Oluşturulan forum yanıtları
- YazarYazılar
-
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Basset Hound[/align]Anavatanı Fransa olan Basset Hound hepimizin yakından tanıdığı gibi kulakları yerleri süpüren,kısa bacaklı ve uzun gövdeli ve oldukça medyatik bir ırktır.Basset Fransızca’da yere yakın anlamına gelir.
Basset Hound’lar Bloodhound’ların yakından akrabalarıdırlarBasset Hound esas olarak bir tavşan ve tilki köpeğidir ve boyunun kısalığı sık çalılık arazide ve in içlerinde rahat çalışmasını sağlar.Ağır kanlı gibi gözüken bir yapısı da olsa en ufak bir yaban hayvanı kokusu aldığında bir anda vücudundan beklenilmeyecek bir çeviklikle koşmaya ve iz takibine başlar.Günümüz de Basset Hound’lar grup köpeği olarak halen avda kullanılmaktadırlar .Kısa tüy yapısı, foxhound rengi yani geleneksel ”Hound -Colour” denilen siyah-beyaz ve kızıl renklerdedir,ancak sarı ve açık kahve renkli olanlarına da rastlanır.
Bassethoundlar aile ve ev yapısına kolay uyum sağlayabilen yumuşak karakterli köpeklerdir.Bir Bassetiniz varsa köpeğinizin kulak temizliğine önem vermelisiniz zira uzun kulakları yüzünden hava almayan iç kulakta sık sık mantar belirtileri görünür.Herhalde bir gün avda bir tilkinin yada tavşanın arkasından bir Basset geldiğini görsem bu beni çok şaşırtırdı.Basset Houndlar diğer pek çok ırk gibi ülkemiz meralarında gözükmezler ancak evlerde karizmatik dış görünümlerinden dolayı son derece popülerdirler.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Weimaraner
[/align]Alman kökenli bir ırktır.Alman av köpeği yetiştiricileri Weimaraneri 19. Yüzyıl Almanya’sında ormancıların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ürettiler.Predatörlere karşı çok agresif bir yapısı olan Weimaraner bu yırtıcıların avında çok başarılıydı.
Predatör mücadelesi yanında kuş avında da iyi olduğu farkedilen ırkın , fermalı ve kuş avına müsait köpeklerin damızlık seçilmesiyle bu yeteneğinin daha da geliştirilmesine ağırlık verildi.Weimaraner ağır çalışan,yerden kokulu sağlam ve dayanıklı bir köpektir.
Kurşuni gümüş rengiyle ‘gümüş hayalet ‘ olarakta anılır.Avrupa’da özellikle Almanya’da popüler olan ırk dış görünüşününde güzelliğiyle meralardan çok show ringlerinde görünür olmuştur.İnsanla uyumlu çalışabilen,kolay eğitilebilir bir av köpeğidir.Weimaraner bir çok Alman Av köpeği otoritesinin kabul etmemesine rağmen AKC( American Kennel Club) tarafından ‘Versatile breed’ yani çok amaçlı ırk olarak kabul edilmiştir.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

İTALYAN SPİNONE[/align]Anavatanı İtalya olan bu ırk fermalı av köpekleri içerisinde en iri olanıdır. İtalyanların kendilerine ait 2 fermalı av köpeği ırkından biridir, diğeri ise kuzeni olan Bracco İtaliano yani İtalyan Brakı’dır. İtalya’da daha çok spinone olarak bilinse de İtalya dışında İtalyan Griffonu olarak adlandırılır. Kökeni eskilere dayanan Spinone’nin orijini tam olarak bilinmemekle beraber kimilerine göre atası, şu anda kayıp bir ırk olan İspanyol puanteridir kimilerine göre ise de eski Rus setterleridir. İtalya dışına nadiren çıkan bu ırk hakkında sadece 3 kitap yazılmıştır ve bu kitapların hiçbirisi başka dillere çevirilmemiştir.
Spinone tıpkı Alman Kısa tüylüsü(kurzhaar), Drahthaar ve Griffon gibi çok amaçlı bir ırk olarak kabul edilmiştir. Spinoneler av köpeği ırkları arasında ki en sık yapılı tüy karakteriyle en çetin çalılık ve dikenlik arazilerde bile rahat çalışabilen köpeklerdir. İtalyan partizanları II. Dünya savaşı esnasında dağılmış Alman askerlerinin yerini bulabilmek için iz takibinde Spinoneleri kullanmışlardır. Tek marka ve standart ayakkabı boyası kullanan Alman askerlerinin bot boyası kokusunu İtalyan askerlerininkinden ayıran Spinoneler bu sayede bir çok zafere ön ayak olmuşlardır.
Ağır, antal ve yerden kokulu bir köpektir.Yumuşak başlı, kolay eğitilebilir bir yapıya sahiptir. Son derece iyi bir yüzücü ve iç güdüsel aportçudur. Erişkin erkekler 48-55 cm yüksekliğnde ve 45-55 kg ağırlığında dişiler ise bu ölçülerden biraz daha alçak ve az kilolu olurlar. Irkın standart renkleri ; sarı-beyaz, portakal – beyaz – kahve – beyaz ve bu tonların düz rengidir. Tri color ve herhangi bir siyahlık standart dışıdır. Spinonelere insan gibi bakan köpekte denir,böyle adlandırılmalarının sebebi çok cana yakın ve insanlara bağlı bir köpek olmasıdır. Diğer pek çok ırk gibi neyazık ki Spinonelere de ülkemiz meralarında raslanılmamaktadır.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Pudelpointer[/align]Alman orijinli çok amaçlı bir ırktır.İlk pudelpointer yavrusu 1881 yılında bir ingiliz pointer ve av pudelinin çiftleşmesiyle ortaya çıkmıştır.Tell adındaki ingiliz puanter erkek damızlığın sahibi Kaizer III. Frederick ve Molly adındaki av pudeli dişinin sahibi Almanya’da av köpekleri üstüne yaptığı çalışmalarla haklı bir üne kavuşmuş olan Hegewald ‘dır.Bu ırkın ortaya çıkartılmasındaki amaç birbirleriyle çaprazlanan İngiliz puanteri ve pudelin en iyi özelliklerini tek bir köpekte toplayabilmekti.
Bu özellikler;İngiliz puanterinin sürati,ava karşı hiç bitmeyen hırsı,stili,keskin koku kabiliyeti ve fermadaki sabırı, pudelin ise dünyaca ünlü zekası,suya olan sevgisi,tüy yapısı ve kolay eğitilebilirliğiydi.Bu düşünceler doğrultusunda ortaya çıkan bu ırk gerçektende kendinden beklenileni verdi.Ülkemizde olmasada Amerika ve Avrupa ülkelerinde meralarda gözüken bu ırk ne yazık ki ülkemizde Kurszhaar ve Drahthaarın gölgesinde kalmıştır.Pudelpointer son derece kolay egitilebilen, zeki ve iyi bir çok amaçlı av köpeğidir.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Large Munsterlander[/align]Large Munsterlander anavatanı Almanya olan çok amaçlı bir ırktır.Large Munsterlander’in nasıl ortaya çıktığı hakkında bir çok teori vardır ancak bunların en elle tutulur olanı bu ırkın atasının Alman Uzuntüylüsü(Deutsch Langhaar) olduğudur.
Geçtiğimiz yüzyıl avcılar ve av köpeği yetiştiricileri, secerelendirme ve standartlara uyma konusunda av köpeklerine çok fazla titizlik gösterir oldular. Alman Uzuntüylüsünün standart rengi kahverengi-beyaz olarak kabul edilmiş ancak bazı yavruların siyah -beyaz doğması engellenememiş ve bu yavrular standart dışı olduğundan secerelendirilmemiştir. Renklerinden dolayı standart dışı olan bu siyah ve beyaz köpekler damızlık olarakta kullanılmamış ve dağıtılmışlardır. Sadece renklerinden dolayı Alman Uzuntüylüsü olarak kabul görmeyen bu köpekler avcılığa ve çantayı doldurmaya önem veren mihmandarlar ve av rezervi sahipleri tarafından çok beğenildirler çünkü onlar için köpek iyi av yaptığı sürece renkler ikinci planda kalıyordu.
En iyi siyah beyazlar birbirleriyle çiftleştirildiler ve tabiki zaman içerisinde bu köpeklerin sahipleri bir kulüp kurarak köpeklerinin secerelendirilmesini istediler. ilk secere defteri ve kulüp 1919 yılında Kuzey Batı Almanya’nın Munsterland bölgesinde kuruldu. Ve bu çok amaçlı Alman ırkı ”Gross(large)-munsterlander” yani büyük munsterlander olarak isimlendirildi.
II. Dünya savaşının sonunda bu ırkın sayısında çok fazla düşüş oldu ancak Herr Egon Vornholt adlı bir avcı ve köpek yetiştiricisinin ısrarlı çalışmaları sonucu tekrar bir gen havuzu hazırlanıp ırkın sayısı arttırıldı.Bu gen havuzunda tabiki tekrar olarak Alman Uzuntüylülerinden faydalanıldı.Bu yüzden ikinci nesil Large munsterlanderlerin secerelerinde ”DL” Deutsh Langhaar(Alman Uzuntüylüsü) ibaresi kullanılır.
Large Munsterlander son derece zeki,çalışkan her hava şartına uyumlu,kolay eğitilebilir,cesaretli ve fermalı bir ırktır.Dış görünümü itibariyle pek alımlı olmasada çalışmasıyla kendini merada kanıtlar. Yetişmiş erkekler 35-40 kg ve 40 cm yüksekliğinde dişiler ise 33-38 kg ve 33-38 cm yüksekliğindedirler.Large munsterlander’in aynı ismi taşıyan Small Munterlander ile hiç bir yakın akrabalığı yoktur.Sadece coğrafi bölgeden dolayı bir isim benzerliği vardır. Ülkemizde meraklıları tarafından çok nadir olarak beslenir.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Small Munsterlander[/align]Geçmişi 500 yıla dayanan bu eski ırkın anavatanı Kuzeybatı Almanya’nın Munsterland bölgesidir.O zamanlarda parayla avcılık yaptıranların ve yapanların gözde köpeğiydi.Avı bulan,fermalayan hem sudan hemde karadan aport yapabilen ve iz takibinde başarılı ,her türlü hava koşuluna dayanıklı ve çalışkan bir köpektir.
Ancak 18. yüzyıl başlarında derebeylik sisteminin iyice ortaya çıkması ve halkın elinden av yapabilme haklarının alınması ve kısıtlanmasıyla neredeyse yok olucak seviyeye gelen Munsterlander tarihin tekerrürü ve derebeylik sisteminin tekrar çökmesiyle eski popülerliğine kavuştu.Küçük ve çok amaçlı oluşu Small Munsterlanderi Almanya’nın Kurzshaar veDrahthaar’dan sonra en iyi 3. köpeği yaptı.
Özellikleri biraz setteri biraz da spanieli andıran ancak her iki ırktanda daha yavaş olan munsterlanderlere ülkemizde rastlanmamakla beraber halen meraların aranılan çok amaçlı fermalı köpeklerindendir..
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Drahthaar[/align]Alman orijinli çok amaçlı bir ırktır ve ortaya çıkış sebebi tüm çok amaçlı ırklarla aynıdır.18. yüzyıl Almanya’sında derebeylik sisteminin çöküşüyle halkın da avcılık konusundaki haklarının artması ve av çeşitliliği karşısında her avı yapabilecek ve kıtkayı tek başına doldurabilecek bir köpek.
Drahthaarın 4 tane atası vardır,bunlar;kurzshaar,pudelpointer,stıchlhaar ve griffondur.Drahthaar hakkında detaylı bilgiyi Sn.M.Uğur Barutcu’nun Çok amaçlı Irklar/Drahthaar adlı yazısında bulabilirsiniz.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Kurzhaar[/align]Anavatanı Almanya olan Kurzhaar son 50 yılda dünyanın hemen hemen heryerinde en çok kullanılan ve en çok sevilen av köpeği haline gelmiştir ve bu yere diğer bazı ırklarda olduğu gibi fiziksel görünümün yardımıyla değil tamamen avcılık yetenekleriyle ulaşmıştır.Kurzhaarın iyi bir burnu,puanter yada ingiliz setter kadar olmasada sürati, her hava koşuluna uyumlu fiziği ve bitmez tükenmez bir avlanma hırsı vardır .Kurzhaar çok amaçlı bir ırktır yani kanatlı avı kadar kürklü hayvanların avında da kullanılırlar.
Fermalıdır ve iyi bir iz takipçisidir.Kurzhaar’ı bu kadar popüler yapan diğer 2 özelliğide zekası ve insanla uyumlu çalışmaya olan yatkınlığıdır. Şu anda var olan tüm fermalı ırklar ferma verme kabiliyetlerini eski İspanyol Puanterine borçludurlar ,tıpkı Kurzhaarında olduğu gibi.Yani Kurzhaarın atası bu köpektir ancak daha fazla detaya inersek Kurzhaarın günümüze kadar ki gelişimini söyle özetleyebiliriz.
Kurzhaarın gerçek atası şu anda kayıp bir ırk olan eski Alman Puanteridir .Bilindik bir hikaye olan ,Almanya’da ki sosyal değişim sonucu çok amaçlı köpek arayışına girildi.Kurzhaar Almanya’nın ilk çok amaçlı ırkıdır.Kurzhaarın yaratılması ve gelişimde 2 ayrı grup rol almıştır ilk grupdaki köpek üreticileri geleneklerine daha bağlıydılar ve yaratacakları köpekte bir damla dahi İngiliz kanı istemiyorlardı.
Başını Solm ve Hegewald in çektiği 2. grup ise daha çağdaştı ve yaratacakları çok amaçlı ırkta mutlaka ingiliz puanterinin kanı da olmasını istiyorlardı.Uzun ve sabırlı çalışmalar sonucunda ortaya günümüzün fermalı çağdaş Kurzhaarı çıktı.Kurzhaar orta boyda atletik yapılı,kısa ve sert tüylü 35-45 cm yüksekliğinde ve 30-38 kg ağırlığında düzgün iskelet yapılı bir köpektir.Renkleri genellikle kırçıllı olmakla beraber düz beyaz üstüne pafta yada tek renkleride mevcuttur.
Açık kahveden koyu siyaha kadar geniş bir tüy rengi portföyü mevcuttur.İyi eğitim verilmiş ve doğru anne ve babadan alınmış saf kan bir Kurzhaar sahibinin yüzünü hiç bir koşulda kara çıkartmaz.Kurzhaar ülkemizin meralarında en çok rastlanan ırktır,dolayısıyla melezleride mevcuttur.Önemli olan saf olan bir ırkı saf olmayandan ayırt edebilmektir,çünkü ülkemizde kuyruğu her kesik ve kırçıllı tüy yapısı olan köpek Kurzhaar zannedilmektedir
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Wire-haired Vizsla[/align]Anavatanı Almanya ve Macaristandır.Irk ilk kez 1932 yılında ortaya çıkartılmıştır.Yaratıcısı Gresznaryk Lazslo adında bir yetiştiricidir.Vizslanın tüylerinin kısa oluşu, onun çok sık çalılıkta ve soğuk su içerisinde çalışmasına mani oluyordu.Bu zayıf noktaları yok etmek amacıyla yola çıkılarak vizsla drahthaarla çaprazlandı ve sadece düz kahve renkli ve fırça tüylü yavrular seçilerek bir standart sağlandı.
Geçmişi eskiye dayanmamakla birlikte kısa zamanda Avrupa ,özellikle Almanya,Macaristan,Çekoslavakya ,Romanya ve Rusya’da ismini duyuran bu ırk ülkemizde hiç görünmeyen yeni jenerasyon çok amaçlı fermalı bir av köpeği ırkıdır.AKC ve FCI tarafından onay almış ve Amerika dahil bir çok ülkede kendi adına ait kulübü oluşmuştur.Wire -haired vizsla özetle vizsla renginde ve drahthaar kürklü bir köpektir.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

CURLY COATED RETRIEVER[/align]Orijini tam olarak bilinmemekle beraber anavatanının İngiltere olduğu sanılmaktadır.Curly -Coated retriever ,retriever ırkları arasında kuş avına en fazla eğilimi olan ırktır.Curly Coated retriever(kıvırcık tüylü retriever) İngiltere’de av reservi sahipleri ve mihmandarlar tarafından ”meat -dog” et köpeği lakabıyla tanınır.
Curly coated retriever in böyle tanınmasının sebebi yapılan sülün süreklerinde(İngiltere’de yapılan bir tür sürek avı ;mihmandarlar ve hizmetliler önlerinde köpeklerle bekleyen avcıların üzerlerine sülünleri sürmeleriyle sıkışıp kalkan kuşlar bekleyen avcıların üstünden geçerler.
Avcılar üstlerinden geçen sülünlere tüfek atarlar ,bu av şeklinede ”high-pheasent shooting ”denir) diğer köpekler (ki bunlar genellikle fermasız parlatıcılar olan Springer’lardır) tarafından kaldırılmayan kuşları kaldırırlar ve av bittikten sonra gece merayı dolaşarak yaralı ve ölü kalan, bulunamayan kuşları toplarlar.
Curly coated retriever’in seceresine ve dış görünümüne pek önem verilmez.Avcı için önemli olan merada yaralı yada ölü kuş bırakılmamasıdır ve en çok kuş bulan köpek o tarz av için en güzel görünümlü köpektir.
Curly coated retriever’lar retrieverlara ait tüm özellikleri taşımaları yanında ayrıca kuş avında parlatıcı köpek olarak kullanılırlar.Son derece zeki,yumuşak başlı ve insanla çalışmaya uyumlu köpeklerdir.Irkın atasının ”water spaniel ” ve ” poodle ” olduğu sanılmaktadır.
Siyah ,koyu kahve ,ve ender olrak kahve renkli olurlar.Renk her zaman tektir,pafta olmaz.Tüy karakterleri dalgalı ve sıktır.Erişkin erkeklerde yükseklik 40-45 cm. Ağırlık ise 35-40 kg civarındadır.Tüm retriever ırkları gibi bu ırk da ülkemizde av amaçlı kullanılmamaktadır.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Chesapeake Bay Retriever[/align]Bu ırkın popüleratesini ve kabiliyetlerini daha iyi anlayabilmek için önce anavatanı olan coğrafyayı incelemek gerekir.Irk adını üretildiği liman şehrinden almıştır.Chesapeake Bay, Amerika Birleşik devletlerinin Güney sahilinde Baltimor yakınlarında bir körfezdir.Bölge bataklıkları,sert hava koşulları ve buzlu göl sularıyla ün yapmıştır, dolayısı ile bölegede su kuşlarının popülasyonu çoktur.
Chesapeake retriever var olan tüm retriever ırkları arasında soğuğa ve suya en dayanıklı ve ördek avcıları tarafından en çok tutulan ırktır.Amerika’da ki lakabı buz kırıcı (ice breaker) dır.Köpeğin vücudu özel bir yağ salgılar ,bu yağ çok sık olan tüylerinin altında ikinci bir koruma tabakası oluşturur.
Chesapeake bay retriever’ın nasıl ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemekle beraber bazı efsaneler mevcuttur.Bunlardan en akla yatkın olanı, 18.yüzyılın ortalarında Körfezde bir deniz kazası sonucu batan bir İngiliz yelkenlisinden kurtarılan 2 St.John su köpeğinin labrador retrieverlarla melezlenerek ırkın doğmasıdır.İnsanla çalışmaya gönüllü,ev yaşamına uyumlu ve çok zeki bir köpektir.Amerika’nın özellikle soğuk bölgelerinin vazgeçilmez aportçu köpeğidir.Labrador retrieverda olduğu gibi Chesapeake bay retriever da su üstünden koku alabilir ve sığ sularda suyun altında sazı sıkıştırarak can veren ördekleri dalarak çıkartabilirler.
Tüy rengi Kahverengi tonlarıdır ve tek renk olurlar,yerden yüksekliği 38-42 cm ağırlığıda 35-40 kg arasında değişir.Ne yazıktır ki ülkemizde retriever ırklarını parklar dışında görmek pek mümkün değildir
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Golden Retriever[/align]Golden retriever ın anavatanı İngiltere’dir.18. yüzyılın sonları ve 19. Yüzyılı takip eden zaman içerisinde İngiltere’de en iyi av köpeğini bulmak için uğraşan ve aralarında müthiş bir rekabet olan insanlar vardı.Bunlar için en iyi köpeği bulmak onur meselesi halini almıştı. Çok azimli ve hummalı çalışmalar yapılıyordu.
Bu çalışmalar sonucunda başarıyı bulanlar kadar başarısızlığa uğrayanlarda oluyordu tabiki.Golden retriever işte bu başarısızlığa uğramış,çok iyi av köpeği olamamış ırklardan birisidir.Ancak zekası ve güzelliği sayesinde kaybolup gitmemiş hatta dünyada en fazla kulübü olan ve belkide dünyanın en popüler köpeği olmuştur.Golden retrieverin yaratıcısı Sir Dudley Marjoribanks adında bir asilzadedir. Sir Dudley işe ”Nous” adında sarı bir retrieverla başlamıştır.Bu köpeği siyah bir Wavy-Coated/dalgalı tüylü retrieverla(Flat coat retrieverin atası)çiftleştirmiş ve bu batından 4 dişi yavru almıştır.
Bu 4 dişi yavruyla ”Belle” adında bir su spanielini çiftleştirmiş ve bu melezlemeden doğan yavrularıda İrlanda setteri ve Kum renkli Bloodhoundlarla çiftleştirmiştir.
En sonunda tutturduğu standartı beğenmiş ve günümüzün çağdaş görünümlü Golden ı ortaya çıkmıştır.Bu karışımlar Golden retrieverin günümüzdeki kürk yapısındanda anlaşılabilir zira kızıl dan krema beyazına kadar farklı renk tonlarında Golden lara rastlamak mümkündür.Golden retriever insana bağımlı bir köpektir.Mutlaka sahiplenilmek ister ve kolay kolay Alfa olamaz.Çok sevecen,aile ortamına ve çocuklarla beraber yaşamaya uygun,sabırlı bir köpektir.Ancak iyi bir av köpeği değildir.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Labrador Retriever[/align]Bir çok retriever ırkı gibi Labrador retriever ın da anavatanı Newfoundland’dir.Newfoundland okyanus kıyısında soğuk iklim şartlarıyla tanınan bir balıkçı şehridir.İlk balıkçılık yıllarında şehirde pek fazla av köpeği ırkı yoktu,zaten retrieverlar ırklarının hiçbirisi kökenlerinde av köpeği değil sadece getiricilerdir.Retrieverların atası Newfoundland’a ilk balıkçılar tarafından getirilen İngiliz Water dogge denilen su köpekleridir.
Balıkçıların küçük sandallar içerisinde kullanmak için kısa tüylü(sandala beraberinde su getirmemesi için) soğuğa dayanıklı,uzun saatler çalışabilecek ve çok iyi yüzen köpeklere ihtiyaçları vardı.Köpekler ağ çekme sırasında sersemleyip su üstünde kalan balıkları ve kısa zaman içeirisinde ağ gönderlerini getirmek amacıyla eğitildiler.
Küçük sandallar içerisinde kullanılanlara ”lesser St John’s dog”,”lesser newfoundland” yada labrador denildi.Daha büyük ve kürklü olanları kürkleriyle beraber suyuda içeri taşıdıkları için pek rağbet görmedi yada daha büyük sandallarda kullanıldılar,bu iri olan köpeklerde günümüzün çağdaş Newfoundland denilen iri, siyah kürklü köpekleridir.
Labrador retrieverlerin suya ve soğuğa dayanılılığı, genlerine işlemiş getirme kabiliyeti ve cana yakınlığı onları iyi birer ördek avcısı partneri yapmıştır.Amerika ve bazı ülkelerde uygulanan ördek avı sisteminde(Blind denilen gümelerle yapılan av) labrador retrieverlar büyük bir boşluğu doldurmuşlardır.Labrador retriever da dahil olmak üzere diğer tüm retriever ırkları köpekler dünyası içerisinde insana en bağlı en cana yakın ve SAKİN köpeklerdir.
Bu yüzden retrieverlar görme özürlüler için rehber köpek olarakta kullanılırlar.Siyah,çukulata ve sarı olmak üzere 3 rengi vardır.Retrieverların yerden yüksekliği 38-44 cm ağırlıkları ise 30-40 kg arasındadır.Retrieverlar Amerika’da son yıllarda Versatile breed(çok amaçlı-dayanıklı ırk) olarak empoze edilmektedirler sebebi ise meralarda kullanılan labradorlara ferma yeteneği aşılanılmaya çalışılmaktadır.Ancak bilinmelidir ki bu yeteneğin genlere geçmesi için çok uzun yıllar gerekir.Bir labradora ferma vermesi öğretilebilir ancak onun doğan yavrularının hiç birisinde bu yetenek var olmaz.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Welsh Springer Spaniel[/align]Welsh springer spaniel anavatanı tam olarak bilinmeyen ,spaniel ırkları arasında en eski tarihi olan ırktır.Geçmişi milattan sonra 7000 yıllarına kadar geriler.Amerikan Kennel Kulübü tarafından ilk kabulü 1906 yılında gerçekleşmiştir.Welsh springer spaniel çok enerjik,kuzeni olan İngiliz springer’dan daha sağlam yapılı daha aklı başında ve olgun karakterli ancak duygusal açıdan hassas ve sert eğitime karşı ters tepki veren bir köpektir.
İngiltere ve Amerika Birleşik Devletlerinde İngiliz springer’lar kadar olmasa da avda kullanılırlar.Sık yapılı ,su ve soğuk geçirmeyen tüy karakteri Welshlerin çalılık ve sulak ortamlarda İngiliz kuzenlerinden çok daha iyi çalışmasına olanak verir.Erişkin erkeler 35-38 cm yüksekliğinde ve 20-25 kg ağırlığındadırlar.Tüy rengi sadece kızıl ve beyazdır.Eve ve çocuklarla uyumlu sıcak kanlı ve avcıya yakın çalışan bir köpektir.Öncelikle fermasız olduğundan dolayı ülkemizde ki av stiline uymaz ve dolayısı ile meralarda görülmeyen bir ırktır.
Mehmet AKINKatılımcı[align=center]

Irish Water Spaniel[/align]Anavatanı İrlandadır.Popüler bir ırk olan İrlanda su spanieli’nin 11. yüzyıllarda ismi Shannon spaniel ve Rat-tail (fare kuyruk) spanieldir.İrlanda su spanieli alnındaki kıvırcık tüy yumağından ve aşırı enerjik bir yapıya sahip olmasında dolayı spaniellierin palyaçosu olarakta tanınır.Çok zekidir ve bazen sahip olduğu enerjiyi kendisi de kontrol edemez ,her an ve her saniye oyuna hazırdır.İrlanda su spanieli sahip olduğu su geçirmez tüy yapısından dolayı daha çok sulak arazilerde kullanılır.Amerikan Kennel kulübü İrlanda su spanielini 1877 yılında bünyesine kabul etmiştir.
Ayrıca İrlanda su spanieli AKC’nin vücudu köpeklere karşı alerjik reaksiyon gösteren insanlara tavsiye ettiği tek ırktır.Dış görünüm itibariyle çok hareketli ve dengeli bir vücudu,çift tüy yapısı vardır.İrlanda su spanielleri ,spaniel ırkları arasında en zeki olan türdür.Tüy rengi ”Liver” denilen kızılımsı kahve-ciğer rengidir.Renkte yaşlanmadan dolayı grileşme kabul edilir ancak herhangi bir beyazlık hatadır.Erişkin erkeler 45-55 cm yüksekliğinde ve 30-35 kg ağırlığındadırlar. İrlanda su spanieli ülkemizde bilinmeyen ve avda kullanılmayan bir ırktır
- YazarYazılar
