1. Anasayfa
  2. Veteriner Hekimlik
  3. Veteriner Hekimlik Tarihi
Veteriner Hekimlik Tarihi Kapak

Veteriner Hekimlik Tarihi

Veteriner Hekimliğin tarihi insanlık tarihinde en eski mesleklerden biridir. Hayvanların evcilleştirilmesi, ıslah edilmesi, üretimi, hayvan hastalıklarının sağaltımı, hayvan ve hayvansal ürünlerin sağlıklı bir şekilde insan tüketimine sunulması da veteriner hekimlerin sorumluluğundadır. İlk evcilleştirilen hayvan ile veteriner hekimlik mesleğinin de başladığı kabul edilir.

Veteriner Hekimliği Tarihi ile ilgili yazıdan önceki dönemlere ait kaynaklara; Mezopotamya, Eski Mısır bölgesinde kabartmalar, Asur Kralı III. Satlemanester Dikilitaşında röliyefler, Lascaux mağarasındaki resimler, Yazının icadından sonra ise Hamurabi Kanunlarının yazıldığı Babil Kil tabletler, resimler, papiruslar, dini ve tatbiki kitaplar, Naseri, Tuhvetülfarisin Fi Ahval-i Huyul El-Mücahidin Baytarnameler örnek verilebilir.

Veteriner Hekimliği Mesleğinin Doğuşu

Hayvanın eti, sütü, derisi ve kemikleri ile insanın kullanımına girmesi, insanın kendi sağlığı kadar hayvanların sağlığı ile de ilgilenmesine neden olmuş; böylece veteriner hekimlik doğmuştur. Yüksek verim elde etme araştırmalarıyla birlikte, hayvanların verimlerinin düşmesine veya ölümlerine sebep olan hastalıkların teşhis ve tedavi yolları da araştırılmıştır.

Veteriner hekim, hayvan sağlığının korunması için önlemler alan, hastalıklara tanı koyan, tıbbi ve cerrahi girişimlerde bulunarak hastalığın tedavisini sağlayan kişidir.

Veteriner Hekim Terimine Geçiş Süreci

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk kez 1934 Yasa Taslağı’nda veteriner terimi yerine hayvan hekimi terimi önerilmiş, tartışmalar sonucunda baytar teriminin kullanılmasına karar verilmiştir.
‘’Veteriner’’ terimi ilk kez 1937 yılında “Ziraat Vekaleti Vazife ve Teşkilat Kanunu“nda “Veteriner İşleri Umum Müdürlüğü” başlıklı madde ile kullanılmıştır.
‘’Veteriner Hekim’’ terimi ise ilk ke 1954 yılında 6343 sayılı Kanunun birinci maddesinde “Veteriner Fakültelerinden diploma almış olanlara (veteriner hekim) denir.” ifadesi ile kullanılmıştır.

Veteriner Hekimliği Adlandırılması

kahun papirüsü
İlk uygarlıklardan Mezopotamya’da da, hastalık tedavisinin rahip – hekimler tarafından yapıldığı belirtilmektedir.
Kahun papirüsü denilen en eski papirüs (MÖ 2 bin-1850’ler), hayvan tedavisinden bahsetmektedir.

Yazılı tarihte bilinen ilk veteriner Urlugaledinna’dır. MÖ 2121-2118 arası hüküm süren Lagaş kralı Ur-Ningirsu altında hizmet verdi. Kişisel kimliği yerine geçen silindir bir mührü vardı ve kendisi burada bir çift maşa ve Ninazu’nun yılanlı asası ile gösterilir. İnsanlardan çok hayvanlar üzerinde çalışmıştı.

Eski Çin: Veteriner hekimliğe dair en eski kayıtlı belge Çin’den gelir. En ünlü Çin ilahlarından Fuxi “öküz terbiyecisi” adıyla bilinir ve Çin’deki ünlü Sarı Irmak çevresinde kurulan Banpo Köyü uygarlığının MÖ 4500-3750’de evcilleştirmeyi uyguladığı biliniyor. “At keşişleri” olarak bilinen doktorlar MÖ 3000’de topal veya kolik atları başarılı şekilde tedavi etmek için akupunkturu kullandı.

Eski Mısır: Mağara duvarlarında hayvanların beslenmelerine ve hastalıklarının sağaltılmalarına ilişkin pek çok resim ve kabartma bulunmuştur. Memphis mabedindeki kabartmalar, Mısır’da hayvancılığın ileri düzeyde olduğunu, veteriner hekimliği eğitiminin MÖ 3000 yıllarında başladığını ve hayvan tedavilerinin bu eğitimi alan kişiler tarafından yapıldığını göstermektedir. O dönemdeki hekimler tedavi uygulamalarını ilaç, dua ve sihirle yapıyorlardı.
Memphis Mabedi kalıntılarında kümes hayvanlarının hastalıkları ile ilgilenenlere “tavuk doktoru’’ denildiği bilinmektedir.

Eski Hindistan: Dünyada bilinen ilk hayvan hastaneleri ise Kral Asoka zamanında Hindistan’da açılmıştır.
Evcil ve yaban hayvanı ayrımı yapılmaksızın balık, kuş, fil, inek gibi her türlü hayvanın tedavi edilebildiği hayvan hastaneleri olduğu tespit edilmiştir.
Fil hastalıklarını tedavi edenler “Palakapya’’, at sağlığı ile ilgilenenIer “Salihotriya” olarak adlandırılmıştır.
Günümüzde Hindistan’ın birçok yerinde veteriner hekimlere “Salutri” denilmektedir

Sümerler: Mezopotamya’da hüküm süren uygarlıklardan Sümerlerde insan hekimlerine “A-su” hayvan hekimlerine de “Monai-su” adı verilmiştir.

Babiller: Hammurabi Kanunları’nın 224. ve 225. maddelerinde veteriner hekimlerden “öküz doktoru” ve “eşek doktoru” olarak bahsedilmektedir. Babillilerin bıraktıkları en önemli belge olan Hammurabi kanunlarında (M.Ö. 1728-1688) insan ve hayvan için tedavi ücretleri ve başarısız tedavilere verilecek cezalara ilişkin maddeler yer almaktadır.

Eski Yunan: Antik Yunan uygarlığında atların sağaltımı ile ilgilenen kişiler için “at doktoru” anlamına gelen “hippiatroi”,

Bizans imparatorluğunda “hipiater” unvanları kullanılmıştır.

Özellikle Ege bölgesine yerleşmiş olan antik Yunan’da veteriner hekimlik başta at sağlığı olmak üzere önemli derecede gelişmiştir. MÖ IV. yüzyılda yaşamış olan filozof Aristoteles, veteriner hekimlik de yapmıştır. Historia Animalum adlı eserinde hayvan sağlığından bahsetmektedir.

Roma İmparatorluğu: İlk dönemlerde katır hekimliği ‘’mulo medicus’’, sonra tek tırnaklı hayvanların hekimliği ‘’veterinarius medicus’’ olarak isimlendirilmiştir.
Romalılar, hayvan hekimi için ‘’medicus veterinarius’’, hayvan hekimliği mesleği için ‘’ars veterinaria’’ terimlerini kullanmıştır.
‘’Veterinarius’’ terimi ilk kez M.S. 1. yüzyıl eserlerinde görülmektedir. Ancak, hayvan hastalıklarını tedavi etme işi anlamında ilk olarak M.S. 5. yüzyılda kullanıldığı görülmektedir.
Romalılar, bir savaşta zafer sonrası veya her beş yılda bir ‘’suovetarulia’’ adı verilen tören düzenlerdi. Bu törenlerde 1 domuz, 1 koyun, 1 boğa kurban edilirdi. Hayvanlar ‘’suovetaurinarium“ adı verilen yerlerde bekletilirdi. Bu hayvanlarla ilgilenenlere de ‘’suovetaurinarii’’ denilirdi.

Eski etimologlar, ‘’hayvana yük bağlanan bel ve karın bölgesi’’ ve ‘’hayvan hekimliği’’ anlamında ‘’venterina’’ kelimesinin kullanıldığını görmüştür. ‘’Veterinarius’’ kelimesi Latince ‘’yük hayvanı’’ anlamı taşımaktadır

İslam Uygarlığı: İslam Uygarlığı’nda 9. ve 15. yüzyıllar arasında at yetiştiriciliği ve hayvan hastalıkları ile ilgili el yazmalarına ‘’baytarname’’, bu kitabı yazanlara, hayvanların beslenmesi, bakımı ve sağlıkları ile ilgilenenlere de ‘’baytar’’ denilmektedir.
Türkçe’de birçok yörede hayvanların barınaklarına ‘’ağar ‘’ , ‘’ahır’’ veya ‘’tar’’ denildiği bilinmektedir.
Pek çok eski eserde hayvanların sağlıkları ile ilgilenen kişilere ‘’baytar’’, ‘’tarbayı’’ diğer anlamıyla ‘’ahır beyi ,imrahor’’ denildiği tespit edilmiştir

İslam dünyasında da veteriner hekimlik diğer bilim dalları ile birlikte gelişme göstermiştir.
Çeşitli İslam ülkelerinin kütüphanelerinde atların soy bilgileri, yetiştirilme usulleri, at hastalıkları ve bunların sağaltım yöntemleri üzerine yazılmış sayısız el yazması eser bulunmaktadır. Fürûsiyye, baytara, feresnâme ve baytarnâme gibi adlarla anılan bu eserlerin dili Arapçadır.

Abbasiler’den Ibn Ahi Hizam tarafından (ki kendisinin Türk olma ihtimali fazladır) Arapça olarak yazılan ve daha sonra Farsça, Memluki ve Eski Osmanlıca’ya çevrilen Kitab Al-Furusiya hayvan yetiştiriciliği ve özellikle at hastalıkları hakkında ileri ve geniş bilgiler içermektedir ve yüzyıllarca sonra yaşayan Veteriner Hekimler bile bu kitaptan yararlanmışlardır.

12.yy’da İbn’ül Avvam tarafından yazılan Kitab Al-Falaha’da Veteriner ve Ziraat tarihi yönünden çok önemli bir eserdir. Daha sonraları Ebu Bekr Al-Baytar tarafından yazılan Naseri batılı tarihçilerce orta çağın en iyi Veteriner Hekimliği kitabı olarak kabul edilmiştir. Al Baytar, çeşitli yeni tedavi yöntemleri ile ünlü bir veteriner hekim olarak bilinmektedir. Özellikle evantrasyon için önerdiği cerrahi yöntem ilginçtir.

Dünyada Veteriner Hekimliğinde Okullaşma

dünya'da veteriner hekimlik tarihi
Tarih boyunca yaşanan doğal afetler dışındaki en büyük felaketlere salgın hayvan hastalıklarının neden olduğu kabul edilmektedir. Uygarlıkların başlıca dinamiklerinden birini oluşturan hayvan varlığının sağlıklı durumunda, zenginlik ve mutluluk; salgın hastalıklarında ise, korku, şaşkınlık ve kıtlık yaşanmıştır. Bulaşıcı hayvan hastalıklarının en önemlilerinden biri olan ve varlığını ilk çağlardan beri hissettiren sığır vebası hastalığı, yalnız Avrupa’da, 1711-1769 yılları arasında 200 milyondan fazla sığır kaybına yol açmıştır.

İtalya ve İngiltere’ de soruna çare bulmak üzere görevlendirilen beşeri hekimler, çözümün ancak veteriner hekimlerin yetiştirilmesi ile mümkün olabileceğini belirtmişlerdir. Veteriner hekimliği eğitimini başlatan, bilgili ve yetkin veteriner hekimleri uygulama alanına yayan tüm Avrupa ülkelerinde, tarım devriminin dayanağını, sağlıklı ve verimli hayvan varlığı oluşturmuş; toplumsal kalkınma ve sanayi devrimi için geniş olanaklar sağlanmıştır.

Sığır Vebası hastalığı ile ilgili olarak
salgin hastalik

  • 1711 ve 1714 yılları arasında İtalyan Dr. Ramazzini ve Dr. Lancisi ile İngiliz Dr. Bates başta sığır vebası olmak üzere salgın hayvan hastalıklarını incelemekle görevlendirilmişlerdir.
  • İLK KARANTİNA ÖNERİSİ: Dr. Bernardino Ramazzini: Hastalığın bulaşma yollarını incelemiştir. Ölü ve hasta hayvanlar kadar, sağlamların da hastalık etkeni taşıyabileceklerini anlamıştır. Ölülerin gömülmesi, ahırların temizlenmesi ve tütsülenmesini önermiştir. Hasta hayvanların sağlamlardan ayrılması gerektiğini ilerisürmüştür.
  • İLK İTLAF ÖNERİSİ: Dr. Giovanni Lancisi: Etkenin son derece küçük ve zararlı parçacıklar olup, temasla ya a eşyalarla geçebileceğini söylemiştir. Hastalığına yakalanan hayvanların öldürülmesi gerekliliğini bildirmiştir.
  • İLK TAZMİNAT ÖNERİSİ: Dr. Thomas Bates: Hastalık çıkan bütün sürünün öldürülmesi, ölülerin yakılması ve itlaf edilen hayvanların sahiplerine tazminat ödenmesini önermiştir
  • 1710-1714 yılları arasında Fransa’nın sığırlarının hemen hemen yarısı sığır vebasına yakalanmıştır.
  • Veba, 1750’de tekrardan şiddetlenmiştir. 10 yıl süren faydasız savaştan sonra; ciddi sığır kayıplarının önüne geçilememesi nedeniyle hayvan hastalıkları ile mücadelede insan hekimlerinin yeterli olmadığını ortaya koymuş ve hayvan hekimlerinin yetiştirilmesi kaçınılmaz olmuştur.

i̇lk veteriner okulu

Böylece dünyada ilk veteriner okulu 1762 yılında Fransa’nın Lyon kentinde Claude Bourgelat tarafından kurulmuştur.

1765’te Paris civarında yeni bir okul açılmasına kadar verilince, Bourgelat en iyi öğrencilerinden birkaçını bu amaçla Alfort’a göndermiştir.
1766 yılında Bourgelat’ın direktörlüğünde Alfort Veteriner Okulu açılmıştır.
1825 yılında Fransa’nın üçüncü okulu Toulouse’da açılmıştır.
1800 yılına kadar Avrupa’da toplam 16 okul,
1825’e kadar da 12 Avrupa ülkesinde 30 veteriner okulu eğitime başlamıştır.

Türkiye'de Veteriner Hekimlik Tarihi

Türkiye’de Veteriner Hekimlik Zaman Çizelgesi (Kronolojik)

Avrupa’da veteriner hekimliği okullarının hızla yayılması sonucunda, tarım devriminin itici gücünü oluşturan hayvan varlığının sağlığı garanti altına alınmış; üretim artışı sağlanmış; hayvan ve hayvansal ürünler, küçük sanayi işletmelerinin ham maddelerini oluşturmuşlardır.

Osmanlı Devleti’nde ise 19. yüzyılın ikinci çeyreğine kadar ne bir tıp okulu ne de veteriner hekimliği okulu açılabilmiş; insan ve hayvan sağlığı ile ilgili hizmetlerin, ustaçırak ilişkisiyle yetişen ve bilimsel bir nitelik taşımayan bilgiye sahip ampriklerce yürütülmesine devam edilmiştir.

Türkiye’de Veteriner Hekimliğinde Okullaşma sürecini aşağıdaki zaman çizelgesinden inceleyebilirsiniz.

Veteriner Okulu Tavsiyesi

Prusyalı Ordu Mensubu Yüzbaşı Helmuth Von Moltke, Osmanlı ordusunda islahat yapmak üzere Sultan II. Mahmud tarafından ülkeye davet edilmiş, Osmanlı Devleti’nde askeri uzman ve danışman olarak görev almıştır. Moltke, islahat programına dair fikirlerini 1835 yılında padişaha sunmuş, “ordudaki hayvanların hastalıkları ve meydana gelen kayıplar sebebiyle veteriner okulu açılmalı” tavsiyesinde bulunmuştur. Prusya’dan İstanbul’da veteriner okulu açılabilmesi için yardım istenmiş, Prusya Prensi August, Hassa topçusundaki veteriner hekimlere, en az 3 yıl süreyle, avantajlı şartlarda İstanbul’a tayinini gönüllü olarak isteyen veteriner hekim olup olmadığını sormuş, Prusya’lı Veteriner Hekim Godlewsky tek başına gönüllü olarak İstanbul’a hareket etmiştir.

İncele

Askeri Baytar Mektebi

Askeri Baytar Mektebi (Askeri Veteriner Okulu) 1842 yılında açılmıştır. Prusya Kraliyet Tugayı Veteriner Hekimi Godlewsky tarafından eğitim verilen okulun ilk devresinde dersler 12 öğrenci ve tercüman yardımıyla işlenmiş, dersler 3 yıl sonra 1845 yılında tamamlanmıştır. İlk devre eğitimi oldukça zor şartlar altında gerçekleşmiştir. Nedenleri; tercümanın konu hakkında bilgi sahibi olmaması sebebiyle Godlewsky’nin tercümandan önce notlar almasını daha sonra notları tekrar kendisine okumasını istemesi, derslerin ezberlenmek zorunda olması, öğrencilerin ancak Türkçeyi okuyup yazacak kadar öğrenim görmüş olmaları ve dersleri zorunlu olduğu için hevesli olmamalarından kaynaklanmaktaydı.

İncele

Öğrenim Süresi 4 Yıl

Askeri Baytar Mektebi’nde öğretim süresi 1849 yılında 4 yıla çıkarılmış, Godlewsky Türkçeyi öğrendiği için dersler Türkçe işlenmeye başlamıştır. 1845 yılında eğitim-öğretim için 32 öğrenci mektebe gönderilse de bunlardan 15’i okuma-yazma bilmediği için mektebe kabul edilmemiş geriye kalan 17 öğrenci ile eğitime devam edilmiştir. Bu 17 öğrenci arasında Türk öğrenler dışında, Arap, Ermeni ve Arnavut öğrenciler de bulunmaktaydı. 1853 mezunlarından iki kişi okulda görevlendirilmiş

İncele

Baytar Ameliyat Mektebi

Osmanlı devleti hayvan ıslahı ve hayvanların sağlıklı olması için sadece kendi iç dinamikleri ile değil Avrupa’dan getirttiği muhtelif uzman kişilerden de faydalanma yoluna gitmiştir. III. Selim Anadolu’da büyük ekonomik kayıplara neden olan sığır vebası ile mücadele için İtalyan Valli ve Buçoni adlı iki hekime geniş ayrıcalıklar vererek araştırma yapmalarına olanaklar tanımıştır. 1884 yılında da Belçika’dan veteriner hekim Dezutter getirilerek Taksim’de Baytar Ameliyat Mektebi kurulmuş ve hem ordudaki hayvanların hastalık ve tedavileriyle ilgilenilmiş hem de yeni mezun olan veteriner adaylarına bir yıl süre ile staj yaptırılmıştır.

İncele

Mülkiye Baytar Mektebi

Mülkiye Baytar Mektebi (Sivil Veteriner Okulu) 1889 yılında kurulmuştur. Yarbay Veteriner Mehmet Ali Bey’in öncülüğünde 1880-1888 yıllarında çıkarılan veteriner hekimlik ve tarım alanında ilk süreli yayın olan Vasıta-i Servet adlı dergide sivil veteriner okulunun kurulması zorunluluğu defaatle kaleme alınmıştır. Mehmet Ali Bey ve arkadaşlarının çabaları 1889 yılında karşılık bulmuş Mülkiye Baytar Mektebi kurulmuştur.

İncele

Mehmet Akif ERSOY

Mülkiye Baytar Mektebi, 1893 yılında Sivil Veteriner Okulu olarak ilk mezunlarını vermiş, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif (Ersoy) okul birincisi olarak mezun olmuştur.

İncele

Bakteriyolojihâne-i Baytarinin Kurulması

1901 yılında bakteriyolojihânenin kurulması ile baytarlık alanındaki bilimsel faaliyetlerin (fenn-i baytârî) Osmanlı topraklarında gelişimini sağlamak ve bulaşıcı hayvan hastalıklarının tedavisi, defi ve izalesini sağlamak amacıyla önemli bir adım atılmıştır

İncele

Muavin Baytar Mektebi

Mülki Tatbikat-ı Baytariyye Mektebi, Osmanlı Devleti’nin sivil veteriner hekimliği teşkilatını güçlendirecek uzman personel yetiştirmek amacıyla 1910 yılı Ekim’inde açılmış bir meslek yüksekokuludur. Kuruluşunda, salgın hayvan hastalıklarına karşı etkin bir mücadele sağlama hedefi temel etkendir. İlkin Muavin Baytar Mektebi adıyla kurulan okul vasıtasıyla kısa sürede veteriner hekim maiyetinde olmak üzere mesleki hizmet verebilecek uzman memurlar yetiştirilmesi, böylece salgın hastalıklarla daha aktif bir mücadele yapılması planlanmıştır.

İncele

Baytar Mekteb-i Alisi

Baytar Mekteb-i Alisi, Askeri Baytar Mektebi ve Mükiye Baytar Mektebi’nin 1921 yılında birleştirilmesi ile açılmıştır. Öğretim, Askeri Baytar Mektebi’nde devam etmiş.

İncele

Yüksek Baytar Mektebi

Baytar Mekteb-i Alisi’nin adı Yüksek Baytar Mektebi olarak değiştirildi. Cumhuriyetin ilanından 5 yıl sonra, 1928 yılında okulun adı Yüksek Baytar Mektebi olarak değiştirilmiştir.

İncele

Yüksek Ziraat Enstitüsü Baytar Fakültesi

Yüksek Baytar Mektebi Ankara’ya taşındı. Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü kuruldu. Yüksek Ziraat Enstitüsü Baytar Fakültesi açıldı. Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü 2291 sayılı kanun ile 10 Haziran 1933 tarihinde kurulmuştur. 30 Ekim 1933 tarihinde öğretime açılan Yüksek Ziraat Enstitüsü’nde Baytar Fakültesi, Tabii İlimler Fakültesi, Ziraat Fakültesi ve Ziraat Sanatları Fakültesi ile eğitime başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda Orman Fakültesi, Fen Fakültesi açılmıştır.

İncele

Latince

Bilimsel terimlerde Latince kullanılmaya başladı. Tarih boyunca önemli medeniyetlerin dili olan Latincenin bu özelliğinin hangi sebeplere bağlı olduğunun anlaşılması; diğer dillerin kavranıp öğrenilmesi için mutlak gerekir. Latince uzun yıllar hem bilim dili olmuş hemde diplomatik dil olarak kullanılmıştır. Tıbbi terminolojinin iyi öğrenilmesi sağlıkçıya çalıştığı iş kolunda hata yapmasını önleyip gerekli algıyı sağlayacaktır.

İncele

Veteriner

Ziraat Vekaleti Vazife ve Teşkilat Kanunu“ "Veteriner İşleri Umum Müdürlüğü" başlıklı madde ile ilk kez veteriner tabiri kullanılmıştır.

İncele

Veteriner Fakültesi

Baytar Fakültesi adı Veteriner Fakültesi olarak değiştirildi. Baytar Fakültesi’nde 1934 yılından itibaren Arapça terimler yerine Latince terimler, “baytar” terimi yerine “veteriner” terimi kullanılmaya başlanmış, 1937 yılında “Baytar Fakültesi” adı “Veteriner Fakültesi” olarak değiştirilmiştir.

İncele

5 Yıllık Eğitim

Öğrenim süresi 5 yıla çıkarıldı. 1939 tarihinde Fakültenin öğrenim süresi, o yıl girecek öğrencilerden itibaren beş yıla çıkarılmıştır.

İncele

Veteriner Tarihi

1944 yılından itibaren “Veteriner Tarihi” dersleri verilmeye başlanmıştır.

İncele

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi

1946 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversite kanunu ile Ankara, İstanbul, İstanbul Teknik Üniversiteleri kurulmuştur. Yüksek Ziraat Enstitüsü 1948 yılına kadar öğretimine devam etmiş 1948 yılında Veteriner ve Ziraat Fakülteleri Ankara Üniversitesine, Orman Fakültesi İstanbul Üniversitesine bağlanmış, enstitü bünyesindeki Tabii İlimler Fakültesi, Fen Fakültesi, Ziraat Sanatları Fakültesi ise Ziraat Fakültesi ile birleştirilmiştir.

İncele

Veteriner Hekim

6343 sayılı Kanunun birinci maddesinde "Yüksek veteriner okulları ile veteriner fakültelerinden veya muadeleti Maarif Vekaletince tasdik edilmiş veteriner okullarından diploma almış olanlara (Veteriner hekim) denir." ifadesi ile ilk kez veteriner hekim ifadesi kullanılmıştır.

İncele

Türk Tarihinde Veteriner Hekim Büyüklerimiz

mehmet akif ersoy

Veteriner Hekimlerin Bilime Katkıları

  • Daniel Elmer SALMON: Theobald Smith ile birlikte, ısı kullanılarak öldürülen domuz kolerası etkeninin domuzlarda bağışıklık sağladığını bulan Salmon, bu buluşuyla “çocuk felci aşısı”nın yapılmasına zemin hazırlamıştır. Ayrıca insan tüberkülozunun yayılışında hayvan vektörlerin (konakçıların) rolünü tespit etmiştir.
  • Jean-Marie Camile GUERİN: Fransız Veteriner Hekim Albert Calmette ile beraber BCG (Bacille Calmette-Guerin) isimli tüberküloz aşını yapmıştır.
  • Gaston RAMON: Tetanoz ve difteri toksinlerini bulmuş ve bu hastalıklara karşı aşı ve serum üretilmesini sağlamıştır.
  • Maurice HALL: Ankilostomiasis (kancalı kurt invazyonu) tedavisinde karbontetraklorür kullanarak daha güvenli bir ilaç olan tetrakloretilenin ortaya çıkmasına önayak olmuştur.
  • Franz BENESCH: Spinal anesteziyi sığır ve atlarda kullanarak insan hekimliğinin özellikle doğum ve cerrahi alanlarında yaygınlaşmasını sağlamıştır.
  • Otto STADER: Bir metal çubuğa sabitlenmiş metal iğneleri kullanarak bandajsız kırık tedavisini ortopediye kazandırmıştır.
  • TABOURİN: Atlar üzerinde ilaçların derialtı kullanımı ile ilgili çalışmalar yapmış ve hekim arkadaşı Pravaz ile birlikte ilkel bir enjektör tasarlamıştır.
  • Frederick BANG: Bruselloza neden olan Brucella bovis’i identifiye etmiştir.
  • Cooper CURTIS: Paraziter hastalıklarda konakçıların oynadığı rolü açığa çıkarmış ve bu hastalıklarla mücadele için bazı yöntemler geliştirmiştir.
  • Karl MEYER: Konserve zehirlenmelerinin nedenlerini ve bunlardan korunma yollarını ortaya koymuştur.
  • Frank SCHOFIELD: Sığırlarda görülen tatlı yonca zehirlenmelerine neden olan bir antikoagulan madde belirlemiştir. Bu madde bugün insanları koroner tromboz olgularında kullanılmaktadır.
  • Adil Mustafa ŞEHZADEBAŞI: Maurice Nicolle ile birlikte sığır vebası etkeninin filtrelerden geçebilen bir virus olduğunu bulmuştur.
  • Süreyya Tahsin AYGÜN: Türk Universal Anthrax Aşısı ve Dayanıklı Kuru Sığır Vebası Aşısını üretmiştir. Hücre kültürü çalışmalarının öncülüğünü yapmıştır.
  • Mahir BÜYÜKPAMUKÇU: Eğrelti otunun kanserojen etkisini bulmuştur

Ayrıca Bakınız

* Liste zamanla güncellenecektir. Sizde Veteriner Hekimlik Tarihi ile ilgili fikirlerinizi çekinmeden yorum olarak bu konuya yazabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Resmi Gazete: KAMU DIŞINDA GÖREV ALAN VETERİNER HEKİMLERİN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR TEBLİĞ  https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/07/20150713-9.htm
  2. 6343 Sayılı Kanun Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği İle Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun – https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.6343.pdf
  3. Türkiye’de veteriner hekimlik öğretiminin başlangıcı ve bugüne kadar geçirdiği safhalar üzerinde yeni araştırmalar / Nihal ERK – http://vetjournal.ankara.edu.tr/tr/pub/issue/57815/820833
  4. 19. Yüzyıl Sonlarında Osmanlı Devletinde Veteriner­lik Mesleği ile İlgili Bir Değerlendirme / Zeynel ÖZLÜ – https://dergipark.org.tr/tr/pub/ttkbelleten/issue/52521/690381
  5. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi – Tarihsel Gelişimi – http://www.veterinary.ankara.edu.tr/tarihce/
  6. Türk Tarihinde Veteriner Hekim Büyüklerimiz / Şule OSMANAĞAOĞLU – https://dergipark.org.tr/tr/pub/vetheder/issue/34346/379382
  7. Veteriner Tarihi Hakkında Notlar / İstanbul Pendik Veteriner Kontrol Enstitüsü – https://vetkontrol.tarimorman.gov.tr/pendik/Sayfalar/Detay.aspx?SayfaId=32
  8. Ziraat Vekâleti Vazife ve Teşkilât Kanunu. Kanun No: 3203 – https://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/3630.pdf
  9. Mülki Tatbikat-ı Baytariyye Mektebi (Muavin Baytar Mektebi): Kuruluşu ve İşleyiş Esasları / Seda TAN, Savaş Volkan GENÇ – http://vetdergikafkas.org/uploads/pdf/pdf_KVFD_L_2417.pdf
avatar of veteriner hekim

Veteriner Hekim

Üyelik Tarihi:  8 October 2021