Giriş Yap

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 1,981 ile 1,995 arası (toplam 2,740)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: ATLA TERAPİ #33882
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    HIPPOTHERAPY ( HORSE THERAPY) NEDİR ?

    Eski yunanca da At anlamına gelen “ Hippos” kelimesinden gelmektedir. Hippotherapy, atın çok boyutlu hareketini kullanan bir tedavi şeklidir.

    Özel eğitilmiş uzman fizik ve konuşma terapistleri bu tedavi yöntemini hareket kabiliyeti kısıtlı hastalar için kullanırlar. Tarihsel olarak , atın tedavideki yararları MÖ. 460 yıllarında fark edilmiştir. Tedavide atın kullanımı Avrupa, Amerika ve Kanada da gelişme göstermiştir.

    Hippotherapy de atın hastaya yarar sağlayacak hareket aktiviteleri kullanılır.

    Bu tedavi şeklinde Binicilik becerileri öğretilmemekte,buna karşı sinirsel fonksiyonları ve duyumsal girdileri (sensory input) geliştirici eğitim programı uygulanmaktadır.

    Bu program daha sonra geniş kapsamlı olarak günlük aktiviteleri etkileyecek şekilde uygulanmaktadır.

    Hippotherapy’ nin en belirgin hedefleri ;

    Kas perdesini normalize etmek,

    Denge reaksiyonlarını geliştirmek,

    Baş ve gövde kontrolü,

    Koordinasyon,

    Sosyal yaşam – arkadaşlık – paylaşım.

    Hippotherapy aşağıdaki hastalıklarda uygulanmakta ve At ın hekimlerce bir tedavi aracı olarak kullanılması sebebi ile de HT. Tıp da Yardımcı Tedavi şekli olarak kabul edilmiştir.

    Amerikan eyalet kanunlarına da HT. bu şekilde yer alarak yasal bir düzenleme ile bir standart oluşturulmuştur.

    Cerebral Palsy Öğrenme bozuklukları

    Autizm Spina pfida

    Mental retardasyon İşitme engelliler

    Dawn sendromu Görme engelliler

    Muscular dystropy Ruhsal bozukluklar

    Multiple sclerosis Paraplegics

    Cardiovascular accident / Stroke

    Bu hastalıklar 30 000 hastada yapılan istatistiksel değerlendirme sonucu belirlenmiştir.

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33850
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]WESTERN
    cowboy.jpg
    [/align]

    Western tarzı binicilik Amerika, Arjantin, Avustralya, yeni Zelanda ve Afrika’nın bazı bölümlerinde halen yaygın olarak yapılmaktadır.

    Western tarzı biniciliğin anavatanı Amerika’dır. Atlar ulaşım, yiyecek bulma, sürülerin bir yerden bir yere götürülmesini kontrol altında tutmak gibi bir çok sebeple kullanılmaktaydı. Biniciler uzun saatler boyu at sırtında olduklarından, rahat eyerlere aynı zamanda da hızlı, duyarlı, sakin ve idare edilmesi kolay atlara ihtiyaç duymaktadırlar. Western tarzı at malzemeleri bu ihtiyaçlardan yola çıkılarak oluşturuldu. Bu tarz binicilikte, bacaklar daha uzun bir pozisyonda tutulurken, dizginler tek elde tutulur. At oturuş ve ağırlıkla idare edilir. Dizginler atın ağzına temas etmekten ziyade yardımcı bir araç olarak kullanılır. Westwrn tarzı binicilik için uygun atlar ; başta Quarter atı, olmak üzere Appaloosa, Painted horse ve Pinto’dur.

    cowboy2.jpg

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33881
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]AT ARABASI YARIŞLARI
    ataraba3.jpg
    [/align]

    Yıllar boyu atlar, arabalara koşularak günlük yaşamda bir ulaşım aracı olarak kullanılmıştır. Ancak modern at arabası yarışları, 1968 yılında ortaya çıkmıştır. Bu yeni sporun kuralları prens Philip tarafından oluşturulmuştur. At arabası yarışları, binicilikte 3 günlük konkur komple yarışları baz alınarak oluşturulmuş 3 bölümlük bir “Triatlon” dur.

    1.BÖLÜM: İlk bölümde; basit bir dresaj testi vardır. Bu bölümde hakemler performansa ve sunuma puan verirler.

    ataraba1.jpg
    2.BÖLÜM: İkinci bölüme; maraton adı verilir. Maraton yaklaşık 25 Km.den oluşur ve 2 saatlik bir zaman sınırı vardır.

    İlk Etap herhangi bir hızda tamamlanabilir ancak “süratli” ile gitmek yeterli bir stildir.

    İkinci Etap “adeta” da tamamlanır ve bu etabın sonunda 10 dakikalık bir dinlenme süresi vardır.

    Üçüncü Etap, hızlı bir “süratli” temposunda koşulur. Belirlenen zamanı geçmemek için dörtnal’a izin verilmez.

    Dördüncü Etap, adetada tamamlanır ve 10 dakikalık bir dinlenme süresi sonrasında asıl heyecanın başladığı son etap’a geçilir.

    Beşinci Etap, bu bölüm yapay veya doğal engellerden oluşan bir parkurdur ve zamana karşı yarışılır.

    ataraba2.jpg
    3. BÖLÜM : Bu bölüm de engelli bir parkur koşulur. Atın itaatkarlığı ve sürücünün yeteneğini ölçmeye yöneliktir. Bu bölümde zamana karşı yarışılır. Engelli bölümde geçitler, köprüler, keskin dönüşler gibi maniler bulunur.

    Yarışmanın galibi, her üç bölümden en iyi puanı elde eden sürücü olur.

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33880
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]VOULTING (VOLTİJ)
    voltij1.jpg
    [/align]

    Voltij basitçe at sırtında jimnastik olarak tanımlanabilir. 1982’den bu yana FEI tarafından yönetilen uluslararası bir müsabaka çeşidi olsa da acemi binicilere atın hareketlerini tanıtmak,denge ve güven hissi yaratmak için çok eskilerde kullanılan bir teknik’tir. Süvari okulları voltij egzersizlerini acemi erlerin at hareket halindeyken dengelerini geliştirmeleri için uygular. Voltij aynı zamanda biniciler için güçlendirici ve sıkılaştırıcı olduğu kadar binicilere at üzerinde güven aşılayan iyi bir egzersizdir.

    voltij2.jpg
    GEREKLİ BECERİLER

    Eğer bir volter olmak istiyorsanız iyi bir doğal dengeniz , doğuştan atletik bir yapınız olmalı, hünerli ve kendinize güvenli olmalısınız.

    Atın ise sakin, güçlü, ani tepkiler vermeyen ve çalışma boyunca lonjda sabit, ritmik ve dengeli dörtnal yapabilecek bir at olması gerekir.

    Bu sporun en büyük dezavantajı volter’ın her zaman atı lonj yapacak bir yardımcıya ihtiyacının olmasıdır. Müsabakaya katılmasanız bile bir partnere ve en azından 8 kişilik bir ekibe ihtiyacınız vardır. Voltijle ilgilenen binicilerin her ne kadar tahta bir at üzerinde temel jimnastik hareketlerini yapma imkanları olsa da bir klüpe üye olmaları gereklidir. Voltij binicileri at üstüne çıkmadan önce ısınma hareketleri yaparlar ve bunun için de tahta bir at kullanırlar.

    voltij3.jpg
    MÜSABAKALAR

    Uluslararası voltij müsabakaları takım, ferdi ve çiftler olarak ayrılır. Takım volter’ları için üst yaş sınırı 18’dir. Ancak ferdi olarak yarışan binicilerde yaş sınırı yoktur. Bir takımda 8 binici, 1 at , 1 yedek binici ve 1 lonjcu bulunur. Hem ferdi hem de takım müsabakaları hem zorunlu hem de serbest testler hareketler içerir.

    At her zaman sol yanda, dörtnal yürüyüşünde ve en az 13m. Çapında bir dairede lonj olur.

    2 çeşit uluslararası müsabaka vardır: CVI tek yıldız ve CVI çift yıldız. Dünya Şampiyonası her 2 yılda bir yapılır. Ayrıca erkekler, bayanlar ve karışık takımlardan oluşan kıtalararası müsabakalar da vardır.

    voltij4.jpg
    GÖSTERİ TAKIMLARI

    Voltij takımları müsabakalar dışında gösterilerde şov yapmaları için de aranan takımlardır. Bu tür gösteriler gerçekten heyecan verici, zarif, hoş ve renklidir.

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33879
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]RAHVAN ve RAHVAN YARIŞI
    rahvan1.jpg
    [/align]

    RAHVAN ; atın ‘tek ayak’ koşma stiline verilen isimdir. Atın aynı taraftaki ayaklarının birlikte hareket ettiği ve binicisini sarsmayan bir koşu şeklidir. Atı rahvan yürütmekten amaç; üzerindeki binici ve teçhizat yükünü en uzun mesafeye, en kısa zamanda biniciyi yormadan ve en az enerji harcayarak yürütülmesini sağlamaktır.

    RAHVAN AT YARIŞLARI: Bütün Türkiye’de yaygın olmasına rağmen, tanıtımı fazla yapılamadığından fazla tanınmayan Rahvan At Yarışlarına sadece yerli ırk atlar katılabiliyor. Ege Bölgesine has bir yarış olarak tanınır. En büyük yarışlar Balıkesir Karapürçek, Kütahya Örencik ve İzmir Çaylı’da oluyor. Yıl içinde birkaç yerde yapılsa da en önemlisi İzmir Ödemiş Çaylı koşularıdır. Hem rahvan yarışlarının buradan başlayarak Türkiye’ye yayılması hem de küçük Menderes ovasının sağladığı doğal koşu pistinin rahvan için bulunamaz olması Çaylı koşusunu bir numara yapıyor. Zaten Türkiye Cumhuriyeti’nin elli yıldır yapılan rahvan yarışlarına ilk defa resmilik kazandırarak, Çaylı koşusunu 1. Rahvan Türkiye Şampiyonası ilan etmesi bunun göstergesidir. Yarışma, tıpkı Kırkpınar güreşlerinde olduğu gibi dualarla başlıyor ve atlar şu kategorilerde yarışıyorlar:

    rahvan2.jpg
    DESTE : 3 yaşlı taylar (1200m.)
    AYAK : 4 yaşlı atlar (1400m)

    KÜÇÜK ORTA : 5 yaş atlar (1800m)
    BÜYÜK ORTA : 5 ve yukarı yaşlı atlar, 3 defa küçük orta kazanmış atlar.(2000m)
    BAŞALTI : 5 ve yukarı yaş atlar,3 defa büyük orta kazanmış atlar (2200m)
    BAŞ : 5 ve yukarı yaş atlar,3 defa başaltı kazanmış atlar(2400m)
    Ayrıca yine güreşlerde olduğu gibi bir de yarış ağası seçilmekte.

    Rahvan yarışlarında atlar dörtnala koşmuyor. Yürüme ile koşma arasında bir stille yarışan atlar; yarış anında dört kez ayak değiştirirse, meraklılarının tabiriyle ”Köpekleme” yaparsa, pist dışına çıkarsa veya stili bozuk dörtnala koşarsa, yarış dışı kalıyor. Atın bu ritmik koşusunu binicileri, ”Rahvan koşan atın üzerinde kahve içsen Kahvenden bir damla dökülmez” diye tarif ediyor.
    Rahvan yarışlarında hipodromlardaki gibi çok büyük ödül de verilmiyor. En büyük ödül en fazla 200-500 milyon lira. Bu da at sahibinin ancak masrafını karşılamakta. Bu yarışlarda önemli olan para kazanmak değil, şan, şeref ve ödülle birlikte verilen Türk Bayrağıdır. Yarışı kazanan at sahibinin aldığı bayrak, atın boynuna asılır. Bu onun için ödüllerin en büyüğüdür.

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33878
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]POLO OYUNU
    35.jpg
    [/align]

    TARİHÇESİ : Polonun kökleri, tarihin derinliklerinde kaybolmuş olsada, bugün Polonun en eski takım sporu olduğunu biliyoruz. Yaklaşık 2000 yıl önce Asya dabulunan göçebe Türkmen kabilelerince oynandı. Doğuda Kralların oyunu olarak bilinen Polo sahaları Semerkant da hala görülmektedir. Hindistan’daki İngiliz çay yetiştiricileri 1800’lü yılların başında bu oyunu gördüler. 1850’li yıllarda İngiliz süvariler bu sporun kurallarını oluşturdular. 1869 da İngilterede oynanmaya başladı. James Gordon Bennet 1876’da bu sporu New York’a taşıdı. 10 yıl içinde Amerikada yaygınlaşmaya başladı.günümüzde Amerikada 300 kadar Polo klübü ve 3000 den fazla polo oyuncusu bulunmaktadır. Polo uluslar arası bir oyundur.
    Yaz sezonunda İngiltere-Hurling, Sonbahar sezonunda Palermo,Buanes-aires, Kış sezonunda Palm Beach’ de Amerika, Arjantin, Zimbabwe, Kanada, Yeni Zelanda, Pakistan, Meksika, Fransa, Avustralya, Güney Afrika, İngiltere başta olmak üzere birçok ülkeden polo sporcuları gelerek yarışırlar.

    POLO NASIL OYNANIR ?

    Dünyanın en hızlı top sporudur. 4 atlı sporcu bir takımı oluşturur. Topa bir sopa aracılığı ile vurulur. Polo; 150 – 250m. veya 180 – 280m. genişliğinde düz bir sahada oynanır. Sahanın her iki ucunda birer kale bulunur.amaç buraya gol atmaktır. Oyun 6 devreden oluşur. Her devre 7 dakika sürer. Bu devrelere “CUKKA” adı verilir. Her gol olduğunda takımlar kale değiştirir. Cukka sonrasında 3’er dakikalık ara vardır. Her takım numara sırasına göre sahaya dizilir, Hakem iki takım oyuncuları arasına topu yuvarlar ve oyun başlar. Faul olduğunda, at yada binici düştüğünde, yaralandığında, malzemeler koptuğunda, kask düştüğünde ve top oyun sahasından çıktığında zaman durdurulur. Sopa kırıldığında oyun durmaz oyuncu yeni bir sopa almak için saha dışına çıkabilir.

    67.jpg
    Kale direkleri arası; 7,5m. direklerin yüksekliği, 2,80mdir ve üst direk yoktur. Penaltı noktası kalden 30m uzaktadır. Her oyuncunun iki atı vardır. Oyunu iki hakem yönetir. Ceza atışı yapılırken oyuncular 25m uzakta dururlar. Polo’da başlıca 4 vuruş şekli vardır:

    FOREHAND : Oyun arkadaşına pas verme.
    BACKHAND : Topu karşılamak ve gidişini aksi yöne çevirmek.
    NECKSHOT : Atın boynunun altından yapılan vuruş.
    TAILSHOT : Topa atın sağrısından yapılan vuruş.
    Polo ; malzemeler açısından en pahalı sporlardan birisidir. Bu malzemeler :

    jolieListonLarg.jpg
    TOP : Bambu’dan yapılmış olup, 7 cm. çapındadır.

    SOPA : Bambu – hazeran dan yapılmıştır. 120 – 130cm uzunluğundadır.

    KASK : Baş ve yüzü korumak amaçlıdır.
    Beyaz binici pantolonu, eldiven, polo T- Shirt, kısa bot ve dizlik kullanılır.

    Atın yele ve kuyruğunun örülmesi, ayaklarına bandaj sarılması zorunludur.
    polos.jpg

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33877
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]THREE DAYS EVENT (KONKUR KOMPLE)
    konkur1.jpg
    [/align]

    3 gün süren ve binicilik sporunun 3 branşını birlikte içeren müsabaka şeklidir.

    1. gün : DRESAJ
    2. gün : CROSS COUNTRY
    3. gün : ENGEL ATLAMA Branşlarında yarışılır.
    Konkur Komple müsabakaları; gerek At gerek Binici için biniciliğin tüm dallarını içeren bir Test’tir. Dresaj testi; atın sakin,uyumlu ve itaatkar olduğunu Engel Atlama Testi; engel atlarken atın dikkatini, Cross Country testi ise cesaretini, hızını ve gücünü ölçer.

    Konkur Komple ; ilk olarak Avrupa da şövalyelerin at eğitimlerinde ortaya çıkmıştır. Olimpiyatlarda ilk konkur komple 1912 yılında koşuldu. Bu yıllarda Asker binicilerin önderliğinde düzenlenen uluslar arası Askeri müsabakalarla ülkeden ülkeye yayıldı. Sivillerinde bu spora ilgisiyle de yaygınlaştı.

    konkur2.jpg
    Üç günlük müsabakada atlar öncelikle veteriner kontrolünden geçirilirler. Herhangi bir aksaklığı yada rahatsızlığı görülen atlar yarışa başlamadan diskalifiye edilir. İlk gün Dresaj etabından sonra 2. gün yapılan cross country en zor etaptır. Atların hız ve dayanıklılığı çok önemlidir. Bu bölümde atlar, sabit engellerden oluşan uzun parkuru belirli bir zamanda tamamlamak durumundadırlar. Üçüncü gün ise engel atlama testi koşulur. Yarışmacıların üç günlük aldıkları puanlara göre dereceler belirlenir.

    Üç günlük yarışların farklı kategorileri bulunmaktadır.

    Bir yıldız; Acemi seviyesi

    İki yıldız ; Başlangıç seviyesi

    Üç yıldız ; Başlangıç seviyesinden, usta seviyesine kadar.

    Dört yıldız; Usta ve Şampiyona seviyeleri.

    konkur3.jpg
    Cross country etabının hatasız veya en az ceza puanı ile bitirilmesi gereklidir. Üç günlük konkur komple de dereceye girebilmek için bu etabı en az ceza puanı ile tamamlamış olmak önemlidir.

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33876
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]ENDURANS (DAYANIKLILIK)
    endurans1.jpg
    [/align]

    Uzun mesafeli binicilikte 2 tür vardır:

    1)- Endürans (FEI statüsündedir)
    2)- İz binişi.

    İz binişi yarışmayı içermez. Amaç, belirlenen izi siz ve atınız iyi bir durumdayken bitirebilmektir. Burada iz 40 -160 km. Olur.
    Endüransta ise; bir rekabet vardır. Atın hızını ve dayanıklılığını ölçen zamanlı bir müsabakadır. Aynı zamanda binicinin tekniğini, yürüyüş seçimini ve hem kendisinin hem de atının iyi durumda olup olmadığını da sınar. Her müsabaka etaplara ayrılmıştır. Etaplar 40 km. dir. Her etabın sonunda atlar veteriner kontrolünden geçerler. Sırtlarında ve ağızlarında yara olup olmadığına, genel durumlarına ve nabızlarına bakılır.

    Müsabakalarda iz uzunluğu değişir ancak bir günden uzun süren uluslararası müsabakalarda bir günlük iz 80-100 km.dir. bir günlük bir şampiyonada ise iz yaklaşık 160 km. olur ve kazanan yarışmacı yaklaşık 10-12 saat at üstünde kalır.

    endurans2.jpg
    BU SPORUN GELİŞİMİ

    Yüzyıllar boyu atlar uzun mesafelerde ulaşımı sağlamak için kullanılmıştır. Çoğu ülke büyük dayanıklılık müsabakalarındaki yetenekleriyle övünür. Ancak endürans müsabakası 1950lerden önce resmi spor müsabakası değildi.

    Günümüzde endürans binişi atın rahatını sıkı veteriner kontrolleri aracılığıyla ön planda tutar. Yetkililer atı çok yıpranmış, iyi durumda olmayan bir biniciyi diskalifiye etme hakkına sahiptir. Önceden yapılmış uzun mesafeli yarışlar atın dayanıklılık sınırını ölçmede yol gösterir. Endürans müsabakalarına olan ilgi hızla Avrupa ve Amerika’da yayılmıştır. İlk endürans müsabakaları aslında değişik türdeki atların süvari binişi için uygunluğunu kanıtlamak için düzenlenmiştir.

    1955 yılında Kaliforniya’da Endürans müsabakaları başladı. Buna olan ilginin kıvılcımları Wendall T. Robbie’nin ve arkadaşlarının üstlendiği bir binişte çıktı. Bu grup eski madenci ve göçebe gruplarının izlediği , Squaw Vadisi’nden Sierra Nevada’ya ordan da Auburn’e uzanan 160 km.nin üzerinde bir yol izlediler. Bu iz dünyanın ilk resmi endürans binişinin izi oldu ve Batı Eyaletleri İz Binişi olarak adlandırıldı.

    1982’den itibaren uluslararası bir disiplin olarak kabul edilen günümüzün popüler sporlarından olan endürans binişi FEI tarafından idare edilmektedir.

    endurans3.jpg
    ENDÜRANS ATI

    Herhangi bir endürans atında bulunması gereken temel özellikler güçlü bir kemik yapısı, güçlü ve sağlıklı tırnaklar ve ne ile karşılaşırsa karşılaşsın istekli ve kendinden emin olmasıdır. Çünkü uzun mesafede doğal risklerin her türlüsüyle karşılaşacaktır. Hafif bir yürüyüşü olmalı ve her tür yolda yere iyi basan dengeli bir at olmalıdır. Süratli ve dörtnal temposu sabit olmalıdır ve minimum temasta gevşek dizginle bile bu tempoyu ve dengeyi koruyabilmelidir. Endürans binişine birçok değişik at cinsi uygundur.

    endurans4.jpg
    TAKTİKLER

    Endüransta başarılı olmak için atınızla ve ekibinizle iyi bir ilişkiniz olmalı ve kazanma taktiklerini bilmelisiniz. Önünüzde ve arkanızda kimin olduğu, yürüyüş şeklini iyi biçimde devam ettirip ettirmediğiniz, atınızı aşırı yormamanız önemlidir. Yorgun bir at size yardım edemez. Kontrol ve buluşma noktalarındaki seçilecek yer atınızın dinlendirilip rahatlatılacağı yerler olmalıdır. Kimin atının bitiş için atağa kalkabilecek durumda olduğu, ona olan uzaklığınız ve sizin son atağa nerede kalkacağınız da çok önemlidir.

    endurans5.jpg
    MALZEMELER VE DESTEK EKİBİ

    Eyerin altına koyacağınız keçe veya jel ped ve endürans eyeri, yaralanmaları ve ağrıları engelleyecektir. Stock veya Western tarzı eyerler binicinin de rahatını sağladığından tercih edilir. Atların çoğunda kantarmanın olmadığı hekamor kullanılır ki bu da yaralanmayı engeller. Ancak bunun kullanımı teknik ve deneyim gerektirir.

    1-3 kişiden oluşan iyi bir destek ekibi bir edndürans müsabakası süresince şarttır. Onların da sizin kadar harita okumaktan anlamaları gerekir. Böylece aynı rotayı takip edersiniz ve aynı buluşma noktasına varırsınız. Bu ekip atın ve binicinin yol boyunca ihtiyaç duyabileceği her şeyi taşırlar. (yemek, su, yem, kıyafet, yedek malzemeler, özellikle keçe ve yedek kolon nal, ilk yardım malzemeleri, malzeme tamir takımı, el feneri ve tımar takımı ile havlular)

    Çok zor ancak bir o kadarda keyifli bir spor ( maceradan hoşlananlara)…

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33875
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]DRESAJ
    dresaj1.jpg
    [/align]

    Dresajın(Türkçe’de dresaja at terbiyesi de denir) temel amacı binicisini kolaylıkla taşıyabilen , dengeli, düzgün bir kas yapısına sahip, aktif, duyarlı, binicisinin komutlarına uyan bir at oluşturmaktır. At kendini dengede tutabilmeli, kendisinin ve üzerindeki binicinin ağırlığını kuvvetini arka ayaklarına vererek taşıyabilmelidir. Bu anlamda dresaj tüm binicilik dallarının temelidir. Dresajın temel mantığını ve prensiplerini öğrenmeden , belli başlı hareketleri uygulamadan gerek atın gerekse binicinin diğer binicilik dallarında başarılı olması beklenemez. Dresajda binicinin atın altında ne yaptığını hissetmesi çok önemlidir. Atın doğru pozisyonda , sakin, itaatkar, istekli olması gereklidir. Dresaj eğitimi oldukça zordur. Sabır, emek ve azim ister.Ancak tüm bu zorluklar yanında atın müzik eşliğinde dans edercesine yaptığı tüm o zarif hareketleri seyretmenin de zevki elbette bir başkadır….

    DRESAJIN TARİHÇESİ
    dresaj2.jpg
    Binicilik ve atın binek hayvanı olarak eğitimine yönelik ilk çalışma MÖ 4.yy’da Yunanlı Xenephon tarafından yazılan bir kitaptır.Bu kitap öncesinde at eğitimi daha çok atın arabalara koşulmasına yönelikti. Binicilik özellikle 16.yy’ dan itibaren Avrupa’da gelişmeye başladı. 19.yy’ da atın ileri hareket etmesi, biniciye itaati, kuvvetini arka ayaklarına vererek ağırlığını taşıması gibi yüzyıllar öncesinden gelen temel ilkeler uygulanmaya başlandı. Dresajın tüm dünyada yaygınlaşmasına ise Viyana’da bulunan İspanyol Binicilik Okulu ustaları ve Fransa’daki Cadre Noir’daki eğiticiler ön ayak oldular. Böylece dresaj uluslararası bir spor olarak yapılmaya başlandı ve bir çok binici için de gerçek bir tutku oldu.

    dresaj3.jpg
    ULUSLARARASI BİR SPOR OLARAK DRESAJ

    Dresaj müsabakaları FEI (Uluslararası Binicilik Federasyonu) yönetiminde düzenlenmektedir. Olimpik bir spor dalıdır. Başlangıç, orta ve usta gibi değişik seviyelerde koşulur. Dresaj testleri etrafı 30-40cm yüksekliğindeki küçük çitlerle çevrili dikdörtgen şeklindeki alanın içerisinde koşulur.Dresaj sahaları başlangıç seviyesindeki dresaj testleri için 20m*40m,daha ileri seviyelerdeki dresaj testleri için ise 20m*60m ebadındadır.Başlangıç seviyesindeki testlerde,her hareket serisini ayrı ayrı puanlayan ve atın gidiş şekli ile binicinin performansı için de genel bir puan veren bir hakem vardır. Daha ileri seviyelerdeki testlerde ise hakem sayısı 3 ila 5 arasındadır. Hakemler sahanın bir kenarına sıralanır. Her hakem kendi puanını verir.Her hakem atı farklı açıdan gördüğü için puanlar da birbirinden oldukça farklı olabilir. Tüm hakemlerin puanlarının ortalaması ise dresaj testinin nihai sonucunu oluşturur.Orta ve ileri seviyelerde koşulan dresaj testlerinde pasaj, piaf, piruet ,yanaşma, omuz içeri, sağrı içeri, havada ayak değiştirme gibi komplike hareket serileri bulunmaktadır.

    yanıtla: ATLI SPORLAR #33874
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]CİRİT OYUNU
    cirit1.jpg
    [/align]

    Cirit, bir diğer adı ile Çavgan; Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir Ata sporudur. Türkler bu Atlı oyunu Orta Asya dan günümüze taşımışlardır. 16. yüzyılda bir savaş oyunu olarak kabul edilmişti. 19. yüzyılda Osmanlı ülkesi ve sarayının en büyük gösteri sporu ve oyunu oldu. Cirit aynı zamanda tehlikeli bir oyun olması sebebi ile 1826 yılında II. Mahmut tarafından yasaklanmıştır. Daha sonraları tekrar popüler bir gösteri oyunu olarak yaygınlaştı. Bugün Anadolu’da pek çok ilimizde ilgiyle izlenen ve oynanan Cirit oyunu ve kuralları şu şekildedir: Cirit , 120x40m.’lik beyaz çizgilerle bölünmüş bir alanda oynanır. Oyun süresi 35 dakikalık 2 devreden toplam 70 dakikadır. Oyun alanının boyu 32 m. Eni 40m. Arkasındaki yasak alan 6m, alay durağı 6m.dir. Cirit sopası uzunluğu 110 cm.dir.

    Alay Durağı: Takımın tek dizi halinde durduğu 6m. derinliğindeki bölge.
    Yasak Alan: Alay durağı ile atış sahası arasında çizgilerle sınırlı orta sahaya 5m. derinliğindeki alandır. Burada karşı takımdan 2 atlı bulunabilir. Fazlasına eksi bir puan verilir.
    Atış Alanı: Yasak alanın son çizgisinden oyun alanının ortasına 7m. derinliğinde alandır. Alaya hücum eden sporcu bu alana girip cirit atma mecburiyetindedir. Bunun dışında atış yaparsa eksi bir puan alır. Her takım 7 atlıdan oluşur. Her takımın 2 yedek oyuncusu vardır. Bunlar hakeme haber vermek koşulu ile oyunun herhangi anında değişim yapabilir. Oyundan çıkan bir daha oyuna giremez. Oyun puanlamalara göre sonuçlanır. Eksi puanlar artı puanlardan çıkarılır. Toplam puanı yüksek olan takım galip sayılır.

    cirit2.jpg

    PUAN ALINAN HAREKETLER:-Alay durağında ve oyun esnasında isabetli her türlü cirit vurmaya 6 puan.-Rakibi yakalamaya ve önünü kesmeye 3 puan
    -Eyeri boşaltarak rakibin cirit’ini boşa çıkartmaya 3 puan.
    -Rakibin cirit’ini oyun alanında tutmaya 3 puan.

    EKSİ PUAN ALINAN HAREKETLER:
    – 5 m.’den yakın mesafeden cirit atmak -3 puan
    – Atını rakibine kasten çarptırmaya – 3 puan
    – Ciritle kendi atına da olsa kasten vurmaya -3 puan
    – Atı ile karşı alaya girmek -1 puan
    – Yan çizgi ihlali -1 puan
    – Atış sahası dışından atış yapmak -1 puan
    – Karşı alaya 45 sn. içinde hamla yapamamak -1 puan
    – Erken çıkış -1 puan
    – Attan düşme -3 puan
    – İkinci kez attan düşme -6 puan
    – Karşı alaya kasten dalma -3 puan
    – Hakemlerin kararına itiraz eden ve disiplinsizlik sergileyen oyuncu ihtar alır, tekrarında ise oyundan ihraç edilir.

    yanıtla: AT IRKLARI (resimli ve anlatımlı) #33873
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]WESTPHALIEN
    westphalien1.jpg
    [/align]

    TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ : Westphalien binicilikte ve müsabakalarda kullanılan bir çok ılık kan türünde olduğu gibi resmi hara kayıtları olmadığından bir safkan değildir. Almanya’daki Warrendorf Eyalet Harası’nda Thoroughbred ve Hanoverian atlarının yanısıra Westphalien aygırları da bulunmaktadır. Bu bölgede doğan ve kayıtlı bir kısraktan olan atlara Westphalien denir. 1970’li yıllarda dünyadaki en iyi yarışma atlarından biri olarak tanınmaya başlandı. Türün oldukça uzak bir geçmişi vardır. Westphalien yetiştiricileri birliği 1826’da kuruldu. Bu yüzyılda Westphalien stoku başarılı komşusu Hanoverian ile çiftleştirildi. Bu iki tür birbirlerine oldukça benzer özellikler taşısa da Westphalien daha ağır ve iri bir cinstir. Batı Almanya Tarım Bakanlığı’nın sahip olduğu harada türü iyileştirmek için çalışmalar yapıldı. Aygırlar pedigree, anatomi, karakter ve biniş testlerinden geçtikten sonra çekilebilirdi. Potansiyel Westphalien aygırları 3,5 yaşında kuvvet testine, 4 yaşında ise biniş yetenekleri ve binicisiz engel atlama testine, 4,5 yaşında ise binicili engel atlama, dresaj ve veteriner testine tabi tutulmaktadır. Bu testler esnasında mizaç, karakter, yapılanma, çalışma hevesi, binicilik yetenekleri, atlama yetenekleri, çalışma stili ve genel verimlilik puanlanmakta ve her ata eğitim puanı verilmektedir. Çoğunlukla 152-162 cm. uzunluğunda olup ayrık gözleri, vücuda uyumlu güzel biçimli boynu vardır. Sağrıları kuvvetlidir, bazıları inanılmaz birer engel atlama ve dresaj atıdır. Biniciliğin diğer alanlarında da kullanılmaktadır.

    yanıtla: AT IRKLARI (resimli ve anlatımlı) #33872
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]TRAKEHNER
    Trakehner_horse.jpg
    [/align]

    TÜRÜN TARİHÇESİ : Trakehner Almanya’nın en eski ılıkkan cinslerinden biridir. Arkadaş canlısı, akıllı ve atletik yeteneği yüksek bir cinstir. Prusya kralı Frederick Wilhelm I askerlerinin daha hızlı, sağlam ve dayanıklı bir şekilde sevkiyatını sağlamak üzere bu cinsi 1732 yılında oluşturmuştur. Bu amaçla Doğu Prusya’da Trakehnen Kraliyet Harası kurulmuştur. Schwaike denilen küçük yerli kısraklar ile İngiliz Thoroughbred atlarının ve safkan Arap atlarının aygırlarını çiftleştirmiştir. Yıllar boyu kraliyet harası yöneticileri bir çok farklı cinsi denemişlerse de Thoroughbred ve Arap atlarında karar kılmışlardır. Bu çiftleştirmelerin sonucu kralı tatmin etmiştir. Sadece en iyi at çiftleştirmede kullanılırken diğerleri binek atı olarak satılmıştır. Bir süre sonra ayrıcalıklı yeni bir cins ortaya çıkmıştır. Trakehnen Harası’nda doğan atlara Trakehner adı verildi. Bunun yanısıra Doğu Prusya adıyla bilinen bir diğer at türü de özel yetiştiriciler tarafından Trakehnen’den alınan kısrakların Trakehner cinsi aygırlarla çiftleştirilmesi sonucu oluşturulmuştur. 2. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar hem Trakehner kanı atlara hem de Doğu Prusya kanı atlara Trakehner denildi. 1945’de Doğu Prusya’nın bazı atları oldukça ağır işlere koşuldu. Sovyet ordusunun batıya göç etmeye zorladığı dönemlerde bu atlar sahiplerinin ve tüm eşyalarının içinde bulunduğu vagonları çektiler. Tek kaçış rotaları ise Baltık Denizi’nin bir körfezi olan Kurische Haff idi. Bu bölgede deniz tamamen donardı. Bir çok at bu zorlu koşullara dayanamadı ve kırılan buzların arasında can verdi. Atların %10’undan azı Batı Almanya’ya kadar ulaşabildi. Birçoğu ise Sovyet ordusu ve Polonya Hükümeti tarafından savaş ganimeti olarak ele geçirildi. Bu atlar yerli ılıkkan türlerinin oluşumunu etkilediler. Batı Almanya’da bulunan Doğu Prusya atları Dr. Fritz Schlike tarafından bir araya toplandı ve yetiştirilmeye devam edildi. Birçok Batı Alman jenerasyonu Trakehner atının üretilmesinden sonra iklimin ve doğal koşulların değişimine rağmen cinsin özelliklerinin aynı kaldığı görüşmüştür.

    trakehner2.jpg

    Atların bu özellikleri günümüz için de geçerliliklerini korumakta ve Trakehner atları halen dünyanın farklı bölgelerinde yetiştirilmektedir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda Trakehner aygırları diğer Alman ılıkkan türlerine çekilerek farklı cinsler ortaya çıkmıştır. Örneğin; Abglanz isimli bir Trakehner aygırı Hanoverian cinsinin oluşturulmasında kullanılmıştır. 1950’li yıllarda Kuzey Amerika’da bulunan Gerda Friedrichs 3 aygır ve bir düzine kadar kısrak ithal ederek Amerikan Trakehnerlerinin oluşumlarını sağlamıştır.

    trakehner3.jpg

    TÜRÜN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ :

    160-170cm. boylarında iri bir attır. İyi bir kemik yapısı mevcuttur ancak; buna rağmen bir çok diğer Avrupa ılıkkan atlarına göre daha zariftir. Doğal zarafeti ve dengesi ile süper bir performans atıdır. Derin, kavisli omuz yapısı ve uzun sırtının imkan sağladığı yumuşak, dengeli dörtnalı; hafif, esnek süratlisiyle dresajda başarılı olmasının yanısıra, karakteristik kuvvetli sağrısı, güçlü eklem ve kas yapısı ile mükemmel bir atlama atıdır. En çarpıcı özelliği ise dikkatli, akıllı, yetenekli, sakin, itaatkar mizacıdır.

    yanıtla: AT IRKLARI (resimli ve anlatımlı) #33871
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]THOROUGHBRED
    thoroughbredRescueHorse.jpg
    [/align]

    Thoroughbred terimi atalarının izlerinin 3 aygıra dayandığı bir at cinsini anlatır.Bu aygırlar Arap Darley,Arap Godolphin ve Türk Byerly’dir.Saygın sahiplerinden sonra(Thomas Darley,Lord Godolphin ve Kaptan Robert Byerly) isimlendirilmiş bu 3 aygır 17.yy.da Ortadoğu Akdeniz’den İngiltere’ye getirilmiş ve daha güçlü ancak daha az gelişmiş yerel atlara çekilmişlerdir. Sonuç; uzun mesafede hızını uzun süre koruyarak ağırlık taşıyabilen,at yarışlarına yeni bir boyut getiren özellikte bir hayvan olmuştur.

    Böylece 300 yıldan uzun sürecek bir seçici üretim süreci başladı. Mükemmellik ve üstünlüklerini yarış pistinde kanıtlamış en iyi aygırlarla en iyi kısraklar birleştirildi. Bu seçici üretim sürecinin anahtarı bu cinsi kayıtlarının güvenilirliğidir. İlk başlarda Thoroughbred kayıtları az ve eksikti.Bu at diğerlerinden daha iyi yetenekleri olduğunu kanıtlamadıkça isimlendirilmezdi. Genel Damızlık Kitabının ilk sayısının yayınlanma işi James Weatherby’a kalmıştı. Kendi araştırmaları ve özel pedigreeleri birleştirmesi sonucu bu kitabı oluşturmuştu.

    Bunu 1791’de 387 kısrağın pedigreeleri’ni listeleyerek yaptı.Her bir atın soyu Eclipse(Arap Darley’in doğrudan soyundan gelen),Matchem(Arap Godolphin’in torunu) ve Herod(Türk Byerly’nin büyük büyük büyük torunu) isimli atlara dayanıyordu. Genel Damızlık Kitabı hala İngiltere’de Weatherby ve Oğulları(İngiliz Jokey Kulübü Sekreterliği) tarafından yayınlanmaktadır.

    Birkaç yıl sonra ,hızla gelişen kıta Kuzey Amerika’da yarışlar arttıkça Amerikan Thoroughbred’ lerinin pedigree sicillerine olan ihtiyaç Genel Damızlık Kitabı’nda olduğu gibi belirgin oldu.1873’te Amerikan Damızlık Kitabı’nın ilk cildi hayatını Amerikan Thoroughbred’ lerinin pedigreelerini aramaya adamış bir Kentucky’li olan Col.Sanders D.Bruce tarafından yayınlandı.Bruce,ilk Genel Damızlık Kitabı’non örneğini yakınen takip etti ve projenin Jokey Kulübü tarafından devralındığı tarih olan 1896’ya kadar kayıtların 6 cildini çıkarttı.

    Amerikan Damızlık Kitabı’nın güvenilirliği Kuzey Amerika’daki bütün Thoroughbred yarışları üzerindeki kurumdur.Garanti olmadan ,yarışan veya cinsin devamı için çiftleştirilen her Thoroughbred’in kimliği hakkında oluşan kuşkular arkasında günümüzde bilinen yarış sporu varolamaz.Veya Thoroughbred’i düzeltmek için yüzyılların aramalarının ölçülebilir bir sonucuna ulaşmak mümkün değildir.

    Jokey Kulübü damızlık kitabının ilk cildini yayınladığında 3000 tane tay vardır. 1986’da ise bu sayı 51000’i geçiyordu. Jokey Kulübü bu kadar büyük sayılar sonucu kayıtlarda ortaya çıkan zorluklara karşı yeni bilgisayar teknolojisi getirdi.Günümüzde Jokey Klübü ülkedeki en gelişmiş bilgisayar operasyonlarından birini idare eder. Veritabanında izleri 1800lere kadar uzanan isimlerin de yer aldığı 3 milyondan fazla atın ismi temel pedigree dosyasında bulunur.Bu sistem aynı zamanda Kuzey Amerika’da koşulan Thoroughbred yarışlarının günlük sonuçlarını da tutar ve pedigree ve yarış verileri İngiltere ,İrlanda, Fransa, Avustralya, Japonya ve dünyada Thoroughbred yarışlarına liderlik eden diğer ülkelerde aynı anda yayınlanır.

    res21.jpg

    Damızlık Kitabı’nın güvenilirliği konusundaki daha ileri dev adımlar 1977’de Jokey Kulübü’nün tıbbi gelişmelerin avantajını da almasıyla atılmıştır. Bu da kapsamlı kan-sınıflandırmasının ilk adımıdır. 1970lerden 2000lere kadar Amerikan Damızlık Kitabına kaydedilmiş olan her Thorouhbred tayının yavrularında soylarının doğrulanmasının garantilenmesi için kan-sınıflandırması yapılmıştır. 2001 ‘den itibaren Jokey Kulübü geleneksel kan-sınıflandırmasına yele kıllarının DNA’sını da eklemiştir.DNA tabanlı soy doğrulaması %99,9 luk verim sağlamıştır.Bu oran kan-sınıflandırmasında ise %97dir.

    Amerika’nın dolayısıyla da Thoroughbred yarışlarının gelişmesiyle sınırdan sınıra ülke içindeki yayılımla Amerika’daki yarışların büyüklüğü dünyadaki diğer ülkelere göre daha ağır basmaktadır. Amerikan kanları dünyanın dört bir köşesinde saygın hale gelmiştir.

    Bir zengin uğraşı ve eğlence sporu halinde başlayan bu yarışlar günümüzde dünya çapında multi-milyon dolarlık bir endüstri haline gelmiş ve ekonomik etkileri bölgesel ve ülkesel bazda geniş olarak hissedilmiştir. Thoroughbred yarışlarındaki lisans ücretleri ve doğrudan vergiler her yıl devlete 500 milyon$lık bir gelir sağlamaktadır. Fakat bu miktar yarış ve üretim endüstrisinin geniş ve çeşitli altyapı sistemleri tarafından yapılan kırsal ve kentsel ekonomik yardımla kıyaslandığında oldukça önemsizdir. Bir örnek vermek gerekirse endüstrinin sadece New York eyaletine yaptığı yardım her yıl 1.8 milyar $dır.

    1980lerin ortalarında Avrupa ve Orta Doğu yarış karlarının etkisiyle astronomik hale gelen 1 yaşlı tay fiyatlarına yanıt olarak yıllık Kuzey Amerika Thoroughbred taylarının sayısı 1986’da 51293 gibi bir rakama ulaşarak doruk noktaya geldi.Bu onyıl ,1970lerde görülen toplam tayların sayısında %65’lik bir üretim artışının gösterildiği bir dönem olmuştur.Fakat düzenlemeler kaçınılmazdı ve tay sürüleri 1995’e kadar her yıl azaldı.Bu mecburi düzenlemeler amaçtan fazla bir hizmet verdi ve makul ve sürekli bir üretim endüstrisi kontrollü bir büyüme ile devam etti.

    Thoroughbred dünyadaki en görkemli ve çok yönlü at cinslerinden biridir.Uzun mesafeler boyunca hızını koruyabilme yeteneği sayesinde Thoroughbred aynı zamanda değişik binicilik dallarıyla ilgilenenlerin popüler seçimi olmuştur.At yarışı dışında avcılık,engel atlama,eventing ve poloda da favori at cinslerinden biridir.Thoroughbred,yeni at cinslerinin yaratılmasında ve diğer cinslerin geliştirilmesinde de kullanılmıştır.Thoroughbred’in mükemmelliğinin anahtarı hızı ve dayanıklılığıdır ki bu da 300 yıldan uzun bir zamandır üretilmesinin nedenidir.

    THOROUGHBRED TEMEL AYGIRLARI:

    Thoroughbred Büyük Britanya’dan çıkmıştır ve genetik orijini Arap’tır. Cinsin temelindeki aygırlar:Byerly Türkü;Darley Arabı ve Godolphin Arabıdır.Bu aygırlar yerli hız koşucuları olan kısraklara çekildi—özellikle İskoç Galloway lere ve bunun sonucu doğan taylar da ilk Thoroughbredler oldu.

    Byerly Türk:Buda kuşatmasında Kaptan Byerly ,Türklerden adını tarihe yazdıracak bir atı ganimet olarak aldı.Bu at Byerly Türkü olarak anılmaya başladı ve İngiltere’ye gelen 3 temel aygırdan biri oldu.Dediklerine göre 1960’da Boyne Savaşı’nda Kaptan Byerly tarafından binilen bu at ; daha kısraklara çekilmeden kendini bir aygır olarak göstermiş.Adının aksine bu at büyük bir ihtimalle Arap atıydı.Byerly Türk bir dizi Thoroughbredin temeli oldu.Bunların en tanını 1758’de üretilen Herod oldu ki bu at da kendini oldukça başarılı bir aygır olarak kanıtladı.

    Darley Arap:İngiltere’ye ithal edilen 2. temel aygır Darley Arap idi.1700’de doğan bu at Thomas Darley tarafından 1704 yılında Suriye’den alındı.Daha sonra İngiltere’ye getirilerek sayısız kısrağa çekildi.En başarılı çiftleşmeler 2 önemli tayı üreten Betty Leeds isimli bir kısrakla oldu.Bu taylar Flying Childers ve Bartlet’s Childers idi.Childers dizisi boyunca Darley Arap, ‘Eclipse birinci,geri kalanlar görünürde yok!’ tanımlamasını kazanan Eclipse isimli atın büyük büyük büyük babası idi.Thoroughbred cinsi üzerindeki etkileri bakımından Darley Arap 3 temel aygırın en önemlisi oldu.

    Godolphin Arap:İngiltere’ye gelen son temel aygır Yemen doğumlu Godolphin Arap idi.Suriye’ye sonra da Tunus’a götürüldğkten sonra Fransız kralına bir hediye olarak verildi.Bir rivayete göre Paris’te küçük bir su arabasını çektiği söylenir.Bu at hayranlık uyandırıyordu ve Edward Coke isimli bir İngiliz tarafından satın alınarak İngiltere’ye getirildi.2.Godolphin Kontu bu ayı kazandı ve bir çok seçkin kısrağa çekti.Roxana ile çiftleşmesi sonucu Lath doğdu ki bu tay Flying Childers’dan sonra İngiltere’deki en müthiş attı.Bir başka çiftleşme sonucu doğan Cade,büyük Matchem’ın babası,Godolphin Arap’ın soyundandı.1850’de ‘İngiltere’deki her ahırda Godolphin Arap’ın kanı var’ deyimi söyleniyordu

    res22.jpg

    TEMEL AYGIRLARIN YAVRULARI:

    Temel aygırların Doğulu olduğu akılda tutulursa bu aygırların torunlarının da ilk asıl Thoroughbred’ ler olduğuna dikkat edilmelidir.Bunlar günümüzde bilinen cinsin üreticileridir.Temel aygırlar Thoroughbred kanının başlangıcında bulunurlar;ancak Thorouhbredin ayırt edici karakteristiklerini sürekli olarak taşıyan atların yaratılması için jenerasyonların bir sayısı gerekiyordu.1660-1750 yılları arasında İngiltere’ye ,ithal edilen 200 Doğulu attan sadece bu 3 temel aygırın doğrudan soyundan gelenler cinsin büyüklüğüne katkıda bulundu.

    *Herod:Byerly Türk’ün etkisini temel aygır olarak sağlamlaştıran yavru 1758 doğumlu Herod isimli taydır.Kral 2.George’un 3. oğlu Cumberland Dükü’nün atı idi.Bu kişi Newmarket ve Hanover’de önemli bir at yetiştiricisiydi.Herod göze çarpan bir yarış atı olmamasına karşın eşsiz bir baba olarak kendini kanıtladı.Soyundan gelenler Amerika ve Avrupa’da Thoroughbred cinsinin gelişiminde son derece önemli atlar oldular.Herod’un soyundan gelen en önemli taylar Diomed(1780 1.Epsom Derbisinin galibi),Sir Archie,Flying Dutchman ve Epinard.

    *Eclipse:1764 müthiş bir tutulmanın olduğu bir yıldı ve bu astronomik olay Thoroughbred tarihinin bir yıldızı olan bir atın ismi oldu.Eclipse Marske ile Spiletta tarafından üretilmiş ve Cumberland Dükü için yetiştirilmişti.1769’da 5 yaşındayken yarışmaya başladı ve Epsom’da ilk yarışında rakiplerine büyük bir fark attı.Ünlü Denis O’Kelly bu yarışta şu sözü söylemiştir:’Eclipse birinci geri kalanlar görünürde yok!’Eclipse kariyerinde 18 yarış kazandı ve hiçbir zaman kamçı veya mahmuz kullanmayı gerektirmedi.Harada göze çarpan bir kariyeri oldu.Amerikan Eclipse, Hyperion,Kelso ve Sea Bird gibi Eclipse soyundan gelen taylar Eclipse’in etkisini taşıyordu.Bu atın farkedilen yavrularının sonsuz bir listesi vardır ve Darley Arap’ın diğer 2 aygıra karşı olan üstünlüğünün nedeni Eclipse’dir.

    *Matchem:Birçok yarış atı hızlarıyla dikkat çekerler ;fakat hız çoğu zaman heyecanlı bir yapının ve saldırganlığın sonucu gelir.Matchem 1748 yılında doğdu ve Godolphin Arap’ın torunuydu.Hızın yanında bu at yavrularına mükemmel bir karakter bıraktı.Snap isimli at Matchem ile karşılaştırılırken şu terim kullanılırdı:’Hız için Snap ve doğruluk ve günışığı için Matchem.’ (Snap,Darley Arap’ın torunuydu) Matchem’ın kan varislerine baktığımızda birçok iyi huylu aynı zamanda hızlı at görürüz.Matchem’ın etkileri ünlü emsalleri kadar yaygın değildir ;ancak yavrularının Amerikan atları üzerinde önemli etkileri vardır.At sahibinin oğlu Edward Fenwick,1755 yılında Güney Carolina’ya göç etmiş ve Amerika’ya Matchem soyundan gelen 10 tane at getirmiştir.Matchem’ın oğullarından Brutus,bir süre Güney Carolina’da yarış hayatında en önemli yeri tuttu.

    CİNSİN ÖZELLİKLERİ:

    Thoroughbred, ortalama 16 karış uzunluğundadır ve görünümü Arap atalarını andırır.İnce bir baş,geniş ve zeki bakışlı gözler,diğer cinslere nazaran daha ince ve uzun bir boyun vardır. Omuzlar derin,adaleli ve oldukça eğimlidir.Öyle ki kolon derin ve dardır.Güçlü tendonlar’la beraber düzgün ve uzun bacakları vardır ve bir düzlükte yumuşak ve ahenkle yürür.Arka bacakların üst kısmındaki kemik yapısı uzun ve güçlü bir kas yapısına yer oluşturur.Uyluk kemiği uzun ve kalça kemiği ile yaptığı açı geniştir.Kalça ve uyluğun güçlü kas yapısı mevcuttur. Thoroughbred donları doru, koyu doru, kestane ,yağız veya kır olabilir. Farklı renkler nadiren görülür. Beyazlıklar sıklıkla hem yüzde hem de ayaklarda görülür.

    DEĞERLİ AMERİKAN THOROUGHBREDLERİ:

    *Bulle Rock:Amerikan atyarışı tarihinde temel bir önemi olan olay Bulle Rock’ın 1730’da Samuel Gist tarafından Virjinya’ya ithal edilmesidir.Darley Arap’ın bir oğlu olan Bulle Rock Amerika sahillerine ulaşmış ilk Thoroughbred olarak hatırlanır. Geldiğinde 21 yaşındaydı ve gençliğinde İngiltere’de oldukça başarılı bir yarış atı olmuştu.1800lerde Bulle Rock’ı diğer 338 önemli Thoroughbredin başarıyla ithal edilmesi takip etmiştir

    *Monkey,Janus ve Fearnought:Reform öncesi tanımlanabilmiş 63 Thoroughbred ithalinin en önemlisi Monkey,Janus ve Fearnought’un ithali olmuştur.Monkey, 1747’de 22 yaşındayken getirilmiş ve Virjinya’da 300 tayın babası olmuştur. Janus,Mordecai Booth tarafından 1756’da 10 yaşındayken getirilmiş ve Quarter atı üzerinde derin etkisi olmuştur.John Baylor, Fearnought’u 9 yaşındayken 1764’te getirmiştir.Fearnought’un aygırlık fiyatı diğer iyi aygırlarınkinden 5 kat daha fazlaydı ve Amerika’daki Thoroughbred aygırları içinde en önemli olanıydı ta ki Reform sonrası Diomed ithal edilinceye kadar.

    *Diomed:1777 doğumlu Diomed Reform sonrası ithal edilmiş atların en önemlisiydi.1780’de İngiltere birinci Epson Derbisi’nin galibiydi.Gençliğinde büyük bir şampiyonken Diomed’in kariyeri sonraları bocalamıştır.Bir Amerikalı olan Kolonel John Hoomes onu 1798’de Amerika’ya getirmiştir. Diomed’in aygırlık konusunda İngiltere’de kötü bir ünü olmasına karşın John Tayloe, birkaç kısrağını Diomed’e çekmiş ve sonuçlardan memnun kalmıştır.Diomed Amerika at yarışı tarihindeki en ünlü atlardan bir kısmının babası olmuştur.Bunların birkaçı:Haynie’s Marie,yenilmez Ball’s Florizel, Potomac, Duroc, ve en büyüğü Sir Archie (Amerikan Thoroughbred tarihinde en önemli etkiyi gösteren at) Ayrıca Timolean , Boston ve Lexington’a varan bir dizi tayın babası olmuştur.

    *Sir Archie: ’Kahramanların kahramanı’ olarak tanımlanan Sir Archie, Amerika’nın en büyük yerel Thoroughbred’ lerinden biridir.Orijinal adı Robert Burns’tür ;fakat 3.John Tayloe adını tayda yarı kara sahip olan arkadaşı Kaptan Archibald Randolph onuruna Sir Archie olarak değiştirmiştir.William Ransom Johnson ‘At yarışlarının Napolyon’u’ bir zamanlar Sir Archie’nin sahibi idi ve kendisini ‘gördüğüm en iyi at’ olarak anlatıyordu.Meydan okuyan kimsenin bulunamamasından sonra Sir Archie’nin yarış hayatı bitti ve haraya gitti.Haradaki 23 yılda (1810-1833) Timolean,Sir Charles, Henry ve Lady Lightfoot gibi bir çok görkemli atın babası oldu.Aynı zamanda Sir Archie Lexington’ın da büyük , büyük babası idi. Bir uzman Sir Archie’nin yarıküreyi kendi kanıyla doldurduğunu iddia etmiştir.

    *Messenger:1788 Mayısında İngiltere’den bir başka Thoroughbred ithal edildi ki bu at da Amerika at yarışı tarihine damgasını vurdu.Bu at ilk Philadelphia’da aygırlık yapan Messenger idi.New York’taki Henry Astor’ a sonra da Cornelius Van Ranst’a satıldıktan sonra yüksek kaliteli birçok yarış atının babası olmuştu.Soyundan gelen en büyük tay Standart aygırların temeli haline gelen büyük , büyük torunu Rysdyk’s Hambeltonian olmuştur.

    20.YÜZYILIN ŞAMPİYONLARI

    *Colin: Yarış hayatında nadir bulunan bir gerçek,yenilmez bir at,Colin 1907 ve 1908 yıllarında start aldığı 15 yarışın (Belmont Ödülü dahil) hepsini kazanmıştır.

    *Exterminator: ’Old Bones’ lakabıyla anılan aziz Exterminator Sun Brior’ın antrenman partneri olarak satın alınmış ,ancak 1917’de Kentucky Derbisinde diğer atları yenerken sakatlanmıştır.Exterminator 8 sezonda 100 yarışının 50sini kazanmıştır.

    *Man o’War: En son 1920’de yarışmasına rağmen Man o’War hala

    yanıtla: AT IRKLARI (resimli ve anlatımlı) #33870
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]RUS BİNEK ATLARI
    rus1.jpg
    [/align]

    TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ: Rus binek atı özellikle dresaj için geliştirilmiş yeni bir cinstir. İngilizce yayınlarda bu cinse aynı zamanda Rus sıcakkanlısı veya yanlış bir deyimle Orlov – Rostopchın atı da denilir. Rus atı resmi olarak at cinsi statüsünü 1998’de almıştır. Ancak kökleri Rus binek atlarından 3 saygın cinse dayanır: Orlov atı Rostopchın atı , ve Orlov – Rostopchın atı. Bu 3 cinsin de soyu tükenmiştir. Bu önceki cinslerin Rus atı üzerindeki rolleri bir tartışma konusu olmuştur. Bu anlaşmazlığın çözümü için 200 yıldan daha fazla öncesine dönüp ilk geniş kapsamlı ve iyi belgelenmiş çiftlik bazlı üretim programına bakmalıyız.

    ORLOV ATI : Kont Orlov ; Orlov rahvan atının yetiştiricisi olarak tanınır. Aynı zamanda Orlov binek atını da geliştirmiştir. Amacı güçlü , güzel ve çok yönlü bir binek atı oluşturmaktı. Eğlence (zevk binişi ) için uygun , fiziksel ve doğası itibarıyla şiddetli çarpışmalara karşı koyabilecek , resmi geçit törenleri için yeterli zarafete sahip ve şimdi dresaj dediğimiz süvari atlarına yaptırılan jimnastik hareketlerini yapabilecek özelliklere sahip bir attı. Başlangıçta Kont Orlov , bir atın kendi iri vücudunu rahatlıkla taşıyabilecek büyüklüğü ve yapıyı oluşturmakla ilgilendi. Kendi adını alan bu binek atı Arap ve Asya ( Pers , Türkmen ve Türk ) atlarının safkan ve sıcakkanlı (en çok ; Lipizen ,İspanyol , İtalyan Danimarka ) atlarıyla komplike bir şekilde melezleşmesinin bir ürünüdür.

    [img]http://www.atkolik.com/rusat.htm[/img]

    Ünlü binicilik tarihçisi V. O. Vitt Orlov binek atının tam tarihini yazmıştır. Üretimin ilk kuşağında 2 aygır kullanıldı ; Sultan ll. Ve Felkerzam l. Sultan ll. (1777 doğumlu) ; 1775’ de bir Türk padişahı tarafından Büyük Catherin’e hediye edilmiş Saltan l. den üretilmiş bir Arap – Asya kırmasıydı. Saltan ll. doru renkte güzel başlı , 153-155 cm boyunda , güçlü ve dayanıklı ancak hızlı olmayan ve manej binişinde yetenekli olmayan bir attı. Bu kusurları gidermek için Sultan ll İngiliz kısraklarla hız kazandırmak için , Danimarka ve İspanyol kısraklarla da dresaj amacıyla çiftleştirildi. Sultan ll nin binek atı üretim programında kullanılan 11 kısrak ve 4 doru aygırda katkısı vardır. Kır olan Felkerzam l (1778 doğumlu) efsanevi arap Smethanka’nın ve bir safkan İngiliz kısrağının oğludur.Bu aygırın binek atı için üretilen 16 kısrak ve 6 aygırda katkısı vardır. En iyi aygırları Anglo – Arap kanının İspanyol – Pers , Asya – Danimarka , Anglo – Asya – Arap ve Lipizen – İngiliz – Arap – Türk kısraklarıyla özenle karıştırılmasını temsil eder. Böylece Orlov binek atı , değişik cinslerin karmaşık bir karışımıdır. Arapların zarif görünüm ile narin mizacının , Araplarla akraba olan Asya atlarının daha büyük boyut ve dayanıklılığının , safkan İngiliz’in hızının İspanyol ve Lipizen Danimarka atlarının dresaj için uygun olan çevik güçlülüğünün bileşimi olan bir at doğmuştur.

    Orlov atı Rusya da en üstün biniş atlarından biri haline gelmiştir. Diğer cinslerin geliştirilmesinde de kullanılmıştır. Belki de bu atın başarısının çöküşünde katkısı vardır. 1820 – 1832 yılları arasındaki satış kayıtları en az 66 kaliteli damızlık aygırın satıldığını ve Rusya ile Ukrayna boyunca dağıldığını gösterir. Çok fazla sayıda satılmış olan kısrakların kayıtları da korunmuştur. Kont Orlov’un ölümünden sonra , onun temel takipçisi olan Vasılly Shishkin , yakın akraba olanları üretmeye başladı. 1840’larda Orlov atlarının zengin genetik derinliği ( 10 ayrı çizgi ) 2’ye indi. Bununla birlikte , 1867’de Paris teki uluslararası bir sergide bu cinsin temsilcileri büyük ödüller kazandılar.

    [img]http://www.atkolik.com/rusat.htm[/img]
    ROSTOPCHIN ATI : Leo Tolstoy , Kont Rostopchin’e “Savaş ve Barış” isimli yapıtında yer vermiş olsa da , tarih Kont Rostopchin’i (1763 – 1826) Napolyon’un Rus saldırısında aşırı bağnaz Fransız karşıtı Moskova Valisi olarak tanır. Kamu hizmetindeki kariyerine ek olarak , kont Rostopchin aynı zamanda meşhur bir at yetiştiricisiydi. Kont Orlov un bağımsızlığı ve ondan sonraki 25 yılda Rostopchin, kendi adını koyduğu kendi binek atı cinsini geliştirmiştir. Kendisinden önceki Orlov gibi Rostopchin de yurt dışından değerli aygır stoku edinmiştir. Getirttiği aygırlar içerisinde en etkili olanlar; Kaimak (1800 doğumlu) Kadi ( 1798 doğumlu ) ve Rishan ( 1798 doğumlu ) Arap aygırları vardı ki hepsi de kırdı. Bu atlar ithal safkan İngiliz kısraklara çekildi. Anglo – Arap çekimleri sonucu , sonraki nesillerde bağımsız genetik çizgilerden çok yakın akraba ilişkilerinden doğma taylar oldu. Görünüşte Rostopchin atı ; Arap’a benzeyen , yaklaşık 154 cm yükseklikte zarif görünüşlü ve nazik hareketleriyle hayranlık uyandırıcı bir at oldu. Rostopchin atlarını manej binişi için yetiştirmedi. Gerek İngiliz kanı nedeniyle, gerekse Rostopchin’in çalıştırdığı kişilerin at besleme ve çalıştırma biçimlerinde izledikleri İngiliz stili nedeniyle Rostopchin atı doğal kapasitesini hız için geliştirdi. Rostopchin’in en favori yarış atı Anibus , 5/8 safkandı ve safkan İngiliz atlarına karşı yarışıyordu. Kısa sürede Rostopchin atı şaşılacak derecede başarılı oldu. Uzun vadede Vitt’inde belirttiği gibi Rostopchin atı o kadar yakın akraba ilişkileri sonucu oluşmuştu ki , 20 yıl içinde yeni kan olmadan güçlü kalmayı başaramadı. 1840’larda Orlov atı da tehlikedeydi ve bu 2 at cinsi uygun bir anda silindi.

    ORLOV – ROSTOPCHİN ATI : 1845’de Rus hükümeti Kont Orlov’un Khrenovoe deki çiftliğini ve buradaki 1003 rahvan biniş ve İngiliz yarış atını satın aldı. Aynı yıl eyalet Kont Rostopchin’in de çiftliğini ve 240 atını aldı. Bu atlar başlangıçta ayrı yetiştirildiler. Zamanla her ne kadar Orlov kanının karışık atlar üzerindeki etkisinin olmadığı kabul edilmiş olsa da , damızlıklar iç içe karıştılar. Yüzyıl sonunda Orlov – Rostopchin aygırlarının ortalama boyunun 157 cm olduğu görüldü.Aygırların uluslararası müsabakalarda sürekli aldıkları yüksek derecelerden edinilen belgeler aracılığıyla edindiğimiz bilgilerden yüzyıl sonunda Orlov – Rostopchin atının Rusya ötesindeki ününün hızla yayıldığını anlıyoruz. Örneğin 1893 yılında Priyatel isimli bir aygır Chicago’da en iyi binek atı ödülünü almış ve Mr. Lagoon adında bir at yetiştiricisine 5000 $ gibi yüksek bir fiyata satılmıştı. Fakat Orlov – Rostopchin cinsinin kendini bu işe adamış takipçileri memnun olamadılar ; Priyatel sadece yarım kan Orlov – Rostopchin’ di. 1903’de muhtemelen Rus aygırlarında görülen ve melezleşme sonucu oluşan salgın hastalık nedeniyle yerli Rus atlarının nesli tehdit edilmeye başladı. Bu gereklilikler Prens S.P. Urusov’ un muhteşem kitabı “ Kniga o Loshadi” ( Atın kitabı ) da detaylı olarak yazılmıştır. Kont Orlov ve Rostopchin’in karışık sürülerine ek olarak başka 9 çiftlikte üretilen atlar Orlov – Rostopchin aygır kitabı için uygun olarak ilan edildiler. Görünüş itibarıyla bu cinsin genel anlayışına da uyuyorlardı. Ayrıca bu kitap , çok detaylı ayrıntıları içeren kriterlere uygun karışık kanlı atlara da açıktı. İngiliz , Arap , Streletsky veya Asya kanı taşıyan bir at ¾ , Orlov – Rostopchin için uygun görülüyordu. Diğer cinslerin kanını taşıyan bir at ise 5. kuşak pedigree temelli olarak en az 31/32 saf kan olması gerekiyordu. Bu cins çok dikkatli bir şekilde çekim yapılarak korunmasına karşın birkaç yıl içerisinde Orlov – Rostopchin atı soyunun tükenmesi sınırına geldi. Savaşın sert çarpışmaları , süresince damızlık sürülerin büyük bir çoğunluğu , Ukrayna’ya yerleştirildi veya tamamen yok oldu yada başı boş gezen yarı vahşi atlar arasında kayboldular..

    MODERN RUS BİNEK ATI : Yeni Sovyetler Birliği’nde , spesifik at cinslerinin korunmaya alınması acil bir öncelikti. Bu korumanın çoğu soylu mirasını gösteren bir cinse uygulanıyordu. Devrimi izleyen emekçi hareketinde, Orlov – Rostopchin atı Rus binek atı olarak anılmaya başladı. Ancak bu cinsin sorunlarını çözmeye yetmedi. Orlov–Rostopchin atlarından yaşamlarını devam ettirmeyi başarabilenler, özelliklerine bakılmaksızın mevcut atlarla gelişigüzel çiftleştirildiler. 1930’da 5 safkan aygırı ve 30 kısrağı içeren Orlov – Rostopchin atlarının toplanmasına karar verildi. Böylece cinsin yeniden oluşturulması sağlanacaktı. Bu cesur girişimin ilk yılları korkunçtu. 1931 – 1932 yıları bulaşıcı düşükler,1933’de ise ciddi yiyecek sıkıntısı baş gösterdi. 1933 sonlarında istenilen cinse benzerlikler taşıyan 28 yarım kan kısrak, 9 Anglo – Arap kısrak ve 45 başka cins kısrak sürüye eklendi. Mucize eseri 10 yılın sonunda üretim programındaki başarılar , ortaya çıkan cinsin en iyi fertlerinin Moskova da kutlanacak bir şenlikte sergilenmesini sağladı. Çok kısa bir zaman sonra ll. Dünya savaşı Sovyet sınırlarına dayandı. Moskova daki bu birkaç gösteri atı dışındaki sürünün geri kalan atları Ukrayna’daki Alman işgali süresince kaybedildi. Bir kez daha tüm üretim süreci başlamadan bitti. Sevindirici bir durum vardı ki , korunan atların hepsinin birbiri ile akrabalığı vardı. Buket ve Braslet isimli aygırlar tamamen kardeşti.

    [img]http://www.atkolik.com/rusat.htm[/img]
    1978 yılında Rus binek atının yeniden oluşturulmasını sağlamak için Timuryazev çalışmalar başlatmıştır. Rus binek atının kan çizgilerinin yerleştirilmesi için gayretli bir çaba gösterildi. Pedigree’lerinde binek atı ifadesi geçen 40 kadar kısrağı da içeren bir sürü Starozhilov çiftliğinde toplatıldı. 1988 de bu çiftlikte yapılan çalışmanın raporunda ; bu atların kanlarını ortalama % 6,9 Rus binek atı , % 44,1 Trakehner , ve % 5,5 Macar olduğu gösterildi. Sonradan gelen atlarda ise bir şekilde Rus kanının yüzdesinin arttığı görüldü. 1979 – 1988 periyodunda kullanılan 19 aygırın 3’ü Akhal – Teke , 3’ü Arap , 5’i safkan , % 8’i de kısmen Rus binek atıydı. Bu sürüdeki hiçbir at binek atı kanının daha çok olmasını sağlayamadı.

    [img]http://www.atkolik.com/rusat.htm[/img]

    TÜRÜN ÖZELLİKLERİ: Modern Rus atı dresaj için yetiştirilmiştir. Lekesiz koyu renk veya yağız olması idealdir. İnce başı , doğal kavisli bir boyunla birleşir. Yüksek ve uzun omuzu , iyi açılanmış vücut yapısı ile adaleli ince ve uzun bacakları vardır. 1988’de yapılan çalışmalar da boyları ; 158 cm dır. Son uygun ölçümlerde ise ( 2000 yılında ) 163 cm dir. Temel üretim merkezi Starozhilov çiftliğidir. Amerika da FEI derecesinde yarışan Rus atları içinde 11 yaşında yağız aygır ABRİKOS ( Tina Kanyot’un bindiği) grand – prix lerde çok iyi dereceler kazanmıştır.

    yanıtla: AT IRKLARI (resimli ve anlatımlı) #33869
    blankMehmet AKIN
    Katılımcı

    [align=center]OLDENBURG
    [img]http://img.blogcu.com/uploads/horseatlardunyasi_oldenburg.JPG[/img]
    [/align]

    TÜRÜN TARİHÇESİ VE ORİJİNİ
    Oldenburg atları Almanya’nın kuzey bölgesinde yetiştirilmektedir. Bu bölgede eski Oldenburg Krallığı bulunmaktaydı. Oldenburg atı Avrupa’nın en eski ılıkkan türlerinden biridir. Oldenburg atlarının gelişimi Herzog Anton Günther Von Oldenburg’un çalışmaları sayesinde olmuştur. Çalışmalarını 16. yüzyılda yapmıştır. Friesian türü kısraklar ile İspanya ve İtalya’dan seçkin aygırlar kullanılarak yeni bir cins ortaya çıkmıştır. 1960’lı yılların başlarında Alman Oldenburg yetiştirme birliği modern bir binek atı cinsi üretme kararı almış ve detaylı bir çiftleştirme programı uygulamıştır. Temel amaç spor atı yetiştirmek olmuştur. Yeni yetiştirme programının ilk aşamasında Oldenburg kısrakları en iyi Avrupa Thoroughbred aygırları ile çiftleştirilerek cinsin rafineliği sağlanmıştır. Bu çiftleşmeden oluşan kısraklar Avrupa’nın en iyi binek atları olan Anglo-Norman , Trakehner ve Anglo-Arab’lar ile Hanoverian , Holsteiner , Westphalian ve Hollandez aygırları ile çiftleştirilmiştir. Bu üretimin sonucu oluşan Oldenburg’lar dünyanın en modern , başarılı spor atlarındandır. Günümüzün atlarından Weihaiwej (Franke Sloothak binmiştir) ,Lady Weingard (Marcus Beerbaum binmiştir), Bonfire (Anky van Grunsven binmiştir) Oldenburg spor atlarının başarısını sergilemiştir.

    olden2.jpg

    TÜRÜN ÖZELLİKLERİ

    Yetiştirmenin amacı asil, dinamik, elastik hareketleri olan ve karakter olarak çok amaçlı biniş (dresaj, engel atlama, konkur komple, avcılık sınıfları ) için uygun bir tür oluşturmaktı. Aynı şekilde tüm dünyada spor atı yetiştiriciliğinin ortak hedefi de budur. Oldenburg atının başı büyük ve asil, boynu uzundur. İyi bir baş-boyun bağlantısı vardır. Omuzları uzun ve doğru bir açı ile iyi bir pozisyondadır. Eyeri ve biniciyi doğru pozisyonda tutabilmek için cidagonun iyi gelişmiş ve yeterince uzun olması gereklidir. Oldenburg atlarının cidago boyu 160-163 cm.dir. Güçlü bir sırt yapısı vardır. Bacakların iyi bir kas yapısı , gelişmiş eklemleri , iyi yapılanmış tırnak ve kemikleri bulunmaktadır. Ön bacakların önden ve yandan bakıldığında düz olmalıdır. Aynı zamanda arka bacaklar da arkadan bakıldığında düz olmalıdır. At kendini taşır ve sağrısı ile arka dirseklerinden destek alır. Esnek ve enerjik ileri hareketleri, uzun fuleleri, kavisli ve yaylanan sırtı bulunmaktadır.

    olden3.jpg

15 yazı görüntüleniyor - 1,981 ile 1,995 arası (toplam 2,740)