Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 706 ile 720 arası (toplam 1,613)
  • Yazar
    Yazılar
  • şuna cevap olarak: Mesleğe göre iftar #52877
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    VETERİNER HEKİMLERİN ;HASTA OLDUĞU DURUMLARDA,SAHURU,İFTARI,GECESİ,GÜNDÜZÜ,TATİLİ ,BAYRAMI GİBİ KENDİNE AİT GÜNLERİ OLMADIĞI İÇİN BİR BESLENME ÇANTASIYLA GEZMESİ EN İDEALİ :)

    şuna cevap olarak: siz hangi renksiniz..? #52872
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    51163108gx9vq9.png

    şuna cevap olarak: Matematiği sevmeyenler… #52848
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    <<<<<<< .doğuştan matematik hastası .>>>>>>>>>>>>>><

    şuna cevap olarak: KPSS 2008 VETERİNER HEKİMLER DÜZENLENMİŞ SIRALAMA #52847
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    Teşekkürler..

    şuna cevap olarak: ben geldımmm #52769
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    HOŞ GELDİNİZ…İYİ VAKİTLER GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE…

    şuna cevap olarak: HAYVAN HÜCRESİ #52740
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    animal_cell.jpg
    cellannot700.jpg
    animal%20cell.jpg
    Anatomy_and_physiology_of_animals_animal_cell_electron_microscope.jpg
    01-02_AnimalCell(L-Large).jpg

    şuna cevap olarak: SIĞIRLARDA KOYU RENKLİ KARKAS SORUNU #52680
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    Yayım Bülteni No: 43 ISSN 1300-3518 Temmuz-2003

    SIĞIRLARDA KOYU RENKLİ KARKAS SORUNU

    Dr. Alper ÖNENÇ Doç. Dr. Attila KAYA

    Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü

    Giriş
    Sığırlarda koyu renkli karkas önemli bir et kalite kusurudur. Koyu renkli sığır karkaslarından elde edilen etler tüketiciler tarafından tercih edilmez ve bu nedenle pazarlanmasında güçlük çekilir. Et sanayi de bu türden karkasları işlemede bazı zorluklarla karşılaşır.
    Kesim sonrası soğuk havada bekletilen karkaslarda, ölüm sertliği (rigor mortis) oluşumu sırasında kasda normal asitlenme gerçekleşmezse karkasın rengi koyulaşır. Asitlenme; glikojenin (depolanan şekerin kompleks bir formu) laktik aside yıkımıyla meydana gelir. Normal etlerde kas pH�sı 5.5-5.8 aralığındadır. Kesim sırasında kas glikojen düzeyi düşükse, yüksek pH�lı[1] (pH³6.1) et elde edilir. Bu etler koyu kesim, koyu renkli et ya da yüksek pH�lı et olarak tanımlanır Birçok ülkede.bu etler koyu, sert ve kuru (DFD= dark, firm, dry) et olarak da bilinir (Dikeman, 2000). Koyu renkli karkaslardan elde edilen etler anormal düzeyde koyu renklidir. Et rengi koyu kırmızıdan siyaha kadar değişen bir aralığa sahiptir (Page ve ark., 2001). Ayrıca yapıları serttir ve su tutma kapasiteleri yüksektir. Bakteriyel gelişme çok hızlı olduğu için raf ömrü normal ete göre daha kısadır (Immonen, 2000). Bildirilen özellikleri dışında normal sığır etiyle karşılaştırıldıklarında aroma ve tatları daha düşüktür. Tüketiciler koyu renkli etleri sert bulmasına rağmen bazı deneysel panellerde eğitilmiş panelistlerin bu etleri yumuşak ve sulu buldukları da saptanmıştır (Viljoen ve ark., 2002).

    Koyu Renkli Etler Neden Sorun Oluşturur?
    Koyu renkli etlerde en önemli sorun tüketicinin renginden dolayı bu etleri satın almamasıdır. Tüketiciler koyu renkli etleri yaşlı sığır eti, düşük aromalı ve saklama kalitesi kötü etler olarak kabul etmektedirler (Conforth, 1994). Yüksek pH ve su tutma kapasitesine sahip olması nedeniyle bakteriyel gelişimi hızlıdır, raf ömrü normal etten kısadır. Ayrıca; bu etler vakumlanarak saklansa da laktik asit bakterilerinin kullanması için glikojen düzeyi yetersiz olduğundan, bu bakteriler çalışamaz. Etteki amino asitleri kullanan diğer bakteriler gelişir ve bunlar da hidrojen sülfür üreterek yeşil renk oluşumuna ve kokuşmaya neden olurlar (Burson, 2000).
    Genel olarak koyu renkli etlerin lezzeti düşüktür. Lezzet panellerinde koyu renkli etin normal ete göre daha yumuşak olduğu ancak bayat, bozuk bir tada sahip olduğu belirlenmiştir. Bu panellerde koyu renkli etlerin eski, taze olmayan, bozulmuş et olarak tanımlandığı bildirilmektedir (Viljoen ve ark., 2002).
    Yukarıda belirtilen birçok nedenden dolayı, koyu renkli etlerin pazarlanmasında büyük sorun yaşanmaktadır. Ülkemizde resmi olarak uygulanmasa da Avrupa ve Amerika�da koyu renkli karkaslarda %20-%40�a varan ceza anlamında fiyat indirimleri uygulanmaktadır (Lorenzen ve ark. 1992). Bu ülkelerde koyu renkli karkaslardan dolayı yetiştirici de önemli ekonomik kayıplara uğramaktadır. Nitekim, Amerika �da koyu renkli karkasdan kaynaklanan kaybın 1995 yılında sığır başına yaklaşık 6 Doların üzerinde olduğu tahmin edilmiştir (Smith ve ark., 1995). Bu değer yalnızca, sınıflandırmada derece kaybı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu bulunmuştur. Ülkemizdeki kaybın rakamsal değeri hesaplanmamıştır. Et entegre tesisleri bu etleri çoğunlukla ürüne işlemek zorunda kalmaktadırlar. Ayrıca, bazı mezbahalar, koyu renkli karkas oranının fazla olduğunu belirledikleri işletmelerden ya da yetiştiricilerden hayvan almamayı tercih etmektedirler. Bu durumda da yetiştiriciler özellikle kasaplık sığırın çok olduğu zamanlarda hayvanlarını değer fiyattan kestirememektedir.
    Koyu renkli karkas oranını saptamak amacıyla birçok ülkede araştırmalar yürütülmüştür. İngiltere�de koyu renkli karkas oranının %4.1 � 7.1 arasında (Brown ve ark.,1990), İspanya�da %5 (Sañudo ve ark., 1999), Belçika ve Danimarka�da %1-5, Avustralya, Batı Almanya�da %6-10, Polonya�da %16-20, (Tarrant, 1981), Çek Cumhuriyetinde %30-40 arasında değiştiği (Barto� ve ark., 1993), Norveç ve Bulgaristan�da ise %20�den fazla olduğu bildirilmektedir (Tarrant, 1981). Amerika�da ise bu oranın yaklaşık %2-5 arasında değiştiği belirlenmiştir (Smith ve ark., 1995). Ülkemizde koyu renkli karkas oranının % 40�ın üzerinde olduğu tahmin edilmektedir (Önenç ve Kaya, 2003). Ülkemizde sığır karkasları kalite sınıflarına göre değerlendirilerek fiyatlanmadığından, kesim sonrası normal karkaslara verilen bıçak fiyatı uygulanmaktadır. Satım aşamasından sonra eti işleyen firmalar karkasları değerlendirmede bazı sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Oysa, et ihracatında önemli yere sahip ülkelerde, koyu renkli karkaslar için eğitimli personel, sığır karkaslarında rengi dikkate alarak sınıflandırma yapmaktadır. Koyu renkli karkaslar 1/3, 2/3 ya da 3/3 (tam koyu renkli karkas özelliği) ölçüsüne göre tanımlanarak sınıflandırılmaktadır (Page ve ark., 2001).
    Koyu Renkli Karkas Oluşumunun Nedeni
    Sığır kasında bulunan en önemli karbonhidrat glikojen olup, bunu glikoz izlemektedir. Glikojen, canlı hayvan kasında enerji metabolizması için gerekli olduğu kadar kesim sonrası kasın ete dönüşümünde de önemli bir rol oynar. Ölümle birlikte kas glikojeni hızla parçalanır ve son ürün olarak laktik asit meydana gelir. Ette bulunan glikojen beslenme açısından önem taşımamakta ancak �ölüm sonrası fazda� etin asitliğinin gelişmesini sağlamak suretiyle etin dayanıklılığı, tat ve kokusu ile yumuşaklığından sorumlu olmaktadır (Immonen, 2000). Sığırlarda karaciğer glikozunun üretimi için temel ön madde ruminal fermentasyonla üretilen propionattır (Lewis ve Hill, 1983). Glikoz ya glikojen olarak depolanmakta ya da enerji üretimi için yakılmaktadır (Şekil 1). Glikojen ise enerji üretimi için glikoza ve pirüvik aside çevrilerek kullanılmaktadır (Bechtel ve Best, 1985).
    Normal kasda kalıntı glikojen düzeyi büyük bir varyasyon gösterir. Glikojen konsantrasyonunun 4-5 mg/g�dan az olması koyu renkli karkası tanımlamaktadır (Sanz ve ark., 1996). Başka bir ifade ile, iyi beslenmiş ve dinlenmiş bir sığırın ölüm anı kas glikojeni oranı %0.8 – %1 arasında değişir. Eğer oran, bu değerden aşağıya düşerse koyu renkli karkas oluşur (Dikeman, 2000).

    Şekil 1. Canlı sığır kasında enerjinin depolanması ve kesimden 24 saat sonra glikojen, pH ve kas rengindeki değişim (Kaynak: Savell, 2002�den yararlanılmıştır)

    Sığır etinde renk, kas glikojen ve laktat üretimi ile son pH değerine göre sınıflandırılmaktadır. Sığır etinin rengi normal, koyu (DFD) ve soluk (PSE) olmak üzere üç şekilde tanımlanmaktadır (Çizelge 1). Ancak araştırıcılar sığır etinin rengine göre koyuluğu tanımlamada kas pH�sını kullanmayı daha çok tercih etmektedirler (Savell, 2002). Normal, koyu (DFD) ve soluk (PSE) etlerde pH değişimi Şekil 2�de verilmiştir.

    Şekil 2. Kesimden 24 saat sonra Normal, DFD ve PSE karkaslarda kas pH�sının düşme eğilimi Kaynak: Savell, (2002)�den yararlanılmıştır

    Koyu Renkli Karkasa Neden Olan Etmenler
    Sığırların sevk ve idaresi ile taşınması sırasında ortaya çıkan kas glikojen kaybı, karkaslarda renk koyuluğuyla sonuçlanmaktadır. Sığır kasında glikojenin tükenmesi, fiziksel bir stres etmenine dayalı olarak kas yorgunluğundan veya stres sonucu adrenalin hormonu salgısının artmasından kaynaklanabilir.
    Kesim öncesinde sığırların bir gün ya da daha fazla aç bırakılmasına bağlı enerji eksikliğinin de, kas glikojeninin tükenmesine neden olabileceği bildirilmektedir (McVeight ve Tarrant, 1983). Sığırın kas glikojen deposu aşağıda görüldüğü üzere bir kova olarak düşünülürse, kovadaki deliklerde strese neden olan etmenler olarak tanımlanabilir. Delik sayısı ne kadar fazla olursa kas glikojen kaybı o kadar fazla olacaktır.
    Sığırlarda koyu renkli karkas sorunu büyük ölçüde kesim öncesi etmenlere bağlanmaktadır. Kesim öncesi etmenler; fizyolojik ve çevresel etmenler, taşıma ve taşıma sonrası stres etmenleri ile diğer etmenler olarak üç başlık altında toplanabilir. Irk, cinsiyet, yaş, mizaç, canlı ağırlık, karkasın yağlanma durumu fizyolojik etmenler, mevsim, besleme düzeyi ve barındırma şekli çevresel etmenler olarak gruplandırılmaktadır.
    Açlık süresi, taşıma mesafesi, taşıma süresi, taşıma sıklığı, mezbaha bölmelerinde yerleşim sıklığı, bölme içinde farklı hayvanların karıştırılması, mezbahada bekletme süresi, bölmede bekletme şekli, kesim yöntemi �taşıma ve taşıma sonrası stres etmenleri� olarak kabul edilmektedir. Kimi araştırıcılar bu etmenleri fiziksel ve sosyal stres etmenleri olarak da adlandırmaktadır. Taşıma, boşaltma ve bölmelere yerleştirme sırasında sığırlara kötü davranılması, mezbaha kapasitesi, kesim zamanı, hormon ve benzeri maddelerin kullanımı, egzersiz koyu renkli karkasa neden olan diğer etmenler olarak ele alınabilir (Önenç ve Kaya, 2003).
    Genel olarak koyu renkli karkas oranı bakımından ırklar arasında fark bulunmaktadır. Bu fark daha çok verim yönüne bağlı olup süt verim yönlü sığır ırklarında koyu renkli karkas oranının et verim yönlü ırklardan yüksek olduğu belirtilmektedir. Ancak; ırklar arasında saptanan farklılığın, ırk içindeki etlenme ve yağlanma düzeyinden de kaynaklanabileceği öne sürülmüştür. Sığır ırkları arasında koyu renkli karkas görülme sıklığı bakımından bir genetik farklılığın olduğu bilinmesine rağmen, bu farklılığın çevresel farklılıktan küçük olduğu belirlenmiştir (Shackelford ve ark., 1994). Erkek sığırlar, dişilere göre daha yüksek oranda koyu renkli karkas verme eğilimi göstermektedir. Boğaların öküzlerden daha agresif olduğu ve bu nedenle boğalarda koyu renkli karkas sorununun, öküzlere göre daha sık görüldüğü savı çok sayıda çalışma ile desteklenmektedir (Kenny ve Tarrant, 1984).
    Koyu renkli karkasa neden olan etmenleri ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, çevresel etmenlerin koyu renkli karkas oranı üzerindeki etkisi yoğun bir şekilde irdelemiştir. Çevresel etmenlerden özellikle mevsimin koyu renkli karkas oluşumu üzerinde önemli bir farklılık kaynağı olduğu dramatik ve hızlı iklimsel değişimlerin koyu renkli karkas oranını etkilediği öne sürülmektedir (Fabianssion ve ark., 1984). Ülkemizde de özellikle hava sıcaklığı artışına bağlı olarak kıştan ilkbahara, ilkbahardan yaza geçişte koyu renkli karkas oranı önemli düzeyde artma eğilimi göstermektedir (Önenç ve Kaya, 2003). Sığırlarda koyu renkli karkas oranı üzerinde etkili olduğu öne sürülen bir diğer çevresel etmen de beslemedir. Araştırıcılar taşıma, düşük ve yüksek sıcaklıktan kaynaklanan kas glikojen düzeyi azalmasına karşı, yüksek enerjili rasyonların koruyucu bir etkiye sahip olduğuna inanmaktadır. Kas glikojen düzeyinin düşmesine karşı önlem olarak besinin son 2 haftası yüksek enerjili rasyon kullanımının yaygın olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca, yoğun yem ağırlıklı beslenen sığırların kas glikojen düzeyi, merada otlatılan sığırların kas glikojen düzeyinden daha yüksek bulunmuştur (Immonen ve ark., 2000). Koyu renkli karkas oranı üzerinde etkili diğer bir etmen de hayvanların beside bağlı ya da serbest tutulmasıdır. Serbest barındırılan sığırlarda görülen birbiri üzerine atlama davranışının kas glikojen düzeyini düşürdüğü ve koyu renkli karkasa neden olduğu bildirilmiştir. Bağlı besi yapılan sığırlar hareketleri kısıtlandığından düşük oranda koyu renkli karkas vermektedirler (Augustini ve Fisher, 1979, Barto� ve ark., 1988).
    Araştırmaların ortaya koyduğu bir diğer gerçek ise kesim öncesi aç bırakmanın sığır kasında glikojen azalmasına neden olmasıdır. Ayrıca; araştırıcılar taşıma mesafesi ve süresindeki artışa bağlı olarak koyu renkli karkas oranının arttığını bildirmektedir (McVeight ve ark., 1982, Crouse ve ark., 1984, Jones ve ark., 1988). Taşıma sıklığı yanında mezbaha bölmelerindeki sığır sayısı ve birbirine yabancı sığırların aynı bölmede karıştırılması, fiziksel hareketliliği arttırıp, bölme içi çevre koşullarını değiştirerek koyu renkli karkas oranını yükseltmektedir (Warris ve ark., 1984). Nitekim, birbirine yabancı sığırların mezbaha bölmesinde1,5 � 2,5 saat bekletilmesi koyu renkli karkas oluşumu için yeterli bulunmaktadır (Franc ve ark., 1986). Bölmede bekletilme süresi uzayan sığırlarda koyu renkli karkas oranının, bekletilme süresi kısa olanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Mezbaha bölmelerinde bekletilme süresi kadar bekletme şekli de önem taşımaktadır (Franc ve ark., 1988). Sığırlarda koyu renkli karkas oranı üzerine kesim yönteminin etkisinin de önemli olduğu vurgulanmaktadır Dini esaslara dayalı olarak (islami ve ibrani yöntemlere uygun olarak) kesilen sığırlarda koyu renkli karkas oranının yüksek olduğu bildirilmektedir (Grandin, 1994 Gregory, 1998). Yukarıda sayılan etmenlerin, tek başlarına sığırlarda koyu renkli karkasa neden olmadığını, bu etmenlerin eklemeli bir etkiye sahip olduğu bildirilmektedir. Başka bir ifade ile bu etmenlerin ancak bir kısmı ya da hepsi bir araya geldiklerinde koyu renkli karkasa neden olabilmektedir (Page ve ark., 2001).

    Koyu Renkli Karkas Oranını Azaltma Yöntemleri
    Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye�de de koyu renkli karkas sorununun temel nedenini taşıma ve taşıma sonrası oluşan stres koşulları olarak düşünmek gerekir (Önenç ve Kaya, 2003). Koyu renkli karkas sorununu azaltmak amacıyla üç konu üzerinde önemle durulmalıdır. Bunlar:
    • Kas glikojen düzeyini yeterli düzeyde tutabilmek amacıyla sığırları besi sonu dönemde (son 3-4 hafta) enerji açısından zengin yemlerle beslemek,
    • Kesim öncesi ve kesim sırası stres koşullarını en aza indirerek kas glikojen kaybını azaltmak.
    • Birinci ve ikinci maddelerin yerine getirilemediği durumlarda kesim öncesi elektrolit-glikoz terapisi yapmanın yararlı olacağını unutmamak gerekir.
    • Bu konularda uygulamaya dönük olarak yetiştiricilerimize ve et sanayiine aşağıdaki belirtilen noktaları olabildiğince yerine getirmeleri önerilebilir:
    • Sığırların kas glikojen düzeyi tek midelilere göre düşük olduğu gibi, yenilenmesi için daha uzun bir süreye gereksinim duyulmaktadır. Sığırların besinin son 3-4 haftasında yüksek enerjili rasyonlarla beslenmesi yararlı olacaktır.
    • Ani mevsimsel değişiklerin görüldüğü zamanlarda sığırların taşınmasından kaçınılmalıdır.
    • Taşıma sıklığına dikkat edilmelidir.
    • Kısa mesafeden gelen sığırların mezbaha bölmelerinde 1 saatten fazla bekletilmeden hemen kesilmesi daha uygun olacaktır.
    • Uzun mesafelerden taşınan hayvanlar akşam saatlerinde mezbahaya getirtilmeli, gece boyunca dinlendirilmeli ve sabahleyin kesilmelidir. Bu hayvanlara gece boyunca elektrolit-glikoz solusyonu verilmesi ve bağlı olarak bekletilmesi kas glikojen düzeylerinin yenilenmesine yardımcı olacaktır.
    • Sıcak mevsimlerde taşınan sığırların vücutlarından terleme, gübre ve idrarla kaybolan sıvı kaybının azaltılması ve yerine konması çok önemlidir. Sıcak mevsimlerde sığırları gece serinliğinde taşımayı tercih etmek, yorgun ve taşıma stresine maruz kalan sığırlara elektrolit-glikoz solusyonu vermek ve bağlı tutmak yerinde olacaktır.
    • Elektrolit-glikoz solusyonu taşıma öncesi de verilebilir. Bu uygulamanın taşıma stresi nedeniyle meydana gelebilecek kayıpları azalttığı birçok çalışmada kanıtlanmıştır. Ancak elektrolit-glikoz terapisi için arzu edilen başarı, kesim öncesi hayvanların en azından 8-16 saat dinlendirilmesi ve bağlı tutulmasına bağlıdır. Bu süre içinde hayvanların su tüketimleri de serbest bırakılmalıdır.
    • Tüm dünyada insancıl kesim olarak adlandırılan bayıltılarak kesim ülkemizde de uygulanmalıdır. Bu yöntemler karkas ve et kalitesini de olumlu yönde etkilemektedir.

    Bölmede bekletme sırasında uygulanan yöntemlerin de karkas ve et kalitesi adına önemli sonuçlar verdiği unutulmamalıdır. Bu konuya ilişkin önerilerimiz şunlardır:
    • Aynı sürüden olup farklı bölmelerde bulunan sığırlar ya da farklı sürülerden gelen sığırlar taşıma sırasında ve mezbaha bölmelerinde karıştırılmamalıdır.
    • Bölmelerinde olanaklar ölçüsünde mezbahanın kendi görevlileri bulunmalıdır. Bu görevliler hayvan indirme, kesim yoluna sürme gibi aşamalarda yetiştiricilerin müdahale etmesini engellemelidir. Özellikle kesim yoluna sürme sırasında elektrikli övendere, ucu sivri sopa gibi acı verici aletlerin kullanımından kaçınılmalıdır.
    • Kasaplık olarak seçilen sığırlarda besi durumları yanında mizaçları da dikkate alınmalıdır. Sakin mizaçlı, uysal sığırlar daha düşük koyu renkli karkas verirler.
    • Birbirine yabancı sığırların aynı bölmeye konulması zorunluluğu varsa bunların bağlı tutulması, biniş-atlama ve birbirlerine vurma davranışlarını kısıtladığından oldukça yararlıdır. Böyle bir uygulama yapıldığında aynı sürüden gelen hayvanların yan yana bağlanmasına ayrıca özen gösterilmelidir.
    • Mezbahada dişi ve erkekler aynı bölmede tutulmamalı, kızgınlık gösteren dişiler o gün kesilmemelidir.
    • Mezbahalarda kesim yolunun mümkün olduğunca kavisli olması ve kesim bandına ilk olarak daha uslu olan, yönlendirme sırasında sinirlenmeyen ve çabuk ilerleyen sığırların kılavuz olarak sürülmesi, diğer sığırların kesim yolunda daha kolay ilerlemesine yardımcı olacaktır. Ayrıca, kesim yolunda yabancı kimselerin bulunmaması ve kesim yolu yan duvarlarının sığırın sırt yüksekliğinden biraz daha yüksek olması sığırın çevresini görmesini engelleyeceği için ileri doğru hareketini kolaylaştıracaktır.

    [1] Yüksek pH�lı et ABD�de 5.8 �in üzeri etler için kullanılır. Ancak genel olarak pH�sı 6.1�in üzerindeki etler yüksek pH�lı et olarak kabul edilir.

    BAZI TABLOLAR VE RESİMLER ÇIKMADI AMA …UMARIN FİKİR VERİR YİNEDE…

    şuna cevap olarak: SIĞIRLARDA KOYU RENKLİ KARKAS SORUNU #52677
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    SEVGİLİ VET GÜLCAN..

    DOSYA OFFİCE 2007 DE YAZILMIŞTIR…BU NEDENLE ESKİ SÜRÜMLERDEKİ OFFİCE KULLANANLARDA SORUNLAR ÇIKABİLMEKTEDİR..

    BU NEDENLE DOSYAYI İNDİRDİKTEN SONRA DOSYA UZANTISI OLAN .docx BÖLÜMÜNÜ .doc YAPARSAN SANIRIM DÜZELECEKTİR…

    şuna cevap olarak: kan grupları ve zeka #52665
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    ORh (+) 29,8 YETER :)

    şuna cevap olarak: Yüzyılın deneyinde süper gelişme ! #52544
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    ACEBA ONLİNE SEYREDEBİLECEĞİMİZ BİR ADRES VARMI ?

    şuna cevap olarak: Yüzyılın deneyinde süper gelişme ! #52541
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    Yüzyılın deneyinde tüyler ürperten adım
    Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” (LHC), maddenin sır perdesini aralayabilmek amacıyla faaliyete geçirildi.

    Aralarında Türklerin de bulunduğu 5 binden fazla fizikçi ve mühendisin 10 yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı proje, son yılların en büyük bilim projesi olarak gösteriliyor.

    LHC, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildi.

    Deney başladıktan sonra, tünel çevresinde bulunan 4 büyük algılayıcıdan ikisi Atlas ve CMS, “Higgs bozonunun izini sürecek”. Bu parçacığın diğer bazı parçacıklara kütle kazandırdığı düşünülüyor. Bu deneyde Higgs bozonu tespit edilemezse teorik fizik alt üst olabilir.
    ‘Dünyanın sonu’ mu geldi?

    Cern’de bugün başlayacak olan insanlık tarihinin en büyük deneyi ile ilgili endişeler artarken, deneye katılan bilim adamlarından tüyler ürperten bir adım geldi.

    CERN’in bazı çalışanları deneyin başlamasından bir gün önce düzenledikleri partiye, tüm endişeleri haklı çıkarırcasına “Dünya’nın Sonu” adını verdi.

    Deneye katılan bilim adamları tüm açıklamalarında, söz konusu deneyin hiçbir risk taşımadığını vurgulasa da partiye verdikleri isim tüyleri ürpertmeye yetti.

    şuna cevap olarak: nevşehir / kaymaklı kasabası #52485
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    kayr12.jpg
    Uzunali.jpg
    kaymakkis.gif
    PatatesB.jpg
    Kaymakg02B.jpg
    Yeralti3.gif
    KaymakliG.jpg
    kaymakg01B.jpg
    kayr18.jpg
    kayr09.jpg
    caybah2.jpg
    ZKilise1.jpg

    şuna cevap olarak: Veteriner Hekimlere Ne Kadar Zam Geldi ? #52484
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    1,700 CİVARLARINDA ALIYOR..BU MAAŞ KADROLU OLMASINA ÇALIŞTIĞI BÖLGELERE GÖRE ALDIĞI EK ÖDENEKLERE GÖRE DEĞİŞMEKTEDİR..BUNUN YANINDA AŞILAMALARDAN,KÜPELEMELERDEN DE EK GELİRLER ALABİLMEKTEDİR…

    şuna cevap olarak: Kadınların beğendiği erkek tipi #48735
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    BAKTIMDA HİÇ BİRİNE UYMUYOM..

    DEMEKKİ 8.CİDE BENİM :) :)

    şuna cevap olarak: Arkadaş mı Sevgili mi? #51902
    blankMurat KUTAY
    Katılımcı

    Ne sıklıkta görüşüyorsunuz?
    Görüşme sıklığınıza dikkat edin. Her gün görüşüyorsanız bu olumlu bir işarettir, haftada bir zoraki görüşmeler oluyorsa yeni seçenekleri gözden geçirin.

    EVLENDİK HERGÜN GÖRÜŞÜYORUZ…EN GARANTİSİ BU SANIRIM… :)

15 yazı görüntüleniyor - 706 ile 720 arası (toplam 1,613)