Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]AMERİKAN BENEKLİ ATLARI

[/align]TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ : İspanyol fatihlerinin soyundan gelen benekli atlar, Amerikanın batı bölümünün bir parçası olmuşlardır. Evcilleştirildikten sonra çalışma kabiliyetleri ve dayanıklılıkları ile kovboyların sürü işlerinde kullanılmışlardır. Amerikan yerlileri, bu beneklerin kutsal işaretler olduğuna inanmaktaydı. Yıllar geçtikçe, vahşi batının dağlık bölgelerine uyum sağlamak için atletik yapılarının gelişmesine rağmen renkleri ve benekleri değişmedi. Bu gelişme benekli atlara mükemmel bir serbest biniş, çiftlik, rodeo, iz sürme, yarış, gösteri ve çocukların yakın arkadaşı olma unvanını kazandırdı.
CİNSİN ÖZELLİKLERİ : Çok yönlü yapıları vardır. Benekli atlar genelde güçlü kemikli ve iyi dengeli atlardır. Boynundaki ve kafasındaki benekler de ayrı bir güzellik katar. Benekli atların renkli derisi soyunu belirler. Çünkü en önemli özellikleri bu beneklerdir. Beneklerin şekilleri sonsuz farklı biçimde olabilir. Derileri daima beyaz ve bilinen diğer at renklerinden birinin kombinasyonu şeklindedir. Benekler yuvarlak hatlı olup, göğüsten boyuna doğru uzanır. Genelde Tobiano’ların yan taraflarında koyu renkler hakimdir. Kuyruk ise çoğunlukla iki renklidir. Overo’ların derisi de koyu veya beyaz olabilir. Ancak Overo’larda beyaz renk atın kürek kemiği ile kuyruğunu geçmez. Ayrıca Overo’ların kafalarında geniş beyaz lekeler vardır ve kuyrukları tek renklidir. Bu atları ilgi çekici yapan lekelerinin genetik yapısının hala anlaşılamamış olmasıdır. Her atın lekesi diğerinden farklıdır.

Mehmet AKINKatılımcı[align=center]AKHAL TEKE

[/align]TÜRÜN TARİHÇESİ : Güzel ,zarif ve çok yönlü Akhal – Teke atları ; At ırkları içerisinde Sovyet ülkeleri dışında günümüze değin çok fazla tanınmamaktaydı. Bu inanılmaz tür hızı rahat yürüyüşü akıllılığı, eğitilebilirliği, dayanıklılığı ile günümüzde anavatanı ve Rusya dışında da hak ettiği önemi kazanmıştır.
Yaşayan en eski at ırkı olan akhal – teke sıra dışı fiziksel gücünü ve duyarlı kişiliğini orta asya ülkelerinin kendine özgü doğa koşullarından almıştır. Akhal – teke kanı birçok modern at ırkının gelişimini etkilemiştir. Ancak yinede yüzyıllar boyu kendine has özelliklerini ( safkanlığını ) koruyabilmiştir.
Akhal – Teke orijini Rusya nın kuruluşundan 3000 yıl öncesine dayanır. Akhal – Teke sanıldığının aksine Ilık kanlı değil Soğukkanlı kategoride yer alır. Ataları: Massaget , Parthian , Nisean , Persian , Türkmen ve son olarak da Akhal – teke dir.
Güney Türkmenistan da yapılan araştırmalar sonucu uzun boylu güzel bir kemik yapısına sahip MÖ. 2400 yıllarına ait iskelet kalıntıları bulunmuştur. Irkın ismi ise ancak 19. yılların sonlarına doğru anlaşılmıştır. İki kelimeden oluşan ismin anlamı : AKHAL adı ; bugünkü Türkmenistan da eski Pers imparatorluğunun da bir parçası olan Kopet dağlarının eteklerinde bulunan bir vaha’ dan gelmektedir. Teke ise ; Türkmen kabilelerinden sonra bölgeye egemen olan ve yüzyıllarca Türkmen atı yetiştiren göçebe boy’unun adıdır.
Yörenin coğrafyası da bu ırkın sıra dışı özelliklerine katkıda bulunmuştur. Orta Asya tarihi boyunca sürekli değişen egemenlikler, ( Ticaretler ve Savaşlar ) Akhal vadisine ulaşamamıştır. Teke kabilesi hazar denizinin batısında yer alan dağların güneyinde ve Çölün kuzeyine yerleşmişti. Bu doğal korumalı bölge burada yetiştirilen bu atların genetik özelliklerinin korunmasını sağlamıştır. Bölgenin sert iklim koşulları ( Kara kum çölü bölgenin % 90 nı teşkil etmektedir.) aşrı sıcak , kuru soğuk ve kuraklık bu ırkın dayanıklılığını geliştirmiştir. Atların iyi beslenmesi için taze otlar yılın sadece birkaç ayında bulunmaktaydı. Evcilleştirilmiş Türkmen atları koyun yağı ile karıştırılmış tahıl ile beslenerek hayatta kalmayı başardılar.
Türkmen kültürüne göre iyi bir at binicisinin ölümü ile yaşamı arasındaki farkı ayırt edebilmeliydi. Akhal – teke sahibi için büyük bir kişisel onur kaynağı ve ailesinin değişmez bir parçasıydı. Soğuk havalarda üzerine battaniye örtülür ve elle beslenirdi. Boyun aksesuarları ve takılarla süslenirdi. Akhal – tekeler de sahiplerine yakın bağlanır ve kendisine nasıl davranıldığı konusunda duyarlıdır.
Akhal – teke’nin Rusya ile bağdaştırılması 500 yıl önce bu atların Rusya ya getirilmesi ile başlamıştır. Ruslar bu ata ; uzun boylu, değerli asya atı anlamına gelen ve Türkçe kökenli olan ARGAMAK adını vermişlerdi. Rusya da en iyi damızlık atlar bu ırktan kullanılmıştır. BOINOU aygırı günümüzde yetiştirilen akhal – teke lerin atasıdır. Rus askerlerinin Akhal – teke atlarına ilgisi Türkmenlerin ata bağımlı geleneksel yaşam biçimlerinden gelmiştir. Ruslar bu ırkı geliştirmek ve irileştirmek için İngiliz safkanları ile çiftleştirmiş ancak bu girişim başarısızlıkla neticelenmiştir. Eski Sovyetler birliğinde birçok at ırkı da aynı sonucu paylaşmıştır. Savaşların baskısı , iç savaş , açlık ve eşitsizlik akhal – teke’nin sayısını ve genetik yapısını etkilemiştir. Komünist rejimin bireysel sahiplenmeye getirdiği yasaklar sonucu at yetiştiriciliği de yasaklanmış bunun sonucu Akhal – teke’nin Sovyetler birliğinde gelişimi ve önemi kaybolmuştur.

AKHAL – TEKE nin KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ :
Akhal – tekenin eşsiz bir görünümü vardır. Başka hiçbir at cinsinde onun karakteristik ayırıcı özellikleri görülmemektedir. Kafası uzun ve geniş bir alnı vardır. Manalı bakan iri badem gözleri , dar ve dik kulakları uzun ve yüksek bir boynu vardır. Vücudu uzun ve eğimli , dar bir göğsü uzun ve güçlü bacakları vardır. Kas yapısı mükemmeldir. Birçok rengi vardır, yaygın olarak yağız ve dorudur. En belirgin özelliği ışıkta parlayan ve değişen metalik altın rengidir. Üç alt türü vardır. 1). Gelishikili , Peren ve kaplan orijini atlardır. Yukarıda sayılan tüm özelliklere tamamen uyan türdür.
2). Karlavach ve El orijini atlar. Daha küçük yapılı fakat daha hızlı koşan bir türdür.
3). Arab ve Dor bayram orijini. Daha güçlü bir gövdesi vardır. Dayanıklılığı ile bilinir. Günümüzde bu ırkın 17 farklı orijini vardır, bunlardan 12 tanesi Boinov’a dayanır.
Akhal – Teke aygırının yüksekliği 157,6 cm. dir. 1993 de değişik ülkelerde bulunan akhal – teke atları üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Bunların 88’i Türkmenistan , 51’i Rusya , 21’i Kazakistan dadır. Buna göre cidago yüksekliği 159,2 cm ye uzadığı belirlenmiştir.

Mehmet AKINKatılımcıkangal egitimi
Komutlar nasıl ogretılır;
O yavru kangalınızın sevk ve boyun tasmasına alıstırılırması dogru ve ıyı sosyallesmesının ardından ogrenecgı ılk komut otur dur.egıtım seanslar halınde olmalıdır.seanslar 10 dakıkayı asmamalıdır.gunde max 3 seans calısılmalıdır.her seans arasında seans suresı kadar oyun ve mola verılmeldır.
Bu komutu ogretmek ıcın ılk olarak onunla bebek kangal solunuzda olacak sekılde yuruyuse baslamalısınız.10 dakıka surecek bu yuruyus esnasında onunla sakın ve talepkar bır tonda konusmalısız.dıkkat edecegınız ılk ve onemlı nokta onun kesınlıkle solunuzda yurumesıdır.
Bebek kangal solunuzda yurumeyı beceremeyebılır.asla kızmayın cunkı o bebek.tasması ıle solunuzda yurumesıne yardımcı olun ve tenha yerde calıstıgınız ıcın tek dıkkat edecegı ılgı duyacagı sey sız olacaksınız.onun ıcın gozunuzu ondan ayırmadan onunla ılgılenerek yurumelısınız.Gunde 2 seans olarak 4 gun bu sekılde calısarak bebek kangalınızın solunuzda yuruyusu ogrenmesını saglamalısınız.ve kesınlıkle cok sabırlık olmasınız.
5 gun yıne ılk seans ta solda yuruyus ıle baslanmalıdır.3 dakıkalık bır yuruyusten sonra hızınızı bebegın zorlanmayacagı kadar arttırın.bır kac adım sonra da normal hızınızdan daha yavas yuruyun.ardınan DURUN!bu sırada bebegın solunuzda durmasını tasmasından tutarak saglayın.onu oturtmak ıcın tasmasını sag elinıze alarak havaya kaldırın.sol elınızle de poposuna hafıfce bastırarak oturtun.oturdugunda ona kocaman aferın verın.
Ardından yuruyuse tekrar gecın.5 adım da bır otur komutunu uygulayın.eger kopek sıkılırsa 15 adım atarak dınlenmesını saglayın.
Bu ders esnasında asla otur komutundan baksa komut kullanmayın.
Bır kac gun bu sekılde calıstıktan sonra amacınız tasmasını cekmeden elınızı koymadan otur denıldıgınde oturması olmalıdır.derslerı her zaman aynı yerde yapmaya dıkkat edın.
Ders sonunda her zaman ona oyuncak yada kocaman sevgı ıle odul verın.eger bebek kangalınız yıyecege duskunse onu kucuk peynır parcaları ıle yada kucuk sosıs parcaları ıle odullendırebılırsınız.ancak ders esnasında kesınlkle yıyecek vermemelısınız.Topuk komutu;
Otur komutu birkaç ders calıstıktan sonra (bır kac gun),yavruyu sol yanınızda oturtun.ancak onun komut ıle oturmasını beklemeyın.onu sız oturtun.ardından sol elınız ıle sol bacagınıza vurarak onun dıkkatını kendınıze cekerek sol ayak ıle buyuk bır adım atarak yuruyuse baslayın.
Yavru sızınle bırlıkte yurumeye baslayacak ancak kısa zaman sonra ılgısı baska yone dagılacaktır.sızın onunuze gecmek ıstedıgınde tasmasından hafıfce cekerek topuk! Dıyerek onu uyarın.eger hızlı sekılde onunuze gecmeye kalkarsa tam aksı yone onu cagırarak yavasca ve uyararak donun.
Ardından yuruyuse her adımda topuk! Dıyerek devam edın.
Buradakı amacımız kopegın bu topuk komutunu aldıktan sonra devamlı sızı kontrol ederek yurumesını saglamak olmalı.4-5 defa 7 şer dakıkalık seanslar sonrasında yavrunuz yanınızda sızın temponuzu ızlemeye calısarak aynı hızda yurumeye dıkkat edecektır.
Bu sevıyeye geldıkten sonra ;
Yavrunuzu sol yanınızda topuk komutunu uygulamaya hazır hale getırın.onu sevın oksayın oynayın.
Ardından sol bacagınıza vurararak orta yukseklıkte ses tonu ıle komutu vererek yuruyuse gecın.yavru sıze baktıgında sızınle ılgılendıgınde afferın OGLUM/KIZIM gıbı odullendırıcı sozlerle tesvık edın.egılerek ve arada onu sol elınızle cene altından oksayarak yuruyun.ancak bakısı baska yone kaydıgında hayır!topuk dıyerek hızınızı artırın.bırkac adım sonra tekrar normal temponuza donun.7-8 seans sonra yavrunuz yanınızda sızınle duzgun sekılde yurumeye baslamalıdır.
Bu seans her zaman 2. seans olarak calısılmalı.oncesınde kesınlıkle 10 dakıka oyun ardından 10 dakıka otur komutu dersı 10 dakıka dınlenme olmalıdır
Mehmet AKINKatılımcıTÜRKİYE’DE KANGAL KÖPEKLERİ
Türkiye’de uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikaları, terör olayları, çarpık kentleşme, kontrolsüz nüfus artışı gibi nedenlerle ; mera alanlarında daralma, koyun yetiştiriciliğinde gerileme ve koyun sayısında büyük azalma olmuştur.Buna bağlı olarak esas görevi koyun sürülerini özellikle kurtlara karşı korumak olan kangal köpeklerinin sayısı da azalmıştır. Ayrıca yaşamlarından uzaklaştırıldıkları için kangalların birçok ırk özelliğinde gerilemeler başlamıştır. Türkiye’de yetiştirilen ve ırk özelliklerini taşıyan kangal köpeklerinin büyük bölümü; özel çiftliklerde, kamu çiftliklerinde veya aile yanında ; dar alanlarda, kulübe veya bölmeler içerisinde ve sürekli bağlı olarak yaşamaktadır.Bu durum hayvanın psikolojisini, davranışlarını ve hareket yeteneklerini olumsuz etkilediği gibi kas zayıflaması ve eklem bozuklukları sonucu bacak problemleri ve yürüme bozukluklarına da neden olmaktadır.Günümüzde iri ve yüksek yapılı ancak hantal ve doğal yeteneklerini büyük ölçüde kaybetmiş kangal sayısı hızla artmaktadır.
Bugün önemli yerli gen kaynaklarımızdan biri olan kangal köpekleri ; sınırlı sayıda kamu kuruluşu, hayvan sever derneği, gönüllü akademik çevreler, özel çiftlikler ve meraklı kangal severler tarafından iyi niyetle korunmaya çalışılmaktadır.Bu çabalar kangal ırkının tanıtılması, devamlılığının sağlanması ve ırk özelliklerinin korunması bakımından faydalı olmakla birlikte sürü koruma ve kurtla mücadele gibi doğal yeteneklerinde ki gerilemeye engel olamamıştır.
Kangal köpeklerinin ırk özellikleri konusuna girmeden önce bu ırkın korunmasında önemli role sahip koyun, kurt ve çobanların Türkiye’de ki durumu hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır.
KOYUN VE KANGAL KÖPEĞİ
Türkiye’de tipik kara iklimine sahip Orta ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde; sert iklim şartlarına uyum sağlamış, yetersiz bakım ve beslenme koşullarına dayanıklı, düşük kombine verimli ve yağlı kuyruklu Akkaraman ve Mor karaman gibi koyunlar yetiştirilmektedir.Bu koyunlar, et, süt ve yapağı gibi verimleriyle bu bölgedeki ailelerin bütçelerine büyük katkı sağlamaktadırlar.
Türkiye koyun varlığı 1930’lu yıllarda yaklaşık 20 milyon iken, 1980’de yaklaşık 48 milyona yükselmiş ancak son yıllarda bu rakam 25 milyona kadar düşmüştür.Büyük ölçüde ekstansif ve meraya dayalı koyun yetiştiriciliğinin yapıldığı Türkiye’de bugün mera alanlarında ¾ oranında azalarak 44 milyon hektardan 11 milyon hektara düşmüştür. Bir hayvancılık işletmesinde toplam giderlerin %70 inin yem giderleri olduğu göz önünde tutulursa meranın bir koyun işletmesi için ne kadar önemli olduğu anlaşılır. Mera alanlarının sürülmesi, yanlış ve yoğun otlatma gibi nedenlerle meralar yıpratılmış ve meralardan yararlanma imkanı oldukça azalmıştır.Bunun sonucunda da koyun sürüleri, beslemek için daha çok dolaşmak ve mesafe kat etmek zorunda kalmışlardır.
Orta ve Doğu Anadolu gibi yem imkanları sınırlı olan kırsal bölgelerde koyunlar, uzun ve sert kış aylarında zayıf düşer; ilkbaharda sürüler halinde otlatılmaya çıkarılırlar. Bu otlatma sonbahar aylarına kadar devam eder. Böylece kısmen göçer koyunculuğa benzer bir koyunculuk şekli kendini gösterir. Bu tip koyunculukta deneyimli çobanların yanında sürüleri koruyacak, bölge şartlarına uyumlu köpeklere gereksinim vardır. Bu görevi en iyi yapacak köpekte kuşkusuz Kangaldır. Dolayısıyla Kangalların varlığı ve ırk özelliklerinin korunması büyük ölçüde koyun yetiştiriciliğinin gelişmesi ile doğru orantılıdır.
KURT VE KANGAL KÖPEĞİ
Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği içerisinde yer alan ve doğanın dinamik dengesinin devamında önemli rol oynayan kurt populasyonu ile ilgili bilgiler çok sınırlıdır.Uluslararası Akdeniz Agronomi Enstitüsüne bağlı araştırmacılar tarafından 1998-2000 yılları arasında, İç Anadolu kurt populasyonu nun dağılımı, büyüklüğü ve besin tercihleri araştırılmıştır. Avrupa Birliği destekli bu ilk çalışmadan sonra WWF (World Wildlife Foundation- Dünya Hayatı Vakfı) Türkiye tarafından 2000 yılından bu yana Türkiye’nin değişik bölgelerinde; kurt nüfusunun dağılımını, yaşam alanlarını, besin tercihlerini ve evcil hayvan sürülerine verdikleri zararı araştıran çeşitli proje ve çalışmalar yürütülmüştür. Çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre kurt varlığı –özellikle son yıllarda –birçok alanda oldukça azalmıştır.Ayrıca türün bazı alanlarda barınamadığı da ortaya çıkan bir başka sonuçtur. Eldeki veriler ışığında –iyimser bir tahminle –Türkiye’de bir yıl içinde, avlanma ve zehirleme sonucunda öldürülen kurt sayısının yaklaşık 1000 olduğu söylenebilir.
Türkiye’de 4915 sayılı Kara Avcılık Kanunu ( 11.07.2004 tarihli Resmi Gazete ) ve Merkez Av komisyonu Kararı ( 07.06.2004 tarihli Resmi Gazete ) ile kurt avı yasaklanmasına rağmen kurtlar öldürülmeye devam edilmektedir.
WWF- Türkiye tarafından yapılan ve insanın kurda yaklaşımını konu alan araştırmalara göre; Türkiye’nin birçok yerinde yerel halkın ve özellikle sürü sahiplerinin kurt ile mücadele etmesinin birinci nedeni, kurtların sürüye verdiği zararlardır.İnsanın kurt ile mücadelesinin temelinde koyun sürülerini kurttan koruma duygusu yatmaktadır. Dolayısıyla koyun sürülerini koruyan önlemlerin geliştirilmesi ile insanın kurtla olan mücadelesi azalacaktır. Bu önlemler içinde çoban köpekleri ve özellikle Kangallar büyük önem taşımaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde koyun sürülerini yırtıcı hayvanlara karşı korumak amacıyla çoban köpekleri kullanılmaktadır. Bu köpekler arasında Kangal ve Akbaş gibi Türk çoban köpekleri önemli yer tutmaktadır. Dolayısıyla Kangal gibi mükemmel bir sürü koruma köpeğine sahip olan Türkiye’de, bu köpeğin sürü korumada yaygınlaştırılması şarttır. Böylece sürülerin güvenliği sağlanacak ve kurtlar da öldürülmekten kurtulacaktır.
ÇOBAN VE KANGAL KÖPEĞİ
Türkiye’de koyun yetiştiriciliği genellikle meraya dayalı olarak yapılmaktadır.Karlı bir koyunculuk için koyun sürüleri,büyük oranda mera ile beslenmelidir.Koyunları en iyi şekilde yönetecek,sahip çıkacak ve meradan en yüksek düzeyde yararlanmalarını sağlayacak kişi kuşkusuz çobandır. Dolayısıyla karlı bir koyun yetiştiriciliğinde çoban, önemli bir yere sahiptir.
Bu gün koyun yetiştiricilerin çoğu iyi çoban bulamamaktan ve buldukları çobanların yüksek ücret istemelerinden şikayetçi olsalar da çobanların da zor koşullarda görev yaptığı bilinmektedir.Çobanların ekonomik ve sosyal durumlarını düzeltmek koyun yetiştiriciliğinin gelişmesine ve dolayısıyla Kangal köpeklerinin doğal yaşamlarını sürdürmelerine olumlu etki edecektir.
Kangal köpeklerinin doğal yaşamlarını sürdürebilmeleri için her şeyden önce koyunculuğu karlı ve cazip hale getirmek gerekir.Bu da koyun başına verimi artırmak,yem maliyetini düşürmek ve devletin maddi ve teknik desteği gibi tedbirlerle gerçekleştirilebilir.Koyun yetiştiricisi iyi para kazandığı zaman çobana da hak ettiği ücreti verecektir.Bununla birlikte çobanların refahını artıran tedbirlerin ve teşviklerin uygulanması da gereklidir.Eğitimli ve diplomalı çoban yetiştirilmek üzere; ıslahı,sürü yönetimi doğum ve hastalıklar ile ilgili temel bilgileri öğreten çoban okullarının açılmasında yarar vardır.
DÜNYADA KANGAL KÖPEKLERİ
Türkiye’den değişik renk ve tipte çoban köpekleri ilk kez 1960’lı yıllarında Natalka tarafından İngiltere’ye götürülmüş ve orada yetiştirilmeye başlanmıştır.Bu ülkeye giden ilk Kangallar ise 1965 yılında Konya’nın Bakırtolu köyünden alınan Gazi ve Sabahat adındaki erkek ve dişi Kangallardır ve İngiltere’ye Dr.Charmian Steele tarafından götürülmüşlerdir.Amerika Birleşik Devletleri’ne ise değişik renk ve tipte çoban köpekleri ilk defa 1960 lı yılların sonlarında götürülmüşlerdir. ABD’ye götürülen bu köpekler,Türkiye’de görev yapan Amerika’lı Yarbay Bob Ballard tarafından Ankara civarından toplanan,değişik morfolojik yapıdaki köpeklerdir.
Saf kangallar ise 1980’li yılların başında David ve Judith Nelson tarafından Amerika’ya götürülmüş ve aynı kişilerce kulübü kurulmuştur.Her iki ülkeye götürülen değişik renk ve kıl yapısındaki köpekleri için kulüpler kurulmuş ve Anadolu Çoban Köpeği adı benimsenmiştir.Anadolu Çoban Köpeği kulübünden önce İngiltere’de kurulmuş olan Karabaş Kulübü,isim konusundaki iddiasını fazla sürdürmeyerek uluslararası yarışmalara Anadolu Çoban Köpeği adı altında katılmak zorunda kalmıştır.
Bugün Amerika’da 5000’in üzerinde değişik tip ve yapıda Anadolu Çoban Köpeği vardır.Dünyada birçok köpek kulüp derneğin bağlı olduğu,Belçika merkezli Federation Cynologique Internationale (FCI),Kangal ve Akbaş köpeklerini ayrı birer ırk olarak tanımamaktadır.Bu federasyon tarafından kabul edilen sadece Avrupa’da bulunan Anadolu Çoban Köpeği kulüpleridir.Bugün Kuzey Amerika’dan Nambiya’ya çita koruma projesinde kullanılmak üzere götürülen Kangal köpekleri,belgesellerden de izlediğimiz gibi,dünyaya’’Anadolu Çoban Köpeği ‘’(Anatolian Shepherd Dog) olarak tanıtılmaktadır.Avrupa ve Amerika’da Kangal köpeğini Anadolu Çoban Köpeği olarak tanımlayan köpek kulüplerinin bu görüşlerinde ısrarlı olacakları ortadadır.Aslında bu kulüpler de Kangalların ayrı bir ırk olduğunun bilincindedirler ancak bu doğruyu kabul etmek çıkarlarına ters düşmektedir.Çünkü ellerinde bulunan değişik tip ve renkteki binlerce köpeğin pazardaki yerini korumak zorundadırlar.Ayrıca dünyada güçlü konumda olan ve sözünü geçiren de onlardır.Bu nedenle Türkiye’de varolan Kangal dernek ve kuruluşları biran önce bir araya gelip kendi federasyonlarını kurmak zorundadırlar.Türkiye’de kurulacak bulunan ve zayıf durumdaki Kangal kulüpleri ile işbirliğine gidip Kangal köpeğinin ayrı bir ırk olduğunu kabul ettirebilir.Uluslararası arenada etkili olmak ve doğruları kabul ettirmek ancak güçlü bir federasyon ile mümkün olabilir.
Mehmet AKINKatılımcıTÜRKİYE’DE ÇOBAN KÖPEKLERİ
AKBAŞ
Bu köpek ırkı, daha çok Sivrihisar,Eskişehir ve Polatlı yörelerinde yetiştirildiği belirtmekle birlikte, Türkiye’nin her yerinde mevcuttur. Gözlemlerimize göre bu ırkın sayısı hızla azalmaktadır. Bunun nedeni ırkın Türkiye’de iyi tanıtılmaması ve son yıllarda Kangalın popüler bir ırk haline gelmesiyle birlikte birçok Akbaş köpeğinin Kangallarla melezlenerek kangala çevrilmesidir. Amerikan Tarım Bakanlığı tarafından yapılan ve Kuzey Amerika’da ki çoban köpeklerinin sürü koruma performanslarını konu alan bir araştırmada Akbaş ırkı birinci olmuştur. Türkiye’de ki gözlemlerimizde bu görüşü teyit etmektedir. Ayrıca Akbaşların Kangallara göre daha şüpheci ve saldırgan oldukları, sürüyü ve bulundukları bölgeyi insanlara karşı çok iyi korudukları bilinmektedir.
Akbaş ırkı köpeklerde vücudu örten kıllar beyaz olup uzun ve kısa olmak üzere iki tipi vardır. Vücut yapısı Kangallar kadar iri değildir. Sürü koruma köpeği olmasının yanında iyi bir bekçi köpeğidir.
KARS KÖPEĞİ
Türkiye’nin kuzey doğu bölgesinde değişik renk ve tonlarda çoban köpekleri vardır. Bu bölgenin ortasında Kars ilinin yer alması nedeniyle bu köpeklere Kars köpeği adı verilmiştir. Amerikalı araştırmacı David Nelson 1983 yılında bölgeyi gezerek gözlemlerini yazmış ve bu köpeklerin muhtemelen Kafkas çoban köpeklerinden türediğini vurgulamıştır. Çünkü Kafkas çoban köpeklerinde olduğu gibi bu köpeklerde de olduğu gibi bu köpeklerde de değişik renk ve tonlar vardır. Ayrıca Kafkas köpekleri gibi bunlar da hem dağ ve ovalarda koyun, sığır sürülerini hem de köy ve kasabalarda evleri korumaktadır.
Kars köpeği denilen bu köpeklerde, siyah, kızıl kahverengi, gri, siyah ve kahverengi karışımı, beyaz, gri parçalı beyaz ve koyu renk üzerinde beyaz nişaneler gibi çok farklı renkler görmek mümkündür.Kısa kuyruklu olduğu söylenmektedir.
Bu köpeklerin bir ırk olup olmadığı, adının ne olması gerektiği, ırk ve davranış özellikleri ile genetik yapıları hakkında bilimsel çalışma yapılması gerekmektedir.
TÜRK MASTİFİ
Türkiye’de çoban köpekleri arasında en çok tanılan ırk Kangal’dır. Akbaş ve Kars çoban köpeği gibi diğer çoban köpekleri, – TSE standartlarında yer almalarına rağmen –fazla tanınmamaktadır. Yabancıların çoğu ise Türkiye’de tek bir çoban köpeği ırkının var olduğunu savunmakta ve buna da Anadolu çoban köpeği demektedir.
Türkiye gibi geniş bir coğrafyaya sahip bir ülkede tek bir ırk çoban köpeğinin bulunması mantıklı değildir. Nitekim ülkenin değişik yörelerine özgü çoban köpeklerinin var olduğu bilinmektedir. Bunların en çok ilgi çekeni ise özellikle Aksaray. Koçhisar, Nevşehir yörelerinde bulunan ve – benzerlikleri ile Kangal köpeği ile karıştırılan mastif tipi köpeklerdir. Bu köpeklerin çok eskiden beri var olduğu ve dövüş ile koruma amaçlı kullanıldıkları yöre halkı tarafından belirtilmektedir. Yaptığımız gözlemler, bu köpeklerin Kangal ırkına göre iri yapıda, mastif tipi kafaya sahip. Kısa kıllı, Kangalınki kadar kıvrık olmayan kuyruk yapısına sahip, insan ve diğer köpeklere karşı daha saldırgan köpekler oldukları şeklindedir. Renk olarak ta mastif ırklarında görülen karabaşlılık, çaparlık ve alalık görülmektedir. Ayrıca bu köpekler dudaklarının fazla sarkık olması ile dikkat çekmekte ve yörede ‘’Malaklı’’ olarak ta bilinmektedir.Türkiye’de kayıtlı köpek yetiştiriciliği yapılmadığından, bu köpeklerin kangal ve diğer çoban köpekleri ile çiftleştirilmesi sonucu değişik tip ve renkte köpeklere rastlamak da mümkündür.
Bize göre bu köpekler, Mezopotamya uygarlıkları tarafından kullanılan savaş ve koruma köpeklerinin günümüze ulaşmış temsilcileridir. Bizce bu köpeklere ‘’Türk Mastifi’’ denmesi doğru olur. Çünkü aralarında belirgin farklar bulunan Kangal köpeği ile karıştırılması, der iki ırkın dejenere olmasına neden olabilir.
Türkiye’nin değişik yörelerinde hiç araştırılmamış köpekler bulunmaktadır. Bunların morfolojik, fizyolojik ve genetik düzeyde araştırılması gerekmektedir. Böylece Türk Mastifi de dahil olmak üzere Türkiye köpek ırkları tespit edilerek ırk standartları belirlenebilecektir. Bu güne kadar Türkiye’de var olan köpek ırkları hep yabancılar tarafından adlandırılmış sonra bu adlar bize kabul ettirilmeye çalışılmıştır. Umarız Türk Mastifi bu açıdan bir ilk olur ve yakın gelecekte farklı bir ırk olarak dünya literatüründeki yerini alır. Çoban köpeklerini Koruma Derneği olarak bu konu ile ilgili araştırmalarımız devam etmektedir.
YÖRÜK KÖPEKLERİ
Türkiye’nin bir çok yerinde, koyunculuğun yoğun olduğu bölgelerde görülürler. Değişik renk ve tonlarda; uzun. Orta veya kısa kıllı olabilirler. Genel olarak Yörük veya Çoban köpekleri olarak adlandırılırlar. Bu köpeklerin MS 1000 yıllarında Yörükler ( Türkmen Göçebeler ) tarafından Orta Asya’dan Anadolu’ya getirildikleri bilinmektedir. Ayrıca Yörük köpeklerinin, bugün Türkmenistan’da yaşayan ve değişik renk tonlarında olabilen Alabai’ların uzantısı oldukları iddia edilmektedir. Asırlardır sürü koruma köpeği olarak yetiştirildikleri için bu görevi en az Kangal ve Akbaş köpekleri kadar iyi yapmaktadırlar. Vücut yapısı olarak da Kangal ve Akbaşlara benzerler. Bu konu ile ilgili daha derin araştırmalara ihtiyaç vardır.
Mehmet AKINKatılımcıDÜNYA ÇOBAN KÖPEKLERİNİN KÖKENİ
Bronz cağına ait fosil kalıntılarında ( MÖ 4500 ) beş tip köpeğin varlığı saptanmıştır.Bunlar mastifler,kurda benzer köpekler,tazılar,puanter tipi köpekler ve çoban köpekleridir.Genetik mutasyon,göç ve seleksi yon sonucu, bu köpeklerden köken alan yüzlerce köpek ırkı meydana gelmiştir.Ayrıca yakın çağda, değişik ırklar arasında yapılan melezlemeler ile birçok yeni ırk meydana getirilmiştir.
Bu köpek tiplerinden mastif tipinin taş devrinde Tibet’te yetiştirildiğine; sonraları Babilliler, Asurlular, Persler ve Romalılar tarafından savaş köpeği olarak kullanıldıklarına inanılmaktadır.
Bugün dünyada var olan çoban köpekleri ile mastif köpeklerinin kökeni konusunda iki temel görüş mevcuttur:
Birincisi, suru koruma köpekleri ile mastif köpeklerinin Tibet Mastifi’nden köken aldığı ve dünyada yayıldığı görüşüdür.Bazıları da Tibet Mastşf’inin Orta Asya’daki çoban köpeklerinden köken aldığını savunmaktadır. Bu kişilere göre ilk olarak çoban köpekleri mastiften bağımsız olarak Türkmenistan’da ortaya çıkmıştır. Bu görüşlerine kanıt olarak da Türkmenistan Altın Tepe’de arkeolojik kazılar sonucu bulunan ve MÖ 2-3 bin yıllarına ait olduğu düşünülen, bugünkü Alabai’a (Türkmen Çoban Köpeği ) benzer, kulak ve kuyruğu kesik heykelcikleri göstermektedirler.
İkinci görüş ise Mezopotamya’da savaş ve koruma köpeği olarak kullanılan mastif tipi köpeklerin bir koldan Asya’ya diğer koldan Avrupa’ya yayıldığı şeklindedir
Mehmet AKINKatılımcıIRK ÖZELLİKLERİ
Morfolojik Özellikler
Kangal köpeklerinde vücut iri ve kaslı,tüyler sık ve kısadır.Vücudu örten kılların rengi kirli beyaz,açık sarı ve açık kahverengi arasında değişir.Ağız çevresi,gö çevresi ve kulaklar siyahtır.Bu renkler Kangal köpeğine ait bir ırk özelliği olarak kabul edilmektedir.Gözler kahverengi tonlarındadır.Baş büyük ve yuvarlağa yakın,kulak orta uzunlukta ve yatık,burun nispeten küttür.Göğüs geniş ve derindir.Bel orta uzunlukta,kuyruk yukarı doğru kıvrıktır.Bacaklar yüksek ve kalın,pençeler büyüktür.Parmak sayıları ön ayakta dört,arka ayakta dörttür.
Vücut Yapısı
Kangal köpeği iri yapılı köpek grubunda yer alır.Sürü koruma köpeği olduğu için anatomisi,bu görevi en iyi şekilde yapmasını sağlayacak biçimde oluşmuştur.Mevcut köpek ırklarının çoğu melezleme yoluyla elde edildiğinden, melezleme de kullanılan köpeklerin farklı yapıdaki vucut bölümleri,melez köpekte uyumsu olarak bir araya gelebilmektedir.Dolayısı ile bazı köpek ırkları,tenasübe(vücut uyumluluğuna)aykırı ve vücut bölümleri ile karakterize olmaktadırlar.Kangal köpeğinin yapısında ise ırk özelliği olarak beliren herhangi anormal bir yapı görülmez.Örneğin vücuda göre kafanın büyük olması,bacakların fazla kalın olması veya derinin kıvrımlı,kılların çok uzun veya çok kısa olması gibi.
Kangal köpeği iri yapılı,büyük kafalı,derin ve geniş göğüslü,sağlam ve kuvvetli bacak yapısına sahip olmasına rağmen bu bölümler ile vücudun diğer bölümleri arasındaki uyum mükemmel olduğu için bunların gelişmişliği fark edilmez.Onun bu mükemmel yapısını koruması,yaşamını sürü koruma köpeği olarak devam ettirmesiyle mümkündür.Nitekim İskoç Çoban Köpeği Collie,Kraliçe Victoria’nın teşvikiyle yapılan yetiştirme sonucu uun tüylü bir ev köpeğine dönüştürülmüştür.Düz alınlı Bull Terrier köpekleri,aralarından alnı hafif çıkıntılı bir köpeğin 1950’lerde bir yarış kazanması üzerine,bu yönde yapılan yetiştirilmeye -zamanla- tümsek alınlı bir ırka çevrilmiştir.Newfoundland, St Bernard ve İngiliz Mastifi gibi bazı iri yapılı köpek ırkları daha da iri olmaları için,uzun süren seleksiyon çalışmaları ile devleştirilmiş,sonunda iş yeteneği azalmış,hantal bir ırka haline getirilmişlerdir.Aynı şyler Shar-Pei ve Napoliten Mastifinin derisinin kıvrımlı;İngiliz Bulldogunun iri kafalı ve basık burunlu olması için yapılmıştır ki,bu ırk günümüzde kafanın fazla büyük olmasından kaynaklanan birçok olumsuzlukla karşı karşıyadır.(Göz kapakları ve dudaklarının sarkık olması gibi) Kangal köpeğinin böyle bir durumla karşılaşmaması yetiştiricilerin yetiştiricilerin uygulayacağı metotlara bağlıdır.Kangalın sürü koruma köpeği olarak ırk özelliklerinin korunması,bunun içinde uygun yetiştirme metotlarının uygulanması gerekmektedir.Aksi taktirde dünyada birçok köpek ırkının yaşadığı olumsuz gelişmeler Kangal köpeğinin de başına gelecektir.
Canlı Ağırlık ve Vücut Ölçüleri
Kangal köpeklerine ait canlı ağırlık,vücut ve baş ölçüleri ile ilgili veriler genelde devlet ve üniversite çiftliklerinde yetiştirilen Kangal köpeklerinden elde edilmiştir.Bu çiftliklerde özel yetiştirme metotları ile iyi bakım ve beslenme uygulandığı için elde edilen verilerin köy şartlarında yetiştirilen köpeklere göre genelde yüksek olması beklenir.Başka bir deyişle köy şartlarındaki Kangalların canlı ağırlık ve vücut ölçülerinin bu ortalamalardan düşük olması normaldir.
Kangal köpeklerinde vücut uzunluğunun cidago (omuz) yüksekliğine oranı 100/85-90’dır.Yani vücudun yandan görünüşü kareye yakın dikdörtgen şeklindedir.Canlı ağırlık ve vücut ölçüleri köpeklerin yetiştirildiği yer (köy,dağ,arazi,çiftlik,bahçe vb) ile bakım ve beslenme şekline bağlı olarak büyük farklılıklar göstermektedir.İyi bir Kangal köpeğinde yüksek canlı ağırlık ve vücut ölçüleriyle birlikte bu ölçülerin birbiri ile uyumluluğu da önemlidir.
Kafa ve Boyun Yapısı
Köpeklerde genelde üç tip kafa yapısı görülmektedir.Bunlar;dar ve uzun kafa yapısı(dolichocephalic),kısa ve geniş kafa yapısı(brachycephalic) ve ikisinin arası kafa yapısı(mesaticephalic) olarak sıralanabilir.Kangal Köpekleri mesaticephalic kafa yapısına sahiptir.Kafa büyük ve bölmeleri arasındaki uyum iyi olduğu için güzel görünümlüdür.Vücudun diğer bölümleriyle orantılıdır.Gözler yuvarlak olup kahverengi tonlarındadır.Halk arasında koyu renk gözeler makbuldür.Gözler arasındaki mesafe normal uzunluktadır.Göz kenarları St Bernard ve Basset Hound ırkı köpeklerde olduğu gibi sarkık değildir.Bu özellik Kangalın tozlu havalardan olumsuz etkilenmesini önler.Dudaklar sıkı ve koyu renkte olup İngiliz Mastifi ve Danoalarda olduğu gibi sarkık değildir.(Sarkık dudaklar fazla salya akmasına sebep olur.) Kulakların arası geniş ve hafif kubbemsidir.Alın çıkıntısı genellikle belirgin değildir.Alın ile burun bölgesi arasında zarif bir eğim vardır.Burun uca doğru olup vücuda sağlam bir şekilde bağlantılıdır.Boynun alt kısmında,çene altından göğüs bölgesine doğru bir oluk yapar şeklinde,iki taraflı olarak uzanan gerdan bulunur. Yavrularda belirgin olarak görünen gerdan erginlerde fazla değildir.
Vücut Bölümleri ve Bacaklar
Uzun yıllar Anadolu’nun zor şartlarında koyun sürülerinin koruyuculuğunu yapmak Kangal köpeğine,kendine özgü bir vücut yapısı ile güçlü bir kas ve iskelet sistemi sağlamıştır.Sürülerle merada uzun mesafeler yürümek ona dayanıklılık,kurdu kovalamak için sürat,uzun sğre koşabilme yeteneği ile kurtla boğuşup üstün gelmesini sağlayacak yapı ve cesareti kazandırmıştır.Kangallarda göğüs derin ve geniştir.Yandan bakıldığında diğer tarafta kalan dizin görülmesi göğüs derinliğinin iyi olduğunun işaretidir.Böylece akciğerin hacmi ve kapasitesi artar ve buda Kangalın daha uzun mesafe koşmasını sağlar.Boynun sırt omurlarına bağlandığı yerde cidago adı verilen hafif bir yükseklik vardır.Cidagodan başlayan sırt çizgisi çok zarif eğimle bel çizgisiyle birleşir.Sağrı çizgisi hafif yukarı doğru çıkarak cidago yüksekliğine yakın bir seviyede hafif bir eğim yapar ve kuyruk sokumuna ulaşır.Göğüsün alt çizgisi ön bacaklar arasından yere paralel ve düz bir şekilde devam eder;son kaburgaya yaklaşırken çok hafif bir eğimle yukarıya doğru yönelir.Karın bölgesinin başladığı noktadan itibaren daha dik bir şekilde yukarı doğru devam eder ve arka bacakla 85-90 derecelik bir açıyla birleşir.Ön bacaklar sağlam yapılı ve birbirine paralel olup yere dik olarak inerler.Ön bacağın üst kol kemiği ile kürek kemiğinin birleştiği açı;ön bacakların hareketliliği ile göğüs kafesinin esnekliğini artırarak hayvanın hızlı koşmasını ve çabuk yorulmamasını sağlar.Bu açının ideal ölçüsü -tazılarda olduğu gibi -60-70 derecedir.İyi bir Kangal daki açı buna yakındır.
Ön bilekler arka bileklerden daha kalındır.Çok az öne doğru açılarak pençe ile birleşirler.Pençeler büyüktür ve yere sağlam basar.Kangallarda parmakların arasının ,sıkı olan kedi pençesine benzer olanı makbuldür.Tırnaklar kısa ve pençe rengine yakın renkteolmalıdır.Arka bacaklar güçlü kaslardan oluşur.Hafif dışbükeydir.Arka incik öne göre daha uzun ve incedir.İçe doğru eğimi daha fazladır ve büyük pençelerle sağlam bir şekilde yere basar.Kuyruk kalın olup uca doğru incelir.Uzunluğu aşağıya doğru sarkık durumdayken dirsek seviyesindedir ve genelde ucu kıvrıktır.Yukarı kalktığında sağrı kıvrımlar oluşturur.Kuyruk kıvrımları Kangalın bir simgesi olarak kabul edilmekle birlikte tırpan şeklindeki kuyruk yapısı da görülebilir.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]York Chocolate

[/align]York Chocolate
Tüm aile bireylerini sever ancak sadece bir kişiyi sahip olarak benimser. Sadece benimsediği bu kişinin kucağına gider ve kendini sevdirir. Genelde sessiz kedilerdir. Ancak bir ortama girerken kendini belli etmek istercesine mırmır benzeri karakteristik bir ses çıkarırlar.Sahip olarak benimsediği kişinin yanından ayrılmadığı için “uydu kedi” olarakta adlandırılan York Chocolate yabancılara karşı çekingen ve temkinlidir.
İçgüdüleri iyi gelişmiştir, hareketli nesneler ve hareketli oyuncaklardan hoşlanır. Kucak kedisidir ve tüylerinin alt tabakası olmadığından allerjik değildir. Astımı olan insanlarda dahi allerji yapmadığı söylenmektedir.
Şov yapmaktan ve izlenmekten hoşlanır. Ayrıca suya olan ilgisi oldukça fazladır. Kirli veya temiz olduğuna bakmazsızın lavabonun içindeki bulaşık suyuna atlayabilir.
York kedileri tutulmaktan ve kucaklanmaktan oldukça hoşlanan en ideal kucak kedileridir. Yorklar için ağır başlı ve uysal oldukları söylenemez. Ancak zeki, aktif ve sevecen kedilerdir.
Görünüş ve Vücut YapısıNew York şehri ve tüylerinin renginden ismini alan York Chocolate orta boyutlarda ve geniş kedilerdir. Vücut yapısı Siyam’lara benzer ama onlardan daha büyük kemikli ve kaslı bir vücut yapıları vardır. Baş kısmı yuvarlak ve geniştir.
Badem şeklindeki iri gözleri yeşil, ela ve altın renkli olabilir. Vücüdu kıvrak hareketler yapabilecek dercede esnektir. Orta uzunlukta parlak ipeksi tüyleri vardır. Kürkü tek tabakalıdır.
Boyun, omuz ve vücudun yan tarafındaki tüyler daha uzundur. Yeni doğan yavrularda kısa olan tüyler bir kaç ay sonra normal boyutlarına gelir.
Tüy BakımıKürkünün alt tabakası olmadığından taranması Persian gibi diğer uzun tüylü ırklara göre daha kolay taranır. Haftada bir kez önce taranıp daha sonra fırçalanması yeterlidir.
Kökeni
Amerikan orjinli çiftlik kedileri ve Main Coon ırkından köken olan York Chocolate, New York şehrinde 1983 yılında keşfedilmiştir.Bir dükkan sahibinin, Blackie adındaki çiftlik kedisinin yavrularından Brownie’ adlı kahverengi ve Minky adlı uzun siyah tüylü erkek yavrunun daha sonra çiftleşmesiyle doğan ve Cocoa adı verilen yavrunun, kahverengi kürkü ve vücudundaki güzelliği ile beğeni kazanması sonucu keşfedilen bu ırk York şehri ve renklerinden dolayı bu ismi almıştır. Yeni bir ırk olmasına karşın nadir bulunur.
Kimlik Kartı
Karakteri: Yabancılara karşı temkinli ve çekingen; bir kişiyi sahip olarak benimseyen ve onun yanından ayrılmayan; kucaktan hoşlanan; içgüdüleri güçlü; şov yapmaktan ve sudan hoşlanan; zeki; aktif; sevecen
Bakım: Fazla bakım gerektirmez; haftada bir kez taranmalı/fırçalanmalı.
Rengi: Çikolata rengi; lila; lila-beyaz; beyaz
Tüy Şekli: Kısmen uzun
Çıkış Yeri: A.B.D
Vücut Yapısı: Orta
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]Van Kedisi

[/align]Van Kedisi
Zeki, canlı ve insana bağlı bir yapısı vardır. Kendilerini temizlemede büyük bir titizlik gösterirler. Van kedisi iyi bir avcı olmanın yanısıra kendi isteğiyle suda yüzmeyi ve suyla oynamayı seven tek kedi türüdür. İyi bir arkadaş ve oyuncu olmakla beraber kucağa alınmaktan hoşlanmaz.Görünüş ve Vücut Yapısı
Uzun olmayan orta büyüklükte bir başı olan Van kedilerinin yüzü üçgen şeklinde ve çevresi belirlenmiştir. Elmacık kemikleri de çıkıktır. Boynu güçlü ama kısadır.Gözler hafif şekilde basık badem şeklinde ve eğik olarak yüze yerleşmiştir. Göz bebekleri yuvarlak ve belirgindir. Van kedisini çekici kılan özelliklerden birisi de onun gözlerinin rengidir. Her iki gözü mavi, her iki gözü (kehribar sarı renk ve tonları) olabileceği gibi bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte de olabilir.
Kulakları büyük ve geniş, dibe doğru bir yuvarlaklık söz konusudur. Burun ucu, patiler ve kulak içleri pembe renktedir. Van kedilerinde sağırlığın yaygın olduğu kanaati varsa da her iki gözü farklı renkteki kedilerde ve mavi gözlülerde ancak %2-3 civarında sağırlık vardır.
Vücudu uzun, kaslı ve iri kemiklidir. Arka patileri öndekilerden daha uzundur. Bacaklar kaslıdır ve birbirlerinden iyice ayrılabilir. Parmakları da o derece sıktır. Tüyleri uzun ve diplere doğru ipeksi bir yapıdadır. Kuyruğu tilki kuyruğu gibi uzun ve tüylüdür.
Tüy Bakımı
Van kedisinin tüyleri Ankara kedisine oranla daha kısadır. Günlük olarak yapılan fırçalamalar yeterlidir. Yazın diğer kediler gibi tüy değişimi yaşar ve o dönemde tüyleri azalır. Tüyler kışın yeniden eski rengini ve şeklini alırKökeni
Türkiye’de üretilen ve saf Türk kedisi olan bu ırkın anavatanı ve kökeni Van yöresidir.Van kedisi korkmadan suya girip yüzen tek kedi ırkıdır ve 1969 yılında saf kan kedi ırkı olarak kabul edilmiştir.
Dünya üzerindeki kedi cinsleri arasında en doğal olan türlerden biri olarak tanınmaktadır. İlk kez bir ingiliz çift tarafından ingiltere’ye götürülmüş ve çoğaltılmış daha sonrada Avrupa’ya yayılmıştır.
Kimlik Kartı
Karakteri: Dengeli ve sessiz
Bakım: Fazla bakım gerektirmez; fırçalanma ve taranmaya hemen hemen hiç ihtiyaç duymaz.
Rengi: Himalaya desenli melez kedi rengi hariç; baskın renk ve beyaz; kahverengi ve gri çizgili ve beyaz; kesit renkli ve beyaz; rastgele şekiller Van kedisi deseninin değerini düşürmemeli; yüzde parlaklık tercih edilir.
Tüy Şekli: Kısmen uzun
Çıkış Yeri: Türkiye
Vücut Yapısı: Orta
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]Tonkinese

[/align]Tonkinese
Tonkineseler her zaman güvenli ve dışa dönük kedilerdir. Kendilerine özgü hareketli doğalarıyla, merak uyandırır ve sevilirler. Sahiplerine bağlıdırlar, duygusal yapılarından dolayı azarlanmaktan ve ilgisizlikten hoşlanmazlar.Görünüş ve Vücut Yapısı
Farkedilebilir kıvrık bir burun ve enine göre daha uzun bir kafa yapısıyla dikkati çeker. Profilden bakıldığında belirgin olmayan düz bir çene kemiği olan Tonkinese’lerin kulakları başın üstünde geniş ve yukarıya doğru uzundur.Birbirine yakın olmakla birlikte tüm ayrıntıları kolayca algılayabilen etkileyici gözlere sahiptir. Siyam’ların vücut yapısı ve Burmese’lerin etkileyici güzelliklerinin birleşmesiyle oluşmuş bu ırkın kas yapısı çok gelişmiş değildir.
Tüyleri ve gözlerinin parlaklığıyla inanılmaz bir güzelliğe sahip olan bu kedilerin bacakları ince, patileri ise yuvarlak ve oval arasında bir görünümdedir.
Tüy BakımıDüzenli ve düzensiz fırçalanabilir ya da ellerinizle dokunuşlar yapmak onun için yeterli olabilir. Ancak banyo konusunda mutlaka düzenli olmalısınız. Bu konuda sağlıklı ve temiz görünmesi önemlidir.
Kökeni
Tonkinese; 1960 yılında Siamese ve Burmese ırklarının karışımıyla oluşan, melez bir ırk olarak kabul edilmiştir.Fiziksel görünümü Siamese’den daha geniş, Burmese’ den ise daha atik ve kıvraktır. Bu ırk görünüşü ve taşıdığı Amerikan ve Kanada kanı sebebiyle olsa gerek, Kuzey Amerikalı kediseverleri oldukça etkilemiştir. Tonkinese ırkı Britanya’da özel bir ırk olarak tanınmasına rağmen Amerika’da Siamese ve Burmese’den ayrı bir ırk olarak bilinmez.
Kimlik Kartı
Karakteri: Sahibine sevgi gösteren, oyuncu, ılımlı ve sessiz karakterli
Bakım: Fazla bakım gerektirmez; haftada birkaç kez taranmalı/fırçalanmalı.
Rengi: Doğal vizon rengi; mavi vizon rengi; şampanya vizon rengi; platin vizon rengi
Tüy Şekli: Kısa
Çıkış Yeri: A.B.D/Kanada
Vücut Yapısı: Orta
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]Tekir Kedi

[/align]Tekir Kedi
Tekir Kedi, melez bir ırktır. Diğer kedi ırkları gibi saf bir ırk değildir, yine de ortak özellikleri bir başlık altında toplanabilecek kadar benzer görünüş ve kişilik özellikleri sergileyebilir. Bu yüzden ve evimizdeki birçok kedinin bu ırk başlığı altında toplanabileceği mantığına dayanarak Tekir Kedi�yi kedi ırkları listemize aldık.Adını postunun deseninden alan bu çok yaygın melez kedi cinsinin, Van Kedisi veya Siyam Kedisi�nde olduğu gibi, karakter özelliklerini açık seçik bir şekilde ortaya koyup tarif etmek olanağı yoktur. Hemen hepsi tüm evcil kedilerin genel karekterini ve yapısını taşıyabilirler.
Görünüş ve Vücut Yapısı
Bugünkü şekilleri ile, tekir kedilerin postundaki çizgili desenler genel olarak çok bariz ve canlıdır. Oysa, arkeologların, mağara duvarlarındaki resimlerden çıkarttıkları sonuçlara göre, bundan üç dört bin yıl öncesinde Mısır kedilerinde görülen desenler çok soluk renkli ve kırık hatlar halinde idi. Keza benzer gözlemler, o tarihlerde Avrupa kedilerindeki desenlerin ve hatların da belli belirsiz olduğuna işaret etmektedir.Zaman içerisinde Mısır ve Avrupa kedi türleri birleştirilip melez cins geliştirildikçe desenlerin daha bariz ve canlı bir hal aldığı görülmüştür. Sonuçta bugünkü cazip renkli tekir postu ortaya çıkmıştır.
Tekir kedilere, postlarının desen, renk ve renk tonlarına göre değişik isimler verilir. Bu isimlere Türkçe hiçbir kitapta rastlıyamadık, İngilizce kitaplarda karşımıza çıkan tekir türlerini de aşağıdaki şekilde dilimize çevirmeye çalıştık.
Desen Şekillerine Göre İsimlendirme
1) Mackerel Tabby/Classic Tabby (Uskumru Desenli/Klasik Desenli Tekir)
Ülkemizde ve dünyada en yaygın tür budur. Uskumru balığının renk ve sırt desenini andıran koyu renk çizgilere sahiptir. Desenler çok barizdir. Bacaklarda ve kuyrukta muntazam aralıklı bilezikler vardır. Boyun nahiyesinde kırıksız, kesiksiz şekilde halkalar mevcuttur. Başında, alın nahiyesinde M harfi şeklinde desen mevcuttur. Gözlerinin iki tarafında dışa doğru kesiksiz çizgiler uzanır. Sırttan karına doğru vücudun iki tarafında uzanan muntazam çizgiler mevcuttur. Yine vücudun iki yanında, karına yakın bölgede irice birer leke mevcuttur. Bu lekeler sırttan karına doğru uzanan çizgiler ile çevrilmiştir.2) Blotched Tabby (Lekeli Tekir)
Lekeler, yama şeklinde irili ufaklı toz veya is lekelerine benzer.3) Spotted Tabby (Benekli Tekir)
Büyük lekelerin küçük benekler haline dönüştüğü bir posta sahip olan tekirdir. Bu beneklerin, klasik tekir çizgilerinin parçalanmasından meydana gelip gelmediği konusu münakaşalıdır.4) Ticked Tabby (Alaca Tekir)
Genelde tekir hatları muhafaza edilmekle beraber Habeş ve Somali kedilerinde olduğu gibi postun herbir tüyü siyah, kahverengi ve sarı çizgilerle süslenmiş gibidir.5) Patched Tabby (Yamalı Tekir)
Bu tekirin post rengi çift tonlu olup adeta kaplumbağa rengini andırır, bundan dolayı �tortoise = kaplumbağa� sözcüğünden mülhem olarak İngilizcede �Torbie� de denilmektedir.Renk ve Tonlara Göre İsimlendirme
1) Blue Tabby (Mavi Tekir)
2) Blue Patched Tabby (Yamalı Mavi Tekir)
3) Blue Silver Patced Tabby (Mavi Gümüşi Yamalı Tekir)
4) Blue Silver Tabby (Mavi Gümüşi Tekir)
5) Brown Tabby (Kahverengi Tekir)
6) Brown Patched Tabby (Kahverengi Yamalı Tekir)
7) Cameo Tabby (Akik Renkli Tekir)
Dilute Cameo Tabby (Açık Akik Renkli Tekir)
9) Chestnut Tabby (Kestane Renkli Tekir)
10) Chestnut Silver Tabby (Gümüşi Kestane Renkli Tekir)
11) Chocolate Silver Tabby (Gümüşi Çukolata Renkli Tekir)
12) Cinnamon Tabby (Tarçın Renkli Tekir)
13) Cinnamon Silver Tabby (Gümüşi Tarçın Renkli Tekir)
14) Cream Tabby (Krem renkli Tekir)
15) Cream Silver Tabby (Gümüşi Krem Renkli Tekir)
16) Ebony Tabby (Abanoz Renkli Tekir)
17) Fawn Tabby (Sütlü Kahverenkli Tekir)
18) Fawn Silver Tabby (Gümüşi Sütlü Kahve Renkli Tekir)
19) Lavender Tabby (Lavanta Çiçeği Rengi Tekir)
20) Lavender Silver Tabby (Gümüşi Lavanta Çiçeği Tekir)
21) Red Tabby (Kızıl Tekir)
22) Silver Tabby (Gümüşi Tekir)
23) Silver Patched Tabby (Gümüşi Yamalı Tekir)Bazı kedilerde, tekir desenlere ilaveten beyaz renkli bölgeler bulunabilir. Bunlar da şöyle isimlendirilmektedir:
24) Tabby and White (Beyazlı Tekir)
25) Patched Tabby and White (Beyazlı Yamalı Tekir)
26) Dilute Patched Tabby and White (Beyazlı Açık Yamalı Tekir)
27) Blue Tabby and White (Beyazlı Navi Tekir)
28) Blue Patched Tabby and White (Beyazlı Beyazlı Yamalı Mavi Tekir)
29) Blue Silver Tabby and White (Beyazlı Gümüşi Mavi Tekir)
30) Brown Tabby and White (Beyazlı Kahverengi Tekir)
31) Brown Patched Tabby and White (Beyazlı Kahverengi Yamalı Tekir)
32) Cameo Tabby and White (Beyazlı Akik Tekir)
33) Cream Tabby and White (Beyazlı Krem Rengi Tekir)
34) Red Tabby and White (Beyazlı Kızıl Tekir)
35) Silver Tabby and White (Beyazlı Gümüşi Tekir)
36) Silver Patched Tabby and White (Beyazlı, Gümüşi Yamalı Tekir)Bazı aslen beyaz olan kedilerin, sadece baş, kuyruk, bacak gibi uç kesimlerinde tekir desenler bulunmaktadır. Bunlara tekir çizgili Van cinsi de denilmektedir.
37) Van Tabby (Tekir Desenli Van)
38) Van Tabby and White (Beyazlı Tekir Desenli Van)
39) Van Cream Tabby and White (Beyazlı Tekir Desenli Krem Van)
40) Van Parti Colour Tabby and White (Birden Fazla Renkli Beyazlı Tekir Desenli Van)
41) Van Red Tabby and White (Beyazlı Kızıl Tekir Desenli Van)Tüy BakımıKökenine yönelik olarak çok farklı ihtiyaçları olabilir, genel kural olarak tekir kedilerin tüy bakımları işkenceli ve uzun bir tören halinde geçmez.
Kökeni
Bugün, dünyanın hemen her köşesinde çok yaygın olarak rastlanan, çeşitli renk tonlarındaki evcil tekir kediler, Eski Mısır’ın, Afrika Vahşi Kedisi, ( Felis Sylvestris Lybica) ile Avrupa’nın Mahalli Vahşi Kedisi (Felis Sylvestris Sylverstris)�ni n karışımından ortaya çıkmıştır.Yurdumuzda, pek çok evde beslenen tekir kedilere �Tekir� adı verilmektedir. Tekir, yaygın bir kedi ismi haline gelmiştir. Hemen şuna işaret edelim ki, evlerde beslenen kedilerin büyük kısmı tekir kedi guruplarından birine aittir.
Tabi ülkemizdeki, çoğunluğunu tekir kedilerin oluşturduğu sokak kedilerini de unutmamamız gerekir. Yazımızı hazırlarken müracaat ettiğimiz kaynaklardan anladığımıza göre, Tekir – Tabby , İngilizce konuşulan ülkelerde de has isim olarak kullanılmaktadır.
Tekir sözcüğü aslında bir post desenini ifade etmektedir. Türkçe’deki Tekir sözcüğünün etimolojik kökeni Eski Yunan ve Latin dillerindeki kaplan anlamındaki tigris sözcüğüne dayanmaktadır. Bugün tekir, kaplan gibi sırtı çizgili ve benekli olan anlamında kullanılmaktadır. Nitekim, Fransızca’da tekir kedinin karşılığı, chat tigré dir. İtalyanca’da, gatto tigrato, Almanca’da tiger katze denilmektedir. İngilizce’deki tabby cat sözcüğü ise biraz farklı bir hikayeye dayanmaktadır.
“Bağdat’ın, Attabiye adlı bir semti veya banliyösü mevcuttur. Burada çok uzun yıllar önce, attabi denilen tafta cinsi ipekli bir kumaş dokunmaktadır. Bu kumaş, kaplanın çizgilerini andıran hatlarla düzenlenmiş bir desen taşımaktadır. İngiltere’ye bu kumaş ithal edilmektedir ve oldukça revaçtadır. Melez tekir kediler İngiltere’de de yaygınlaşırken, bunlara önceleri tiger cat denilirken, sonradan kumaşın adı ağır basmış ve attabi’den mülhem tabby denilmeye başlanmıştır.”
Kimlik Kartı
Karakteri: Zeki, oldukça duygusal, melez bir ırk olmasından dolayı çeşitli özellikler görülebilir.
Bakım: Fazla bakım gerektirmez; haftada bir kez taranmalı/fırçalanmalı.
Rengi: Çeşitli tekir desenleri ve tüm renkler görülebilir.
Tüy Şekli: Çeşitli uzunluklarda görülebilir.
Çıkış Yeri: Afrika, Avrupa
Vücut Yapısı: Çeşitli büyüklüklerde görülebilir
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]Somali

[/align]Somali
Asil, nazik, isteklerini kolayca anlatabilen uyumlu kedilerdir. Oldukça zeki olan bu ırk, diğer kedi ırklarına göre daha çok tercih edilir.Görünüş ve Vücut Yapısı
Burna doğru çizgilerin sıklaştığı küçük sevimli bir baş ve biçimli bir burun bu ırkın en belirgin özelliğidir. Kulaklar dik ve sevimlidir. Bademi andıran gözleri geniş ve bakışları anlamlıdır. Her iki gözün kenarı da siyah çizgilerle çevrilidir. Bu çizgiler kulaklara doğru devam eder.Orta boyutlarda ince yapılı kedilerdir. Bacaklar ince olmakla birlikte kuvvetlidir. Kaburga kemikleri iyi gelişmiş ve oturmuştur. Patileri küçük ve ovaldir. Kuyruk ince ve oldukça tüylüdür. Dolgun, yumuşak ipeksi bir his uyandıran tüyleri, Absysnian’larınkinden biraz daha uzundur. Kulaklarındaki tüyler püskül şeklindedir.
Tüy Bakımı
Uzun ve dolgun tüylerine özen gösterilmelidir. Hassas bir şekilde el yardımı veya tarakla taranmalıdır.Kökeni
1960’ların Absysnian ırkı kedileriyle çok fazla benzerlik gösterir. Bu nedenle ırkın uzun tüy Persian kanıyla karışarak ortaya çıktığı iddia edilse de kendine has özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılan araştırmalarda, Somali ırkının uzun tüy genleri taşıdığı gibi kısa tüy genleri taşıdığı da saptanmıştır.Beslenme alışkanlıklarında taze et çok önemlidir. Farlı bir yiyecek verdiğiniz zaman kapris yapabilir ve doğal diete başvurabilirler.
Kimlik Kartı
Karakteri: Çok canlı, meraklı, zeki, özgürlüğüne düşkün, şüpheci
Bakım: Tüyleri bakım gerektirir; haftada birkaç kez taranmalı/fırçalanmalı.
Rengi: Kızıl; kırmızımsı kahverengi; açık kahverengi; mavi
Tüy Şekli: Kısmen uzun
Çıkış Yeri: A.B.D
Vücut Yapısı: Orta
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]Sokoke

[/align]Sokoke
Sevgi dolu bir kedidir. Aktif, zeki ve meraklı olan Sokoke suyla oynamaya bayılır. Çok iyi yüzebildiği gibi çok iyide tırmanabilir.Konuşkan, kibar ve iyi dost olan bu ırk, köpek, kedi ve diğer petlerle iyi anlaşırlar. Her zaman sahibinin yanında olmak ister. Özellikle kucakta oturmak ve kendini okşatmaktan mutlu olur. Eve gelen yabancı arkadaşlardan hoşlanır.
Beden dilini ve sesini çok iyi kullanabilen Sokoke şov yapmayı ve izlenmeyi çok sever. Sahibinin ruh halini algılayabilen ve yansıtabilen bu kediler sahibi mutsuz ise, mutsuz olabilen oldukça duyarlı kedilerdir.
Görünüş ve vücut YapısıUzun bacaklı, orta boyutlarda ve kaslı bir gövdesi vardır. Kemik yapısı sağlam olan Sokoke yavrularının doğumdan sonraki gelişmesi oldukça yavaştır.
Tam olarak seksüel erişkinliğe 1,5 – 2 yıl gibi bir sürede ulaşırlar. Gövdesi zarif, çok kaslı olmasına karşın şişman değildir. Arka bacakları, ön bacaklarından yüksektir.
Kulaklar yanlara doğrudur ve kafası kulakların arasına yerleşmiş gibi görünür. Yanak kemikleri belirgindir. Burun orta uzunlukta ve düzdür. Orta büyüklükteki kulakları kafası ile uyumludur ancak geniş görünür. Kulak kenarın başlayarak göze doğru paralel olarak uzanan çizgiler yüze farklı bir anlam kazandırır. Kulakları her zaman dikkat kedilmiş gibi diktir.
Gözler badem şeklinde ve buruna doğru yatık yerşelmiştir. Kehribar ve açık yeşil renkte olabilen gözleri koyu renkli tüyleri ile uyumludur. Kuyruğu da vücut yapısına orantılı, ince ve uzundur. Oldukça kısa, alt tabakadan yoksun kürkü karakteristik özelliğidir.
Danimarka’da yetiştirilen ilk jenerasyondaki Sokoke’lerde kürkünün ince olması nedeniyle soğuk havalarda enfeksiyonlara karşı hassasiyet görülmüştür. Günümüz Sokoke’lerinde ise bu sorun yapılan aşılama ve bağışıklık sistemini güçlendirici genetik çalışmalar ile elimine edilebilmiştir. Yinede soğuk havalarda üşüyebilir.
Tüy BakımıKısa olan parlak ve ipeksi tüyler oldukça elastiktir. Fazla tüy bakımı gereksinimi yoktur. Haftada bir kez yapılan fırçalamalar yeterlidir.
Kökeni
Afrika’da Kenya’nın Watamu kasabasında yaşayan vahşi doğa bilimcisi Jeni Slater tarafından keşfedilmiştir.Jeni Slater tarafından, Hint okyanusu’nun sahil kesimindeki Arabuke Sokoke yağmur ormanlarının arka kısmında yer alan hindistan cevizi bahçelerinde bulunanan bu sevimli, zarif, Afrika tekir kedisinin tüm evcil kedilerin ataları olduğuna inanılmaktadır.
Daha sonra 1984 yılında Gloria Moeldrup tarafından bir çit olarak Danimarkaya götürülmüş ve yetiştirilmiş olan bu ırk 1992 yılında kayıtlara (FIF) geçirilmiştir.
Kimlik Kartı
Karakteri: Sevgi dolu, meraklı, zeki, aktif, kibar, kucaktan ve okşanmaktan hoşlanan, şov yapmayı ve izlenmeyi seven, çok iyi yüzen ve tırmanan, duyarlı
Bakım: Fazla bakım gerektirmez; haftada bir kez taranmalı/fırçalanmalı.
Rengi: Tekir rengi; açık kahveden koyu kestaneye kadar bütün renkler
Tüy Şekli: Kısa
Çıkış Yeri: Afrika/Kenya
Vücut Yapısı: Orta
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]Snowshoe (Karayak)

[/align]Snowshoe (Karayak)
Oldukça, hareketli, enerjik, sadık ve uyumludurlar. Ev yaşamına kolay adapte olurlar. Çocuklarla, köpeklerle ve diğer petlerle iyi anlaşırlar. Çok yumuşak melodik bir ses tonu vardır.Konuşmayı ve kibar bir mırıldanma ile sahibine sevgisini anlatmayı sever. İyi bir avcı ve oyuncudur. Özellikle atılan nesneleri alıp getirme oyununu çok sever. İnsanlarla olmaktan mutlu olan sosyal kedilerdir.
Görünüş ve Vücut Yapısı
Geniş, yuvarlak ve güçlü kafa yapısına sahip olan Snowshoe, iyi gelişmiş bir çene ve küçük sevimli bir ağıza sahiptir. Burun yandan bakıldığında düz bir görünümdedir. Geniş yapılı kulakların uç kısımları hafiçe sivri olacak şekildedir.Her zaman canlı ve tamamen yuvarlak olan parlak gözleri, derin mavidir. Orta boyutlarda bir ırktır. Kıvrak ve zarif olan gövdesi uzun ve iyi gelişmiştir. Bacaklar ince ve orta boyutlardadır. Patiler yuvarlak, geniş ve sağlamdır. Kuyruk orta uzunlukta, ince yapılı ve vücuduyla orantılıdır.
Oldukça dolgun ve ipeksi, kısa tüylere sahiptir. Vücudunda Himalayan’ ınki gibi mavi ve mühürlü noktalar vardır. Mühürlü olanlarında, burun bölgesi beyaz renktedir ve ters dönmüş bir “V” şeklini almıştır.
Yüz siyah olduğunda ise çene ve patiler her zaman beyazdır.
Tüy Bakımı
Kısa olan tüyleri çok sık bakım istemez. Fakat iyi ve temiz görünümde olabilmesi için oyun haline getirip yapılan fırçalamalar yeterlidir. Az derecede tüy döken bir ırktır. Tel uçlu fırçaların kullanılması tavsiye edilmez.Eldiven şeklinde lastik fırçalar bu ırkın tüy bakımı için en doğru seçimdir.
Kökeni
Amerika orjinli olan bu ırk 1960 yılında Doroty Hinds-Daugherty isimli yetiştirici tarafından yapılan çaprazlamalar sonucunda gelişmiştir.Öncelikle beyaz ayaklı Birman kedisi ile Siyam’ların beneklerini bir araya getirmeyi amaçlayan bu yetiştirici tarafından daha sonra American Shorthair ve Siyam kedisinin çaprazlanması sonucu Snowshoe ırkı keşfedilmiştir.
Beyaz eldivenli iri bir Siyam görünümünde olan Snowshoe, Amerikada tanınan bir ırktır ancak nadir bulunur. İlk kez 1980 yılında TICA (The International Cat Association) tarafından tanınmıştır.
Kimlik Kartı
Karakteri: Kaprisli, misafirlere sevgi gösteren, canlı
Bakım: Fazla bakım gerektirmez; haftada birkaç kez taranmalı/fırçalanmalı.
Rengi: Mavi noktalı; ayı balığı noktalı
Tüy Şekli: Kısa
Çıkış Yeri: A.B.D
Vücut Yapısı: Orta
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]Siyam Kedisi

[/align]Siyam Kedisi
Renkleriyle beraber Siyam kedilerinin kişiliklerinin de değiştiği inancı oldukça yaygındır. Örneğin fok lekelinin daha dışa dönük, mavi lekelinin daha şefkatli, çikolata lekelinin ise daha neşeli ve oyuncu olması gibi.Tüm Siyam kedileri zeki ve dikkatlidir.
Görünüş ve Vücut Yapısı
Genişten incelerek inen takoz biçimli kafası, orta boyda olup beden ölçülerine uyumludur. Burundan başlayarak kulaklara doğru tam bir üçgen oluşturur. Bıyık bölgesi fazla çıkıntılı değildir ama erkek kedilerin çeneleri daha belirgindir. Boynu zariftir. Ağız kısmı narin, uzun ve üçgendir.Sivri uçlu kulakları altta geniştir ve birbirlerinden ayrıktır. Doğulu badem biçimli gözleri burnuna doğru daha da çekikleşir. İki gözünün arasındaki mesafe bir gözün büyüklüğünden daha uzun olmamalıdır. İnce kemikli orta boy gövdesi sıkı kaslıdır. Vücut hatlarında hep kalından inceye doğru akış vardır. Omuzları ve kalçaları göğüs kafesiyle aynı kalınlıktadır.
Bacakları incedir ve arka ayakları önlerden daha uzundur. Küçük ve oval patileri zariftir. Uzun ve ince kuyruğu ucuna doğru daha da incelir. Bedenine doğru yatık duran tüyleri ince, parlak ve kısadır.
Tüy BakımıMevsiminde bolca tüy dökme eğilimleri olduğundan her gün ölü tüyleri temizlemek için fırçalanmaları gerekir. Bunun dışında fazla tüy bakımı gerektirmez.
Kökeni
Soylu ruhlarıyla bu kediler eski Siyam’da (Thailand) yıllarca saray mensuplarının ve kutsal tapınakların bekçiliğini yaptılar.Asla yabancı ellere teslim edilmeyen, sevilen ve sayılan bu kedilerin ilk İngitere’ye geçişi Siyam kralı tarafından 1880’lerin başında İngiltere başkonsolosu Owen Gould’a hediye edilmesiyle oldu.
Amerika’ya giden ilk Siyam da benzer bir şekilde konsolos David Stickles vasıtasıyla Siyam kralının first lady Mrs. Rutherford B. Hayes’e hediye göndermesiyle 1878 de gerçekleşmiştir. Dayanılmaz çekicilikleriyle Siyam kedileri kedi sevenleri kendilerine hayran bırakmışlardır.
Değişik renkler elde etmek için yetiştiricilerin yaptığı çalışmalar sonucunda bazı Siyam kökenli yan ırklar ortaya çıkmıştır. Bunlardan bazıları Colorpoint Shorthair, Javanese ve Ocicat’tir.
Kimlik Kartı
Karakteri: Zeki, oldukça duygusal
Bakım: Fazla bakım gerektirmez; haftada birkaç kez taranmalı/fırçalanmalı.
Rengi: Himalaya modeli; mavi; çikolata rengi; leylak rengi noktalı
Tüy Şekli: Kısa
Çıkış Yeri: Tayland/Büyük Britanya
Vücut Yapısı: Orta - YazarYazılar
