Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
- hekim_42 wrote:Hipokalsemi öyle bir olgu oldu ki son zamanlarda hepimiz yüksek süt veren damızlık ineklerde görülür diye biliyoruz.
Hipokalsemi her inekte,her yüksek süt veren inekte,her damızlıkta veya bunların üçünü birlikte barındıran her hayvanda görülmez.
Hipokalseminin gelişmesi olayı yarı yarıya hayvan sahibine ve hayvanın fizyolojisine bağlıdır.
Ona şimdi güzel bir bıyıkta lazımdı üstat…Fransızlar o zaman annelerinin ovaryumlarına doğru kaçarlardı…

Daha önce okumuştum,güzel hikaye, teşekkürler…
Bunlar soyunacak bahane arıyorlar gibi geliyor bana…İlla katliam olmasına gerek yok,küresel ısınma falan bahane çok soyunmaları için…
28 Nisan 2009: 13:10 yanıtla: Bir Türkiye Klasiği “Anadolu Esmeri Projesi Çöktü” Bakın Neden.. #77420Rica ederim,okuduğun için ben teşekkür ederim.
28 Nisan 2009: 11:58 yanıtla: Bir Türkiye Klasiği “Anadolu Esmeri Projesi Çöktü” Bakın Neden.. #77413Ben bununla da ilgisi olan çok güzel bir hikaye anlatmak istiyorum…
Hikayeyi Hulki Cevizoğlu’ndan duydum.
Sarı Öküz.
“Eski zamanların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamasına, ama
civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazmış onları. Hemen her gün
saldırırlarmış sürüye. öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki,
bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları.
Gerçi bir iki sıyrık alırlarmış, ama yine de boyun eğmezlermiş aslanların
zorbalığına.Gün geçtikce aslanları almış bir kaygı. Tavşan, fare gibi küçük
hayvancıklarla beslenir olmuşlar. Git gide güçten düşmüşler. Eee aslan bu,
hiç fareyle doyar mı? “Her halde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş
aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. Nereye gideriz diye
düşünürlerken “Bir dakika !!” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes
donup bakmış sesin geldiği tarafa. Sürünün en çelimsiz, ama kurnaz mı kurnaz
bir ferdi olan Topal Aslan’mış söze atılan. “Hayır” demiş, “Hiç bir yere
gitmiyoruz. Siz bana bırakın, ben hallederim bu işi.”İnanmamış kimse ona, ama haydi bir şans verelim ne çıkar diye düşünmüşler. O
da almış yanına bir iki aslan ve gitmiş öküzlerin yanına. Beyaz bayrak
çekmeyi de unutmamış. öküzlerin lideri olan Boz öküz başta olmak üzere beş
irikıyım öküz yaklaşmış onlara. Sormuşlar ne istediklerini. Topal aslan
başlamış konuşmaya. Bir yandan da Boz öküz’ün sivri ve kocaman boynuzlarına
bakıp ürperiyormuş.“Saygıdeğer öküz efendiler” diye başlamış lafa. “Bugün buraya sizden özür
dilemek için geldik. Biliyorum, sizleri çok defa incittik, kim bilir
kaçınızda su pençemin izi vardır. Ama inanınız bunların hiç birini isteyerek
yapmadık. Biliniz ki biz aslanlar, barışçı bir milletiz. Hele öküzlerle hiç
bir alıp vermediğimiz olamaz. Evet, size defaatla saldırdık, ama niye
biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdaki Sarı öküz yüzünden. Onun rengi öyle
sizinkiler gibi değil ki. Gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor.
Onu gördük mü ne kadar barışsever olduğumuzu unutup size saldırıyoruz ve
sürünüze zarar veriyoruz. Yoksa bizim sizinle hiçbir alıp veremediğimiz yok.
Onun yüzünden hepiniz zarar görüyorsunuz. Bir türlü rahat rahat
otlayamıyorsunuz, belki geceleri bile kükrememiz uykunuzu kaçırıyor.
Bunların hepsi Sarı öküz’ün suçu. Verin onu bize, siz kurtulun, biz de barış
içinde yaşayalım” demiş.Boz öküz, diğer önde gelenlerle görüşmek üzere geri çekilmiş. Hepsi de sıcak
bakmışlar bu teklife. Bir tek yaşlı Benekli öküz olmaz demiş, ama kimseye
dinletememiş sesini. Zavallı Sarı öküz, kurban edilmiş aslanlara.Hepsi birden saldırmışlar zavallı öküzün üzerine. Bir ikisini fırlatmış
üstünden, ama bitkin düşmüş az sonra. çırpınmış, haykırmış, yardım istemiş,
yalvarmış, ama yokmuş onu işiten. Diğerleri üzülmüşler
üzülmesine, ama elden ne gelir ki. Bütün sürünün selameti için gerekliymiş
bu.Gerçekten de günlerce sürüye hiçbir saldıran olmamış. Huzur içinde geçer
olmuş günleri. Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki. Hele öküz etinin
tadını aldıktan sonra. Acıktık demişler Topal Aslan’a, daha bir kaç hafta
bile geçmemişken. O da yine almış yanına bir kaçını, bir defa daha gitmiş
Boz öküz’ün yanına.“Selam” diye girmiş söze. “Gördünüz ya, biz aslanlar ne denli uysal
milletiz. Doğru kararınız için sizi bir daha kutlamak isterim. Siz de huzur
içindesiniz, biz de. Ne mutlu. Yalnız buraya bunları söylemek için
gelmedim. Büyük bir problemimiz var.” .. “Nedir?” demiş Boz Okuz merakla ..
“Su sizin Uzun Kuyruk” demiş Topal Aslan, “öyle uzun bir kuyruğu var ki,
nereden baksak görünüyor. O kuyruğunu salladıkça bizim de aklımız başımızda
gidiyor. Gözümüz dönüyor, sürüye saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz.
Halbuki siz öyle mi ya, hepiniz normal kuyruklusunuz. Bir onun sucu
yüzünden, korkarım hepiniz zarar göreceksiniz. Gelin verin onu bize, bu
mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve sevgi içinde iki taraf da
hayatini sürdürsün.”Boz öküz, yine istişare yapmış sürünün ulularıyla. Yine sadece Benekli öküz
olmuş karşı çıkan. Hepsi de verelim gitsin demişler. İstişare daha da kısa
sürmüş bu defa. Dışlamışlar Uzun Kuyruk’u sürüden. Saatler sürmüş zavallının
çırpınışları ama sonunda o da yenik düşmüş aslanlara.Tekrar tekrar yinelenmiş bu olanlar. Her gecen gün daha da semirmiş
aslanlar. Alabildiğince güçlenmişler. öküzlerse her geçen gün daha da
zayıflamışlar, seyreldikçe seyrelmişler. Aslanlar, küstahlaştıkça
küstahlaşıyorlarmış. Artık bir sebep bile söyleme gereği duymuyorlarmış.
“Verin bize su öküzü, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar. Zavallı
öküzlerin hayır diyebilecek güçleri kalmamış. Hepsi birer birer can
veriyormuş, aslanların pençesinde. Boz öküz de aralarında olmak üzere bir
kaçı kalmış en sona.“Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu harbi aslanlara karşı, oysa ne kadar da
güçlüydük?” diye sormuş biri Boz öküz’e.“Biz” demiş Boz öküz, gözleri nemli ve sesi pişmanlıkla titreyerek, “Sarı
öküz’ü verdiğimiz gün kaybettik bu harbi.”Hikayeden anlam çıkaramayacak kadar cahil olan arkadaşlar olursa çekinmeden sorsunlar,ben anlatırım.
Kesinlikle çiçek hastalığı.Cevher kardeşime katılıyorum bu konuda.
Eyvallah.
Yumurta tavuktan çıkar…
Yumurtadan civciv çıkar, tavuk değil…
Arada olur böyle şeyler değil mi Murat hocam?

Bakın isminizdeki harfler diyor.Mesela “E” harfine baktım alakası yok benle.
İsminizin baş harfi dese bile yine alakası yok.”Y” harfine baktım;ben her konuda her yerde ve herkese karşı dobra değilim.Kendisi ile ilgili eleştiriyi kaldıramayacak olanlar var,ben bunun ölçüsünü biliyorum.Pat diye düşündüğümü söylemem.
Tabi ufak tefek tutuyor dediklerim ama ne demiş Amerikalılar?Worthless…
Araştırsınlar bakalım ne bulacaklar?Bence krizin teğet geçmediğini ve birilerinin yalan söylediğini bulacaklar ama herzaman ki gibi susacaklar…
Ben yine de alakası olmadığını düşünüyorum duygusal Murat hoca

Kendi ismimi inceledim.Konunun gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmadığının, zaten alakası olmasının da saçma olacağının kanısına vardım.
Paylaşım için teşekkürler.
Şuan şarkı dinlemiyorum

Komik ve daha buna benzerler var onları da eklerim ileride.
- YazarYazılar
