Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 3,406 ile 3,420 arası (toplam 4,597)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42172
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Silliler (CİLİATA) :

    Bir hücreli canlıların en gelişmiş sınıfını oluşturur. Vücutlarının etrafında pelikula denilen sert bir örtü bulunur. Pelikula üzerinde sil veya kirpik denilen uzantılar bulunur. Pelikulanın iç kısmında yakıcı özellikte olan ve trikosist denilen yapılar bulunur. Bu yapılar avı uyuşturmaya ve avın kolayca yakalanmasına yardımcı olur. Sitoplazmalarında biri büyük, diğeri küçük olmak üzere iki çekirdek bulunur. Büyük çekirdek beslenme ve metabolizma olaylarını kontrol ederken, küçük çekirdek üremede görev alır. Ayrıca bu canlılar hücre ağızı, yutak ve boşaltım açıklığı (anüs) gibi yapılara da sahiptir. Besinler, besin kofulu şeklinde yutaktan hücreye alınırken, artık maddeler boşaltım açıklığından (anüs) dışarıya atılır. Ayrıca bu canlıların tatlı sularda yaşayan türlerinde kontraktil kofullar da bulunur. Kontraktil kofullar, hücre içindeki fazla suyu dışarı atarak hücre içi su dengesinin ayarlanmasında görev alır.
    Bu grupta yer alan canlılar genellikle eşeysiz yolla yani bölünerek çoğalır. Ancak bununla birlikte, çekirdek değişimi şeklinde (konjugasyon) bir çeşit eşeyli üreme ile de çoğalabilir. Sillilerin en tanınmış örneği terliksi hayvan dır (=Paramesyum=Paramecium caudatum).[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42171
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]B)ÖKARYOT CANLILAR

    Protista Alemi:
    Protistalar canlılar dünyasının ökaryot hücreli en ilkel organizma grubudur. Çoğunlukla tek hücre halinde yaşamakla birlikte koloni halinde yaşayanları da vardır. Protistalar kamçılılar, silliler, kökayaklılar, sporlular, cıvık mantarlar ve algler olmak üzere gruplara ayrılırlar.

    Kamçılılar (FLAGELLATA):

    Tek hücreli yapıda olup vücudun ön tarafında bir ya da birkaç kamçı bulundurur. Bu kamçı hücrenin hareketini sağlar. Tatlı sularda yaşar. Bazıları kloroplast bulundurduğu için ototoftur. Bunların en tanınmış örneği Öglena’dır. Öglena; kloroplast taşıdığı için fotosentez yapar. Ancak ışık olmadığı zaman heterotrof olarak da beslenir. Bu nedenle hem bitkilere hem hayvanlara benzerlik gösterir. Besin kofulu ve kontraktil kofulları vardır. Çoğalmaları ikiye bölünme şeklinde olur. Tamamen heterotrof beslenen kamçılıların en tipik örneği tripanosomadır. Bu tür kamçılılar parazittir. Omurgalı hayvanların kanında yaşar ve hastalıklara neden olur.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ #42170
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]İ. EVRİMSEL UYUM VE VARYASYONLARIN KALITIMI
    Tüm canlılar genlere sahiptir ve genlerin tümü de mutasyonla değişebilir. Bu, aynı türün farklı bireylerinin kalıtsal olarak değişmesini sağlar. Dolayısıyla o anda faydalı olan mutasyonları taşıyan bireyler seçilir, zararlı olanlar uyum yapamadığı için ortadan kaldırılır ve evrimsel bir yönlendirme ortaya çıkar. Bu, zamanla türün değişmesine neden olur; özellikle çevre koşulları değiştiği zaman. Kalıtsal uyumlar meydana gelmeseydi, hiçbir tür yaşamını sürdüremeyecekti; çünkü çevre koşulları devamlı olarak değişmektedir.

    I. BÜYÜME
    Çevresindeki anorganik (ham) maddeleri kendi protoplazma yapısına çevirme, büyüme olarak bilinir. Bitkilerde (çok yıllık) kural olarak sınırsız bir büyüme görülmekle beraber, hayvanlarda her türün kendine özgü şekil ve büyüklüğe ulaşmasına kadar devam eder. Çok hücreli hayvanlarda genellikle bir büyüme evresi vardır. Bu evrede büyüme hızlıdır. Daha sonraki evre olgunluk evresidir, büyüme yoktur; fakat protoplazmanın yenilenmesi için devamlı besin yadımlaması (asimilasyonu) vardır. Protoplazma, metabolik tepkimeler sonucu sürekli olarak yıkılır, eğer yaşam devam edecekse bu protoplazmanın yenilenmesi gerekir. Birhücrelilerde büyüme, çoğalma ile sonuçlanmasına karşın; çokhücrelilerde vücudun gelişmesini ve irileşmesini sağlar.
    Yaşlılık evresinde protoplazmanın yenilenmesi gittikçe azalır; hücre yavaş yavaş işlevini; ilerlemiş ve yaygınlaşmış durumlarda da yaşamını yitirir. Bu bozulma herhangi bir yaşta, yeterince besin alınmadığında veya nitelik bakımından doyurucu olmadığında da ortaya çıkabilir. Yenilenmenin kusursuz olması protoplazmanın içerdiği maddelerin eksiksiz olmasıyla sağlanabilir. Büyüme her türde kalıtsal yapıyla sınırlandırılmıştır. Bunun alt ve üst sınırları çevre koşullarıyla belirlenmiştir.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ #42169
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]G. ÇEVREYE UYUM
    Canlılar kural olarak yaşadığı ortamın koşullarına uyum yapabilecek yeteneğe sahiptir. Bu durum homeostatik tepki olarak bilinir. Değişik koşulların bulunduğu ortamda en uygun yeri seçmeye çalışır; şayet tam anlamıyla uygun ortam bulamazsa, yapısal değişikliklerle (mutasyonların yardımıyla) bu uyum sağlanmaya çalışılır. Günlük uyumlardan binlercesini farkında olmadan yaparız. Örneğin gözün karanlığa ve aydınlığa uyum yapması gibi. Çevre koşullarının değişmesi canlı bünyesine en az etki bırakacak şekilde iletilmeye çalışılır (özellikle sıcakkanlılarda); örneğin çölde ve kutuplarda insan kanı her zaman aynı sıcaklıktadır. Canlı, uyum yapabildiği oranda hayatta kalma şansına sahiptir. Bu oran ise kalıtsal yapı ile saptanmıştır. Bu sınırların dışındaki uyumlar ancak mutasyonlarla sağlanabilir.
    H. ÜREME
    Hiçbir canlı sonsuz olarak yaşamını devam ettiremez. Herhangi bir şekilde, üremeyle, kalıtsal materyal gelecek kuşaklara aktarılır. Birhücrelilerde bölünme aynı zamanda çoğalmayı sağlamasına karşın, çokhücrelilerde üreme belirli vücut kısımlarına özgü bir yetenek olarak ortaya çıkmıştır. Bazı canlı gruplarında gen değişimi olmaksızın
    (eşeysiz) üreme görülmesine karşın (birhücrelilerde mitoz bölünme; çokhücrelilerde tomurcuklanma, dallanma, partenogenez çoğalma, bitkilerde çeliklenme vs.) kural olarak eşeyli üreme çok daha sıktır. Bu şekilde değişik gen kombinasyonları ortaya çıkarak daha başarılı döllerin meydana gelmesini sağlar. Bu, evrim mekanizmasının en önemli ögelerinden biridir.
    [/size]

    yanıtla: CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ #42168
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]E. HAREKET
    Beslenme, korunma, üreme, yayılma, en rahat edebileceği bölgeyi bulma vs. gibi yaşamın temel işlevlerini yürütebilmek için, ilkel organizmalarda ya vücudun tamamıyla protoplazmik hareket ya bir kısmıyla sil ve kamçı hareketi ya da yüksek organizmalarda görülen, yürüme, yüzme, ve uçmanın sağlanması için belirli organ oluşumları görülür. Birçok canlı tüm yaşamı süresince belirli bir yere bağlı kalmasına karşın, vücudun değişik kısımlarının çevre koşullarına göre değişimi de hareket olarak kabul edilir. Örneğin; bitkilerde ışığa (fototropizm), yerçekimine (geotropizm), neme (higrotropizm), vs. ye yönelim bir hareket kavramı içerisinde değerlendirilir.

    F. ENERJİ KULLANIMI
    Canlılığın en önemli öğelerinden biri büyüme, üreme, yenilenme vs. için enerjiye olan gereksinimleridir. Hücre kendi başına enerji üretemez; dışarıdan kaynak sağlamak zorundadır. Hayvanlar enerji bağları içeren molekülleri yıkmak (katabolik tepkimeler) suretiyle gerekli enerjiyi sağlarlar. (karbonhidrat, yağ ve proteinden). Küçük molekülleri büyük moleküller halinde bağlayarak (anabolik tepkimeler) yapı taşlarını ve enerji depolanmasını da yapabilirler. Bu tepkimelerin tümüne birden biyoenerjitik denir. Bir moleküldeki enerjinin büyük bir kısmını kullanma oksijen kullanmakla olur; yani tamamıyla oksitlenmelidir (aerobik solunum=oksijenli solunum). İlkel canlıların bir kısmı (bazı mikroorganizmalar, özellikle mayalar) ve bazı endoparazitler (bağırsak solucanları gibi) bu kaynak maddeleri oksijensiz yıktığı için enerjinin pek az bir kısmından yararlanabilir (anaerobik solunum=oksijensiz solunum). Pek az bir organizma grubu da bazı inorganik maddeleri yıkmak suretiyle enerji elde eder; azot, demir ve kükürt bakterileri bunlara tipik örneklerdir. Dünyada serbest oksijenin olmadığı devirlerde, canlılar enerjilerini bu yollarla sağlıyorlardı. Bitkiler ise (saprofit ve parazit olanların bir kısmı hariç) enerji kaynağı olarak güneş ışınlarını kullanır. Güneş ışınlarının kuantlarındaki enerjiyi kimyasal bağlar halinde (nişasta) tutarlar ve bu kimyasal bağlar tüm adrıbeslek (heterotrof) canlıların enerji kaynağını ve yapı maddelerini oluşturur. İlk evrelerde (bitkiler oluşmadan önce) enerji kaynağı olarak UV ışınlarının katalizlediği bazı ilkin organik moleküller kullanılmıştır. Ozon perdesi oluştuktan sonra bu kaynak büyük ölçüde kurumuştur.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ #42167
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]C. ORGANİZASYON
    Canlıların vücut kısımlarının görev bölümüne ve belirli kurallar içerisinde canlılık etkinliğini devam ettirmelerine organizasyon denir. Bütün hayvan ve bitkilerin vücudu, yapısal ve işlevsel olarak birim kabul edilen hücrelerden yapılmış olmasına karşın homojen değildir. Farklılaşmış vücut kısımları değişik görevleri üzerine almıştır. Hatta birhücreli canlılarda, ergin evrede, boy ve şekil sabit olmakla beraber, hücrenin farklı kısımları farklı görevleri üzerine almıştır.
    D. UYARILMA
    Bütün canlıların çevrelerindeki fiziksel ve kimyasal koşulların değişmesine karşı tepkileri kalıtsaldır. Basit organizmalarda uyarı, genel olarak bütün vücutla algılandığı halde, yüksek organizmalarda duyu organlarının yeri merkezileşmiştir. Örneğin; ışık gözle, koku burunla, tat dille, basınç ve sıcaklık deriyle vs. Uyarının alınması ve gerekli tepkinin gösterilmesi, canlının evren içerisinde en uygun yerde ve koşullarda yaşamasını sağlamayı yaratmaktadır.
    [/size]

    yanıtla: CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ #42166
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]A. ÖZEL BİR KİMYASAL DİZİLİME SAHİP OLMALARI
    Cansızlar, kimyasal bağların izin verdiği ölçüler içerisinde bir bileşime sahiptirler. Canlılar ise bu kimyasal bağların dizilimini özel bir şekilde saptarlar. Tüm canlılar genleri oluşturan çekirdek asitlerini –genellikle DNA (bazı virüslerde RNA)- içerirler. Gensiz bir canlılık düşünemeyiz. Çünkü genler değişik yaşam formlarının sentez ve replikasyonundan (eşlenmesinden) sorumludur. Tüm genler aynı birimlerden; fakat değişik dizilimlerden oluşmuştur. Dolayısıyla tüm canlıların yapısına giren protein, bu genlerin yapısal değişikliğine uygun olarak, her hücrede farklı amino asit dizilimine sahip olurlar. İlave olarak karbonhidrat, yağ, ve su içerirler. Tüm bu maddelerin özel karışımı protoplazmayı meydana getirir.

    B. HÜCRESEL DİZİLİM
    Canlıların büyük bir kısmı (kural olarak çokhücreliler) hücre olarak bilinen birimlerden yapılmıştır. Her hücre çok ince zarla (plazma zarı) çevrilmiştir. Bu zar erimiş maddelerin ve suyun hücre içerisine girip çıkmasına izin verir. Her iki yönde de geçirim bakımından çok özelleşmiş seçici bir yeteneği vardır. Hücre bir çok kimyasal değişimin yapılabilmesi için değişik enzimleri ve en önemlisi yalnız başına kendinin aynını üretebilecek yeteneğe sahiptir.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42165
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]• Canlı bir hücreye giren virüs şu etkilerden birini gerçekleştirir.

    Hücre içinde çoğalarak hücrenin parçalanmasına sebep olmasına lizis denir.

    Hücrenin DNA sına yapışarak hücrenin şeklinin değişmesine sebep olmasına transformasyon denir.

    Hücrenin aşırı ve düzensiz bir şekilde çoğalmasına sebep olmasına reprodüksiyon denir.

    •Virüsün canlılık özellikleri:
    Yönetici molekül taşırlar.
    Çoğalırlar.
    Enzim bulundururlar.
    Özel protein yapıları vardır.

    •Virüsün cansızlık özellikleri:
    Kristalleşirler.
    Sitoplazmaları yoktur.
    Hücre zarı ve ribozomları yoktur.
    Metabolik reaksiyonları yapamazlar.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42164
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]• 3 tiptir.

    a)Bitkisel Virüsler : Kalıtım materyali hepsinde RNA dır. Tütün, patates, marul, mozaik virüsleri örnek olarak verilebilir.
    b)Hayvansal virüsler : Kalıtım materyali bazılarında DNA, bazılarında ise RNA dır.Grip, kızamık, kabakulak, suçiçeği, sarı humma, çocuk felci, uçuklar, siğiller ve aids örnek verilebilir.
    c)Bakteriyofaj : Kalıtım maddesi DNA’ dır.

    •Sarı humma virüsleri karaciğerde; kuduz virüsleri beyin ve omurilikte ; çiçek, kızamık ve siğil virüsleri deride çoğalırlar.

    •Hücreler virüslere karşı interferon salgılar.İnterferon, hücrelerin virüslere karşı ürettikleri bağışıklık maddesidir.Bu nedenle kabakulak, kızamık gibi hastalıkları geçirenler kolay kolay bu hastalıklara yakalanmazlar.

    •Retrovirüsler; RNA bulundururlar.Hücre içine girdiklerinde önce özel bir enzimle (Reverztranskriptoz) RNA’ yı çift zincirli DNA’ ya dönüştürür.Sonra ise hücre DNA’ sını ele geçirerek işini yaptırır ve hücrenin kanserli hücreye dönmesine sebep olur.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42163
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]3)Virüsler

    •Protein kılıf ve bir nükleik asitten meydana gelir.Bu yapıya nükleoprotein denir.

    •Virüsün protein kılıfına kapsid, kılıfı oluşturan parçalara kapsomer, yönetici molekülüne ise genom denir.

    •Sitoplazmaları yoktur.

    •Enzim sistemleri olmadığından hücre içi mecburi parazittirler.

    •Enzim sistemleri olmadığından antibiyotiklerden etkilenmezler.

    •En küçük organizmalardır.

    •Hücre dışında kristal yapıda bulunurlar.

    •Özel dokularda çoğalırlar.Her virüsün çoğaldığı belli bir hücre çeşidi vardır. Bunun sebebi ise hücre zarındaki glikoproteinlerin virüslerle birleşebilme özelliği olmasındandır.

    •Virüsler yüksek sıcaklık, ortam pH ı ve radyoaktif ışınlardan etkilenir ve ölürler.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42160
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]2)Mavi-Yeşil Algler

    •Fotosentez yaparlar ama kloroplastları yoktur.

    •Tatlı su birikintilerinde ve göllerde yaşarlar.

    •Sitoplazmalarında yeşil renkli klorofil pigmenti ve mavi renkli fikosiyanin pigmenti bulunur.

    •Yapışkan, jelatinimsi bir dış kılıf ile örtülüdür.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42162
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]•Üremelerine göre ;

    a)Bölünerek : Bütün bakterilerin esas üreme şeklidir.Amitoz şeklinde uygun bir ortamda 20 dakikada bir bölünürler.

    b)Sporla : Bazı bakteriler ortam şartları bozulunca endospor oluştururlar.Endospor kalıtım materyallerinin çok az bir sitoplazmayla beraber, sert bir çeperle çevrilmiş halidir. Endosporlarda metabolik faaliyetler minimum seviyededir.

    c)Konjugasyon : DNA yapısı farklı iki bakteri yan yana gelerek aralarında geçici bir zardan köprü oluştururlar.Bu köprü aracılığı ile DNA parçaları değiştirilir.

    •Bakterilerin çoğu tüketicidir.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42161
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]•Beslenmelerine göre;

    a) Saprofitler : Organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürürler.Sonuçta besin ve enerji elde edilir.Tabiattaki C, P ve N döngüsünde görevlidirler.Ensim sistemleri iyi gelişmiştir.

    b) Parazitler : Sindirim enzimleri olmadığı için başka bir canlıya ihtiyaç duyarlar. Hastalık yapanlarına patojen bakteriler denir.

    c) Fotosentetikler : Sitoplazmalarında serbest klorofil taşırlar.Hidrojen kaynağı olarak H2O, H2S ve H2 gibi maddeleri kullanırlar.Aerob, Anaerob ya da fakültatif olabilirler.

    d) Kemosentetikler : Organik maddelerin sentezi için gerekli olan enerjiyi inorganik maddelerin oksidasyonundan (oksitlenmesinden) temin eder. Işık ve klorofil gerekli değildir.Nitrit, nitrat, demir ve kükürt bakterileri kemosentetiktirler.Kemosentez sonucu:
    1) Bazı zararlı maddeler ortadan kaldırılır.
    2) Bitkilerin alabileceği tuzlar oluşturulur.
    3) Kimyasal enerji kazanılır.
    4) Organik besin sentezlenir.[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42159
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]1)Bakteriler

    •Ribozom hariç organelleri yoktur.

    •Bütün bakterilerde hücre zarı ve hücre çeperi bulunur.Çeperin yapısında karbonhidrat, protein ve yağ bulunur.Bazı bakterilerde ise çepere ek olarak polisakkaritlerden meydana gelmiş kapsül bulunur.

    •Hücre zarından oluşan mesozomları vardır.Mesozom, solunum enzimlerinin kullanılarak enerjinin üretildiği yerdir.

    •Fotosentez yapan bakterilerde hücre zarının sitoplazma içinde kıvrımlar yapmasıyla oluşan tilakoidler ve bunların içinde de klorofil bulunur.

    •Kalıtım maddesi DNA’ dır ve halkasaldır.Proteinle kaplı değildir.

    •Her yerde yaşayabilirler.En çok et suyu ve ağarlı besin ortamlarında çoğalırlar.

    •Depo maddesi glikojendir.

    •Şekillerine göre; küre, çubuk, virgül, spiral

    •Gram boyasına göre; gram(+) , gram(-)

    •Solunumlarına göre; Aeroblar, Anaeroblar, Fakültatifler[/size]

    yanıtla: CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI #42158
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]A)PROKARYOT CANLILAR(Monera Alemi)

    •Tamamı tek hücreli, basit yapılı canlılardır.

    •Çekirdekleri ve zarla çevrili organelleri yoktur.Protistlerden bu yönleriyle ayrılırlar.

    1) Bakteriler 2) Mavi-Yeşil algler 3) Virüsler[/size]

15 yazı görüntüleniyor - 3,406 ile 3,420 arası (toplam 4,597)