Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 211 ile 225 arası (toplam 908)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: Sığırlarda hipokalsemi #77525
    hekim_42 wrote:
    Hipokalsemi öyle bir olgu oldu ki son zamanlarda hepimiz yüksek süt veren damızlık ineklerde görülür diye biliyoruz.

    Hipokalsemi her inekte,her yüksek süt veren inekte,her damızlıkta veya bunların üçünü birlikte barındıran her hayvanda görülmez.

    Hipokalseminin gelişmesi olayı yarı yarıya hayvan sahibine ve hayvanın fizyolojisine bağlıdır.

    yanıtla: ÜÇ ÇUVAL YENICERI ELBISESI NEYE YARAR? #77457

    Ona şimdi güzel bir bıyıkta lazımdı üstat…Fransızlar o zaman annelerinin ovaryumlarına doğru kaçarlardı… :)

    Daha önce okumuştum,güzel hikaye, teşekkürler…

    yanıtla: herşey PETA için.. #77453

    Bunlar soyunacak bahane arıyorlar gibi geliyor bana…İlla katliam olmasına gerek yok,küresel ısınma falan bahane çok soyunmaları için…

    Rica ederim,okuduğun için ben teşekkür ederim.

    Ben bununla da ilgisi olan çok güzel bir hikaye anlatmak istiyorum…

    Hikayeyi Hulki Cevizoğlu’ndan duydum.

    Sarı Öküz.

    “Eski zamanların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamasına, ama
    civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazmış onları. Hemen her gün
    saldırırlarmış sürüye. öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki,
    bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları.
    Gerçi bir iki sıyrık alırlarmış, ama yine de boyun eğmezlermiş aslanların
    zorbalığına.

    Gün geçtikce aslanları almış bir kaygı. Tavşan, fare gibi küçük
    hayvancıklarla beslenir olmuşlar. Git gide güçten düşmüşler. Eee aslan bu,
    hiç fareyle doyar mı? “Her halde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş
    aslanlardan birisi. “Evet” diye tasdik etmiş diğerleri. Nereye gideriz diye
    düşünürlerken “Bir dakika !!” diye bir ses duymuşlar gerilerden. Herkes
    donup bakmış sesin geldiği tarafa. Sürünün en çelimsiz, ama kurnaz mı kurnaz
    bir ferdi olan Topal Aslan’mış söze atılan. “Hayır” demiş, “Hiç bir yere
    gitmiyoruz. Siz bana bırakın, ben hallederim bu işi.”

    İnanmamış kimse ona, ama haydi bir şans verelim ne çıkar diye düşünmüşler. O
    da almış yanına bir iki aslan ve gitmiş öküzlerin yanına. Beyaz bayrak
    çekmeyi de unutmamış. öküzlerin lideri olan Boz öküz başta olmak üzere beş
    irikıyım öküz yaklaşmış onlara. Sormuşlar ne istediklerini. Topal aslan
    başlamış konuşmaya. Bir yandan da Boz öküz’ün sivri ve kocaman boynuzlarına
    bakıp ürperiyormuş.

    “Saygıdeğer öküz efendiler” diye başlamış lafa. “Bugün buraya sizden özür
    dilemek için geldik. Biliyorum, sizleri çok defa incittik, kim bilir
    kaçınızda su pençemin izi vardır. Ama inanınız bunların hiç birini isteyerek
    yapmadık. Biliniz ki biz aslanlar, barışçı bir milletiz. Hele öküzlerle hiç
    bir alıp vermediğimiz olamaz. Evet, size defaatla saldırdık, ama niye
    biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdaki Sarı öküz yüzünden. Onun rengi öyle
    sizinkiler gibi değil ki. Gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor.
    Onu gördük mü ne kadar barışsever olduğumuzu unutup size saldırıyoruz ve
    sürünüze zarar veriyoruz. Yoksa bizim sizinle hiçbir alıp veremediğimiz yok.
    Onun yüzünden hepiniz zarar görüyorsunuz. Bir türlü rahat rahat
    otlayamıyorsunuz, belki geceleri bile kükrememiz uykunuzu kaçırıyor.
    Bunların hepsi Sarı öküz’ün suçu. Verin onu bize, siz kurtulun, biz de barış
    içinde yaşayalım” demiş.

    Boz öküz, diğer önde gelenlerle görüşmek üzere geri çekilmiş. Hepsi de sıcak
    bakmışlar bu teklife. Bir tek yaşlı Benekli öküz olmaz demiş, ama kimseye
    dinletememiş sesini. Zavallı Sarı öküz, kurban edilmiş aslanlara.

    Hepsi birden saldırmışlar zavallı öküzün üzerine. Bir ikisini fırlatmış
    üstünden, ama bitkin düşmüş az sonra. çırpınmış, haykırmış, yardım istemiş,
    yalvarmış, ama yokmuş onu işiten. Diğerleri üzülmüşler
    üzülmesine, ama elden ne gelir ki. Bütün sürünün selameti için gerekliymiş
    bu.

    Gerçekten de günlerce sürüye hiçbir saldıran olmamış. Huzur içinde geçer
    olmuş günleri. Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki. Hele öküz etinin
    tadını aldıktan sonra. Acıktık demişler Topal Aslan’a, daha bir kaç hafta
    bile geçmemişken. O da yine almış yanına bir kaçını, bir defa daha gitmiş
    Boz öküz’ün yanına.

    “Selam” diye girmiş söze. “Gördünüz ya, biz aslanlar ne denli uysal
    milletiz. Doğru kararınız için sizi bir daha kutlamak isterim. Siz de huzur
    içindesiniz, biz de. Ne mutlu. Yalnız buraya bunları söylemek için
    gelmedim. Büyük bir problemimiz var.” .. “Nedir?” demiş Boz Okuz merakla ..
    “Su sizin Uzun Kuyruk” demiş Topal Aslan, “öyle uzun bir kuyruğu var ki,
    nereden baksak görünüyor. O kuyruğunu salladıkça bizim de aklımız başımızda
    gidiyor. Gözümüz dönüyor, sürüye saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz.
    Halbuki siz öyle mi ya, hepiniz normal kuyruklusunuz. Bir onun sucu
    yüzünden, korkarım hepiniz zarar göreceksiniz. Gelin verin onu bize, bu
    mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve sevgi içinde iki taraf da
    hayatini sürdürsün.”

    Boz öküz, yine istişare yapmış sürünün ulularıyla. Yine sadece Benekli öküz
    olmuş karşı çıkan. Hepsi de verelim gitsin demişler. İstişare daha da kısa
    sürmüş bu defa. Dışlamışlar Uzun Kuyruk’u sürüden. Saatler sürmüş zavallının
    çırpınışları ama sonunda o da yenik düşmüş aslanlara.

    Tekrar tekrar yinelenmiş bu olanlar. Her gecen gün daha da semirmiş
    aslanlar. Alabildiğince güçlenmişler. öküzlerse her geçen gün daha da
    zayıflamışlar, seyreldikçe seyrelmişler. Aslanlar, küstahlaştıkça
    küstahlaşıyorlarmış. Artık bir sebep bile söyleme gereği duymuyorlarmış.
    “Verin bize su öküzü, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar. Zavallı
    öküzlerin hayır diyebilecek güçleri kalmamış. Hepsi birer birer can
    veriyormuş, aslanların pençesinde. Boz öküz de aralarında olmak üzere bir
    kaçı kalmış en sona.

    “Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu harbi aslanlara karşı, oysa ne kadar da
    güçlüydük?” diye sormuş biri Boz öküz’e.

    “Biz” demiş Boz öküz, gözleri nemli ve sesi pişmanlıkla titreyerek, “Sarı
    öküz’ü verdiğimiz gün kaybettik bu harbi.”

    Hikayeden anlam çıkaramayacak kadar cahil olan arkadaşlar olursa çekinmeden sorsunlar,ben anlatırım.

    Kesinlikle çiçek hastalığı.Cevher kardeşime katılıyorum bu konuda.

    Eyvallah.

    Yumurta tavuktan çıkar…

    Yumurtadan civciv çıkar, tavuk değil…

    Arada olur böyle şeyler değil mi Murat hocam? ;)

    yanıtla: İsminiz karakterinizi etkiliyor #77259

    Bakın isminizdeki harfler diyor.Mesela “E” harfine baktım alakası yok benle.

    İsminizin baş harfi dese bile yine alakası yok.”Y” harfine baktım;ben her konuda her yerde ve herkese karşı dobra değilim.Kendisi ile ilgili eleştiriyi kaldıramayacak olanlar var,ben bunun ölçüsünü biliyorum.Pat diye düşündüğümü söylemem.

    Tabi ufak tefek tutuyor dediklerim ama ne demiş Amerikalılar?Worthless…

    yanıtla: Süt Sektörüne Meclis Araştırması #77242

    Araştırsınlar bakalım ne bulacaklar?Bence krizin teğet geçmediğini ve birilerinin yalan söylediğini bulacaklar ama herzaman ki gibi susacaklar…

    yanıtla: İsminiz karakterinizi etkiliyor #77227

    Ben yine de alakası olmadığını düşünüyorum duygusal Murat hoca :D

    yanıtla: İsminiz karakterinizi etkiliyor #77215

    Kendi ismimi inceledim.Konunun gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmadığının, zaten alakası olmasının da saçma olacağının kanısına vardım.

    Paylaşım için teşekkürler.

    Şuan şarkı dinlemiyorum :D

    yanıtla: Erkekler ve Kızlar Arasındaki Farklar #77046

    Komik ve daha buna benzerler var onları da eklerim ileride.

15 yazı görüntüleniyor - 211 ile 225 arası (toplam 908)