Giriş Yap

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 4,426 ile 4,440 arası (toplam 4,844)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: SON HARFTEN KELİME SÖYLE #39882
    blankdilara
    Katılımcı

    zehir

    yanıtla: o mu? bu mu? #39881
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=x-large]yeni:mellow:

    ilk aşk mı,son aşk mı ??[/size]

    blankdilara
    Katılımcı

    sesimi duymuyor musun sana aşığım diyorumm

    yanıtla: BU İSİM NEYİN OLUYOR #39879
    blankdilara
    Katılımcı

    o da yok valla

    aziz ?

    yanıtla: tek kelime ile sen:D #39877
    blankdilara
    Katılımcı

    açımmm:mellow:

    yanıtla: bu cama bişe yasınn:D #39875
    blankdilara
    Katılımcı

    ösledimm:happy::icon12:

    yanıtla: tebrikler #39874
    blankdilara
    Katılımcı

    :bravo: :bravo: :bravo:

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39873
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Bu yazdıklarımızın hepsi tanıklarıyla ya da belgeleriyle kanıtlanmış gerçeklerdir. Bir kısmı zamanının gazete, dergi v.b. arşivleri tarandığında görülecektir. Bir kısmı da, o olayı bizzat yaşamış olanların daha sonra olayı üçüncü şahıslara nakletmeleri sonucu öğrenilmiştir. Fenerbahçeli olmayanlara sesleniyorum. Yokluktan yepyeni çağdaş bir ülke yaratan Atatürk hepimizindir. O eşsiz insanın Fenerbahçe’ye gösterdiği özel ilgi ve sevgiyi yani kulübümüzün taraftarı olmasını yadırgamayın, kıskanmayın. Sonuçta onunda herkes gibi duyguları, tutkuları, sevgileri olmasından doğal ne olabilir. O büyük insan kendini halkından soyutlamamış ve dört duvar arasına hapsetmemiş, hayatı boyunca halktan biri gibi davranmış ve yaşamış bir önderdi. O eşsiz insanla ilgili bir anekdotu bu konuyla doğrudan ilgili olduğu – örtüştüğü – için yazıyorum. Cumhuriyetin 12. yıldönümü ile ilgili törenler, düzenlemeler nedeniyle hazırlanan ve Ankara’nın çeşitli yerlerine asılacak dövizlerin listesi Atatürk’e gösterilmiş. Bunlar arasında “Atatürk en büyük Türk’tür.” “Asırlar boyunca gelen en büyük Türk” ve bunlara benzer dövizler, afişler v.b. vardır. Atatürk listedeki bu tür ibarelerin bunlara gerek yok dercesine elindeki kalemle üstünü çizer (iptal eder) ve sadece şunu yazar: “ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR.”[/size]

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39871
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=xx-large]SONUÇ
    Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Kurtarıcı ve Devrimci’nin Fenerbahçe Kulübü’ne gösterdiği bu özel ilgi ve sevgiyi kanıtlamak için dokuz ayrı konuyu anlattım.
    Bu anlatılanlar, yazılanlar ayrı zaman ve mekanlarda geçmelerine karşın odak noktaları – ana fikir – tektir.
    [/size]

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39867
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Atamız burada dikkat ederseniz Türk gençlerinin ya da Fenerbahçeli gençlerin demiyor. (yani burada Fenerbahçe semtinde oturan gençler kastedilmiyor. O yıllarda Fenerbahçe burnunda ya da bugünkü Fenerbahçe semtinde zaten fazla oturan yoktu. Adres net ve açıktır, “Fenerbahçe’nin, gençliğin deniz sporları ile uğraşması” ya da bunu şöyle de tanımlayabiliriz: Gençlik Fenerbahçe Kulübü’nde deniz sporları ile uğraşsın. Burada Fenerbahçeli gençler deniz sporları yapsın..! Bu söylemde doğrudan Fenerbahçe Kulübü’nün ve onun gençlerinin amaçlandığı çok açık bir şekilde görülüyor. Atamızın 1937 yılında ki “Fenerbahçe Kulübü burada (Fenerbahçe burnunda) gençliğin deniz sporları ile uğraşmasını sağlasın.” direktifi onun ölümünden yıllar sonra gerçekleşti. Cem Atabeyoğlu’nun Hisarbank Kültür Yayınları’ndan çıkan “Atatürk ve Spor ” 1981 adlı yapıtında da aynı konu işlenmektedir.[/size]

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39866
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]“FENERBAHÇE KULÜBÜ VE GENÇLİK BURADA DENİZ SPORLARI İLE UĞRAŞSIN”
    Galatasaraylı Spor Tarihçisi Haluk San 1981 yılında kaleme aldığı “Belgeleri ile Türk spor tarihinde Atatürk” adlı çalışmasının 129. sayfasında şöyle yazar: “ATATÜRK 1937’DE FENERBAHÇE KOYUNDA ” Yıl 1937 – Atatürk bir yıl önce üç kez gittiği Moda koyunun Fenerbahçe yönündeki durumunu yerinde incelemeyi uygun buluyor ve 1937 yılı yaz aylarında yanındakilerle birlikte Kalamış ve Fenerbahçe’yi gezerek, ilgililere önemli direktifler veriyordu. Bu konu, “Türk amatör sporunun hizmetinde 20 yıl İstanbul – İstanbul Yelken Kulübü 1952 – 72 adlı broşürün ilk sayfalarında şöyle bildirilmektedir: “Büyük kurtarıcımız ATATÜRK 1937 yılı yazında Fenerbahçe’yi gezerek, yanında bulunan devlet adamlarına ve diğer ilgililere mendireğin ve diğer yarımadanın büyük bir ihmal içindeki durumunu göstererek: Mendireğin onarılmasını ve Fenerbahçe’nin, gençliğin deniz sporları ile uğraşabilmesi için merkez yapılmasını arzu ettiğini söylemişlerdir. İşte K. ATATÜRK’ün bu emirlerini gerçekleştiren kuruluş olarak haklı ve sonsuz bir övünç duymaktayız.”
    [/size]

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39863
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]“BÜSTÜMÜ KOYABİLİRSİNİZ.”
    Atatürk büstlerinin her tarafa konulması ve heykelerinin dikilmesi konusunda hassastı. Gösterişli törenlerle yurdun dört bir yanını büstler heykellerle donatmak belli ki o eşsiz kahramana ters geliyordu. Yaşamı boyunca bu tip davranışları özendirmemiş uygun bulmamıştı. İnsanlar onun fikirlerini özümsemeli devrimlerinin bekçisi olmalıydı. Ancak bu konuda istisnalardan bir tanesini Fenerbahçeliler yaşadı. Fenerbahçe Kulübü’nün 1 Haziran 1934 yıldönümü bayramında stadına ant içerek bir Atatürk büstü koymak için istediği izini bizzat yine Atatürk kabul etmiş ve olur vermişti. Böylelikle Fenerbahçe Stadı Türkiye’de Atatürk’ün büstünün konmasına izin verdiği tek stat olma özelliği ve onurunu hala taşımaktadır.
    [/size]

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39862
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]“FENERBAHÇE SU TOPU TAKIMI GELSİN.”
    Atatürk’ün Fenerbahçeli oluşunun bir başka kanıtı da ilginçtir. 1987’de bir ziyaretimde rahmetli Rüştü Dağlaroğlu anlatmıştı. Onun ağzından sıcağı sıcağına tuttuğum notları biraz kısaltarak aktarıyorum. “Şahsi gayretlerimle Fenerbahçe su topu takımını kurdum. O zaman babam bana 5 lira haftalık veriyordu ki bu çok büyük bir meblağ sayılırdı. Ben kurduğum takım kulüpte üvey evlat muamelesi gördüğü için istisnasız bu paranın hepsini takıma harcıyordum. Zaten o zaman da kulübün gideri gelirinden fazla idi. Kulüpten bir lira yardım almadığım gibi örneğin Mahmutpaşa’dan aldığım bornozlar ve başlıklar ya çalınıyor ya kayboluyordu. İki hafta sonra yenisini almaya gittiğimde ise aynı renktekini bulamıyordum. Bu sıralarda Atatürk dinlenmek üzere Yalova’ya gelmişti. Onun onuruna Yalova’da çeşitli spor gösterileri düzenlemişler. Bir de Yalovalı gençler ile su topu karşılaşması öngörülmüştü, benim başlangıçta hiçbir şeyden haberim yoktu. Bir gün telefonum çaldı. Arayan Su Sporları Federasyonundan Rıza Sueri Bey’di. (O dönemlerde yüzme, sutopu, yelken sporları tek çatı altında örgütlenmişti.) Rıza Sueri bana pazar günü Termal Havuzunda Atanın huzurunda müsabaka yapmaya Fenerbahçe su topu takımının gideceğini ve hazırlanmamızı söyledi. Ben şaşırmıştım. Ancak o an bir şey soramadım. İki üç gün sonra Federasyona gittim, bütün isteğim takımı Yalova’ya götürmemekti. Çünkü o dönemdeki diğer su topu takımlarının hemen tümünün kıyafetleri bizden çok daha derli topluydu. Sueri’ye ısrarla Ata’nın huzuruna böyle çıkmanın saygısızlık olacağını ve başka bir takımı Yalova’ya göndermelerini söylediğimde; “Bu imkansız, gitmek zorundasınız” diyerek bana şiddetle karşı çıktı. Nedenini sorduğumda ise cevabı çok kısa oldu. “Elimizde değil, Gazi Paşa hazretleri öyle arzu ettiler”.
    [/size]

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39861
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]ATATÜRK KULÜBÜNE YARDIM EDİYOR
    5 Haziran’ı 6 Haziran 1932’ye bağlayan gece Fenerbahçe’mizin Kuşdili’nde ki ahşap lokalinde yangın çıkmıştı. Kulüp binamız içindeki, tarihsel fotoğraflar, tüm branşlara ait malzemeler, kulübün tüm evrakları, kütüphane ve mobilyalar bina ile birlikte tamamen yandılar. Kısaca çok az eşya kurtarılabilmişti. Kulübümüz yuvasız kalmıştı. Gazeteler yardım kampanyaları açtılar. Örneğin Cumhuriyet Gazetesi her gün bağış yapanları adları ile yayınlıyordu. 20 Haziran 1932 pazartesi günü yapılan bağışlarla o güne kadarki bağış toplamının 791 Lira’yı bulduğunu Cumhuriyet Gazetesi’nden öğreniyoruz 21 Haziran 1932 Salı gününe ait 2917 no’lu Cumhuriyet Gazetesi’ni elinize aldığınızda ise 1. sayfanın sağ üst köşesinde bir haber dikkati çekiyordu. “Gazi Hazretleri Fenerbahçe’ye 500 Lira teberru ettiler.” Atamızın gönderdiği bu 500 liralık bağış miktarını lütfen küçümsemeyin ve şunu da göz önüne alın. Atatürk bu tür harcamalarını kesinlikle hep kendi maaşından, cebinden yapardı. Yani bu bir tür devlet kesesinden hovardalık değildi. Gazeteyi incelediğimizde 10-12 günde yapılan toplam bağış miktarının 791 Lira olduğu görülüyor. Atamız tek başına 500 Lira göndermiş ve miktar bir anda 1300 Lira’ya fırlamıştır. Acaba Atatürk kendini neden bağış yapma zorunluluğunda hissetti. Bu bağış Atatürk’ün Fenerbahçe Kulübü ile bir gönül bağı, bir gönül ilişkisi olduğunun en somut bir kanıtı bence… Yukarıda sizlere Atamızın gönül verdiği kulübüne yaptığı maddi yardımın miktarını açıkladık. Bu yardımın manevi değerinin hesaplanamaz ölçüde olduğunu söylememize gerek yok herhalde!..
    [/size]

    yanıtla: ATATÜRK ve fenerbahçemiz #39859
    blankdilara
    Katılımcı

    [size=medium]Son olarak kulüpten ayrılmadan önce limonata içen Ulu Önder Atamız kulübümüzde aşağı yukarı iki saat kadar kalmıştır. Dönüş zamanı geldiğinde bu kez Fenerbahçe Kürek Şubesi’nin beyaz renkli iki çifte yarış teknesine (fıta) Kurbağalıdere kenarındaki kulübün iskelesinden binildi. Kürekte Elkatipzade Mustafa Bey vardı. Mustafa Kemal Paşa Fenerbahçeli’lere son söz olarak: “Fenerbahçe’ye sonsuz muvaffakiyetler (başarılar) dilerim, Allahaısmarladık” demişti.[/size]

15 yazı görüntüleniyor - 4,426 ile 4,440 arası (toplam 4,844)