Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
dilaraKatılımcı[size=medium]Zaten Birinci Dünya Savaşı sıralarında her İstanbul’a gelişinde Sabri Bey’in Moda’daki evinde kalırdı. Sabri Bey o sıralar kulübün o zamanki tanımıyla umumi reisi (genel başkanı) idi. Atatürk bu kez de Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olarak Filistin Cephesi’ne giderken birkaç günlüğüne İstanbul’a uğramıştı. Vakit öğleden sonra idi. Kuşdili Çayırı’nın yanında ki kulübümüzün Kuşdili Lokali’ne geldiler. Çanakkale’de düşmana geçit vermeyerek ünlenmiş artık herkes tarafından tanınan Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal ile Kulübü ziyarete geleceklerini Sabri Bey önceden bildirdiği için Fenerbahçeliler onu bekliyorlardı. Önce yorgunluk kahvesi içildi. Ardından da Dr. Hamit Hüsnü ve Elkatipzade Mustafa Beyler ile birlikte lokalin ikinci katında kupaların olduğu bölüm gezildi. Daha sonra Elkatipzade Mustafa Bey kendisine kulüp hatıra defterini uzattı. Fenerbahçeli’lerin bu aziz konuğu Fenerbahçe hatıra defterine hepinizin bildiği o ünlü sevgi ve takdir duygularını yazmıştır.
Genç kuşaklarında daha iyi anlayabilmeleri için tarafımızdan biraz sadeleştirip, günümüzün Türkçe’sine çevrilmiştir.
“Fenerbahçe Kulübünün her tarafta beğenilip değer verilen, ortaya çıkmış eser ve çalışmalarını duymuş ve bu kulübü ziyaret edip bu işte emeği, yardımı olanları tebrik etmeği görev edinmiştim. Bu görev ancak bugün yerine getirilebilmiştir. Takdir ettiğimi ve kutladığımı buraya kaydetmekle övünüyorum. 3.5.1918 / Ordu Komutanı Mustafa Kemal “[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Tarih 3 Mayıs 1918, İstanbul’da parlak bir ilkbahar güneşi olduğunu biliyoruz. Bu o gün kulüpte olanlardan öğrenilmiştir. Ayrıca yıllarca kulübümüzün en yaşlı üyelerinden olan 1907 doğumlu Kamil Dinçay ağabeyin kulübe çok yakın oturduğundan dolayı o günkü ziyareti 11 yaşındaki bir çocuk olarak baştan sona izlediğini bir çok yerde anlattığını biliyorum. Savaş, Osmanlı Devleti’nin başkentinde direkt olarak hissedilmese de sokaklarda gezen üniformalıların çokluğu bunu anımsatıyordu. Öğleden sonra Moda’dan Kuşdili’ne giden yolda iki kişi yürümekteydi. Bunlardan biri sivil kıyafetli sarı saçlı mavi gözlüydü. Bu, Anafartalar Kahramanı Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa’dan başkası değildi. Yanında İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri ve Büyük Atamız’ın en sevdiği arkadaşlarından biri hatta belki de birincisi Sabri Toprak vardı.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]ATATÜRK’ÜN FENERBAHÇELİLİĞİ:
1- ATATÜRK’ÜN FENERBAHÇE KULÜBÜNÜ ZİYARETİ
Yıl 1918, Birinci Dünya Savaşı bütün hızıyla sürüyor. Düşman donanması, Mustafa Kemal’in başında olduğu, savunduğu Çanakkale Boğazı’nı geçememiş ve tam bir yenilgiye uğramıştı. Artık Mustafa Kemal’i başka cephelerde başka savaşlar beklemektedir. Bu arada cepheden İstanbul’a kısa bir tatile gelmiştir. Bu eşsiz kahramanın İstanbul’da yapacağı bir sürü işi, bir sürü teması olacağını tahmin etmek her halde güç olmasa gerek. Buna karşın o denli işinin arasında Fenerbahçe Kulübü’nü ziyaret etmek istemiştir. Bu istek bizzat o yıllarda Anafartalar Kahramanı olarak anılan Mustafa Kemal’den mi gelmiştir, yoksa yakın arkadaşı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sabri Toprak mı onu yönlendirmiştir orası bilinmiyor. Ancak Sabri Bey’in onu yönlendirmiş olabileceği akla ve mantığa daha yakın.[/size]
dilaraKatılımcıAtatürk, Galatasaray Spor Kulübü’nü kaza ile ziyaret etmiş, kulübün hatıra defterine duygularını yazmış olsa, Galatasaraylılar, Ata’nın kulüpler üstü tutulması gerektiğini, bu denli hararetle savunacaklar mıydı!” Bu son cümleleri ile aslında bir bakıma sanki Atatürk’ün Fenerbahçeli olduğunu da saklamadan söylemiş oluyor ya neyse..! Atatürk, Galatasaray Spor Kulübü’nü kaza ile ziyaret etmiş, kulübün hatıra defterine duygularını yazmış olsa, Galatasaraylılar, Ata’nın kulüpler üstü tutulması gerektiğini, bu denli hararetle savunacaklar mıydı! Yoksa onun Galatasaraylı olduğunu Beşiktaşlılara taş çıkartacak çeşitli sav ve teorilerle kanıtlamaya çalışıp, savunmayacaklar mıydı..! Şimdi artık son noktayı koyma adına bu konuyu bir kez daha tüm tarihi gerçekleri ve kanıtlarıyla inceleyip, irdeleyeceğiz.
dilaraKatılımcı[size=medium]Sözün özü: İşte bu nitelikler hangi spor kulübünde, hangi takımda hangi sporcu da ise, Atatürk o kulübün, o takımın, o sporcunun taraftarıdır. Buraya dek Galatasaraylı’ların Atatürk konusunda ki görüşlerini özetledik. Sayın Adnan Işık yıllardır Galatasaray müzesinde görev yapıyor. Yüzlerce belge, bilgi her an elinin altında. Biz yine de 1914 yılında, Atatürk henüz Çanakkale müdafii (savunucusu) olarak bile ün kazanmamış bir subay iken, Ali Sami Yen’in daha yüksek rütbeli Osmanlı subayları dururken sadece binbaşı rütbesinde ki onu neden maça davet ettiğini anlayabilmiş değiliz.
Özetle Adnan Işık, “Atatürk sadece Fenerbahçe kulübünün hatıra defterine izlenimlerini duygularını yazmamıştır. Galatasaray’a da maç davetinden ötürü teşekkür mektubu yazmıştır. Karşıyaka ve Altay Kulüpleri’nin hatıra defterlerine de duygularını yazmıştır. Güneş Kulübü’nün Taksim Sıraselviler’de ki lokalinde iki kez kulübün çay davetine katılmıştır. Annesini ziyarete gittiğinde Beşiktaşlı jimnastikçileri camdan izleyip ilgi göstermiştir gibi örnekler verdikten sonra, soyadından da belli o Türklerin Atasıdır. Ayrımcılık yapacak bir konumda ve karakter yapısında değildi. O nedenle tüm kulüplere aynı mesafede yaklaşmıştır.” demeye getiriyor. Bundan öte Sayın Adnan Işık’ın yazısını bağlaması da ilginç. Atatürk her şeye karşın illa bir takıma sempati duydu ise, “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.” dediğine göre bu nitelikler hangi kulüpte varsa Atatürk o takımın taraftarıdır demeye getirmiştir. “[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Galatasaray’a mektup yazdığı için “Atatürk Galatasaraylı” mı diyelim? Fenerbahçe, Karşıyaka ve Altay kulüplerini ziyaret ettiği hatıra defterlerine izlenimlerini yazıp imzaladığı için onu Fenerbahçeli, Karşıyakalı ya da Altaylı mı sayalım? Yahut Güneş Kulübü’nü iki kez ziyaret ettiği için Güneşli ya da mütarekede annesi Akaretler’de oturduğu için onu ziyaret ettiği günlerde pencereden Beşiktaşlı jimnastikçileri seyredip Beşiktaşlı mı olmuştur diyelim? Bize sorarsanız bu savların hiçbiri doğru değildir. Onun hangi kulübü tuttuğuna en güzel cevap soyadındadır. O nasıl Türklerin Atası ise, böyle bir soruya da cevabı kesin olarak şu olacaktır : “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]“ATATÜRK’ÜN FUTBOL MERAKI” adı altında Galatasaray Müzesi Müdür Yardımcısı ve Araştırmacı Adnan Işık yine bu konuyu işliyor. “Türk basınında zaman zaman Atatürk’ün hangi takımı tuttuğu tartışmaları yapılır. Herkes onu kendi tarafına çektiği için de bir sonuca varılmaz. Bu yazıda bizim gayemiz, konuya tarafsız bir gözle ve belgelerin ışığında yaklaşmaktır.”
Bunları yazdıktan sonra, Ali Sami Yen’in 1914 yılında binbaşı rütbesinde ki Mustafa Kemal’i Galatasaray’ın Rumenlerle yapacağı bir maça davet ettiğini bu davetin Atatürk’e geç ulaştığını ama yine de Mustafa Kemal’in kulüp müzesinde hala saklanan davete teşekkür niteliğindeki cevabı mektubunu da yayınlıyor. O mektupta Atatürk, “Davet mektubunuzu ancak dün sabah aldım. Fakat ben o gün doğrudan gidip maçı izledim.” demektedir.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]9 AYRI OLAYLA DOĞRULANAN BİR GERÇEK:
Son dönemlerde yine spor çevrelerinde Atatürk’ün tuttuğu takımlar gündemde dolaşmaya başladı. Sanki dünyamızdan gidenlerden yeni haberler alınırmışcasına Türklerin Atasının zaman zaman taraf değiştirdiği izlenimleri bir çoğumuzu sadece güldürüyor.Bazı basın yayın organlarında, örneğin değerli spor yazarı fanatik Beşiktaşlı Kazım Kanat’ın açıklamalarıyla büyük kurtarıcı Beşiktaşlı’ymış gibi gösteriliyor. Atamızın ölümünden 66 yıl sonra hangi takımı tuttuğu konusunda makaleler, hatta kitaplar yazılıyor. Adeta gaipten sesler geliyor. Ahiretin Sesi muhabirlerinin bildirdiği haberlere göre Büyük Atamız şimdi de BJK taraftarı. Jimnastik kulübümüzün bu konudaki son yoğun çalışması ise Vala Somalı tarafından Atatürk’ün mutlak Beşiktaşlı ilan edilmesi. Kesin bir gerçek ortada dururken Atatürk’ün hangi takıma sempati duyduğu, hangisine gönül verdiği konusu bilinçli olarak açılıyor, kafalar karıştırılmaya çalışılıyor. Bu kişiler ya da çevreler güneşi balçıkla sıvamaya kalkıyorlar. Bu tip insanlara “kafa karıştırmaloji uzmanları” demek yerinde olacak. Çünkü onların işi ortalığı bulandırmak. Gerçekten de ortaya attıkları iddiaların kafaları karıştırmaktan öte hiçbir değeri yok.
Galatasaraylı’lara gelince onların yakın zamana dek, bu konuda pek sesleri çıkmıyordu. Sadece geçmiş yıllarda birkaç yerde Atatürk’ü şu kulübün bu kulübün taraftarı değil kulüpler üstü saymak gerek gibi bir görüş ileri sürdükleri görülmüştü. Son zamanlarda Fenerbahçeliliği tartışılmayan Atatürk Beşiktaşlılarca Beşiktaşlı ilan edilince, o denli uzun boylu değil demek istercesine, onlarda bu konuya daha sık girer oldular. Örneğin Galatasaray Kulübü’nün aylık resmi dergisinde birkaç kez Atatürk’ü konu eden, onu kulüpler üstü gösterme çabalarında olan makaleler yayınlayarak “Tarihi Bir Mektubu Gün Işığına Çıkarıyoruz” dediler.[/size]
dilaraKatılımcı[size=x-large]Fenerbahçemizin deplasmanda oynayacağı karşılaşmayı yönetecek hakemler belli oldu.Fenerbahçemizin maçını Hüseyin Göçek yönetecek.Göçek’in yardımcılıklarını Bülent Gökçü,Kemal Yılmaz yapacak.Karşılaşmanın 4. hakemi ise Cemil Şensöz.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]İTALYAN BASINI NE DİYOR ???
İtalya’da yayınlanan gazeteler, akşamki Fenerbahçe-Inter maçıyla ilgili değerlendirmelerinde, Inter’in Avrupa Şampiyonlar Ligi’ne kötü bir başlangıç yaptığı ve Fenerbahçe’nin farklı bir skoru kaçırdığı görüşünü ön plana çıkardı.
İtalyanların ünlü spor gazetesi La Gazzetta dello Sport, maç değerlendirmesinde, mavi-siyahlı ekibin İstanbul’da beklenmedik bir yenilgi aldığını, takımı farklı bir skordan kaleci Julio Cesar ve Rivas’ın koruduğunu belirtti. Gazete, maç sonrasında stat ve çevresinde büyük sevinç yaşandığını, “Festa Turca” (Türk Bayramı) başlığıyla duyurdu.
Corriere dello Sport ise “Inter düştü” başlığıyla verdiği haberde, Inter’in, Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk maçında yenilerek kötü bir başlangıç yaptığını ve mavi-siyahlı takımın sahada kazanmak için hiçbir şey yapmadığını yazdı. Gazete, takımda en iyi oynayan ismin kaleci Julio Cesar olduğunu belirtirken, Inter’in teknik direktörü Roberto Mancini’nin koltuğunun tehlikede olduğunu da ileri sürdü.
La Repubblica, maçı değerlendirirken, Fenerbahçe’nin kötü Inter karşısında maçı kazandığını belirtti ve Zlatan İbrahimoviç ile Suazo’nun sahada boş boş gezindiğini iddia etti. Fenerbahçe’de Alex, Roberto Carlos, Deniz ve Deivid’in çok iyi oynadıklarını yazan gazete, maçın 44.dakikasında Alex’in sağ kanattan yaptığı ortada Deivid’in harika bir vuruşla takımını galibiyete taşıdığını kaydetti.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Sitede yer alan açıklamalarda Inter Milan Kaptanı Zanetti, “İlk başta dengelerimiz eşitti ancak Fenerbahçe’nin golünden sonra tekrar eşitleyebileceğimiz bir şans yaratamadık. Çok açık pozisyonlar yakaladılar ve kazanmayı hak ettiler. Inter her zamanki oyununu ortaya koyamadı ama bu kesinlikle zihinsel kaynaklı bir problem değil. Bazı şeyleri yoluna koymamız için zamanımız var, önümüzdeki ilk maçla birlikte buna başlayacağız” dedi.
Cambiasso ise “Bir yenilgiden sonra hiç bir zaman mutlu olamazsınız fakat önümüzde daha evimizde oynayacağımız ve bizi sonuca götürecek olan üç maçımız var. Onları kazanmak ve geride kalan deplasman maçlarımızdan da birkaç puanla çıkmak zorundayız. Öte yandan hakemi kararları için suçlayamayız. Kaybettik. Çünkü, Fenerbahçe bizden daha iyiydi” dedi.
Stankovic, “Bu akşam’dan çok şey öğrenmeliyiz. Aralık ayına kadar daha önümüzde uzun bir yol var. Fenerbahçe mükemmeldi ve yanlış olan hiçbir hareket yapmadı. PSV ile oynayacağımız önümüzdeki ilk maçta bu yenilginin telafisini yapmaya çalışacağız” dedi.[/size]
dilaraKatılımcı[size=xx-large]Interli oyuncular “Fenerbahçe bizden daha iyiydi”
Fenerbahçemizin Şampiyonlar Ligi G Gurubu ilk maçında İstanbul’da 1-0 yendiği Inter’in oyuncuları maçla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Inter Kulübü’nün resmi internet sitesinde yayınlanan yorumlarda oyuncular mükemmel Fenerbahçe’nin maçı hak ettiğini ve kendi takımlarından daha iyi oynadığını söylediler.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Fenerbahçemizin sabah saatlerinde basına kapalı olarak yapacağı antrenman sonrası Brezilyalı oyuncumuz Deivid de Souza Fenerbahçe Samandıra Kamp Merkezi’nde saat 12.00’de basın mensuplarının sorularını yanıtlayacak.[/size]
dilaraKatılımcı[size=medium]Brezilyalı oyuncularımızdan Edu Dracena’nın internet sitesi http://www.edudracena.com.br/ Türkçe versiyonuyla da yayın yapmaya başladı.
Portekizce’nin yanı sıra Türkçe seçeneğiyle de hizmet veren sitede Edu ve Fenerbahçe’yle ilgili bilgiler, fotoğraf albümü, mesaj panosu ve Brezilya Milli Takımı bölümleri bulunuyor. Sitede ayrıca Fenerbahçe’nin oynanmış ve oynanacak maçları ile Edu ve Fenerbahçe’yle ilgili haberlere de yer veriliyor.[/size]
dilaraKatılımcı[size=x-large]numara[/size]
- YazarYazılar
