. Ot yedirirler ve aksam olunca onlari yerine getirirler. Onlari misilca uyuturlar. Ornek 1: Bir gun kadinin kocasi kaza yapmis ve onunda bir ayani kesmisler ve ona cok para lazimmis ve kocasina takma ayak takdircaklarmis hic bir doktor yapamazmis ve yabanci ulkeden doktor getirmisler ve kadinin kocasinin ayagina takma ayak taktirmislar ve para kadina cok lazim olmus Atalarimiz demiski sakla samani gelir zamani
Selda / Ortaokul-2SAVAS VE BARIS
Baris iyi savas ise cirkeftir. Savasin aile icinde,aileler arasinda, insanlar arasinda ve hayvanlar arasinda oluyor. Ama savas insanlardan kaynaklaniyor. Bosnada her gun insanlar hep bombalaniyordu. Her yer karman corman oluyordu. Kadınlara haciz yapiliyordu. Bebeler ac kaliyordu,maf oluyordu. Onun icin hep tanklarlan UN getirilyordu. Hep bu savas yuzunden. Halbuse savas pekhala cirkeftir. Dunyada zaten her bir pislik insanlardan cikiyor. Hayvanlara pislik diyorlar. Bana gore dunyada en buyuk pisliklerdir.insanlar. Bir Bas Bakanin parmagi kesilip kaniyor olay oluyorda, bir normal memur kendini caminin minaresinden atiyor olay olmuyor. Bunlar bastan asagi hepsi yagnis ve cirkeftir.
Ercan/Ortaokul-2AYAGINI YORGANINA GORE UZAT
Her zaman her yerde dikkatli olmaliyiz. Mesela bir yere alisverise gittik Neler alacaksak ona gore yanimiza paramizi almaliyiz. Bir yere gittik ve gittiyimiz yerde yorulduk. diyelim ve bir taksiye bindik, gidecegimiz yere geldik ve bir baktikki para cantasinda onbin bile yok. Aha simdi aba altinda sopa yedin kafasiz. Taksiciye yalvar yakar, aldirmadi,surdu gitti. Ta ormanlik yere koydu Etrafta in cin top oynuyor. Baska hic kimse yok, care de yok. madem onbin bile yok niye
taksiye bindin kafasiz. Yorganina gore uzatsana. Basimizi agaclara vururuz. Ayagimizi yorganimiza gore uzatirsak basimiza bir sey gelmez.
Humeyra/Ortaokul-1SAVAS VE BARIS
insanlar mo^. en ufak bir yer icin savas eder ve bir suru kanlar akar kanlar ziyan olup gider sonra barislar olur,vergiler odenir,baris anlasmasina uymayanlar gene savaslar yaparlar. Ve bunlarin sonunda binlerce sehit asker ölür ve sehit mertebesine ulasirlar. Sehit mertebesi yetmez yine yeni mertebeler icin savasirlar. Bazi koylulerse bir tarlanin en ufak yeri icin yahut bir keci parcasi icin kavga edip solugu mahkemede alirlar. Mahkemede iki koylunun arasi bulunur ve baris saglanir.
Adem /Ortaokul-1AYAGINI YORGANINA GORE UZAT
Bir insan ayagi usumesin yahut karincalanmasin diye uzatir. Bize soracak olursaniz bir adam gece yatinca karli hava insanin ayagini dondurtur.
Giris: Adamin kendisine ayagini yorganina gore uzat denen girislemeye adamin uzatmasidir. Gelisme: Adamin ayagini yorganina gorere uzatmasinda adam kendi isteyiyle bir nedene varmasi; adamin kendi nedenini soylemesi belki bu olay adami uzmustur.
Sonuc: Adamin kendine verilen bir nedeni bulmak icin adama verilen bir ders verilmesi gereklidir. Cunku ayagini yorganina gore uzatmalidir.
Serap/Ortaokul-1AYAGINI YORGANINA GORE UZAT
Kucukken yorganimiz kucuk olur. Bu nedenle ayagimizi toplayip toplayip yatmaliyiz. Ayagimiz yorgandan tasarsa usutup yataklara duseriz. Ayaklarimizi toplayip toplayip yatarsak hic bir sey olmaz. Bu atasozu baska anlamalarda da olabilir. mesela ayagini yorganina gore deyil de defterini yazabildigin kadar ac gibidir. Ayagini yorganina gore uzatmazsan kotu ve acil durumlara dusebiliriz. Ayagin yorgandan disari kalirsa usuyebilir veya sivrisinek isirir.
Erdinc/Ortaokul-1
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]–Kazasker nedir?
Yolunmus kaza kazasker denir
Cemal/Orta-2–Olcek cesitleri nelerdir?
–Boy olceyi,kilo olceyi ve kesir olceyi
Ayse/Ortaokul-2–Dunyamiz nasil olusmustur?
–Dunyamizi insanlar kurmustur. Dunyamiz temiz sular,temiz hava ve temiz yollari yani temiz yollarla dunyamiz guzel bir sekilde olusur.
Seda/Ortaokul-2–Turkiye’nin ozel konumunu aciklayiniz.
–Turkiye cok ozel bir konuma sahiptir. Ozel bir konuma sahiptirden dolayi ozel konum baska kimseyi ilgilendirmez. Ama etrafimizdaki devletler ozel konumumuza karisip dururlar. Halbuki hic karismamalilar.
Selim/Ortaokul-2–Boylam nedir?
–Mesela kapinin oraya gittiyimizde boyunuzu olcebilirsiniz,buna boylam denir.
Yavuz/Ortaokul-2–Bir seklin duz bir sekilde destek olmadan durmasidir.
Serdar/Ortaokul-2–Karadeniz bolgesinin gecim kaynaklari nelerdir?
–Balikcilik hamsi yani accik tarim, natasa en cok gecim kaynagi olanlaridir.
Halil/Ortaokul-2–Karadeniz bolgesindeki tarimi anlatiniz.
–Karadeniz bolgesinde toprak cok verimlidir. Burada en cok hamsi yetistirilir. Hamsi once ovalarda sonra yamaclarda en sonunda daglarda yetistirilmistir. Bu bolgemizde kislar cok yagisli
oldugundan hamsiler serada yetistirilir.
Hatice/Lise-2–Dis ticaret acigi nedir?
–En dis ve en yabanci, cok uzak aciklara yapilan ticarete dis ticaret acigi diyoruz.
Bilal/Ortaokul-2–Disari ihrac ettigimiz mallar yolda hasara ugrarsa veya yerine ulasamazsa buna dis ticaret acigi denir.
Mahmut/Ortaokul-2–Fotosentez nedir?
–Ayin dunyaya yaklasip uzaklasmasina fotosentez denir.
Davut/Lise-1–Fotograflayip sentezlemek olayina fotosentez denir.
Orcun/Lise-1–Bitkilerin derin nefes alip vermesine fotosentez denir.
–Terliksi hayvan ne demektir?
–Terlik giymeden dolasip duran deyisik turdeki hayvanlara Terliksi hayvan denir.
Sevda/Lise-1–Tanim ne demektir?
–Tanim,bir varliga bir seye ozgu nitelikleri belirtilmesi niteligi bicim seklindeki kelimeyi belirten anlam tarif…
Meryem/Lise-2–Ovalar kaca ayrilir?
–Dorde ayrilir: Yesil ova,kurak ova,agaclik ova ve gulluk gulustanlik ova.
Esma/Ortaokul-2–Ovalar dorde ayrilir. Dogu,bati,kuzey,guney.
Ali/Ortaokul-2–Cukur ova,duzluk ova ve yamuklu ova diye uce ayrilir.
Ufuk/Ortaokul-2–Hangi durumlarda ara secime gidilir?
–Meclis baskanlarinin iflasi durumunda ara secime gidilir.
Ayse/Ortaokul-3–Meclisin gorev ve yetkileri nelerdir?
–Mahkemelerce olmesi kesinlesenlerin olmesine izin vermek.
Orhan/Ortaokul-3–Enlem nedir?
–Bir canlinin boyunu posunu olcmeye yarayan sey.
Ali/Ortaokul-2–Olcek cesitleri nelerdir?
— 1. Terazi tarti olcek
— 2. Fakir olcek
— 3. Zengin olcek
Melek/Orta-1–Olcek nedir?
–Bir ilmi birim birimidir, ve olcegin tanimini yapmak icin olcek gerekir.
Arif/Ortaokul-1
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]51. Sigaramizi yakacak birileri hep vardir…
52. Evde bozulan bir aleti, onarmaya çalisip bir daha
kullanilamayacak hale getirmek yerine tamirci çagirmak rasyonalitesine sahibiz
53. Tükürmeyiz…
54. Giysilerimizden o gün ögle yemeginde ne yedigimiz anlasilmaz.
55. Harika alyansimiz asla killarin arasinda kaybolmaz.
56. Estetik sanatlarin %90’i kadindan esinlenmistir.
57. Ayaklarimiz kokmuyor.
58. “Erkek sözü” gibi ikna etmeye yönelik sifatlar yaratmadik
hiç…Yoksa verilen sözlerin tutulmamasi gibi bir sorun mu var?
59. Övgü ve komplimanlar sadece ruhumuzu oksar geçer, ikna
etmeye yetmez… ya gururu oksanan bir erkek neyi reddeder ki? 60. Çapkinliklarimizin ardindan giysilerimizde, biz istemedikçe
(mesela Monica L. istemisti!), deliller (ruj lekesi, sari saç teli vs.)
bulunmasi ihtimali yok…
61. Toplum içinde organ düzeltme stresi..
62. Cep telefonumuzun sesi popomuzdan gelmez.
63. En sevmedigimiz insanlara bile, öyle gerekiyorsa eger, yeterince dayanabiliriz.
64.
65. “Anneme gidiyorum” diyerek kapiyi çarpmak bize yakisan
bir ayricalik…
66. Saçimizi boyayabiliriz… 20 yasinda bile…
67. Çiglik atabiliyoruz… sevinince, üzülünce, korkunca…
68. Aradigimiz adresi, kaybolmadan önce sormayi düsünebiliyoruz…
69. Uzaga iseme, uzaga tükürme, yüksek sesle gegirme vb. karizma krikolarimiz yok….
70. Askere gitmiyoruz..
71. Annelik duygusu… apayridir…
72. Sevgilimize, agabey ya da babamiza ait gömlek, kazak,
mont, T-shirt’leri giyebiliyoruz.
73. Bale, dans, ritmik jimnastik, buz pateni vb. ugraslar edinmemiz cinsel tercihimiz hakkinda tartisma yaratmaz….
74. Hayatimizin hiçbir döneminde kravat takmak zorunda
degiliz…
75. Mücevherler bizim…
76. Yagmurda semsiyesiz kalmayiz.
77. Belli dönemlerimiz, cinayet bile islesek hafifletici
neden kabul edilir.
78. “Bosanmak istersek” tek celsede bosaniriz.
79. “Bosanmak istemezsek” zengin bir dul oluruz.
80. Bir gün önce çikardigimiz çoraplarimizi evin alti üstüne gelmeden, üstelik de kimselere sormadan bulabiliyoruz.
81. Kol saatimizin ayni zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olmasi gerekmiyor.
82. Playboy Late Night, kirmizi nokta, Tutti Frutti vb. yüzünden
uykusuz geceler geçirmiyoruz.
83. Özel günleri parmagimiza kirmizi iplik baglamadan da hatirlayabiliyoruz..
84. “Kaaaave..”ye gitmiyoruz.
85. Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafiz…
86. Istemezsek hesap ödemeyebiliriz.
87. Yürürken ceplerimizden bozuk para, anahtar, çakmak vs.
sesleri gelmez…
88. Gece eve birakiliriz…
89. Bulasik makinesi karmasik bir dünyadisi mekanizma
degildir…
90. Geceyarisi yataktan sivisip, buzdolabinin isiginda zeytinyagli
dolma, börek ve “hain köfte” yemiyoruz…
91. Ortaliktaki alakasiz her türlü nesne ve sözcükten cinsel çagrisimlar çikarip günün 14 saatini seks düsünerek geçirmeyiz…
92. Kel olmuyoruz…
93. Toplu tasima araçlarinda nadiren ayakta kaliriz.
94. Futbol mu? Bizim tuttugumuz takim genelde kaybetmez…
95. Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir…
96. Berberde kimse yüzümüzü 800 kolonya ile ovusturarak
gözlerimizi yuvalarindan ugratmiyor.
97. Bizim berberlerin koltuga yaslanmasi ya da üzerimize abanmasi da gerekmiyor…
98. Para cüzdanimiz bir süre sonra kavisli yuvarlak hatli bir
sekil almiyor.
99. Pantolon almaya çikip eve uçak maketi, uzaktan kumandali araba, mini langirt masasi vb. emtia ile dönmüyoruz.
100. Eh… bir de Brad Pitt hak ettik artik.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]ERKEKLERİN KADINLARI REDDETME BAHANELERİ:
10-Seni kızkardeşim gibi severim(çirkinsin)
9-Aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı keşke (çirkinsin)
8-Seni düşünemiyorum (çirkinsin)
7-Hayatım şuanda karmakarışık (çirkinsin)
6-Bir başaksını seviyorum (çirkinsin)
5-Aynı işyerinde çalıştığım biriyle çıkamam (çirkinsin)
4-Sorun senden değil benden (çirkinsin)
3-Şu sıaralar kariyerime konsantreyim (çirkinsin)
2-Sözlüm var (çirkinsin)
1-Arkadaş kalalım (çok ama çok çirkinsin)
:bravo: :bravo: :bravo:[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]İZCİ SELAMI
Dünyanın birçok resmi kuruluşu ve askeri personeli birbirlerini farklı şekillerde selamlarlar. Tüm dünya izcileri ise tek bir selam şekli kullanırlar. Bu izciliğin uluslararası boyutunun güzel bir göstergesidir. Selam verirken dik durulur ve sol el yana düzgünce sarkıtılarak etek veya pantolon yan dikişine değdirilir. İzciler liderlerinin yanına geldiklerinde selam verirler, isimlerini ve ünitelerini söylerler , ondan sonra gelme nedenlerini liderlerine aktarırlar.
İzciler başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm devlet görevlisi büyüklerine, Yabancı ülke Devlet Başkanlarına, Bayrak ve Sancağa, Cenazeye, Üniformalı izci liderlerine ve kendisinden yaşça ve kıdemce büyük izcilere öncelikle selam vererek saygılarını gösterirler. İzci liderleri ve büyük izciler de verilen selama karşılık olarak selam vererek izcilerine sevgilerini gösterirler.
Ulusal Marşlar dinlenirken, ünitece bir arada iken sadece obabaşı, oymakbaşı gibi ünitenin başında bulunan lider selam verir, diğer izciler esas duruşta beklerler.
İzci selamı iki şekilde verilir. Baş açıkken veya başta kep/bere varken selamlama.
Baş Açıkken Selamlama
İzci selamını vermek için işaret parmağını, orta parmağını ve yüzük parmağını birleştir, baş parmağını kıvırdığın küçük parmağının üzerine koy.
Şapka/Kep/Bereyle Selamlama
Başında şapka, bere veya kep varken selam veriyorsan, elinin parmakları aynı şekilde birleştir. Sonra işaret parmağını alnın sağ üst hizasında, kepin kenarına değdirerek selam ver.
İzci Selamının Anlamı
Orta parmak; Tanrıya, vatanıma karşı görevlerimi yerine getireceğim, yüzük parmağı; İzcilik türesine uyacağım, işaret parmağı; başkalarına her zaman yardımda bulunacağım sözlerini temsil eder. Küçük parmağın altında olması küçüklerin büyüklerini saydığını, büyük parmağın küçük parmağın üstünde olması ise büyüklerin küçükleri koruduğunu anlatır. Büyük parmakla küçük parmağın birleşmesi ile oluşan halka dünya izcilerinin kardeşliğini simgeler.
İzci selamında birbirine bitiştirilen üç parmak aynı İzci Selamı zamanda İzcilik Hareketinin Temel Prensipleri olan Tanrıya Karşı Görev, Başkalarına Karşı Görev ve Kendine Karşı Görev’in simgesidir.
İzci selamı izci andının tekrarıdır ve sağ elle verilir. Her bir parmak andın ve türenin maddelerine işaret eder.
Parmakların anlamları:
1. Başkalarına her zaman yardımda bulunmak.
2. İzcilik türesine uymak.
3. Tanrıya ve vatana karşı görevleri yerine getirmek.
4. Küçüklerin büyüklere olan saygı ve bağlılığı.
5. Büyüklerin küçükleri sevmesi ve koruması.
6. Tüm dünya izcilerinin kardeş olduğu ve kopmaz bir bağ ile birbirlerine kenetlenmesi
Büyük izci selamında kol, gövde ve dirsek 90 derecelik açılar oluştururlar. Küçük izci selamında üst kol gövdeye bitişik, alt kol ise gövdeye paraleldir.
İZCİ TOKASI
Tokalaşma iki kişinin birbirleriyle tanışmaktan duydukları mutluluğu gösterir. Bütün dünyada tokalaşma sağ elle yapılır. Ancak izciler diğer izci kardeşleriyle tokalaştığında sol eliyle tokalaşır.
Dünyadaki tüm izciler sol elleri ile tokalaşırlar. Bunun nedenleri vardır. İzciler tokalaşırken selam verme zorundadır. Bu nedenle sağ elleriyle selam verirken sol elleriyle tokalaşabilirler. Ayrıca sol el kalbe daha yakın olduğundan bir içtenlik ve dostluk göstergesidir.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]İZCİLİK RUHU
İzci Andında senden bir izci olarak beklenenlerin net bir açıklamasını bulacaksın. And içtiğin zaman, Tanrıya, vatanına, başkalarına ve kendine karşı, görevlerini yerine getirmek için söz vermiş olursun.
İzciliğe başlamak kolay ama gerçek bir izci olmak zordur. İyi bir izci olmak için kararlılık gerekir. İzcilik bir oyundur ve bütün oyunlarda olduğu gibi izcilikte de takım dışı kalmak istemiyorsan uyman gereken kurallar vardır. Bu kuralları İzci Andında, İzci Türesinde, İzci Parolasında ve sloganında bulabilir ve ancak bu kurallara uyarak gerçek bir izci olabilirsin.
İZCİ ANDI
İzci Antları 1914’te kabul edilen İzci Ocağı İç Nizamnamesi’nde İzci Andı aşağıdaki şekilde yazılmıştır:
“Tanrıya ibadet ve Hakana itaat edeceğime, Daima vicdanlı, vazifesini tanır, kanuna hürmet eder, yiğit bir adam olarak hareket eyleyeceğime vatanımı sevip sulh ve harp zamanında fedakârlıkla hizmet yapacağıma, izcinin türesine baş eğeceğime namusum ve şerefim üzerine söz veririm”1930 Yılında İzci Ahmet’in Kitabından;
“Tanrıya ibadet ve büyüklerime itaat edeceğime, daima vicdanlı, vazifesini tanır, kanuna hürmet eder, yiğit bir adam olarak hareket eyleyeceğime vatanımı sevip sulh ve harp zamanlarında fedakârlıkla hizmet Yapacağıma ve izci türesine baş eğeceğime namusum ve şerefim üzerine söz veririm”
1943’de “XX. Cumhuriyet Yıllığında Yayınlanan Beden Terbiyesi ve Spor Adlı Dergiden:
“Türk vatan ve istiklalini, Türkiye Cumhuriyetini koruyacağıma, ödevimi her şeyden üstün tutacağıma, disiplinli, saygılı ve şefkatli olacağıma namusum ve şerefim üzerine and içerim”1949’da Basılan Erkek İzciler Yönetmeliğinden:
“Vatanıma karşı vazifelerimi yerine getirmek, başkalarına her zaman yardımda bulunmak, izcilik türesine uymak, kendimi bedence sağlam, fikirce uyanık ve ahlakça dürüst tutmak için, elimden geleni yapacağıma şerefim üzerine and içerim. 1950 yılında Uluslararası İzci Bürosuna (Boy Scouts İnternational Bureau) almamızı gerektiren ”TANRIYA” sözcüğü bu andın başına getirilmiştir.***Günümüzde İzci Andı: ***
“Tanrıya, Vatanıma karşı görevlerimi yerine getireceğime, izcilik türesine uyacağıma, başkalarına her zaman yardımda bulunacağıma, kendimi bedence sağlam, fikirce uyanık ve ahlakça dürüst tutmak için elimden geleni yapacağıma şerefim üzerine and içerim.”
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]İZCİLİK TÜRELERİ
İzci Türesi, İzcilik Hareketinin üzerine kurulduğu temeldir. İzci Türesinde bir izcinin yaşamında uymağa çalışacağı kurallar açıklanır. İzci olduğun zaman İzci Türesi senin davranış biçimin haline gelir. İzci Türesi, izci kuralları diğer kanun ve kurallardan farklıdır. Diğer kanun ve kurallar şunu yap bunu yapma şeklindedir. İzci Türesinde ise bu yoktur. İzci Türesi gerçeklerin, olguların ifadesi, anlatımıdır. Örneğin İzci Türesinde “sözünü tut değil, bunun yerine izci sözünün eridir” denir. İzci Türesine uygun bir biçimde yaşayarak iyi bir izci olursun. Eğer bilinçli olarak izci Türesine uymazsan, izcilikte başarısızlığa uğrarsın, İzci Türesinin idealleri yüksektir ve yüksek olmalıdır. Ancak yüksek ideallere ulaşmak için gayret gösterip, bu ideallere inanarak istediğin gibi bir insan olabilirsin.
İzci, sözünün eridir. Şeref ve haysiyetini her şeyin üzerinde tutar.
İzci, yurduna, milletine, ailesine ve izci liderlerine sadıktır.
İzci, başkalarına her zaman yardımcı ve yararlı olur.
İzci, herkesin arkadaşı ve izcilerin kardeşidir.
İzci, herkese karşı naziktir.
İzci, bitki ve hayvanları sever ve korur.
İzci, büyüklerini sayar ve sözünü dinler, küçüklerini sever ve korur.
İzci, cesurdur, neşeli ve güler yüzlüdür.
İzci, tutumludur.
İzci, fikir, söz ve hareketlerinde açık ve dürüsttür.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]24 Nisan 1914 yılında Kağıthane Sırtlarında ilk izcilik uygulamaları (Oymak başı Kursu) yapılır. 16 Oymak başı başarı ile kurstan mezun olur.
1920 yılında İstanbul’da birçok izci oymaklarının kurulduğu görülür.
Cumhuriyetin ilk yıllarında okullarda izci oymakları kurulmaya başlanır. Hükümet, izcilik işlerinin yürütülmesini zamanın Milli Eğitim Bakanlığı’na verir. 1923 yılında Baden Powell’ın “Erkek Çocukları İçin İzcilik” kitabı Türkçeye çevrilir.
1926 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nca bir tamimle okullarda izci oymaklarının kurulması öngörülür.
1927 yılında Cumhuriyet Bayramı’nda Ankara’da Türkiye izcilerinin toplanması ve törene iştiraki sağlanır.
12 Mayıs 1928 yılında 1246 sayılı “Türkiye’de Gençlik Teşkilatının Türk Vatandaşlarına Hasrı” kanunu kabul edilir. Bu kanunla izcilik Türkiye’de devletin kontrol ve denetimi altına alınır.
1949 yılında “Erkek İzciler Yönetmeliği” kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Bunu takip eden yıllarda Yavrukurt ve Kız izciler Yönetmelikleri hazırlanarak uygulamalara geçilmiştir.
1950 yılında birçok teşebbüslerden sonra Türkiye izcileri Dünya İzcilik Teşkilatına kabul edilir.
1955 yılında Ankara’da İzciler Birliği – Derneği, 1957 yılında da İzmir’de de Ege İzciler Birliği – Derneği kurulmuştur.
1968 yılında Milli E§itim Bakanlığı’nca kapsamlı olarak Türkiye İzcileri Yönetmeliği hazırlanarak yürürlüğe konmuştur.
İzcilik faaliyetleri 1970 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na devredilmiştir.
1972 yılında Kız izciliğimiz Dünya Kız İzci Teşkilatına yedek üyeliğe kabul edilmiştir.
İzcilik bu tarihten sonra günümüze kadar iki bakanlık arasında çeşitli Genel Müdürlükler bünyesinde sürdürülmüştür.
1991 tarihinde İzcilik Federasyonu Kurularak izcilik faaliyetleri bu federasyon tarafından da yürütülmeye başlamıştır.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=small]TÜRKİYE’DE İZCİLİĞİN KURULUŞU
İzcilik,İngiltere’de kuruluşundan kısa bir süre sonra, memleketimizde de Keşşaflık adı altında görülmeye başlanır. Memleketimizde izciliğin ilk kurucuları hakkında çeşitli görüş ve fikirler mevcuttur Sadrazam Talat Paşa ve Osmanlı Devleti Harbiye Nazırı Enver Paşa zamanında izciliği eğitim sisteminde yer alması sağlanmış ve keşşaflık adı altında uygulanmaya başlanmıştır..İzcilik hareketinin 1910 yılından itibaren okullarda ilk uygulayıcıları Nafi Atuf (Kansu), Ethem Nejat Bey,Ahmet ve Abdurrahman Robenson kardeşler olmuştur.
1 ) Darüşafaka Beden öğretmeni ve Oymak beyi B.Sami Karayel’in 1914 tarihli İzci Rehberi isimli izci kitabında Türkiye’de izciliğin ilk kurucuları Nafi Atıf Kansu ve Ethem Nejat olarak görülür. İlk izci üniteleri Darüşafaka, Galatasaray ve İstanbul Liselerinde kurulmuştur.
1968 yılında Milli E§itim Bakanlığı’nca kapsamlı olarak Türkiye İzcileri Yönetmeliği hazırlanarak yürürlüğe konmuştur.
2 ) İstanbul il İzci Kurulu Başkanlarından Rıza Bediz, 1955 yılında yayınladığı “İzcilik ve İzci Kampları” adlı kitabında Türkiye’de izciliğin 1909 yılında İstanbul’da Galatasaray ve Kabataş Liseleri’nde Beden Terbiyesi öğretmenleri Ahmet ve Abdurrahman Robenson kardeşler tarafından başlatıldığını belirtilmiştir.
İlk izcilik hareketleri benimsenmiş görünse de bu tarihlerde patlak veren Balkan Harbi bu ilgiyi ortadan kaldırır. Harpten sonra 1912 yılında izciliği yeniden canlandırmak amacıyla Belçika İzcilik Teşkilatı’ndan Herold Parfit getirtilir. Parfit, izciler ocağını kurar. İşte Türkiye’de izciliğin kuruluşu 1912 yılı olarak esas alınmaktadır.
[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]İZCİLİĞİN DOĞUŞU
İZCİLİĞİN BABASI
1- 1900 yılında, İngiliz sömürgesi olan Güney Afrika’da, Hollanda asıllı Boer’ler, isyan çıkarmışlardı. Tam yedi aydır, Mafeking isimli küçük bir kasabayı kuşatıyorlardı. Bir avuç İngiliz askeri ise İngiltere’den yardım gelmesini beklerlerken, kasabayı kahramanca savunuyordu. Başlarında Albay Robert Baden-Powell bulunuyordu. Nihayet, İngiltere’de uzun süredir beklenen haber geldi: “Mafeking kurtarıldı!” Halk sokaklara dökülmüş, sevinç gösterileri yapıyordu.2- Baden-Powell İngiltere’ye geldiğinde, İngiliz gençliğinin başıboş, kendi hallerinde, amaçsız yaşadıklarını gördü. O günlerdeki birkaç gençlik kurumu, genç çocuklara bazı askeri bilgiler vermekten ve onları uygun adım yürütmekten başka bir şey yapmıyordu. Aklı, yepyeni fikirlerle doluydu. Evet, İngiliz gençleri, İngiliz çocukları için bir şeyler yapmak gerekiyordu. Bu uğurda uğraşacaktı.
3- Baden-Powell, gençliğinde, arkadaşları ile birlikte, ormanda, deniz kenarında, kırda, kamp ateşinin çevresinde ne güzel günler geçirdiğini, bunların kendisine ne büyük bir mutluluk verdiğini hatırlıyordu. Kamp hayatındaki disiplinin, dikkatin, kendine güvenin, arkadaşlara karşı bağlılığın, gençler için hem yararlı, hem eğlenceli olacağına inanıyordu. Düşüncelerini ispatlamak için Baden-Powell 21 çocuğu Dorset’teki, Brownsea adasında kamp kurmaya davet etti…
4- Yıl 1907’di. Bu ilk “İzci Kampı” bütün yurtta büyük bir başarı kazandı. Baden-Powell ilk tecrübelerini ve bu konudaki diğer fikirlerini “İzcilik” isimli küçük bir kitapta topladı. Bu kitap, bir anda bütün gençler tarafından benimsendi. Baden-Powell, birçok gencin bu kitaptaki fikirlerden faydalanarak, kendi aralarında izci kulüpleri kurduklarını görerek, şaşkınlıklar içinde kaldı. İşte izcilik hareketi başlamıştı. Ve hızla yayılacaktı artık…
5- İngiltere’nin dört bir yanında izci oymakları kurulmuştu… 04 Eylül 1910’da, on bir bin izci, Londra’daki Kristal salonunda bir araya gelerek, seyircilere izcilikte kullanılan çeşitli teknikleri gösterdiler. Aynı yıllarda Türkiye’de de izcilik duyulmaya başladı… Edirne Öğretmen Okulu öğretmenlerinden Ahmet Bey ilk teşkilatı kurdu… Bunları Galatasaray, Darüşafaka ve İstanbul Liselerinin taburları izledi. 1912’de ilk izci örgütü Enver Paşa’nın başbuğluğunda kuruldu.
6-Kristal Saray’daki bu büyük toplantı, İngiltere’de ne kadar güçlü bir izcilik anlayışı olduğunu ortaya koydu. İzci olan gençlerin günlük yaşantıları, hal ve tavırları bambaşkaydı artık. İzcilerle ilgili hikâyeler arasında şöyle bir hikâyeye de rastlıyoruz. Londra’nın sisinde kaybolan bir Amerikalıya bir izci yardım etmişti. Amerikalının teklif ettiği bahşişi de kabul etmemişti genç çocuk. Amerikalı, yurduna döner dönmez, ilk iş olarak bir izci teşkilatı kurmak oldu.
7- 1907 yılında, artık Avrupa’nın her yerinde izcilere rastlamak mümkündü. Çeşitli ülkelerden gelen Altı Bin izci, bu kez de Londra’nın büyük Olympla Salonu’nda bir araya geldi. İşte bu büyük toplantıya, “Jamburi” (Kızıl derililerden alınma bir kelime) ismi verildi. İlk Jamburi’de Baden-Powell’e, Başbuğ unvanı verildi. Baden-Powell yorulmak bilmiyor ve dünyanın her yerine izciliği yaymak için koşuyordu. Amacı gençlerin iyi çağlarını insanlık için değerlendirmekti…
8- Artık Baden-Powell pek genç değildi. Ancak bu unvanı aldıktan sonra dünyadaki bütün izci kuruluşlarını görmek üzere bir geziye çıktı. Her yıl başka bir ülkede Jamburi’ler tertiplendi… 1931 yılında Hollanda’daki Jamburi’de, bütün ülkelerden gelen 26.000 genç izcinin önünde, dünyanın bütün izcilerine veda etti. Dört yıl sonra hayata gözlerini yumdu. Artık o yoktu. Ama ismi bütün gençler arasında yaşayacak ve her vesile ile saygı ile anılacaktır.
[/size]
dilaraKatılımcı
[size=small]LORD BADEN’DEN ÇAĞRI
Lord Baden Powell kendisinden 33 yaş genç olan karısı ile 1930’dan 1937 yılına kadar dünyanın dört bir yanına, bir memleketten diğerine giderek izcileri ziyaret etmiştir. 1937 yılında Hollanda’nın Vogelenzang şehrinde düzenlenen beşinci jamboree’ye 54 ülkeden 28.750 izci katılmıştır. B. P.’nin veda konuşması izcileri hem duygulandırmış, hem üzmüştür.
“Jamboree’mizin sembolü Jakob hacıdır. Efsaneye göre, eski zamanda denizciler yollarını bu sembolle bulurlardı. Günümüzdeki insanların doğru yolu bulabilmelerine de aynı sembol yardım etsin. Hıristiyan olanlar için haç bir umut kapısıdır. Jakob hacının kolları, Hıristiyan haçından daha uzun ve daha güçlüdür, başka dinlere bağlı olan izcileri de koruyacaktır. Sekiz kolu ile taban ve kaidesi bana türenin on maddesini hatırlatıyor. Bu sembolün getirdiği mutluluk ve doğruluk prensibini yaymaktan hiçbir zaman vazgeçmeyin. Artık sizlere hoşça kalın demek sırası gelmiştir. Hepinize mutlu bir yaşam dilerim. Biliyorsunuz ki, birçoğunuz bir daha karşılaşma imkanı bulamayacaksınız. Ben de 81. yaşımı doldurdum, artık hayatımın sonuna yaklaşmaktayım. İçinizden çoğu henüz hayat çizgisinin daha başında bulunmaktadır. Ben hepinize şans ve başarı dileklerimi bir daha tekrarlarım. Eğer izcilik türesine her şart ve durumda uymak için elinizden geleni yaparsanız, eminim ki başarı şansınızı arttırırsınız. Üniformanızda taşıdığınız jamboree ambleminin hepinizi korumasını yürekten diliyorum. Ümit ederim ki, bu işarete inanır ve değer vererek saklarsınız. Her şeyden öte bu sembol kamptaki mutlu günlerinizi ve burada edindiğiniz birçok arkadaşınızı hatırlatacak tatlı bir anı olmasinin yanında izcilik türesinin on maddesini aklınıza getirecektir.
Öte yandan Tanrımın biz insanlar için yarattığı banş dünyasında, kardeşlik duyguları içinde dost elini uzattığımız yeni arkadaşlıklarınızı da unutmayınız. Evet, tekrar Allaha ısmarladık. Tanrı sizi korusun.”
Baden Powell bu özlü ve son resmi konuşmasında izcilikten anladıklarının büyük bölümünü dile getirmiştir. Izciliğin din ve ulus ayırt etmeyen bir kuruluş olduğunu açıkça belirtmiştir.
Jamboree’den sonra Lord Baden Powell sosyal çevresinden koparak bir Doğu Afrika ülkesi olan Kenya’da Nyeri şehrine yakın vahşi tabiatın içinde yaptırdığı eve taşındı. Orada sık sık beyaz ve zenciler ziyaretine geliyor, kabile reisleri fikirlerini alıyordu. Tüm dünyadan erkek ve kız izciler de Nyeri’ye akın ediyorlardı.
B. P. kulübesine bir isim vermeyi uzun süre düşünerek, Paxtu isminde karar kılmıştır. Bu gelişmeyi şöyle anlatır: “Birinci dünya savaşından sonra satın aldığım evime Pax ismini vermiştim. Kenya’daki kulübeme Pax’dan sonra yerleşeceğim için Paxtoo’dan türeyen Paxtu ismini verdim.*
8 Ocak 1941 Lord Baden Powell of Gilwell’in ölüm günüdür. Nyeri’deki mezarlığa defnedilişinde kız ve erkek izciler üniformalı olarak hazır bulundular. Altı Scoutmaster tabutunu taşırken İngiliz subayları emekli generallerine askeri tören düzenlediler. Vasiyeti üzerine cenaze töreni çok sade yapılmıştır; sadece bir trompet İzci ti’sini çalmıştır.
Baden Powell’in mezar taşında ortasında bir nokta bulunan bir daire vardır. Bu işaret, dilleri ne olursa olsun tüm izcilerin iz sürmede haberleşme için kullandıkları bir semboldür. Baden Powell’in haberinin anlamı şudur: “Görevimi bitirdim ve eve gidiyorum” Artık ölümünün yakın olduğunu hissettiği bir gün, evinin balkonunda salıncaklı koltuğunda oturup tüm Boy Scout ve Girl Guide’lere şu mektubu, veda mektubunu kaleme aldı:
“Aziz izciler!
Eğer ‘Peter Pan’ adlı temsili gördünüzse, ihtiyar korsan şefinin, ölme zamanı gelince hançeresinden çıkacak zaman bulamayacağı endişesiyle nasıl hep son konuşmasını yaptığını hatırlarsınız. Benim de durumum buna çok benziyor, her ne kadar şu anda ölmüyorsam da önümüzdeki günlerin birinde öleceğimden sizlere veda etmek istedim.
Bunun, benden işittiklerinizin sonuncusu olduğunu hatırlayarak üzerinde çok düşünün. Ben, son derece mesut bir hayat geçirdim ve her birinizin de hayatta mutluluğa kavuşmanızı dilerim.
Ben, Tanrının bizi bu dünyaya mesut olmak ve hayattan zevk almak için gönderdiğine inanıyorum. Saadeti ne zenginlikten, ne sadece mesleğinizdeki başarınızdan ve ne de zevke dalmanızdan elde edebilirsiniz. Saadete doğru ilk adım, kendinizi çocukken kuvvetli ve sıhhatli yapmanızdır. Böylece adam olduğunuz zaman hayatın tadını çıkarabilir ve işe yarar bir insan olabilirsiniz.
Tabiatı incelemek size, Tanrının hayattan zevk almanız için ne kadar güzel ve harikulade şeylerle doldurmuş olduğunu gösterecektir. Sahip olduğunuz şeylerle yetinin ve elinizdekileri en mükemmel şekle sokun. Her şeyin olumsuz ve karanlık tarafına bakacak yerde aydınlık ve olumlu yönlerini görmeye çalışın.
Fakat saadeti kazanmanın hakiki yolu başkalarının mesut etmekten geçer. Çalışın ve bu dünyayı bulduğunuzdan biraz daha iyi bırakın. Ölüm gelince, zamanınızı hiçbir vakit boşa harcamadığınız, elinizden gelenin en iyisini yaptığınız hissiyle mesut olarak gözlerinizi kapatabilirsiniz. Bu şekilde mesut yaşamaya ve mes’ut ölmeye daima hazır olun, çocukluk çağını geçtikten sonra dahi izci andımıza sadık kalın. Allah size yardım edecektir. “
[/size] - YazarYazılar
