Giriş Yap

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 856 ile 870 arası (toplam 2,629)
  • Yazar
    Yazılar
  • blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Diğer Avrupa ülkelerinde koyun yetiştiriciliği
    Genel olarak Avrupa memleketlerinde bir taraftan topraktan fazla ve kazançlı ürün kaldıran entansif tarım sistemi, diğer taraftan et sığırı ve domuz yetiştiriciliğinin önem kazanması koyunculukta bir duraklama yaratmıştır. Örneğin Almanya’ da koyun sayısı hızla azalmıştır. Buna karşılık Fransa’da kimi arızalı, kireçli topraklarda koyunculuktan başka tarım olanağı bulunmaması nedeniyle koyunculuk ekonomik değerinden fazla bir şey kaybetmemiştir. Hatta Fransa’da belirtildiğine göre kimi bölgelerin oturulan vatan toprağı olması koyunculukla mümkün olmaktadır, aksi durumda buraların terk edilmesi lazımdır. Bu nedenlerle Fransa’da koyun sayısında az da olsa artma görülmektedir.

    Fransa ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde daha çok süt tipi koyunculuğun geliştiği, bağ-bahçe tarım yapılan bölgelerinde bu tip koyunculuğun ekonomik yapı içinde yer aldığı görülmektedir. Balkan ülkelerinde de aynı şekilde merinosculuktan ziyade süt ve kuzu verimi üzerinde daha çok durulmaktadır. Bulgaristan’da merinos koyunlarından bile önemli miktarda süt sağılmaktadır.

    İtalya ve Fransa’da koyunculuk çalışmalarında süt ve kuzu üretimi on sıralarda yer alır. Bulgaristan ve Yugoslavya’da ise bir yandan merinos yetiştiriciliğine önem verilirken, diğer yandan süt ve döl verimi yüksek koyunlar da yetiştirilmektedir.

    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Yeni Zelanda’da koyun yetiştiriciliği
    Yeni Zelanda küçük bir ülke olmasına karşın koyun sayısı bakımından dünya ülkeleri arasında beşinci ve yapağı üretimi bakımından ise Avustralya’dan sonra ikinci sırayı alır. Yeni Zelanda’da koyunlar Avustralya koyunlarına oranla daha fazla et tipine kaymakta ve kombine verim yönlü bir karakter göstermektedir. Sistem olarak Avustralya’da olduğu gibi tel çitlerle çevrili meralarda çobansız ve serbest koyunculuk göze çarpmakta ve koyunlar bütün yıl otlaklardan yararlanmaktadır. Hiç kuşkusuz güney yarım küresinde hüküm süren ılık iklim koşulları bu tip koyunculuğa olanak ve avantaj sağlamaktadır.

    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Avustralya’da koyun yetiştiriciliği
    Koyun yetiştiriciliği söz konusu olduğunda akla gelen ilk ülke Avustralya’dır. Gerek yapağı üretimi gerekse koyun sayısı bakımından dünya ülkeleri arasında birinci sırayı alır. Dünya koyunlarının 1/l6’sı ve yapağı üretiminin l/4’ü Avustralya’nın elindedir. Geniş bir mer’a ülkesi, deniz aşırı uzak bir ülke oluşu iklim ve doğa koşullarının koyunculuğa uygun oluşu, burada daha çok yapağı tipi koyunculuğun gelişmesine yol açmıştır. Yapağının saklanması ve taşınması kolay olduğu gibi taşıma masrafları da bu hammaddenin değerine oranla fazla sayılmaz. Hayvanlar içinde otlak koşullarına en iyi adapte olan ve bu koşullarda en yüksek geliri sağlayan hayvan koyundur. Bu bakımdan koyunculuk Avustralya’da iyi bir gelişme ortamı bulmuştur. Bu ülkede çok eskiden beri koyun var ise de, merinosun ilk dışalımı 1789 yılına rastlar. Arkasından çoğu Almanya’da Saksonya’dan olmak üzere bir çok partiler halinde merinos dışalımı devam etti. Özellikle İngiltere’deki dokuma endüstrisinin hammadde ihtiyacını karşılamak üzere. Avustralya koyunculuğuna İngiliz sermayesi yatırılması koyunculukta büyük gelişme sağladı. Son yıllarda et verimi ve et kalitesi üzerinde de durulmaya başlanmıştır. Ancak merinos kanı egemen durumdadır ve ince merinos yapağısı ile Avustralya ün salmıştır. Yapağı ve et üretiminin büyük bir kısmı İngiltere piyasasına gönderilir. Dondurulmuş et endüstrisi son yıllarda fazla önem kazanmış durumdadır.

    Avustralya’da otlaklar büyük oranda telle çevrili olup koyun sürüleri bu çevrili otlaklarda otlatılırlar. Bu sistemin tercih edilişinde başlıca nedenler şunlardır:

    1. Sürü halinde güdülen koyunlar çok sık ve birbirine girmiş halde bulunurlar. Halbuki bu sistemde etrafa yayılarak otlaktan daha iyi yararlanırlar.
    2. Sürü halinde yönetimde hayvanlar gündüz güdülür gece konak yerine getirilir, sulanır ve buna benzer hizmetler yapılır. Halbuki böyle çevrili otlakta hayvanlar salıverilmiştir ve birçok hizmetler ortadan kalkmıştır.
    3. Tel çit için yapılan gider. çoban ve işçi giderlerinden daha azdır.
    4. Tel çit aynı zamanda koyunları vahşi hayvanların saldırısından da korur.

    Avustralya koyunculuğu geniş sürü koyunculuğuna dayanır. Burada aile işletmelerinden çok büyük sermayelerden kuvvet alan güçlü işletmeler çoğunluğu oluşturur.

    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Birleşik Amerika ‘da koyun yetiştiriciliği
    Alaska’dan Kaliforniya’ya kadar Rock Mountain bölgesinde yayılmış bulunan Bıg Horn ve Rocky Mountain koyunları bu bölgenin yerli hayvanlarıdır. Ancak Birleşik Amerika’da bugün yetiştirilmekte olan birçok değerli koyun ırkının ataları dışarıdan ithal edilmiştir.

    Kristof Kolomb 1493’te ikinci seyahatinde beraberinde koyun götürmüştür. Cortez 15l9’da Merinos koyununu Meksika’ya götürmüştür. New Mexico eyaletinde Santa Fe’yi kuran İspanyolların Navajo koyunlarının atası olan çok renkli koyunu götürmüş oldukları kabul edilmektedir.

    Birleşik Amerika’ya ilk ithal edilen İngiliz kökenli koyunların l609’da London Company tarafından Virginia eyaletine getirildiği söylenmektedir. Bu tarihten yirmi yıl kadar sonra Boston’un bir parçası olan Charleston’da 400 kadar koyun bulunmakta idi. Dışarıdan getirilen bu ilk parti koyunların İngiliz koyunlarının iyi örnekleri olmadığı. düşük değerli hayvanlar oldukları kaydedilmektedir.

    Amerika’ya ilk yerleşen kolonistler, koyunu daha ziyade yünü için yetiştiriyorlardı. Yün, hafif fakat kıymetli bir madde idi. Ayrıca pazara sevk edilinceye kadar ziyana uğrama tehlikesi de yoktu.

    Massachusett’de 1662 yılında bir yünlü fabrikası kuruldu ve koyun-kuzu ihracatı üzerine kimi kayıtlar kondu. Connecticut’de 1670 yılında koyunculuğu geliştirmek için yasal önlemler alınarak, her bireyin çalılıkları temizleyip otlak açma işinde bir gün çalışması zorunluluğu kondu. New England eyaletinde koyunların köpeklerden ve yabani hayvanlardan korunması için sert hükümler konuldu. Bir koyunu yaralayan ya da öldüren köpeğin asılarak öldürülmesi resmen kabul edilmiş ve uygulanmıştır.

    İngiltere 1660 yıllarında bütün sömürgelerine ve yapağı dış satımını yasak etti. Bu yasak sert ticaret ölçülerine bir başlangıç oldu ve sonunda sömürgeleri isyana yöneltti. İngiltere Parlementosu Amerika’da koyunculuğun gelişmesini önlemek amacıyla İngiliz koçlarının kolonilere dış satımı yasakladı.

    Napolyon’un İspanya’yı işgal etmesi üzerine merinos tekelciliği sona erdi. Amerika Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanı Jefferson merinosçuluğu ele aldı ve destekledi. Başkanın en yakın arkadaşı Madison da bu yolda devam etti ve Virginia’daki çiftliğinde koyunculuk zevkini tattı.

    İspanya’da merinos miktarı azalınca; Birleşik Amerika hızla merinosçuluğu geliştirdi. Hatta bir ara Almanya’dan Saksonya Merinosu bile alındı. İlk zamanlar koyunculuk daha çok doğudaki eyaletlerde göze çarpmaktadır. 1810 yıllarında koyun miktarı 7 milyon iken 1840 da 19 milyona yükselmiştir. Bu tarihte, New Mexico’nun kuzeyinde Navajo İndianların sahip olduğu koyunlar dikkate alınmazsa batı bölgesinde hemen hemen koyun yoktu. Doğu eyaletlerinde araziler değerlenip yaşanır hale geldikçe koyun yetiştiriciliği yavaş yavaş batıya doğru kaymaya başladı. Böylece 1890 yılında bütün batı eyaletlerinde koyun yetiştirilmekteydi. 1900 yıllarında Rocky Mountain bölgesi memleketin en önemli koyunculuk bölgesi haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri koyunculuğunun %58’i 19l0 da batıda idi. Bu miktar 1920’de %60, 1955’de ise %75’e ulaşmıştır.

    Birleşik Amerika’da ilk önceleri merinosçuluk şeklinde gelişen ve yapağı üretimini amaçlayan koyunculuk başka ülkelerde de görüldüğü gibi, zamanla yönünü değiştirmek zorunda kaldı. Sadece ince yapağı veren koyun ırkları yapı ve et verimi bakımından gerilemekte ve bir nevi soysuzlaşma olduğundan yapağı ile birlikte et verimini de sağlayan kombine verimli koyun ırkları bütün çalışmalarda ön plana alındı. Bütün Birleşik Amerika’da merinos son derece azalmış ve bunların yerini et-yapağı tipi iri yapılı koyunlar almıştır. Son yıllarda ıslah çalışmaları hep bu yöne çevrilmiş bulunmaktadır. Amerikan yetiştiricileri en ince yünü veren fakat et verimi geri, kuzusu cılız merinos tiplerini tutmamakta. kombine yönlü ırklara daha çok önem vermektedirler. Son 25-30 yıl içinde geliştirilen yeni koyun tipleri hep duyulan gereksinime yanıt verecek özelliktedir. Amerika’da koyunlar sağılmaz ve koyun sütü üretilmez.

    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Britanya’da koyun yetiştiriciliği
    Ortaçağlarda (500-1500) Britanya’da tarımın tek dayanağı koyunculuk idi. Britanya’nın biçenek ve otlak bakımından hayvancılığa ve bu arada koyunculuğa uygun bulunması eskiden olduğu gibi bugün de koyunculuğun başta gelen bir üretim kolu olmasını sağlamıştır. Özellikle et tipi koyunların beşiği ve anavatanı Britanya’dır. Bu koyun ırkları çoğunlukla adlarını Britanya’daki eyalet ve bölgelerden almışlardır. Britanya halkı büyük oranda kuzu eti tüketir. Kendi üretimi yetmediği için dış ülkelerden dış alım yapar.

    Ortaçağlarda Britanya koyunculuğunda yetiştirme amacı İnce kaliteli yapağı üretme yönünde olmuştur. Britanya’da İspanya’dan daha büyük sürüler veriştirilmiştir. İspanya’dan farklı olarak daha yaygın koyunculuk yapılmıştır. Otlatma amacıyla koyunlar bulundukları bölgeden başka bir bölgeye götürülmemiştir. Bu nedenle bölgesel koşullara uygun çok sayıda koyun ırkının meydana gelmesine neden olmuştur.

    Britanya koyun ırklarından hiç birinin yünü Merinos kadar ince değildir. Bununla birlikte Britanya koyunlarının yünleri için geniş bir pazar vardır ve bu yünlerin kullanma alanı geniştir. Özellikle İskoçya’da kaba yapağıları işleyen bölgesel bir endüstri vardır. Dünyaca tanınmış İngiliz kumaşları ve özellikle spor ceketlik kumaşlar bu yünlerden yapılır.

    Britanya’da 1348-1349 yılında meydana gelen büyük kriz koyunculuğun hamle yapmasına neden oldu. İşçi ücretlerinin yükselmesi ve iş gücünün azalması nedeniyle işlenen toprakların büyük bir kısmı mera olarak boş bırakıldı. Ayrıca yapağı fiyatlarının yükselmesi, az personel ile büyük koyun sürülerinin idare edilebilmesi dikkati koyunculuk üzerine çekti. Böylece Elizabeth devrinde (1557-1603) yapağı İngiltere’nin başlıca gelir kaynağı olmuş ve dış ticarette önemli rol oynamıştır.

    Nihayet 16. yüzyıldan sonra Britanya tarımında kimi değişiklikler oldu, demirli aletler kullanılmaya başladı. Fakat, tohumla yem bitkisi ekilmesi hala bilinmiyordu. Bu devirde İngiltere’de koyunların sütleri sağılmakta idi. Bugünkü standartlara oranla düşük verimli ve düşük değerli olmalarına karşın koyunlar o zaman ki Britanya hayvanlarının en karlı olanı kabul edilmekte idi. 1600 yılından sonra ot tohumlarının tarlalara ekilmesi, yumrulu bitkilerin yetiştirilmesi ziraatla birlikte koyunculuğa da yeni gelişmeler sağladı. Bu tarihten sonra kış yeminin yazdan tedarik edilmesiyle daha fazla ve daha verimli koyun yetiştirilmesi başladı.

    Robert Bakewell’in Britanya’da hayvan yetiştiriciliğine ve özellikle ıslah çalışmalarına başladığı tarihlere kadar (1726—1796) yapağı fiyatlarında düşmeler oldu ve koyunculuk ve anlamsız bir yetiştirme durumuna düştü. Sade yapağı yolu ile koyun yetiştiricisinin tatmin olmayacağı meydana çıktı. Bakewell, artmakta olan nüfusun ileride duyacağı koyun eti ihtiyacını önceden görerek Leicestershire koyununu ıslah etmeye başladı. Bu koyun çabuk gelişen et verimi iyi bir tip gösteriyordu. Başlanan ıslah çalışmalarında gösterişe dayanan hiç bir nokta dikkate alınmıyordu. Seleksiyonda başlıca et verimi üzerinde duruluyor ve damızlıklar buna göre değerlendiriliyordu. Bu çalışmaları ile Bakewell yavaş yavaş, yapılı ve kaba iskeletli koyunları kısa ayaklı, dolgun vücutlu ve çabuk besi tutan, nispeten ince kemikli değerli bir tip durumuna çevirdi. Bundan sonraki devrelerde başka koyun ırklarının ele alındığı ve İngiltere’de bu çalışmaların devam ettiği görülmektedir.

    Bugün Britanya’da ve özellikle İskoçya’da. gelişen endüstri karşısında koyunculuğu az kazançlı bulan ve bu işi terk edip endüstri alanına gelen ailelere rastlanmakta ve bu durum bir sorun olarak nitelendirilmektedir.

    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    İspanya ‘da koyun yetiştiriciliği
    İnce kumaşların dokunmasında kullanılan Merinos yada buna benzer koyunların yetiştirilmesinde ve meydana getirilmesinde İspanya’nın büyük payı vardır. Tahminen 1000 yıllarında ve hatta bu tarihten önce İspanya ve İngiltere’de koyun yetiştiriciliğine çok önem verilmekle idi. Özellikle İspanya’da kumaş tezgahlarının ihtiyacı olan ince ve yumuşak yapağıyı memleket içinden elde etmek amacıyla düzenli koyun yetiştiriciliği yapılmakta idi. Böylece 1500 yıllarına doğru İspanya ve İngiltere dünyanın iki büyük koyuncu ülkesi olarak kabul edilmekle idiler. İspanya elde edilen yünler daha ince olmakla birlikte uzun asırlar boyunca İspanya ve İngiltere büyük yün pazarlarında iki rakip olarak göze çarpmakta idi.

    İspanya’da büyük toprak sahipleri kazançlı koyunculuk yaparak büyük gelirler sağlamakta idiler. Olanaklar oranında en ince yünü üretmek için İspanya’lı koyuncular ilkbaharda koyunlarını güneyden kuzeye sevkeder ve sonbaharda geri dönerlerdi. Böyle hareket ederek. sürüler için en iyi otlatma ve hava koşulları sağlanırdı. Büyük sürülerin bölgeden bölgeye göç etmesi yasaklandığı zamanlarda, yapağının ayni sıcaklık koşulları altında büyüyerek bir örnek olmasını sağlamak için çok soğuk mevsimlerde koyunları battaniye gibi örtülerle koruma önlemlerine başvurulurdu. Eskiden İspanyada uygulanan bu usul, bugün de Birleşik Amerika’nın Wyoming, Montana, İdaho gibi çok sert iklimli kuzey eyaletlerinde denenmekte ve bazen olumlu sonuçlar elde edilmektedir. Göçebe koyunculuk İspanya’da bugün de devam ettirilmektedir. Ancak bu işte de gelişmeler olmuştur. Sürülerin taşınması için özel trenlerin hareket ettirildiği ya da uzun kamyonlar kullanıldığı görülmektedir.

    Bugünkü merinos koyunu birkaç asır önce İspanya’da geliştirildi ve İspanya uzun yıllar bu koyunun başka ülkelere geçmesini yasak ederek tekelinde tuttu. Kralın izni olmadan merinos ırkından bir koyunu ülke dışına sevketmenin cezası ölüm idi. Bu yasak Napolyon’un İspanya’yı işgal ettiği 19. yüzyıl başlarına kadar devam etti. Bundan sonra birçok Avrupa ülkelerine küçük partiler halinde merinos koyunu sevkedildi ve bu koyunlar başka ülkelerde koyun yetiştiriciliğinin tarihinde yeni sayfalar açtı.

    İspanya’da tarım ve ekonomik yapı içinde bugün de koyunculuğun yeri büyüktür. Ancak İspanya Napolyon istilasından sonra, dünya ülkeleri arasındaki seçkin yerini bir daha elde edemedi. İspanya’da koyun yine diğer hayvanlara oranla fazla durumdadır. Fakat bu koyunlar büyük ölçüde kaba yapağılı tiptedir merinos miktarı azalmıştır. Tahmini olarak bugün İspanya’da her merinosa karşı üç hoş kaba yapağılı koyun vardır. Kaba yapağılı koyunların son yıllarda süt ve döl verimi yönünde ıslah edildiklerini görmekteyiz. Özellikle gelişen endüstriyel peynir üretimini desteklemek amacı ile süt koyunculuğunda ıslah çalışmalarına önem verildiği görülmektedir.

    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Ülke ekonomisinde koyunculuğun yeri
    Tüm dünya ülkelerinde ve Türkiye’de koyun ve koyun ürünleri ekonomik bakımdan büyük değer taşırlar. Her şeyden önce insan beslenmesi bakımından bu konu başta gelir. Kuzu eti, sevilen, aranan ve yüksek fiyatla satılan değerli bir maddedir. Koyun sütü, yoğurt ve peynir yapımı bakımından çok değerli ve her zaman alıcısı bulunan bir üründür. Koyun sütü, daima inek sütünün iki katı yüksek bir fiyatla satılır. Koyun sütünden yapılan beyaz peynir ve diğer tip peynirler en değerli besin maddeleridir. Bunların ticareti ile uğraşanlar hiçbir zaman ziyan etmez ve anormal fiyat düşüklüğü prohtemi ile karşılaşmazlar. Fransa’da koyun sütünden iki yüz çeşit peynir imal edilmekte ve konu ekonomik bakımdan büyük bir değer taşımaktadır. Türkiye’de koyunların süt verimleri düşük olmasına karşın. köylü işletmesinin ekonomik yapısında koyun sütü önemli bir dayanaktır. Turfanda kuzuculuk ve süt üretimi Türkiye’de ve birçok Akdeniz ülkelerinde küçük tarım işletmelerinin en önemli gelir kaynağıdır.

    Giyim bakımından yapağı çok önemli bir hammaddedir. Saklanması kolay alıcısı hazır ve fiyatı yeterli olan yapağı, garantili bir ticaret maddesidir. Giyimden başka yatak yorgan halı ve kilim imalatında geniş ölçüde yapağı kullanılır ve yapağının ekonomik hayatta geniş bir yeri vardır. Gerek iç ticarette ve gerekse dış ticarette bu konular daima memleket ölçüsünde bir önem taşır. Türkiye yapağıyı hem satan ve hem de alan bir memleket olarak biraz garip bir durumdadır. Ülke ekonomisinde koyunculuk söz konusu olduğunda bu sorunlar ve özellikle bir örnek yapağı gereksinimi herkesin dikkatini çeker.

    Koyunlardan elde edilen kürk, barsak vb. gibi diğer maddeler de çeşitli endüstri bakımından ayrı bir önem ve değere sahiptir. Üstün kaliteli dış kürkler kadar, düşük kaliteli iç kürkler de ekonomik bir değer taşır.

    Saf yünden yapılan kumaşlar ve her çeşit dokumalar üstün kaliteli olup fiyatları yüksektir. Bunca sentetik dokumaların yaygınlaşmasına rağmen yünlü giyim maddeleri üstünlüğünü korumaktadır. Özellikle giyimde rahatlık ve sağlık yönünden yönden yapılmış mamul maddeler tercih edilir.

    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Tarımsal üretim içinde koyunculuğun yeri
    Yurdumuzda ülke ekonomisi bölümleri içinde en önemli yer tarımındır. Nüfusumuzun en az % 55’i köy ve kasabalarda yaşar ve çeşitli tarımsal üretimle uğraşır. Halkın beslenmesinde olduğu kadar iç ve dış ticarette ve özellikle döviz sağlamada tarımsal üretimin yeri ve önemi çok büyüktür. Yurdumuzda küçük orta ve büyük olmak üzere hemen her tip tarım işletmesinde hayvancılık göze çarpar. Dünyanın çeşitli ülkelerinde tarımsal üretim içinde hayvancılıkta koyunun yeri ve önemi az ya da çok değişiklik gösterir. Doğal ve ekonomik etmenler bu bakımdan önemli rol oynar. Genel olarak hayvancılık tarım işletmesi içinde yer alır ve en önemli üretim kollarından birim oluşturur. Hayvancılığı tarım işletmesinin dışında düşünmek olası değildir. Bu nedenledir ki gelişmiş ülkelerde, tarımın bir kolu olan hayvancılık da gelişmiş durumdadır.

    Hayvancılık kolu içinde çeşitli hayvan yetiştiriciliği söz konusudur. Bunlardan bir tanesi de koyunculuktur. Genel olarak girişim ve gerçekleştirilmesi kolay olduğu için hemen her yerde koyunculuğa rastlanır. Ancak otlakları geniş kurak iklim koşullarına sahip bölgelerde koyunculuk daha geniş ölçüde yer alır. Avrupa ve Amerika’da düzenli tarım işletmeleri içinde koyunculuk önemli bir hayvansal üretim koludur. Sürüler genel olarak çiftlik yapısına bağlıdırlar. Bunun yanında sadece koyunculuk yapan geniş işletmeler ve çok büyük sürüler de vardır.

    Türkiye’de küçük ölçekte yapılan hayvancılık genellikle küçük işletme ve aile işletmesi içinde yürütülür. Kimi bölgelerimizde büyük sürüler halinde yapılan koyunculuk ve hele göçer koyunculuk. tarım işletmesinden kopmuş. ayrılmış gibidir. Böylece görülüyor ki. koyun yetiştiriciliğinde çeşitli işletme biçimleri vardır. Gerek yabancı ülkelerde ve gerekse yurdumuzda bunların örneklerine rastlamaktayız.

    Tarımsal üretim içinde başarılı bir koyunculuk yürütmek için kimi koşullar vardır. Gerek doğa koşulları ve gerekse ekonomik koşullar koyunculuk için uygun ise, başarıya ulaşmak artık yetiştiricinin maddi gücüne ve teknik yeteneğine bağlı kalmaktadır. Başarılı ve karlı bir koyunculuk için yetiştiricide aranan özellikler şunlardır:

    Hayvanları sevmek: Hayvanlara içten bir sevgi ile bağlanan onların ızdırap çekmesinden nefret eden insan ideal bir yetiştirici olabilir. Bu durumun ortaya çıkması için hayvanla ilgilenmek gereklidir. Uzun zaman koyunla uğraşmak onlarla beraber bulunmak bu sevginin doğmasını sağlar.

    Dikkatli olmak ve her şeyi incelemek: Hayvanların hastalık ve rahatsızlıklarını dışarıdan dikkatle incelemek suretiyle farketmek olasıdır. Yetiştirici ve çoban sürüsünü sık sık gözden geçirmeli ağıla dönerken otlarken tek tek hayvanların durumunu incelemelidir. Böyle hareket edilirse sürüdeki hayvanların her hali önceden anlaşılmış ve önlem alınmış olur.

    Hayvanlara bakmayı özel zevklerin üzerinde tutmak: Her ne kadar bir koyun yetiştiricisinin kendi sağlığını ve hayatını hayvanlar için feda etmesi gerekmezse de, hayvanlara kendisini vermesi, kimi zevk ve eğlencelerinden uzaklaşıp sürüsü ile ilgilenmesi gereklidir. İyi bir yetiştiricinin uzun süre tatil yapması, çiftliğinden uzaklaşması olası değildir.

    Sabırlı olmak: Koyun. sabırlı insan ister. Sabırsız ve aceleci yetiştirici ve çoban elinde koyunlar çok ızdırap çeker. Çünkü yaratılış bakımından koyunlar ağır hareket eden, fazla atak olmayan varlıklardır. Otlakta koyunların yürüyüşünü, ağır temposunu çobanın sadece izlemesi gerekir. Seri hareketlerden daima sakınmalıdır.

    Güneş doğarken kalkmayı sevmek: Koyunlar doğal karakterleri nedeniyle erken kalkan ve sabah serinliğinde otlamayı seven hayvanlardır. Güneşin kızgın olduğu saatlerde koyunların otlatılması doğru değildir. Aslında böyle sıcak ve fazla güneşli saatlerde koyun meraya çıkarılsa bile fazla otlama arzusu göstermez, gölgelik ve serin yerlere kaçmaya çalışırlar. Güneş doğmadan sabahın ilk serin saatlerinde otlağa çıkan koyunlar büyük bir zevkle otlar ve karnını doyururlar. Bu nedenle yetiştirici ve çoban güneş doğarken yataktan kalkmayı zevk edinmelidir. Buna alışmayan insan iyi bir koyuncu olamaz.

    Yapmadan önce iyi incelemek ve düşünmek: Koyunculukta başarılı olma ve kazanmaya aday iyi bir yetiştirici gözü kapalı ve yalnız duygularına kapılarak bu işe sürüklenmemelidir. “Bir arkadaş da bunu yapıyor” yada “bu iş benim hoşuma gidiyor” gibi duygularla koyunculuğa başlamak çok kere üzücü sonuçlar verir. Öncelikle doğa ve arazi varlığı bakımından, sonra ekonomik koşullar bakımından konu dikkatlice incelendikten sonra karar verilmelidir.

    İkinci olarak koyunculukta çeşitli yetiştirme tipleri vardır. Her koyunculuk biçiminin kendisine özgü özelliklerini bilmek ve kendi koşullarımıza hangisinin uygun geleceğini incelemek zorundayız. İyi bir yetiştirici önce düşünür inceler ondan sonra harekete geçer.

    Teknik bilgi: Başarıyı etkileyen en önemli konuların biriside teknik bilgidir. Babadan, dededen kalma görenek ve yollarla koyunculuğu sürdürmek büyük kayıplara yol açar. Bilimin en son buluşlarını ve teknik olanaklarını kullanarak daha verimli ve daha kazançlı bir koyunculuk yapmak gerekir. Kendini iyi yetiştiren ve gereği şekilde hareket eden koyuncu bu mesleğe devam edebilir ve ailece bu iş aksatılmadan yürütülebilir. Koyun yetiştiricisi, okuyan inceleyen ve bu konuda yetişmiş uzmanları arayıp bulan tiple olmalı ve bu düşüncelere inanmalıdır.

    Tarım işletmesinin koyun yetiştiriciliğini yapısına alması hem işletmenin kara gitmesi ve hem de bu üretim kolunun gelişmesi için çok önemli bir konudur. Özellikle orta büyüklükte çiftlik sürüleri diye adlandırılan koyunculuk tarım işletmesine kazanç sağlama başka ürünlerin fena olduğu yıllarda yetiştiricinin maddi sıkıntısını hafifletme bakımından çok önemlidir. Diğer tarımsal üretim kollarından arta kalan kaba yemleri kıymetlendirme ve işletmenin ekime uygun gelmeyen arızalı, zayıf topraklı otlak karakterindeki alanlarını değerlendirme ve işletme topraklarını gübreleme bakımından koyunculuk dikkatle üzerinde durulacak bir konudur. Özellikle koyun gübresinin çok kuvvetli olması nedeniyle kimi Avrupa ülkelerinde sade bu yönden koyunculuk değer kazanmaktadır.

    İri yapıtı et tipi koyunlar yada süt verimi başta gelen süt tipi koyunlar yetiştirildiğinde tarım işletmesi ile koyun yetiştiriciliği daha çok bir birine bağlanır. Bu gibi durumlarda geniş yem bitkileri tarımı, gübreleme, nöbetleme. koyun ürünlerini işleme gibi yeni konular ortaya çıkar ve tarım işletmesi entansif bir karakter almaya başlar. Bunun dışında sadece otlağa dayanan, az verimli geniş sürü koyunluğu ekstansif bir karakter gösterir. Türkiye’de koyunculuk genel olarak tarımsal üretim içinde ekstansif bir kol durumundadır. Bunun sonucu olarak koyunlarımızın canlı ağırlıkları çok az ve her türlü verimleri düşüktür. Bu tip yerle koyunlar memleketimizde entansif tanım içinde koyunculuk örneklerine son yıllarda yavaş yavaş tanık olmaktayız. Daha az arazi üzerinde daha az sayıda koyun yetiştiren ve buna karşılık çok gelir elde eden işletmeler son yıllarda belirgin şekilde artmaktadır.

    yanıtla: Son PosT. #51314
    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    :D:D:D

    yanıtla: köpek ırkları ve özellikleri (Resimli) #51303
    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    King Charles Spaniel
    kucuk1147504734kcs_01.jpg
    Temel Özellikleri
    İngiliz Toy Spaniel küçük ve dayanıklı bir spaniel’dir. İngiliz Toy Spanieli kibar, oyuncu, sevgi dolu ancak bazen biraz çekingen bir ırktır.

    Neler Yapar?
    Ona sevgiyle yaklaşanlara karşı yumuşak huyludur. Irk doğal olarak uslu ve zekidir, ancak inatçı olabilir. Sessiz, çok ilgi istemeyen ve her zaman nazik davranılması gereken bir ırktır. Diğer köpeklerle arası iyidir. İngiliz Toy Spaniel insanlarla birlikte olmaya ihtiyaç duyar. çocuklarla arası genelde iyidir, ancak yaşı büyük olanlarla daha iyi anlaşır. çok havlamaz. Ortalama bir bekçi köpeğidir. Mükemmel bir ev köpeği olarak kabul edilir. Bazıları çok yemek seçer.

    Aşırı sıcaklardan korunmalıdır. Apartman hayatı için uygundur. Oldukça az egzersize ihtiyaç duyar. Yine de zinde tutulması için düzenli yürüyüş imkanı sağlanmalıdır.

    Tarihçesi
    İngiliz Toy Spaniel’in orijini Asya spaniel’lerine kadar uzanabilir hatta belki de Pug’a kadar. Yine de temel olarak İngiliz Adalar’ında geliştirilmiştir. Bu sevimli köpek İngiliz Kraliyet ailesinin sevgilisi olmuştur. İngiliz Toy Spaniel’inin bir tipi, King Charles Spaniel, adını Kral Charles II’den almıştır. 19 yüzyıl boyunca İngiliz Toy Spaniel çeşitli değişimlere uğramıştır. Çıkık gözleri basık burun ve kubbemsi kafatası ile daha küçük üyeleri üretilmiştir. Sonuç günümüzün İngiliz Toy Spaniel’idir. Cavalier King Charles Spaniel’ine benzeyen bu ırkın varlığı 19. yüzyıl öncesi Toy Spaniel’ine dayanır.

    yanıtla: köpek ırkları ve özellikleri (Resimli) #51302
    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Kerry Blue Terrier
    kucuk1113624183kerry_blue_terrier_12.jpg
    Temel Özellikleri
    Hırçın, fakat eğitilebilir ve duygulu bir köpektir. Aile üyeleriyle iyi arkadaşlık kurar, fakat biraz inatçı ve sinirli bir tabiatı olduğu unutulmamalıdır.

    Neler Yapar?
    Avını inine kadar izleyen değerli bir avcıdır. Vurulan yabani kuşları efendisine kadar getirir, sürüleri ve evleri korur, fareleri avlar ve polise yardım eder.

    Gösterilere katılabilmesi için tüylerinin kırpılması gerekir.

    Kökeni
    1700’lerde County Kerry’de yaşayan İrlandalı çobanlar tarafından yetiştirildi. İrlanda Terrier’i ile Dandie Dinmont’un çiftleştirilmesinin sonucudur.

    Irk standartları I. Dünya Savası’nın sonuna doğru belirlendi. Yonca ile birlikte İrlanda’nın sembolu olmuştur.

    yanıtla: köpek ırkları ve özellikleri (Resimli) #51301
    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Keeshond
    kucuk1113623541keeshond_9.jpg
    Temel Özellikleri
    Orta büyüklükte bir köpektir. Neşeli, canlı, zeki, sevimli, arsız ve daima dikkatlidir. özellikle tarandığı ve yıkandığı zaman tüylerinin güzelliği ortaya çıkar. Aile hayatına uyumlu bir köpektir.

    Neler Yapar?
    İyi bir yüzücüdür, Hollanda teknelerinde yıllarca her işi yapmıştır. Günümüzde insana eşlik eden arkadaş köpek olarak kullanılır. Kent hayatına uygundur ve tehlikeyi önceden sezme yeteneği sayesinde çok dikkatli bir bekçi köpeği olarak da kullanılabilir.

    Kökeni
    Kutup kökenlidir. Damarlarında Samoyed, Chow Chow, Norveç Geyik Avcısı ve Pomeranyalı kanı vardır. Fransız Devrimi’nin başlangıcında, Yurtsever Kees de Gyselaer’in önderliğindeki avam tabakasından ve orta sınıftan Hollandalıların sembolü olmuştur.

    Bu cins uzun süre ihmal edilmiş ve 1920’ye kadar popüler olmamıştır.

    yanıtla: topkapı #51299
    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    ama diğer bi cewapta eğer sen giderken karşılaştıysan onların geri dönüyor olması lazım dolayısıyla sadece sen gidiyorsun yani 1

    yanıtla: topkapı #51298
    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    1 kedinin 7 yavrusu var yavrular+kedi=8

    her çantada 7 kedi var, yani 8×7= bir çantada 56 toplam kedi var

    1 kadında 7 çanta var 7*56=392 kedi

    7 kadın var 7×392= 2744 toplam kedi sayısı

    KEDİ VE KADINLARIN TOPLAMI
    2744 kedi + 7 kadın = 2751

    her kadında 7 çanta var 7×7=49 çanta eder

    2751+49=2800

    Kedi yavruları, kediler, çantalar, kadınlar – Toplam 2800 adettir

    yanıtla: köpek ırkları ve özellikleri (Resimli) #51293
    blankMahmut BABUR
    Katılımcı

    Katalan Çoban Köpeği
    kucuk1115200252katalan_coban_kopegi_6.jpg
    Temel Özellikleri
    Zeki, itaatkar, aktif ve çalışkandır. Kolay eğitilir. Başka hayvanlarla birlikte olduğu zaman enerjik, insanlarla birlikte olduğu zaman nazik ve arkadaş canlısıdır.

    Neler Yapar?
    Katalan çoban Köpeği, çeşitli faaliyet alanlarında dikkat çekecek kadar başarılı olmuştur. çobanlık sırasında gerek atlardan gerek koyunlardan saygı görür. Polis faaliyeti ve belirli bir mülkün korunması amacıyla eğitilebilir. Ayrıca insana arkadaşlık eden köpek olarak mükemmeldir.

    Kökeni
    Katalan çoban Köpeği, fiziksel olarak Pyrenees çoban Köpeği’yle benzer özellikler gösterir. Bu nedenle bu köpeğin, sığır çobanlarıyla birlikte İspanya’ya göçtüğü ve cinsinin kendine özgü niteliklerini ve kişiliğini daha sonra kazandığı düşünülür.

    Katalan çoban Köpeği, Katalonya ortamına daha uygundur. Kayalık bölgelerde sürülerle ve onu iyi değerlendirebilecek insanlarla birlikte yaşar.

15 yazı görüntüleniyor - 856 ile 870 arası (toplam 2,629)